<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
>
<channel>
<title>Çağlayan Kitap</title>
<atom:link href="https://www.caglayankitap.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
<link>https://www.caglayankitap.com</link>
<description>2022 yılında Ankara’da kurulan Çağlayan Kitap, “En İyisi Okumak” mottosuyla yayın hayatına başladı.  “Okuma”nın sırrına erenlere farklı ve derin bakış açıları kazandırmak için kitapları vesile kılan yayınevimiz; çocuk, gençlik ve yetişkin yayınları ile her geçen gün yelpazesini genişletiyor. </description>
<lastBuildDate>Mon, 16 Mar 2026 00:00:00 EST</lastBuildDate>
<language>tr</language>
<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<item>
<title>Bu Kitap Neden Yazıldı? - Bir Psikoloğun Şükür Güncesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi-bir-psikologun-sukur-guncesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi-bir-psikologun-sukur-guncesi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Bu Kitap Neden Yazıldı?]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi-bir-psikologun-sukur-guncesi</guid>
<description><![CDATA[Bu kitap, büyük anlardan  çok küçük anlara bakıyor. Göz göze gelmenin, dokunmanın, yorulmanın, beklemenin, ilişki kurmanın, hata yapmanın içindeki şükür alanlarını görünür kılıyor. Klinik bir dilden ziyade, psikolojik farkındalıkla yoğrulmuş deneme metinleri ve gündelik hayattan süzülen şükür maddeleriyle ilerliyor. Okuru öğretmekten çok, durup birlikte bakmaya davet ediyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="/uploaded//WhatsApp-Image-2026-02-04-at-16_04_50.jpeg" width="600" height="214" alt="" /></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: larger;"><strong><span lang="tr">Bir Psikoloğun Şükür Güncesi Üzerine Soru-ndash;Cevap Tadında Bir Blog Yazısı</span></strong></span><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Bu kitap neden yazıldı?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Çünkü şükür, çoğu zaman yalnızca iyi günlere sıkıştırılmış bir refleks gibi ele alınıyor. Oysa insan ruhu en çok zorlandığı yerde şükre ihtiyaç duyuyor. Bir Psikoloğun Şükür Güncesi, şükrü bir -ldquo;pozitif düşünme tekniği-rdquo; olmaktan çıkarıp, insanın hayata bakışını yeniden düzenleyen bir zihin ve kalp pratiği olarak ele alma ihtiyacından doğdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Kitap neyi anlatıyor?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Bu kitap, büyük anlardan-nbsp; çok küçük anlara bakıyor. Göz göze gelmenin, dokunmanın, yorulmanın, beklemenin, ilişki kurmanın, hata yapmanın içindeki şükür alanlarını görünür kılıyor. Klinik bir dilden ziyade, psikolojik farkındalıkla yoğrulmuş deneme metinleri ve gündelik hayattan süzülen şükür maddeleriyle ilerliyor. Okuru öğretmekten çok, durup birlikte bakmaya davet ediyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Psikoloji ile şükür nasıl bir araya geliyor?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Şükür burada soyut bir manevî çağrıdan ziyade duygu düzenleme, dikkat yönelimi ve anlamlandırma becerisiyle ilişkili bir zemin olarak ele alınıyor. İnsan neye odaklanırsa, ruhu oraya yerleşiyor. Şükür, dikkati eksikten bütüne, yoksunluktan imkâna taşıyan güçlü bir zihinsel yön değişimi sunuyor. Psikoloji ise bu geçişin nasıl mümkün olduğunu anlamamıza yardımcı oluyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Bu kitap bir -ldquo;mutluluk vaadi-rdquo; mi sunuyor?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Hayır. Bu kitap, hayatın her zaman iyi olacağına dair bir vaat vermiyor. Aksine, hayatın zor, karmaşık ve zaman zaman yorucu olduğunu kabul ederek konuşuyor. Şükür burada acıyı inkâr etmek değil; acının içinden anlam devşirebilmek olarak konumlanıyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Okur bu kitapta ne bulacak?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Kendini. Ama cilalanmış bir versiyonunu değil; yorulan, şüphe eden, bazen kaçan, bazen cesaret eden hâlini. Okur, kendi hayatına ait küçük ama gerçek anları yakalayacak. Ve belki de uzun zamandır fark etmediği bir iç dili yeniden duymaya başlayacak: -ldquo;İyi ki.-rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Şükür maddeleri neden bu kadar merkezde?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Çünkü şükür, teoride değil pratikte dönüşür. Yazmak, fark etmek ve durmak bu yüzden önemli. Kitabın ikinci bölümündeki şükür maddeleri bir liste olmanın ötesinde, okura kendi defterini açması için alan bırakıyor. Kitap, sonunda okurdan sessizce geri çekiliyor ve sözü ona bırakıyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span lang="tr">Bu kitap kimler için?</span></strong><span lang="tr"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Kendini sürekli güçlü olmak zorunda hissedenler için. Yorulduğunu kabul etmekte zorlananlar için. Şükretmekle yüzleşmek arasında gidip gelenler için. Hayata daha derin, daha sakin, daha insani bir yerden bakmak isteyen herkes için.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Son olarak-hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span lang="tr">Bir Psikoloğun Şükür Güncesi, okuru ikna etmeye değil, eşlik etmeye niyet ediyor. Çünkü bazen insanın ihtiyacı olan şey, doğru cevabı duymak değil; doğru sorunun yanında durabilmek.<o:p></o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bilim Aynasında Görünen AŞİKAR SIR</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bilim-aynasinda-gorunen-asikar-sir</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bilim-aynasinda-gorunen-asikar-sir#comments</comments>
<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bilim-aynasinda-gorunen-asikar-sir</guid>
<description><![CDATA[ “Bilim Aynasında Görünen Aşikâr Sır”, varlık sahnesinde gözlemlenen düzen ve işleyişin ardındaki tasarruf ve icraat hakikatinin izini sürüyor. Okuyucuya bu icraatı tanımlayan bir anahtar kavram sunuyor: Rubûbiyet…
Bu kitap, rubûbiyetin varlıklardaki somut tezahürlerine odaklanarak, modern insanın anlam krizinin bilimi anlamdan koparan hâkim bilgi anlayışından kaynaklandığını ortaya koyuyor ve bu krize gözlem, akıl ve bilimle temellendirilmiş bir cevap inşa ediyor.
Bu eseri okurken varlık perdesinden yankılanan rubûbiyet hakikatine dair derin bir vizyon kazanacaksınız.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Bilim, neden modern insanın anlam arayışına cevap veremiyor?</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Neden bilgi arttıkça insanın içindeki anlam boşluğu daha da derinleşiyor?</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Son güncel gelişmelerle birlikte bilim, evreni ve içindeki varlık yapılarını hiç olmadığı kadar ayrıntılı çözümlüyor:</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Hassas ayarlar, matematiksel düzen, mühendislik toleransları, limitasyonlar, zincirleme tek koşulların sağlanması, tekrarlanan değer tekliklerinin korunması, zamanlama değerleri, uzmanlaşmış roller ve estetik formlar-hellip;</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Bilimsel veriler, bu hassas ayarlar ve insancı ilkeleri ortaya koyarak, bir düzen ve işleyişi yansıtan varlık âlemini gözlerimizin önüne seriyor. Ancak hâkim bilimsel söylem, ideolojik ve felsefî yorumlarıyla bilimsel hakikatleri, ilahi hakikatlerden uzaklaştırıyor. Yaygın dinî anlatılar ise küresel çapta makes bulan bu meydan okumaya cevap verecek hakikat dilinden çok uzak.</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Sonuç: Bilgi var, anlam yok.</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">İşte; Aşikâr Sır serisinin üçüncü kitabı olan -ldquo;Bilim Aynasında Görünen Aşikâr Sır-rdquo;, bu temel sorunu merkeze alıyor. Varlık sahnesinde gözlemlenen düzen ve işleyişin ardındaki tasarruf ve icraat hakikatinin izini sürüyor. Okuyucuya bu icraatı tanımlayan bir anahtar kavram sunuyor: Rubûbiyet-hellip;</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Bu kitap, rubûbiyetin varlıklardaki somut tezahürlerine odaklanarak, modern insanın anlam krizinin bilimi anlamdan koparan hâkim bilgi anlayışından kaynaklandığını ortaya koyuyor ve bu krize gözlem, akıl ve bilimle temellendirilmiş bir cevap inşa ediyor.</span><br style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;" />
<span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">Bu eseri okurken varlık perdesinden yankılanan rubûbiyet hakikatine dair derin bir vizyon kazanacaksınız.</span></p>
<p><span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">-nbsp;</span><span style="font-weight: bolder; color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif;">9786259589633</span></p>
<p><strong>Mart 2026</strong></p>
<p><strong>360 sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong style="text-align: right;">Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleye</strong><strong style="text-align: right;">bilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/bilim-aynasinda-gorunen-asikar-sir-ucuncu-kitap/yusuf-caglayan/din-tasavvuf/dinler-tarihi/urunno=0002217018001" target="_blank"><img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//indir(6).png" width="80" alt="" style="outline-style: initial; outline-width: 0px; max-width: 100%; height: auto;" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/bilim-aynasinda-gorunen-asikar-sir-ucuncu-kitap/749018.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//kitapyurdu(6).jpg" width="80" alt="" style="outline-style: initial; outline-width: 0px; max-width: 100%; height: auto;" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/bilim-aynasinda-gorunen-asik%C3%A2r-sir" target="_blank"><img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//images(6).png" width="90" alt="" style="outline-style: initial; outline-width: 0px; max-width: 100%; height: auto;" /></a></strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//Adsiz-tasarim(6).png" width="30" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Deneme</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/deneme</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/deneme#comments</comments>
<pubDate>Sat, 28 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/deneme</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Akşam Gazetesi – Kendi Hikâyesini Anlatanlar da Var</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/aksam-gazetesi-kendi-hikâyesini-anlatanlar-da-var</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/aksam-gazetesi-kendi-hikâyesini-anlatanlar-da-var#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Bir Subayın 28 ŞUBAT Hatıratı]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/aksam-gazetesi-kendi-hikâyesini-anlatanlar-da-var</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="box-sizing:border-box;padding: 25px;background-color:#efefef;">
<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded/basin-bir-subayin-28-subat-hatirati.jpg" width="100%" alt="" /></p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak:</strong>-nbsp;<a href="https://www.aksam.com.tr/cumartesi/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var/haber-1386602" target="_blank">Akşam Gazetesi</a></p>
</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bir Ayrılık Bir Öksüzlük: 28 ŞUBAT</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bir-ayrilik-bir-oksuzluk-28-subat</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bir-ayrilik-bir-oksuzluk-28-subat#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bir-ayrilik-bir-oksuzluk-28-subat</guid>
<description><![CDATA[28 Şubat Gönüllüleri'nin Sadık Güray Balatekin ile Youtube yayını]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>-nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=Bf1JT5cgo1U"><img src="/uploaded//28-subat-gonulluleri.jpg" width="800" height="633" alt="" /></a></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Kendi Hikayesini Anlatanlar da Var - Akşam Gazetesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var-aksam-gazetesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var-aksam-gazetesi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var-aksam-gazetesi</guid>
<description><![CDATA[Gazeteci Gülcan Tezcan'ın Sadık Güray Balatekin ile gerçekleştirdiği röportaj]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded//aksam-gazetesi.jpg" width="1409" height="2413" alt="" /></p>
<p style="text-align: center;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.aksam.com.tr/cumartesi/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var/haber-1386602">-nbsp;https://www.aksam.com.tr/cumartesi/kendi-hikayesini-anlatanlar-da-var/haber-1386602</a></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>28 Şubat Toplu Bir Afetti</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/28-subat-toplu-bir-afetti</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/28-subat-toplu-bir-afetti#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/28-subat-toplu-bir-afetti</guid>
<description><![CDATA[GERÇEK HAYAT DERGİSİ – SAYI: 541 – GÜLCAN TEZCAN
28 Şubat dönemini içeriden biri olarak yaşadınız ve YAŞ kararıyla ordudan uzaklaştırıldınız. Bir askeri hakim olarak böyle bir hukuksuzluğa maruz kalmak sizi nasıl etkiledi?
28 Şubat sürecini hem asker hem de yargıç kimliğim ile içeriden birisi olarak yaşadım. 28 Şubat’ın asker ve yargıç mağduru durumundayım. Sözde, en üst ve bağlayıcı norm olan anayasal güvenceye sahip bir meslek mensubuyum. Ama, 28 Şubat’ta yalnızca anayasa ve kanunlar değil, vicdan ve insanlık da ayaklar altına alındı. Eğer bir asker ve yargıç olarak ben hakkımı arayamamış isem, bu ülkede geri kalan insanların mağduriyetini siz düşünün artık. Önce ordu içinde cadı avı yapıldı. Sonra bütün devlet kurumlarında, hatta bütün toplumda cadı avı başlatıldı. 28 Şubat toplu bir afet idi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>GERÇEK HAYAT DERGİSİ -ndash; SAYI: 541 -ndash; GÜLCAN TEZCAN</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">28 Şubat dönemini içeriden biri olarak yaşadınız ve YAŞ kararıyla ordudan uzaklaştırıldınız. Bir askeri hakim olarak böyle bir hukuksuzluğa maruz kalmak sizi nasıl etkiledi?-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/gerek-hayat.jpg" width="400" height="322" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />28 Şubat sürecini hem asker hem de yargıç kimliğim ile içeriden birisi olarak yaşadım. 28 Şubat-rsquo;ın asker ve yargıç mağduru durumundayım. Sözde, en üst ve bağlayıcı norm olan anayasal güvenceye sahip bir meslek mensubuyum. Ama, 28 Şubat-rsquo;ta yalnızca anayasa ve kanunlar değil, vicdan ve insanlık da ayaklar altına alındı. Eğer bir asker ve yargıç olarak ben hakkımı arayamamış isem, bu ülkede geri kalan insanların mağduriyetini siz düşünün artık. Önce ordu içinde cadı avı yapıldı. Sonra bütün devlet kurumlarında, hatta bütün toplumda cadı avı başlatıldı. 28 Şubat toplu bir afet idi. Böyle hukuksuzluğun diz boyu olduğu bir ortamda bir yandan sonuç alamayacağımızı bile bile hukuk mücadelesi vermeye çalıştık. Öte yandan da gündelik hayatımızı sürdürebilmek için hayat mücadelesi verdik. Almış olduğumuz darbenin artçı şokları hiçbir zaman kesilmedi. Halen de zaman zaman devam ediyor. Bir insanın statüsünü etkileyen bir suçu olur. Bu hukuken tespit edilir. Bu tespite dayalı bir statü oluşur. Sonra da kişi bu statünün hukuki sonuçlarına katlanır. Ben ve benim gibi iki bine yakın YAŞ mağduru, adeta bir suç işlemiş de hakkında kesinleşmiş yargı kararı varmışçasına bir statüye sahip bulunuyor bugün. Bu statünün hukuki sonuçlarına katlanıyor. Örneğin, ben birinci sınıf hakim statüsünde ayrıldığım halde, bu statüm emeklilik haklarıma yansıtılmıyor. Bu en basiti-hellip;Adeta üvey vatandaş konumundayız-hellip;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">28 Şubat döneminde yapılan uygulamalara bakarak hukukun ve yargının da askeri diktanın emrine verildiğini söyleyebilir miyiz?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askeriye tarafından yargıya brifing verildi malum. Bu yargının bilgilendirilmesinden çok, bir durum ve vazife tebliği idi. Nitekim, brifing sonrası mesajı alanlar harekete geçtiler ve bir yargı harekatı başladı. Daha sonraki süreçte verilen tartışmalı kararlar, vesayetçi statükoyu korumaya dönük olduğu her halinden belli oluyor. Özellikle yüksek yargının bu tartışmalı kararlarını incelediğimizde, yapılanın bir hukuka uygunluk denetimi değil, resmi ideolojiye uygunluk denetimi olduğu açıkça görülüyor. Böyle bir yargı zihniyeti adaletin gücünü değil, gücün adaletini temsil eder.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">14 yıl sonra 28 Şubat-rsquo;ta haksızlık yapıldığına dair kimi siyasetçiler askere yeterince direnemedikleri noktasında itiraflarda bulunuyorlar. Siz o dönem askerin siyasete bu kadar hakim oluşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Dönemin siyasetçileri imtihanı kaybetmişlerdir. Sorunu bir siyasi iktidarın düşürülmesinden ibaret olarak algılayabilmişlerdir. Oysa, sorun bütün siyasi partileri, dolayısıyla da bütün parti liderlerini ilgilendiren bir sorun idi. Ortak bir sorun idi. Eğer bu algı çerçevesinde bir duruş sergilenseydi asker de siyasete bu kadar müdahil olamazdı. Ancak bazı olaylar neticesi itibariyle güzel olabiliyor. O dönemde çok maskeler düştü. Millet çok siyasetçinin de, kurumun da gerçek yüzünü gördü. Bu bilinç ile millet bir duruş geliştirdi. Kime nasıl tavır koyacağını anladı. Asıl olan da milletin, milli iradenin bu duruşudur. Çünkü, bu duruş kararlı olduğu sürece, geri kalanlar bu iradeye göre hizaya geçmek zorundadırlar ve nitekim öyle de oluyor.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askeri vesayetin -lsquo;irtica-rsquo; tehdidiyle bütün ülkeyi adeta tecrit etmesine engel olunabilir miydi? O dönem irtica tehdidinin Susurluk-rsquo;un üstünün örtülmesi amacıyla kullanıldığını söyleyebilir miyiz?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askeri vesayet hem kurumsal, hem mevzuat ve hem de ideolojik kadrolaşma itibariyle yılların yapılanması ile zaten ülkemizi kuşatmış bulunuyordu. Sadece zaman zaman gelişen iç ve dış gelişmelere göre sistem uyarlanıyordu. Bu uyarlamada iki durumdan vazife çıkarılıyordu: Terör ve irtica-hellip; Yani duruma göre, -ldquo;durum terör, vazife darbe-rdquo; ya da -ldquo;durum irtica, vazife darbe-rdquo; formülü uygulanıyordu. 12 Eylül-rsquo;de aslında vesayet sistemi İran devrimi nedeniyle irticaya karşı yeniden yapılandırılmak üzere gerçekleştirilmişti. Ancak terör gerekçesi ile darbe yapılmıştı. Ancak 28 Şubat-rsquo;ta RP-rsquo;nin birinci parti olması sonucu doğrudan irtica formülü uygulandı. Böylesine kuşatıcı boyutlar kazanmış bir vesayetçi zihniyetin önlenmesi sanırım biraz zor bulunuyordu. Ancak, 28 Şubat-rsquo;ı sadece Susurluk olayını kapatmaya yönelik bir operasyon olarak nitelendirmek de doğru olmaz.-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Orduda neden -lsquo;sakıncalı-rsquo; kategorisindeydiniz?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">28 Şubat-rsquo;ın iç tehdit algısına karşıydım. İç güvenlik kültürünü benimsemiyordum. Kişisel ve ailevi yaşam tarzım 28 Şubat-rsquo;ın ideolojik şablonuna uymuyordu. O dönemde vatandaş türleri belirleniyordu. Bu tasnifte, ben de irtica kategorisinde bir vatandaş türü olarak belirlenmiştim. Eğer aynı zamanda ordu mensubu iseniz, irticanın orduya sızmış bir uzantısı durumunda oluyorsunuz. Dolayısıyla sakıncalı vatandaş, sakıncalı subay-hellip;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ordudaki bu statükocu bakışın kaynağı askeri okullarda verilen eğitim ve şartlandırmalar olabilir mi?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ülkemizde eğitim kurumları siyasi ve ideolojik bir eğitim felsefesine göre dizayn edilmiştir. Müfredat, belli bir ideolojik algıyı yaygınlaştırmaya dönüktür. Eğitim adeta bir toplu ideolojik şartlandırma ve hipnoz işlevine sahiptir. Bu anlamda en katı uygulamanın da askeri okullarda gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. Kazandırılan ideolojik zihniyet dış dünyayı tek pencereden algılayan ve yorumlayan bir prototip üretiyor. Bu algıya uymayan her şey düşman ve tehdit ilan ediliyor. İç güvenlik kültürü bu algıya göre biçimleniyor. Toplumun inanç ve değerlerini tehdit olarak algılayan bir zihniyet, toplumun bu kimlik unsurlarındaki yükselmeleri büyük bir tehlike olarak görüp harekete geçebiliyor. Durumdan vazife çıkarıyor.-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Darbeci zihniyet nereden besleniyor size göre? Ordunun içindeki darbeci kanadın özellikle 28 Şubat sürecinde bu kadar baskın hale gelmesinin sebebi neydi?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Darbeci zihniyet, eğitimli kuşakların topluma yabancılaşmasından kaynaklanıyor. 1900-rsquo;lü yılların pozitivist ve materyalist öğretilerine göre zihniyeti biçimlendirilmiş ve İslam hakkında yanlış bir tasavvura saplanmış kişiler, toplumun süreç içindeki kendi değerleri eksenindeki değişimlerini geriye dönüş olarak algılıyor. Bunu önlemenin millete, vatana hizmet olacağını zannediyor. Bu sebeple, darbeci zihniyetin, kökleri eskilere dayanan bu gibi zihni sapmalardan beslendiğini söyleyebiliriz. Ordu içinde darbeci yapının 28 Şubat-rsquo;ta ve daha öncesinde her defasında öne çıkarak baskın hale gelmesini, özellikle tek parti döneminden itibaren adım adım inşa edilen vesayet sistemine bağlayabiliriz. Ülkemizde, bütün kurumlar üzerinde bir vesayetçi üst yapı oluşturulmuştur. Bu üst yapı, vesayet sisteminin sürdürülebilirliği açısından her türlü önlemleri almakta, bunu sağlayacak ideolojik kadroları kritik kumanda merkezlerine hassasiyetle yerleştirmektedir. Mesela, 60 darbesinde Milli Birlik Komitesi tarafından -nbsp;bir kanun çıkarılarak Danıştay lağvedilmiş ve içindeki bir takım kişiler emekliye sevk edilirken, bir kısmı yeniden göreve alınmış, noksan kadrolar da yeniden atanmıştır. Böylece Danıştay yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapı sürekli kendisini yenileyerek devam ettirmektedir. Diğer kurumları da buna kıyaslayabilirsiniz.-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Türkiye-rsquo;deki darbelerin Batı ve Amerika kaynaklı olduğuna dair sizin kitabınızda da dikkat çekici değerlendirmeler var. Türkiye neden ABD-rsquo;nin içişlerine bu kadar müdahil olmasına karşı çıkacak bir gücü bulamıyor kendinde?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Sorun küresel sistem ile bu sistemin uzantısı olan yerel sistem ilişkisinde yatıyor. Kendi toplumundan, toplumunun kimlik değerlerinden meşruiyet almayan, hatta toplum ve değerleri ile çatışan bir yerel sistem, kendisini ancak işbirliği ile koruyabilir. ABD ülkemize müdahale gücünü, toplumu ve değerleri ile barışık olmayan sistem muhafızlarının bu zaafından almaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Türkiye-rsquo;de artık darbe olamayacağını söyleyenler bunu demokratikleşmeyle değil, ABD-rsquo;nin artık Türkiye-rsquo;de istikrar istemesine bağlıyorlar. Sizce gerçekten böyle mi yoksa vesayet rejiminde bir kırılma mı yaşanıyor?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Özellikle yargıya intikal eden Ergenekoncu yapılanmalara bu söylem ile meşruiyet kazandırılmaya çalışılıyor. Özürleri kabahatlerinden büyük. Demek ki daha önce ABD müsaade ediyor, yönlendiriyor, hadi diyor, bunlar da darbe yapabiliyorlardı. Şimdi ise müsaade etmedi, yapamadılar-hellip;Yani yine ABD-rsquo;nin kontrolündeler. Ancak şunu unutuyorlar; geçmişte darbeler dış kaynaklı idi. Bunu yaptıranlar yerel sistemi kendi politikalarının uzantısı olma işlevine darbecileri kullanarak uyarlıyorlardı. Ancak, 28 Şubat-rsquo;ta toplumu ve toplumun temel değerlerini açıkça hedef alan darbe, darbeci zihniyetin maskesini düşürmüştür. Bu toplumsal bilinç darbecilik için bir kırılma noktası oluşturuyor. Bu sebeple sonraki dönemlerde darbeciler başarısız olmuşlardır. ABD gibi dış destek de bulamayınca, başarısızlıklarını buna bağlıyorlar. Hatta bununla da yetinmeyip, madem ki bizi desteklemediler, o halde karşı tarafı destekliyorlar diyorlar. Yargı sürecinde olup biten bütün olayların, darbeci girişimlere dair belgelerin, deşifre olan ses kayıtlarının arkasında ABD var diyorlar. Kafaları karıştırıyorlar. Bilinçsiz kitleler üzerinde başarılı da oluyorlar.-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bugün İslam coğrafyasında yaşanan olaylar yeşil kuşak üzerinde yeni bir operasyonun habercisi mi?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Küresel sistem, güç odaklı olarak yapılanmış durumda. 1890 küreselleşmesi ulus devleti yaygınlaştırarak İslam Coğrafyasını parçaladı. Parçalanmış bu coğrafya Sovyetler ve ABD-rsquo;nin birbirleri hakkındaki korku hikayeleri ile kontrol altında tutuldu. Sovyetlerin çöküşü ile de tek kutuplu dünyada küresel sistem kendini meşrulaştıracak bir küresel tehdit tanımladı. Bu tehdit yeşil rengin sembolize ettiği İslam olarak belirlenmişti. Küreselde İslam, yerelde ise irtica olarak bir tehdit tanımlaması yapılıyor. İslam coğrafyasındaki gelişmeler, uyanan İslam dayanışması küresel sistemin bu coğrafyada kendini yeniden uyarlamasını şart kılıyor. Küresel güçler, yerel mekanizmaları sonuna kadar kullanıyorlar. Ancak sonuç alamayacaklarını gördüklerinde, -ldquo;İslam coğrafyasında değişimi önlemek mümkün değil, hiç olmazsa bu değişime çıkarlarımızla bağdaşır bir nitelik kazandıralım-rdquo; stratejisi izliyorlar. Gelecekteki büyük değişimi öngörüp, şimdiden İslam coğrafyasının en stratejik toprakları üzerinde yerleşiyorlar. Irak, Afganistan, Sudan bu açıdan son derece stratejik bölgeler. -nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ergenekon soruşturması kapsamında orduda yönetim kademesindeki generallerin yüzde onu şu an Silivri cezaevinde. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz? O isimler içinde 28 Şubat-rsquo;ta dahli olan isimler var mı?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Darbe girişimleri, aynı zihniyetin her defasında farklı bir makyajla karşımıza çıkmasından başka bir şey değildir. Batı Çalışma Gurubu, Cumhuriyetçi Çalışma Gurubu, Ergenekon yapılanmaları, andıçlar v.s. aynı zihniyetin ürünleri. Ortada ceza yasasında suç olarak tanımlanmış ve cezası öngörülmüş fiilleri işlediği iddia edilen insanlar var. Elbette böyle fiiller olup olmadığı ve var ise hangi ceza maddesini ihlal ettiğine yargı karar verecektir. Bu kişiler 28 Şubat döneminde henüz üst kademelerde değillerdi. Sadece Çetin Doğan, Batı Çalışma Gurubunu kendisinin kurduğunu kendisi ifade etti. Ancak, garip bir şekilde 28 Şubat döneminde baş rollerde bulunanlar hakkında hiçbir işlem yapılmıyor. -nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bugünkü hukuk sistemine göre 28 Şubat darbecilerini yargılamak mümkün mü? Hakim olarak siz darbecileri yargılayacak olsanız hangi maddeler yargılar ve haklarında nasıl bir hüküm verirdiniz?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Elbette mümkün. Çünkü, darbecilik aslında 1960 yılında da, 71 de de, 80 de de ve 28 Şubatta da kanunen suçtur. Ceza Yasasına göre darbeyi başararak hükümeti devirme, parlamentoyu feshetme, suçun tüm unsurları ile gerçekleşmesi anlamına geliyor. Ergenekon davasında bu suça teşebbüs söz konusu. Yani, darbe için bir takım icrai hareketler yapılmış, tamamlanamamış ya da tamamlanmış ancak netice gerçekleşmemiş deniliyor. Suçlama hükümeti devirmeye teşebbüs-hellip; Oysa, 28 Şubatta suç teşebbüs aşamasında kalmamış, netice gerçekleşmiş. Hükümet silah zoru ile istifa ettirilmiş. Şimdi burada yasa maddesi ile ilgili ayrıntısını belirtmeyeceğim. Ama 28 Şubat darbecileri mutlaka yargılanmalıdırlar.-nbsp;</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Derin Tarih - Tahrif-İ Tedrisat</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/derin-tarih-tahrif-i-tedrisat</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/derin-tarih-tahrif-i-tedrisat#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/derin-tarih-tahrif-i-tedrisat</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img width="1660" height="1488" alt="" src="/uploaded//derin-tarih(1).jpg" /></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Dünden bugüne Tahrif-i Tedrisat</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-tahrif-i-tedrisat</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-tahrif-i-tedrisat#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-tahrif-i-tedrisat</guid>
<description><![CDATA[YUSUF ÇAĞLAYAN, YENİ KİTABI TAHRİF-İ TEDRİSAT’TA OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE EĞİTİM SİSTEMİMİZDE YAPILAN HATALARA IŞIK TUTUYOR...]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right">STAR KİTAP EKİ - 27.02.2015</p>
<p>Milletin temel dinî, tarihî ve kültürel ortak paydaları-shy;nı dışlayan resmî ideolojinin yol açtığı tahribatı, uzun yıllar elitlerle halkı, devlet ile milleti ve milletin farklı kesimlerini birbirinden nasıl kopardığını yeni kitabı <em>Tahrif-i Tedrisat</em>-rsquo;ta irdeleyen Yusuf Çağlayan, Batılılaşmacı eğitim politikalarını sorguluyor. Çağlayan yüzyıllık eğitim po-shy;litiğimizin bir durum muhakemesini yapıyor.</p>
<p>Türkiye, İslam me-shy;deniyetinin merkez ülkelerinden biri olmakla birlikte uzun yıllar İslam medeniyetinin temel dinî, tarihî ve kültürel ortak paydaları-shy;nı dışlayan bir resmî ideoloji süreci yaşamıştır. Resmî ideolo-shy;jinin kültür ve eğitim politikaları üzerindeki günümüzde de sürmekte olan belirleyici etkisini düşündüğümüzde, bu etki-shy;nin son derece sağlıksız olduğu ve Türkiye-rsquo;yi mensubu olduğu İslam medeniyetini temsil özelliğinden uzaklaştırdığı görüle-shy;cektir.</p>
<p>-nbsp;-nbsp; Ülkemizin içinde bulunduğu çok katmanlı sorunların çözümü için ar-shy;tık 1920-rsquo;li yılların vizyonundan kurtulmak gerektiğini söyleyen Yusuf Çağlayan, eğitimde kurulu düzenin parametrelerini ve paradigması-shy;nı sorgulamak zorunda olduğumuzu vurguluyor.</p>
<p>-nbsp;-nbsp; -ldquo;Temel problematiği modernleşme/kalkınma olgusuna indirgeyen bir perspektifle meşrulaştırılan resmî ideoloji, yüzyıllık göstergeleri ile bütünüyle iflas etmiş bulunmakta-rdquo; diyen Yusuf Çağlayan; -ldquo;Ülkemiz, yüzyıllık bir süreçte, modernleşme ve kalkınma problematiğini bir eğitim problematiği olarak görmüş ve beş yıllık kalkınma planları içinde modernleşme ve kalkınma ile birlikte eğitime de yer vermiştir. Ancak resmî ideolojinin biçimlendirdiği eğitim düzeni, zihniyet temeli iti-shy;barıyla hiç sorgulanmamış, her çözüm girişimi, eski zihniyetle yeni çözümler üretme çabasından öteye geçememiştir-rdquo; diyerek endişesini dile getiriyor.</p>
<p>-nbsp;-nbsp; Yaşadığımız tarihsel ve toplumsal süreç içinde bireyler düzeyinde, birey-shy;ler arası, birey ile toplum ve toplumlar arası yaşam katmanların-shy;da karşılaşılan durumların problematik yapısının en genel çer-shy;çevede barış ve gelişme sorunları olarak su yüzüne vurduğunu görüyoruz. Bu kitapta, insan problemi olgusunun açıklanma-shy;sında bu genel çerçeve bağlamında analizlere yer veriliyor. Bu sorun, bir toplumsal barış ve kalkınma problemine indir-shy;genmemelidir. Keza eğitim de sadece toplumsal barışın ve gelişmenin bir aracı olarak ele alınmamalıdır.</p>
<p>-nbsp;<strong>Yusuf Çağlayan</strong></p>
<p><strong>Tahrif-i Tedrisat</strong></p>
<p><strong>Etkileşim Yayınları</strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Türkiye Açılımı</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/turkiye-acilimi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/turkiye-acilimi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/turkiye-acilimi</guid>
<description><![CDATA[Milat Gazetesi - 13.02.2013
Kenan Adem Kızılağıl
Yeni yargı paketinde darbe mağdurlarının mağduriyetlerinin de giderilmesi isteniyor. “Şimdi Türkiye açılımına ihtiyaç var” diyen emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, “4. Yargı paketinde darbe mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi de yer almalıdır” diye konuştu.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>Milat Gazetesi - 13.02.2013</strong></div>
<div style="text-align: right;"><strong>Kenan Adem Kızılağıl</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/130220130618207411211_2.jpg" width="235" height="176" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />Yeni yargı paketinde darbe mağdurlarının mağduriyetlerinin de giderilmesi isteniyor. -ldquo;Şimdi Türkiye açılımına ihtiyaç var-rdquo; diyen emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, -ldquo;4. Yargı paketinde darbe mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi de yer almalıdır-rdquo; diye konuştu.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in yanı sıra bazı bakanlar ve parti kurmaylarının da katıldığı toplantıda 4. Yargı Paketine son şekli verildi. Düzenlemede birçok yeni reform yer alırken, hukukçular brifingli yargı kararları ile haksızlığa uğrayanların mağduriyetini giderecek yeni bir yargı paketine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-ldquo;Şimdi Türkiye açılımına ihtiyaç var-rdquo; diyen emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, -ldquo;Darbe dönemlerinde hukuki kılıf giydirilerek gerçekleştirilen tasarrufların süregitmesinin sebebini anlamak mümkün değildir. Bu mağduriyetlerin giderilmesinin tek yolu, yasal düzenlemedir. Bunu gerçekleştirmek de TBMM-rsquo;nin görevidir. sadece geçmişle kalmayarak, geleceğini de bu hukuki dayanaktan yoksun statüye katlanarak yaşamak zorunda olmak, hiçbir hukuk ve vicdan anlayışı ile bağdaştırılamaz-rdquo; dedi.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yasal düzenlemeler yapılmalı</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-ldquo;Darbe dönemlerinde ve özellikle de 28 Şubat Sürecinde binlerce insanımızın geri kalan yaşamları üzerinde derin yaralar açan hukuk dışı tasarrufların hiç değilse geleceğe dönük olarak ortadan kaldırılması gerekmez mi?-rdquo; diye soran Çağlayan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: -ldquo;Darbe suçu ile yargılananların gerçekleştirdiği tasarruflar, süre giden bir hak mahrumiyeti statüsü tesis etmiştir. Yapılacak en önemli icraat, halen süre giden bu hak mahrumiyetlerine son vermektir. TBMM bu hukuk dışı süreçlerde ihdas edilen hak mahrumiyeti statülerini hiç değilse geleceğe dönük olarak sonlandırmak durumundadır. Çünkü, bu hak mahrumiyetine sebebiyet verildiği dönemde pozitif hukukun cevaz vermediği bu işlemler, günümüz pozitif hukuku karşısında da meşru bulunmamaktadır. Hal böyle iken sırf darbe dönemlerinde hukuki kılıf giydirilerek gerçekleştirilen bu tasarrufların süregitmesinin sebebini anlamak mümkün değildir. Bu mağduriyetlerin giderilmesinin tek yolu, yasal düzenlemedir. Bunu gerçekleştirmek de TBMM-rsquo;nin görevidir. Sadece geçmişle kalmayarak, geleceğini de bu hukuki dayanaktan yoksun statüye katlanarak yaşamak zorunda olmak, hiçbir hukuk ve vicdan anlayışı ile bağdaştırılamaz.-rdquo;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Çağlayan, -ldquo;Madem ki bir toplumsal uzlaşmaya gidilecek, geçmişin üzerine bir sünger çekilerek geleceğe bakılacak ise, 4. Yargı paketinde darbe mağdurlarının mağduriyetlerinin giderilmesi de yer almalıdır ya da yeni bir yargı paketi acilen gündeme alınmalıdır-rdquo; dedi.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askeri yargı ne kadar bağımsız?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askeri yargının verdiği kararlar hakkında da açıklamalarda bulunan Çağlayan, -ldquo;TBMM kabul ettiği Anayasa değişiklik paketinde, Askeri Yargı ile ilgili hükümleri ve özellikle de AYİM ile ilgili Anayasa hükmünü değiştirmiştir. Gerekçesi ise, AYİM-rsquo;i yargı bağımsızlığı güvencelerine ve üyelerini de hakimlik teminatına kavuşturmak. Bu şu anlama geliyor: Bu değişikliğe kadar askeri yargının yargı bağımsızlığı ve hakimlik teminatı yeterli değildir-hellip; O zaman bu değişiklikten önce verilen ve özellikle de darbe süreçlerinde verilen kararlar ne kadar hukukidir. Üstelik, davalara uygulanan yasalar da TBMM tarafından çıkarılmamış. Yani hukuki anlamda yasa değil-hellip; Bir örnek verecek olursak: 29.7.1983 tarih ve 2870 sayılı kanunun 4 ve 7 nci maddeleri ve bu kanun ile değişik 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 50/c ve 94/b maddeleri-hellip;Bu maddeler, TSK-rsquo;dan ilişik kesmeyi düzenleyen hükümlerdir. Üstelik, YAŞ kararlarını yargı denetimine kapatan düzenlemedir. Anayasanın 125. maddesini bypass eden yasadır. Bu tarihten sonra ilişik kesme işlemlerine yargı yolu açık olsun, kapalı olsun bu maddeler uygulanmış ve davalar bu maddelere göre esastan karara bağlanmıştır. Bu maddelerin çıkarıldığı 29.7.1983 tarihinde meclis yoktur. Yani yasama organı yoktur. Bu yasa bir Konsey yasasıdır. Bu konsey yasası günümüze kadar yargı tarafından uygulanmıştır. Böylece, darbe dönemlerinde ihdas edilen hak mahrumiyetlerine yargı kararı ile süregiden bir statü özelliği kazandırılmıştır-rdquo; diye konuştu.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Olasılık mahkûmları ne olacak?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-ldquo;Hiçbir şiddet eylemi olmadığı halde, evinde yakalanan dini kitaplar örgütsel doküman kabul edilerek terör örgütü mensubu olmak suçlaması ile halen cezaevlerinde hükümlü bulunan dindar insanlar neden kapsam dışında kalmıştır?-rdquo; diye soran Çağlayan, -nbsp;-ldquo;Hiçbir şiddet eylemi olmayan insanlar potansiyel suçlu kabul edilerek 28 Şubat sürecinde DGM-rsquo;ler tarafından ağır cezalara çarptırılmış insanlar bulunmaktadır-hellip; Eğer toplumsal barışı sağlamak amacıyla bir yargı paketi çıkarılacak ise, toplumun belli kesimleri değil, bütün kesimlerinin kapsama alınması gerekir-rdquo; dedi.</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Darbe Müfredatı Değişmeli</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/darbe-mufredati-degismeli</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/darbe-mufredati-degismeli#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/darbe-mufredati-degismeli</guid>
<description><![CDATA[Milat Gazetesi – 21.11.2012
Kenan Adem Kızılağıl
TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 28 Şubat sürecine ilişkin alt komisyon raporunda, uzmanların “Askeri okulların müfredatının gözden geçirilmesi” ne yapılan vurguya, emekli askerler ve eğitimcilerden tam destek geldi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>Milat Gazetesi - 21.11.2012<br />
Kenan Adem Kızılağıl</strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/221120120557563273030_2.jpg" width="240" height="167" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 28 Şubat sürecine ilişkin alt komisyon raporunda, uzmanların -ldquo;Askeri okulların müfredatının gözden geçirilmesi-rdquo; ne yapılan vurguya, emekli askerler ve eğitimcilerden tam destek geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Komisyon raporunda bilim adamlarının görüşlerine yer verirken, uzmanlar; Türkiye'de darbe kültürünün yok edilmesi için askeri eğitime öncelik verilmesine vurgu yaptı. Uzmanların, bu okulların müfredatının gözden geçirilmesini istediğini, askerin katı bir disiplin anlayışıyla yetiştirildiğini, -ldquo;komutana itaat-rdquo; kültürünün çoğu zaman aşırı bir noktaya ulaştığını ifade ettikleri kaydedildi. Konu hakkında gazetemize konuşan emekli askerler, eğitimciler ve uzmanlar önemli noktalara dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<h3>Değişim şart</h3>
<p style="text-align: justify;">EMEKLİ ASKERİ HAKİM YUSUF ÇAĞLAYAN:</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Darbeleri araştırma komisyonunda böyle bir ifadeye yer verilmesinin altında askeri okullardaki müfredat ile darbeler arasında ilişki kurulmuş olması yatıyor. Askeri okul müfredatının, darbeleri ve darbeci zihniyeti beslediği sonucuna varılmış olmalı ki böyle bir ifade kullanılmış. Uzun araştırmalar sonucunda düzenlenen bu raporda, böyle bir ifadeye yer verilmesi bunun ispatıdır. Bu tespite aynen katılıyorum-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Askeri ders oranı yüzde 18</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><br />
</strong><strong>HUKUKÇU EMEKLİ ALBAY DURMUŞ TÜREMEN:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Askeri okullardaki eğitim müfredatı milli eğitimde verilen müfredatla aynı. Sadece, askeri okullarda yaz döneminde temel askeri eğitimler veriliyor. Harp okullarında bırakın harp eğitimini, geleceğin subaylarına bir subaylık duruşu bile öğretilmiyor. Bunun sebebi ise askeri ders oranını yüzde 18 olması. Askeri okullarda askeri derslerin oranının en az yüzde 70 olması gerekiyor. Bu konuda Komisyonun raporda bu ifadeye yer vermesi doğru buluyorum-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Müfredatın önemi büyük</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SAVUNMA SANAYİ UZMANI YAKUP EVİRGEN:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Bu okullardaki müfredatın önemi çok büyük. Askeri okullarda eğitim alan profesyonel kişilerin, algı biçimi ve düşünce yapısı burada şekilleniyor. TSK-rsquo;nın, siyasal, yargı, eğitim ve sosyal alana müdahalesi fikri de bu okullarda alınan eğitimle oluşuyor. Darbeleri yapılmasını normal kabul etmiyorsak, toplumsal alana müdahale fikrini oluşturan müfredatın, değiştirilmesi için çalışmaların yapılmasını desteklememiz gerekiyor-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Darbeciliğe altyapı hazırlanıyor</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZGÜR EĞİTİM-SEN GENEL BAŞKANI YUSUF TANRIVERDİ:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Askeri liselerde, darbeciliğe zihinsel altyapının hazırlandığı biliniyor. Askerlere, bu ülkenin kendilerine ait olduğu düşüncesi ve siyasetçilerden bu ülkenin korunması gerektiği fikri aşılanıyor. Darbenin bir suç olduğu, hiçbir koşul ve şartta meşru olmayacağı konusunu kesinleştirmek gerekiyor. Askerlerin sivil iradeye itaat etme fikri belirginleştirilerek, müfredatın acilen değiştirilmesi gerekiyor. Aksi halde ülkede darbeler eksik olmaz-rdquo;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>“Geçerli BİR Savunma Değil”</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/gecerli-bir-savunma-degil</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/gecerli-bir-savunma-degil#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/gecerli-bir-savunma-degil</guid>
<description><![CDATA[Milat Gazetesi - 19 Nisan 2012
Abdülkadir Karakaya
28 Şubat sürecinde ‘irtica’ paranoyasıyla ordudan atılan emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, “Çevik Bir’in ‘Erbakan’ın emir ve talimatlarını uyguladım’ savunmasının geçerli bir dayanağı yok” dedi.
Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) mimari Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu üst düzey komutanların tutuklanmasını değerlendiren emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, 28 Şubat’a destek olan bütün kesimlerin dava kapsamında soruşturulmasını istedi. ‘Postmodern darbe’ olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinde hâkim binbaşı olan ve ‘irticacı’ olduğu gerekçesiyle ordudan atılan Çağlayan, “Bu soruşturma önemli bir kilometre taşıdır. Darbelerle yasadışı olarak demokrasiyi kesintiye uğratanlara her türlü mücadele edilmelidir. Aksi takdirde bu teşebbüslerin arkası kesilmeyecektir” açıklamalarında bulundu.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>Milat Gazetesi - 19 Nisan 2012</strong></div>
<div style="text-align: right;"><strong>Abdülkadir Karakaya</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/milatttt.jpg" width="286" height="448" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />28 Şubat sürecinde -lsquo;irtica-rsquo; paranoyasıyla ordudan atılan emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, -ldquo;Çevik Bir-rsquo;in -lsquo;Erbakan-rsquo;ın emir ve talimatlarını uyguladım-rsquo; savunmasının geçerli bir dayanağı yok-rdquo; dedi.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında Batı Çalışma Grubu-rsquo;nun (BÇG) mimari Çevik Bir-rsquo;in de aralarında bulunduğu üst düzey komutanların tutuklanmasını değerlendiren emekli Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan, 28 Şubat-rsquo;a destek olan bütün kesimlerin dava kapsamında soruşturulmasını istedi. -lsquo;Postmodern darbe-rsquo; olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinde hâkim binbaşı olan ve -lsquo;irticacı-rsquo; olduğu gerekçesiyle ordudan atılan Çağlayan, -ldquo;Bu soruşturma önemli bir kilometre taşıdır. Darbelerle yasadışı olarak demokrasiyi kesintiye uğratanlara her türlü mücadele edilmelidir. Aksi takdirde bu teşebbüslerin arkası kesilmeyecektir-rdquo; açıklamalarında bulundu.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<h3>Darbenin çekirdek kadrosu gözaltında</h3>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Soruşturma kapsamında tutuklanan isimlerin darbenin çekirdek kadrosunu oluşturduğunu vurgulayan Çağlayan, -ldquo;Soruşturma bu merkezden çevreye doğru gittikçe genişleyecektir. 28 Şubat elbette sadece bu kişiler üzerinden dönmesi mümkün değildir. Darbe sürecini yönetenler ve ona destek olanlar var. Bunlar Türk Ceza Kanunu-rsquo;nda tanımlanmış ve yaptırımı öngörülmüş suçlardır. 28 Şubat-rsquo;a kasten veya ihmalen destek olan kim varsa soruşturma kapsamında değerlendirilmelidir-rdquo; ifadelerini kullandı. Daha önceki dönemlerde 28 Şubat-rsquo;ın soruşturulmaması için yargıya baskı ve dayatmaların yapıldığını kaydeden Çağlayan, yargı üzerindeki vesayet hafifletilmeye başlayınca bu soruşturulmanın açılmasının beklenen bir gelişme olduğunu belirti.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<h3>Geçerli bir savunma olamaz</h3>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Çevik Bir-rsquo;in soruşturma kapsamında verdiği ifadede -lsquo;Erbakan-rsquo;ın emir ve talimatlarını uyguladım-rsquo; savunmasını yapmasının geçerli bir dayanak olamayacağını dile getiren Çağlayan, -ldquo;Türk Silahlı Kuvvetleri-rsquo;nin hangi durumlarda sivil otoritenin emirlerini uygulayacağı kanunlarda bellidir. Hükümetin askerden böyle bir talebi asla olmamıştır. Dönemin Milli Güvenlik Kurulu-rsquo;nda hükümetin mi iradesi işliyordu? Alınan kararlar BÇG eliyle MGK-rsquo;ya dayatıldı ve kararları hükümet almış gibi gösterildi. Bu zaten bütün darbelerin arkaya sığınma taktiğidir. O yüzden Bir-rsquo;in ifadeleri geçerli bir savunma olamaz-rdquo; değerlendirmesinde bulundu.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<h3>Çok ağır zararlara uğratıldık</h3>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">28 Şubat-rsquo;ta BÇG eliyle TSK ve toplum nezdinde baskıcı bir otorite kurulduğunu ifade eden Çağlayan, -ldquo;BÇG, TSK-rsquo;nın hiyerarşik yapısını ele geçirmek için benim de aralarında bulunduğum birçok ismi tasfiye etti ve toplum üzerinde hâkimiyet kurdu. Süreç bu doğrultuda işletilerek hükümet iktidardan indirildi. TSK-rsquo;yı ilgilendirmeyen konularda topluma birtakım uygulamalar dayatıldı. Bu uygulamalar açıkça suçtur. Millet ve devlet olarak çok ağır zararlara uğratıldık. Savcılık şu anda yapması gerekeni yapıyor. Umuyorum ki bu aktörler hakkında yasaların öngördüğü cezalar verilecektir-rdquo; dedi.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<h3>Destek olanlar da cezalandırılmalı</h3>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">O dönemde medyanın darbeye desteğine değinen Yusuf Çağlayan gazete ve televizyonların darbeye zemin hazırlamak için açıkça kullanıldığını söyledi. Çağlayan, -ldquo;Darbeler ordu merkezli olmasına rağmen destek aldığı kesimler çok önemlidir. Bu bakımdan medya ne yazık ki kamuoyu oluşturmak için açıkça kullanılmıştır. Buna alet olan bir çok gazeteci ve köşe yazarı mevcuttur. Kimin ne şekilde destek verdiği ve bu destekler sonucunda darbenin nasıl yapıldığı arşivlerde mevcuttur. İşlenen suçlarda sadece failler değil destek olanlarda cezalandırılmalıdır-rdquo; dedi.</div>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Ailemle Açık Hava Hapishanesinde Gibiydik</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/ailemle-acik-hava-hapishanesinde-gibiydik</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/ailemle-acik-hava-hapishanesinde-gibiydik#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/ailemle-acik-hava-hapishanesinde-gibiydik</guid>
<description><![CDATA[STAR GAZETESİ PAZAR EKİ 27 ŞUBAT 2011 - Esra Cengiz / ecingiz@stargazete.com
28 Şubat mağdurlarından askeri hakim Yusuf Çağlayan meslek yaşamının başından emekli edildiği 28 Şubat sürecine kadar yaşadıklarını Darbeci Kuşatma adlı kitapta topladı. Çağlayan, o dönemde yoğun baskılara maruz kaldığını anlatıyor: “Sağlık ve sosyal tesisleri bırakın, eşim lojmana bile zor giriyordu”
Post-modern darbe’ kavramının hayatımıza girmesinin üzerinden 14 yıl geçti. 28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından irticaya karşı başlatıldığı iddia edilen ordu ve bürokrasi merkezli bu sürecin aktör ve bileşenleriyle ilgili eksik noktalar hala mevcut. Ancak özellikle son dönemlerde geçmişte yapılan darbe ve darbe girişimlerini aydınlatmaya yönelik yayınların sayısında bir artış var. Nesil Yayınları’nın bu hafta raflarda yerini alacak Darbeci Kuşatma adlı kitabı da tam olarak 28 Şubat’ı merkezine alıyor. Çünkü kitabı kaleme alan isim bizzat dönemin mağdurlarından.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">STAR GAZETESİ PAZAR EKİ 27 ŞUBAT 2011</p>
<p style="text-align: right;">Esra Cengiz / ecingiz@stargazete.com</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/star.jpg" width="342" height="688" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />28 Şubat mağdurlarından askeri hakim Yusuf Çağlayan meslek yaşamının başından emekli edildiği 28 Şubat sürecine kadar yaşadıklarını Darbeci Kuşatma adlı kitapta topladı. Çağlayan, o dönemde yoğun baskılara maruz kaldığını anlatıyor: -ldquo;Sağlık ve sosyal tesisleri bırakın, eşim lojmana bile zor giriyordu-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Post-modern darbe-rsquo; kavramının hayatımıza girmesinin üzerinden 14 yıl geçti. 28 Şubat 1997-rsquo;de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından irticaya karşı başlatıldığı iddia edilen ordu ve bürokrasi merkezli bu sürecin aktör ve bileşenleriyle ilgili eksik noktalar hala mevcut. Ancak özellikle son dönemlerde geçmişte yapılan darbe ve darbe girişimlerini aydınlatmaya yönelik yayınların sayısında bir artış var. Nesil Yayınları-rsquo;nın bu hafta raflarda yerini alacak Darbeci Kuşatma adlı kitabı da tam olarak 28 Şubat-rsquo;ı merkezine alıyor. Çünkü kitabı kaleme alan isim bizzat dönemin mağdurlarından.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<h3>HİÇ PİŞMAN OLMADIM</h3>
<p style="text-align: justify;">Askeri hakim Yusuf Çağlayan-rsquo;ın meslek yaşamının başından YAŞ kararlarıyla emekli edildiği o sürece kadar yaşadıklarını aktardığı Darbeci Kuşatma mağdurların dilinden anlatılmış anekdotlarla dolu. Bölüm başlıkları da kitabın tartışma yaratacağını gösterir nitelikte: Sarhoş Numarası Yapmak Zorunda Kalan Astsubay, -ldquo;Eşin Başörtülü, O Halde İrticacısın!-rdquo; Üsteğmen A.T.-rsquo;ye Yapılan İkaz: -ldquo;Eşinin Kıyafetini Değiştir ve Komutanlığa Bildir-rdquo;, Yüzbaşı M.N.K.-rsquo;ya Yapılan İrtica Testi, YÖK-rsquo;e Talimat: -ldquo;Bunlara Görev Vermeyin!-rdquo;...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabına geçmeden önce Çağlayan ile ilgili biraz bilgi verelim: 1957 Kırıkkale doğumlu. İlk ve orta tahsilini Kırıkkale-rsquo;de yaptıktan sonra 1975-rsquo;te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi-rsquo;ne girdi. 1983-rsquo;ten, ordudan ihraç edildiği 1998-rsquo;e çeşitli illerde askeri hakimlik yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Çağlayan, tüm bu süreçte kendi yaşadıklarının dışında, diğer rütbeli personelin başına gelen haksız uygulamaları da derleyerek bu kitabı oluşturdu ve bu yaşananları isimleriyle ve belgeleriyle muhafaza etti. Anlattıklarıyla ilgili olarak okuyucuya şu öneride bulunuyor: -ldquo;Gerçek askerler ve sözde askerler arasında fark var. Hakiki orduyla darbeci zihniyetin mensupları aynı kefeye konmamalı.-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ayrımı bugün bulunduğu noktaya dikkat çekerek şöyle özetliyor: -ldquo;Askeri hakimlik sınavına girerken tereddütlerim mevcuttu ancak yedek subaylığımda ve öğrencilik döneminde tanıştığım askerler beni severek teşvik etmişlerdi. Bundan aldığım cesaretle müracaat ettim ve bu kararımdan hiç pişmen olmadım. Halen kendimi ordumuzun bir mensubu olarak görüyorum ve bundan büyük memnuniyet duyuyorum.-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabı yazma gerekçesini ise şu sözlerle anlatıyor Çağlayan: -ldquo;28 Şubat sürecinde kişisel olarak yaşadıklarımı ve bizzat tanık olduklarımı, bu olayların arkasındaki zihniyeti tarihe bir not olarak aksettirmeye çalıştım. Son dönemde Türkiye-rsquo;deki demokratikleşme süreci ve vatanperver ordu ile darbeci zihniyet arasında ayrımın belirginleşmiş olması bu kitabı yazmamdaki en büyük etken.-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<h3>Eşim tesislere giremiyordu</h3>
<p style="text-align: justify;">PEKİ Yusuf Çağlayan orduda görev yaptığı dönemlerde neler yaşadı? İşte yanıtı: -ldquo;28 Şubat sürecinde çok samimi olduğumuz arkadaşlarımız bile bizden uzak durmaya çalıştılar. Adeta irticanın orduya sızmış bir uzantısı olarak algılanmak beni çok üzmüştü. Halen de buna üzülüyorum. 28 Şubat-rsquo;ın yoğun baskılarının olduğu dönemde bir inanan olarak üzerime farz olan Cuma namazlarına gidemedim. Kıbrıs-rsquo;ta öğlen karargahta yemekler yeniyordu. Bu sebeple lojmanlara servis yoktu. Özel arabam da yoktu. Öğlen namazlarını kılabilmek için eve yürüyerek gidip geliyordum ve öğle yemeği yiyemiyordum. Özellikle orduevi, lokanta, kantin, manav ve askeri hastane gibi sosyal ve sağlık tesislerine eşim tesettürlü olduğu için giremiyordu. Lojmanlara giriş çıkışlarda da sıkıntılar yaşıyorduk. Görev yaptığım süre boyunca ailemle adeta açık hava hapishanesinde gibiydik.-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<h3>-lsquo;Neden yüzük takmıyorsun?-rsquo;</h3>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;YUSUF Çağlayan, kitabında o dönemde ordudaki diğer personelin yaşadıklarına da yer veriyor. İşte Darbeci Kuşatma-rsquo;- dan bir bölüm: -ldquo;Bir yüzbaşı arkadaşım vardı. Kendisinin yüzük takmadığını gören bir komutanı -lsquo;Neden takmıyorsun?-rsquo; diye sormuş. O da cebinden çıkardığı eğri büğrü bir altın yüzüğü göstererek -lsquo;Komutanım, alyansım deforme oldu. Fırsat bulup tamir de ettiremedim-rsquo; diye cevap vermiş. Bunun üzerine komutanı: -lsquo;Ha tamam, ben de haram diye altın takmıyorsun sandım-rsquo; diyerek manidar bir karşılıkta bulunmuş.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bana bunu anlatan yüzbaşı şu ilginç bilgiyi verdi: -lsquo;Aslında altın yüzüğüm yoktu, eski birliğimde gümüş yüzük kullanıyordum. Ancak burada, son zamanlarda parmaklar dahi kontrol edilmeye başlanınca kendime bir altın yüzük aldım ve parmağa takılmayacak şekilde kendim deforme ederek cebime koydum. Soranlara -lsquo;Tamir ettiremedim-rsquo; diyorum. Özellikle de sicil âmirlerimi bu konuda bilgilendi-riyorum ki sicilime -lsquo;Altın yüzük kullanmaz-rsquo; yazılmasın.-rdquo; Hatta cebinden çıkardığı o yüzüğü bana göstermişti.-rdquo;</p>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>'Cüzamlı Gibi Uzak Durdular'</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/cuzamli-gibi-uzak-durdular</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/cuzamli-gibi-uzak-durdular#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/cuzamli-gibi-uzak-durdular</guid>
<description><![CDATA[SABAH GAZETESİ 27.02.2011 ÇAĞDAŞ ÇETİNDEMİR
28 ŞUBAT'TA Yüksek Askeri Şûra kararıyla ordudan ihraç edilen yaklaşık 3 bin askerden biri, 55 yaşındaki eski Askeri Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan'dı. Çağlayan kışlada yaşadıklarını "Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma" adlı kitapta anlattı. Son görev yeri Kuzey Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Hâkimliği olan ve şu anda avukatlık yapan Çağlayan, o günleri anlatırken "Mesai arkadaşlarım benden cüzamlıymışım gibi uzak duruyorlardı" dedi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>SABAH GAZETESİ 27.02.2011 ÇAĞDAŞ ÇETİNDEMİR</strong></p>
<p>-nbsp;</p>
<p>28 Şubat-rsquo;ta irtica gerekçesiyle ordudan atılan Hakim Binbaşı Yusuf Çağlayan yaşadıklarını kitaplaştırdı. Çağlayan, -ldquo;Benden cüzamlıymışım gibi uzak durmaya çalışıyorlardı-rdquo; dedi.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><img src="/uploaded/27-subat-sabah.jpg" width="400" height="262" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />28 ŞUBAT'TA Yüksek Askeri Şûra kararıyla ordudan ihraç edilen yaklaşık 3 bin askerden biri, 55 yaşındaki eski Askeri Hâkim Binbaşı Yusuf Çağlayan'dı. Çağlayan kışlada yaşadıklarını -quot;Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma-quot; adlı kitapta anlattı. Son görev yeri Kuzey Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Hâkimliği olan ve şu anda avukatlık yapan Çağlayan, o günleri anlatırken -quot;Mesai arkadaşlarım benden cüzamlıymışım gibi uzak duruyorlardı-quot; dedi.</p>
<p>-nbsp;</p>
<h3>'BAŞARILISIN AMA...'</h3>
<p>Çağlayan, -quot;Önce şüpheli, daha sonra sakıncalı kategoriye ayrıldım. İhracıma yakın, ilk sicil amirim olan Korgeneral, 'Sen mesleğinde başarılı, dürüst bir hâkimsin. Devlete bağlı, pırıl pırıl bir Anadolu çocuğusun. Ancak sen kendini köylülükten kurtaramadın. Resmi ideolojiye bağlı değilsin. Resmi ideolojiye dokunan yanar' demişti-quot; diye konuştu. Çağlayan, -quot;28 Şubat post-modern darbesinin arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hiyerarşi dışı örgütlenen Batı Çalışma Grubu'nun bulunduğu, 1997'de Çevik Bir tarafından kaleme alınan 'Batı Harekât Konsepti' konulu emirle su yüzüne çıktı. İçeriği itibarıyla, darbeci zihniyetin bütün kodlarını açığa vurmaktadır-quot; dedi. Kitabı 'darbeciler ordudan elini çeksin' diye yazdığını anlatan Çağlayan, darbe iddialarının yargıya taşınmasının çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Bir komutan bana -quot;İnançlıysan, Atatürkçü ve cumhuriyetçi olmazsın. Sen şeriatçısın-quot; dedi. Bir askeri doktor, Yüzbaşı Y.B.'nin eşini başörtülü olduğu için tedavi etmek istemedi. Birçok asker, eşleri başörtülü olduğu için askeri lojmandan çıkmak zorunda kaldı.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Kurmay Albay S.Y. içki içmediği halde içiyormuş gibi görünmek için kadeh kaldırdı. Birçok astsubay sarhoş numarası yapmak zorunda kaldı.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Darbeci Kuşatma</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/darbeci-kusatma</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/darbeci-kusatma#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/darbeci-kusatma</guid>
<description><![CDATA[HÜSEYİN ÖZTÜRK - YENİ AKİT 2011-03-07
Bu haftaki kitabımız Nesil Yayınları’ndan. “Orduda ve Yargıda” üst başlığı ile “Darbeci Kuşatma” adını taşıyan eserin alt başlığına; “İçeriden gözlemlerle” denilmiş. Kitabın yazarı, TSK bünyesinde 15 yıl hâkim olarak görev yapan Emekli Binbaşı Yusuf Çağlayan. 1988 Aralık Yüksek Askeri Şûrası’nda “irtica” gerekçesiyle ihraç edilene kadar tanık olduğu hukuksuzlukları anlatarak, amacını şöyle açıklıyor: “28 Şubat sürecinde kişisel olarak yaşadıklarımı ve bizzat tanık olduklarımı, bu olayların arkasındaki Zihniyeti tarihe bir not olarak düşmek istedim.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>HÜSEYİN ÖZTÜRK - YENİ AKİT 2011-03-07</strong></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/hseyn-ztrk.jpg" width="123" height="63" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />Bu haftaki kitabımız Nesil Yayınları-rsquo;ndan. -ldquo;Orduda ve Yargıda-rdquo; üst başlığı ile -ldquo;Darbeci Kuşatma-rdquo; adını taşıyan eserin alt başlığına; -ldquo;İçeriden gözlemlerle-rdquo; denilmiş. Kitabın yazarı, TSK bünyesinde 15 yıl hâkim olarak görev yapan Emekli Binbaşı Yusuf Çağlayan. 1988 Aralık Yüksek Askeri Şûrası-rsquo;nda -ldquo;irtica-rdquo; gerekçesiyle ihraç edilene kadar tanık olduğu hukuksuzlukları anlatarak, amacını şöyle açıklıyor: -ldquo;28 Şubat sürecinde kişisel olarak yaşadıklarımı ve bizzat tanık olduklarımı, bu olayların arkasındaki Zihniyeti tarihe bir not olarak düşmek istedim. Son dönemde Türkiye-rsquo;deki demokratikleşme süreci ve vatanperver ordu ile darbeci zihniyet arasında ayrımın belirginleşmiş olması, bu kitabı yazmamdaki en büyük etkendir. Darbe öncesi ortam hazırlama ve darbe psikolojisini tüm orduya, hatta topluma hâkim kılma süreçlerini fiili olarak yaşadım. Zaman içinde tekâmül eden bu çalışmalarımı, darbeci zihniyet ile yüzleşmemin bir belgesi olarak bu kitapla sizlere sunuyorum.-rdquo; Eseri okuduğunuzda öyle gerçeklerle yüzleşiyorsunuz ki; defalarca, -ldquo;Olamaz, dünyanın hiçbir yerinde, ülkesinde, toplumunda, böyle ilkel düşüncelere yer yoktur-rdquo; diyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Eserden bir örnek paylaşmak isterim. -ldquo;Darbe Neden Açıktan Yapılmadı-rdquo; başlıklı bölümde şunlar kaydediliyor. -ldquo;Bir gün beni makamına çağıran komutanım bana; -lsquo;inancın halka mahsus bir şey olduğunu-rsquo; söyledi. Ordudaysa erlere mahsus-rsquo; olduğunu, bu seviyede kaldığı takdirde inancın yararlı olabileceğini ifade etti. -lsquo;Örneğin savaşta inanç; ere, avcı boy çukurunda tutan bir kuvvet verir-rsquo; dedi. Sözü döndürüp dolaştırıp darbeye getirdi ve şöyle dedi: -lsquo;Darbe neden açıktan yapılmadı biliyor musun? Er faktörü yüzünden. Bu erler, bu milletin çocukları. Açıktan yapsaydık bu erleri nasıl itaat ettirecektik?.-rsquo; Artık söyleyecek bir söz bulamamıştım. Ben kritik bir hududun savunulması için konuşlandırılmış bir hudut birliğinin savcısı olarak, hudut olaylarının soruşturmasına gidiyordum.</p>
<p style="text-align: justify;">Geç saatlere kadar soruşturma yapıp, sabaha karşı dönerken ve yolda derin uykuya dalmış köylerden geçerken, köy minarelerinin siluetini gördüğümde gurur duyuyor ve kendi kendime şöyle diyordum:</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Arkamda yediyüzseksen bin kilometrekare vatan toprağında milyonlarca insan huzur içinde uyuyor! Onlar rahat içinde uyuyorsa ve bu minarelerden ezan okunuyorsa, bu Mehmetçik-rsquo;in sayesinde. Şu anda ben de bu huzur ve güvene bir birimlik katkı yapıyorum.-rdquo; Evet, kitapta pek çok sorunun cevabı var ama şu iki soru çok önemli.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Birincisi; -ldquo;Yargı neden ideolojik misyonlar üstleniyor?-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi; -ldquo;Toplumun kimlik değerlerini iç tehdit olarak algılatan güvenlik anlayışı hangi zihniyetten besleniyor?-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu soruların cevabıyla birlikte daha nice sorulara cevaplar verilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Eser hakkında bilgi için Nesil Yayınları 0212- 551 32 25</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sinekle Uğraşma Bataklığı Kurut!</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sinekle-ugrasma-batakligi-kurut</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sinekle-ugrasma-batakligi-kurut#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sinekle-ugrasma-batakligi-kurut</guid>
<description><![CDATA[YENİ ŞAFAK KİTAP EKİ – SAYI 52 -AHMET AY 
"Sineklerle uğraşmaktansa, önce bataklık kurutulmalı" diyen Yusuf Çağlayan, Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma kitabında işte bu antidemokratik bataklığı, Türkiye düzleminde kurutmaya çalışıyor. Türkiye, çok karanlık zamanlar gördü. Pek çok kereler demokrasisine, en antidemokratik kurumlar tarafından ayarlar verildi. Kanıyla kurduğu cumhuriyeti, defalarca kaybetmenin eşiğine getirildi. Hatta bazı dönemlerde, seçim yüzü görmeyen diktacı iktidarlarla yönetildi. Böylesi her çelmede on yıl kaybetti. Her demokrasi sınavında bir neslini yitirdi. Manevi değerleri sistemli bir şekilde yok edildi, toprağına büyük hamaset tohumları ekildi, büyük acılar çektirildi ve hâlâ da çektirilmekte...]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>YENİ ŞAFAK KİTAP EKİ -ndash; SAYI 52 -AHMET AY</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-quot;Sineklerle uğraşmaktansa, önce bataklık kurutulmalı-quot; diyen Yusuf Çağlayan, Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma kitabında işte bu antidemokratik bataklığı, Türkiye düzleminde kurutmaya çalışıyor.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/yeniafakby.jpg" width="300" height="248" hspace="10" align="right" alt="" />Türkiye, çok karanlık zamanlar gördü. Pek çok kereler demokrasisine, en antidemokratik kurumlar tarafından ayarlar verildi. Kanıyla kurduğu cumhuriyeti, defalarca kaybetmenin eşiğine getirildi. Hatta bazı dönemlerde, seçim yüzü görmeyen diktacı iktidarlarla yönetildi. Böylesi her çelmede on yıl kaybetti. Her demokrasi sınavında bir neslini yitirdi. Manevi değerleri sistemli bir şekilde yok edildi, toprağına büyük hamaset tohumları ekildi, büyük acılar çektirildi ve hâlâ da çektirilmekte...</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Fakat bugünlerin mağdurlarıyla o günlerin mağdurları arasında bir fark var. Bugünün mağdurları, küreselleşen dünyanın ulaştığı konjonktürde, artık daha rahat hesap sorabileceklerini biliyorlar. Zamanın ve şartların değiştiğini, korkma sırasının artık bu mağduriyetlere sebep olanlara geçtiğinin farkındalar. Ve her kanaldan, her iletişim organından, ciğerleri çatlarcasına haykırarak haksızlıkları söylüyorlar. Yılmıyorlar, çekinmiyorlar, korkmuyorlar... Farklı şekil ve üsluplarda -quot;Türkiye artık değişti!-quot; diyorlar. Evet, Türkiye artık Türkiye Cumhuriyeti.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Resmi ideoloji cellatları</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">İşte Nesil Yayınları'ndan Mart ayında çıkacak olan, Emekli Askerî Hâkim Yusuf Çağlayan'ın kaleme aldığı Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma kitabı da böyle bir haykırışın meyvesi... Böyle bir hesap soruşun hikâyesi... Üstelik bu sefer haykıranlar, yaşanan karanlık süreçlerde en çok mağdur edilen insanlar; yani resmi ideoloji cellatlarının ilk baltasını çaldığı, maneviyata değer veren ordu mensupları.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bu zamana kadar belki onların mağduriyetleri çok gündeme gelmedi. Çok bahsi geçmedi. Gerek mağdur oluşlarının resmi (!) şeklinden, gerekse bunun hukuka uygun bir şekilde (!) yapılmasından dolayı, onlar, haklarını hiçbir yerde arayamadılar. Hiçbir makama dertlerini anlatamadılar. Çünkü onları, fedakârane yaptıkları vazifelerinden, hizmetlerinden nankörcesine kovanlar; bu -quot;yüzde yüz-quot; mağdurların haklarını arayabileceği hiçbir açık kapı da bırakmadılar. Gerektiğinde, bu işte yargıyı kullandılar; gerektiğinde, ilgili yasalarda yeni düzenlemeler yaptırdılar... Ve nihayetinde; bu insanların şerefle taşıdıkları üniformaları, haksızca sırtlarından soyulup alındı. Kimisi bu acıya dayanamadı, bunalıma girip canına kıydı. Kimisi, hiçbir iş bulamadı, ailesiyle ortada kaldı. Kimisi ise işportacılık yaptı, ama asla yaşadıklarını unutmadı. Fakat bu insanlar, bu kahraman insanlar, yine de vatanlarını ve bir zamanlar bağlı bulundukları kurumlarını kötü şekilde anmadılar.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Darbeci zihniyetin ilkeleri</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bu kitabın içeriğini anlatmak bir yönüyle güç. Çünkü her bölümde; bir hadise geçmiyor ki, bir hatıra nakledilmiyor ki, gözyaşlarınız yanaklarınıza hücum etmesin.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Kitabın daha duygusal anlatıların yer aldığı ilk dört bölümünü asıl tahlillerin yer aldığı bölümler izliyor. Darbeci zihniyetin hangi ilkeler eşliğinde bu uygulamaları yaptığı, bu insanların nasıl bir zihniyetin mahsulü olduğu yazar Yusuf Çağlayan tarafından farklı kod başlıkları altında sorgulanıyor. Bu nedenle konu edilen kitap sadece bir anılar manzumesi olarak algılanmamalı... Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma, ilerleyen günlerde, içindeki anekdotlarla Türkiye'nin gündemini epey meşgul edecek gibi...</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Danıştay'dan Başörtüsüyle İlgili Tarihi Karar</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/danistaydan-basortusuyle-ilgili-tarihi-karar</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/danistaydan-basortusuyle-ilgili-tarihi-karar#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/danistaydan-basortusuyle-ilgili-tarihi-karar</guid>
<description><![CDATA[Danıştay On ikinci Dairesi, 28 Şubat döneminde geliştirilen bir yorumun hukuken yanlış olduğuna karar verdi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="art-article" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">
<p align="right"><span style="color: rgb(153,153,153)">15 Temmuz 2013 -ndash; Sabah Gazetesi</span></p>
<p style="text-align: justify"><strong>Danıştay On ikinci Dairesi, 28 Şubat döneminde geliştirilen bir yorumun hukuken yanlış olduğuna karar verdi.</strong></p>
<p style="text-align: justify">657 sayılı kanuna göre, kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranmanın cezası -quot;Uyarma-quot;, bu cezada ısrar edilmesi halindeyse -quot;Kınama-quot; verilmekte.<br />
<br />
Ancak, 28 Şubat döneminde, başörtüsüyle işe gidip gelmekte olanlara bu ceza yerine, -quot;İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,-quot; fiilinin işlendiği sürülerek memuriyete çıkarma cezası verilmiş.<br />
<br />
İşte Danıştay Onikinci Dairesi bu yorumun hukuki olmadığına hükmederek, İdare Mahkemesince verilen bu kararı bozdu.</p>
<p style="text-align: justify">İşte o karar metni:</p>
<p style="text-align: justify">-nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><img border="0" alt="" width="670" align="middle" height="1024" style="vertical-align: middle" src="/uploaded/dantay.jpg" /><img border="0" alt="" width="616" height="1136" src="http://www.yusufcaglayan.net/images/stories/dantay2.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify">İLGİLİ HABER İÇİN:</p>
<p style="text-align: justify"><a href="http://www.bugun.com.tr/son-dakika/meb-hukuk-musavirligi-basortu--haberi/734760">http://www.bugun.com.tr/son-dakika/meb-hukuk-musavirligi-basortu--haberi/734760</a></p>
</div>
<p><span class="article_separator" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">-nbsp;</span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Büyü Bozumu</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/buyu-bozumu</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/buyu-bozumu#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Medya ve Dijital Teknolojiler]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/buyu-bozumu</guid>
<description><![CDATA[Ayşe Çağlayan'ın Yeni Şafak Gazetesi'nde yayımlanan makalesi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded//30c0e8b8-1vq76b1bf6idc8g8nwjvob.jpeg" width="640" height="359" alt="" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: large;"><span fragment="10e9529c377" class="ys-bold-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-weight: bolder; position: relative;"><span fragment="4f05dd8ecb" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">Ayşe Çağlayan / Medya ve İletişim Uzmanı Duyarlı Medya Derneği Genel Sekreteri</span></span></span><span style="font-size: large;"><br fragment="171aa750227" class="ys-new-line-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin-top: 1.6rem; position: relative; font-family: Inter, sans-serif; font-size: 10px; text-align: start; background-color: rgb(249, 247, 247);" />
</span></p>
<p fragment="175456d0ed5" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Gazze-rsquo;deki katliam pervasızca sürdürülürken, küresel medyanın yalan haberleri, Batılıların katliamı görmezden gelen söylemleri, Müslüman liderlerin sessizliği, uluslararası kuruluşların işlevsizliği ve küresel markaların İsrail-rsquo;e açık desteği artık insanlığın ortak vicdanına ağır geliyor. Filistin-rsquo;e destek mitingleri yüz binleri buluşturuyor.</span></p>
<p fragment="18cc92e5079" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Öte yandan her taşın altından çıkan ekonomi-politik gücü ve küresel etkinliği fark edilen Siyonist yapılanmaya karşı bir sivil direniş olarak boykot başlatıldı. Peki, bu süreç -ldquo;bir büyü bozumu-rdquo; olabilir mi? Bunu modern çağın tüketim eksenli sosyolojik dönüşümü bağlamında irdeleyelim.</span></p>
<h2 fragment="8d71d83b1e" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="12d9e9787a8" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">İNSANLIĞIN MODERN KAFESİ</span></span></strong></h2>
<p fragment="520af2c6c9" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Anlatı sanatlarında güçlü bir tesiri ifade etmek için kullanılan büyü metaforu, sosyolojide toplumsal değişimlere atıfla yer bulur. Bu bağlamda akla ilk gelen isim Max Weber, büyü ve büyü bozumu kavramlarını, geleneksel toplumdan modern topluma geçişi tanımlarken kullanır. Ona göre gelenek ve inanç adeta birer büyü gibi insanları etkisi altına almış ve akılcı davranışların önüne geçmişken, modernleşme süreci bir -ldquo;büyü bozumu-rdquo;dur. Weber, -ldquo;kocaman büyülü bir bahçe-rdquo; olarak nitelendirdiği Batı toplumunun çarpık mistisizmine karşı insanın hayatını akılcı şekilde organize edebileceğini savunsa da modern/rasyonel üretim ve tüketim koşullarının en nihayetinde insanı demir bir kafesin içine hapsedeceğini de ifade eder.</span></p>
<p fragment="1442023db3c" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Colin Campbell ise modernleşme sürecindeki akılcılaştırmayla birlikte büyüsü bozulan dünyanın, tüketiciler bazında bir -ldquo;yeniden büyüleme-rdquo; işlevi gördüğüne vurgu yapar. Campbell-rsquo;a göre modern tüketiciliğin ruhu hayallerin ve fantezilerin peşinde giden romantik, büyülü kapitalizme kapı aralamıştır.</span></p>
<p fragment="132b4fd2bb2" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">George Ritzer ise büyü, büyü bozumu ve yeniden büyülenme metaforlarını genişleterek, tüketim kültürünü inşa eden sistemi ve mekânları çarpıcı şekilde irdeler. Ona göre ürünler, pazarlama teknikleri ve tüketim mekânları en -ldquo;akılcı-rdquo; yöntemlerle; tüketicilerin rasyonel iradelerini ortadan kaldıracak ve şuursuzca tüketmelerini sağlayacak şekilde tasarlanmaktadır.</span></p>
<p fragment="1249011d4fa" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İşte günümüz insanı üretim ve tüketim süreçlerinin manipüle edildiği büyülü bir atmosferde yaşıyor. Peki, küresel boyuttaki bu -ldquo;yeniden büyülenme-rdquo; süreci nasıl gelişti?</span></p>
<p fragment="1249011d4fa" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;"><br fragment="16764736da8" class="ys-new-line-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin-top: 1.6rem; position: relative; font-size: 10px;" />
</span><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="1060a74fa3" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">TÜKETİM SARHOŞU TOPLUMLAR İSTİSMARA AÇIK</span></span></strong></p>
<p fragment="11f1b215e5b" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Rasyonalite, orta çağ mistisizmine muhalefet ederken manevi değerlerle de bağını kopardı. Çıkar, rasyonalitenin motivasyonu haline geldi. Teknolojik, ekonomik, askeri ve siyasi açıdan en -ldquo;akılcı-rdquo; ancak bir o kadar insanlık dışı yöntemlerin uygulandığı emperyalist şiddet süreci başladı.</span></p>
<p fragment="133b7668047" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Bu süreçte gelişen sanayileşmeyle, günlük ihtiyaçlar hazır tüketim nesneleri haline getirildi ve küresel ölçekte bir teveccühle karşılandı. Bu yalnızca konforla ilgili değildi. Ustaca kullanılan söylem ve propaganda faaliyetleriyle ürünlere manipülatif sosyal ve psikolojik işlevler de kazandırıldı. Eşyaların kullanım ömürlerini bunlar belirlemeye başladı.</span></p>
<div fragment="fa1c5d794d" class="news-detail-ads" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-family: Inter, sans-serif; font-size: 10px; background-color: rgb(249, 247, 247);">
<div class="embed-bottom-ad detail-page-advertisement__container" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; width: 681px; max-width: 1080px; display: flex; justify-content: center; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: justify;">-nbsp;</div>
</div>
<p fragment="5e33a4f280" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Medya aracılığı ile öyle algılar inşa edildi ki, birey ve toplumların imajları da tüketim alışkanlıklarına göre belirlenmeye başladı. Hatta doğu toplumları kendi kültür ve medeniyetlerinden utanç duyacak noktaya gelmişlerdi. Böylece Batı bir idol, Batılılaşma ise kaçınılmaz doğal bir hedef haline geldi. Buna ulaşmak için üretimde ilerlemek yerine, Batılıymış gibi görünmeyi sağlayan tüketim kültürü benimsendi. Hasan Bülent Kahraman, Türkiye-rsquo;de Görsel Bilincin Oluşumu kitabında bunu -ldquo;aktarmacı bir görsellik üzerinden kurulan modernleşme-rdquo; olarak nitelendiriyor.</span></p>
<p fragment="1305942b0dc" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Yusuf Çağlayan ise bu handikabı Sosyolojik Savaş kitabında -ldquo;üretim-tüketim modernleşmesi-rdquo; kavramlarıyla açıklıyor. Batı-rsquo;nın sosyolojik müdahale teknikleriyle bireyler iradesiz birer tüketim öznesine, toplumlar ise tüketici kalabalıklara dönüştü. Tüketim modernleşmesiyle toplumların üretim modernleşmesinin önü kesildi. Batı hayranı ve tüketim sarhoşu olan bu toplumlar her türlü ekonomik ve siyasi istismara da müsait hale geliyordu.</span></p>
<p fragment="180a3fbd64d" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Artık sağlıksız olanı sağlıklı, kötüyü iyi, yanlışı doğru, haksızı haklı gösteren manipülatif bir atmosfer oluştu. Gerçeklik zemini tümüyle kaydı. Kapitalist gruplar eşyanın ve yaşamın doğasını adeta talan etti.</span></p>
<div fragment="16d1755f1b5" class="news-detail-ads" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-family: Inter, sans-serif; font-size: 10px; background-color: rgb(249, 247, 247);">
<div class="embed-bottom-ad detail-page-advertisement__container" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; width: 681px; max-width: 1080px; display: flex; justify-content: center; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: justify;">-nbsp;</div>
</div>
<p fragment="15b14fdba39" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İşte bu irrasyonel tüketim modernleşmesi ile insanlar bedenlerine, evlerine, zihin ve gönüllerine aldıkları tüm ürünlerin üretim süreçlerine yabancılaştı. Bir ürünün kim tarafından, hangi koşullarda üretildiği ve neleri içerdiği gibi önemli bilgiler sorgulanmaz hale geldi. Katkı maddeleri, plastik ve radyasyon hayatımızın bir parçası oldu. Bir yanda ham madde ve emek sömürüsü; diğer yanda israf insanlık tarihinde hiç olmadığı boyutlara ulaştı.</span></p>
<p fragment="161c4c037e4" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Rasyonalite, üretim ve pazarlama süreçlerinde insanlığın sağlığı ve selameti pahasına son derece işlevsel olmuştu ancak tüketim odaklı süreçlerde tam bir irrasyonalite hâkim oldu. Öznel tercihleri bir bilinç ve eleştirellik süzgecinden geçirecek irade yitirildi. İşte -ldquo;yeniden büyülenme-rdquo; süreci bu şekilde gelişti.</span><span style="font-size: large;"><br fragment="6d3906989e" class="ys-new-line-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin-top: 1.6rem; position: relative; font-size: 10px;" />
</span></p>
<h2 fragment="15d06e07b2d" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="3218f619df" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">BİR BİLİNÇ SIÇRAMASI YAŞANIYOR</span></span></strong></h2>
<p fragment="dd14c69db1" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Gazze-rsquo;deki katliam, sansürcü algoritmalara rağmen sosyal medyanın gözeneklerinden insanlığın vicdanına sızmayı başardı. Siyonistlerin elinde bulunan küresel markaların birer sömürü ve katliam finansörü olarak çalıştığı ilk kez bu kadar net anlaşıldı ve bu kuşatmaya karşı sivil toplumların elindeki tek koz olan boykot bir direniş biçimi olarak ortaya çıktı. İnsanlık modern tüketim büyüsünün etkisinden kurtulmaya, gözünün önüne çekilen perdeleri kaldırmaya başladı. Gazze bir -ldquo;büyü bozumu-rdquo;nun fitilini ateşledi. Umarız ki bu uyanış hem Filistin-rsquo;in özgürlüğüne hem tüm mazlum coğrafyaların selametine hem de insanlığın yitirdiği hakikat zeminine kavuşmasına vesile olur.</span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/buyu-bozumu-4575916">-nbsp;https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/buyu-bozumu-4575916</a></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Dijital Dünyada Güme Giden Çocuk Hakları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/dijital-dunyada-gume-giden-cocuk-haklari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/dijital-dunyada-gume-giden-cocuk-haklari#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Medya ve Dijital Teknolojiler]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/dijital-dunyada-gume-giden-cocuk-haklari</guid>
<description><![CDATA[Dijital medya ve çocuk ilişkisinde yer alan sorunlar çoğunlukla erişimde eşitsizlik, siber zorbalık ve dolandırıcılık gibi başlıklarla öne çıkarılıyor. Oysa çocukları etkileyen daha yıkıcı sorun ve riskler; kimlik ve kişilik gelişiminde, psikolojik açıdan ve kültürel bağlamda ortaya çıkıyor. İlerleyen yıllarda tsunami gibi üzerimize gelecek bir sorun dalgası, bugün adeta ilmek ilmek örülüyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded//resized_1e57d-ed599791dusuncegunlugu22kasim2022.jpg" width="500" height="280" alt="" /></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: medium;">Ayşe Çağlayan - Medya ve İletişim Uzmanı-nbsp;</span></p>
<p style="text-align: right;">-nbsp;</p>
<p><span style="font-size: medium;"> </span></p>
<p style="text-align: right;"><b style="font-family: Tahoma, Geneva, sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify;"><span style="line-height: 115%;">Yenişafak Gazetesi Düşünce Günlüğü Sayfası -ndash; 23 Kasım 2022</span></b></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; İkinci Dünya Savaşı-rsquo;nın yol açtığı felaketlerin ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisinin, dünya tarihinde bir daha yaşanmaması için 1950 yılında gündeme getirilen çocuk hakları, 1959 yılında Çocuk Hakları Bildirgesi olarak kabul edilmiş. 20 Kasım 1989-rsquo;da ise uluslar arası bir sözleşme haline getirilmiş. </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">142 ülkenin imzaladığı sözleşmenin kabulünün üzerinden geçen 33 senede, çocukları etkileyen nice savaşlar, zulümler ve adaletsizlikler yaşandı ve yaşanıyor. İnsanlık onuru ve vicdanı, çocukluktan vurulmaya devam ediyor. Yani sözleşme, yazılı bir idealden öteye gidememiş görünüyor. </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">Hal böyleyken dünyanın değişim sürecinde çocukların korunmasını gerektiren yeni sinsi riskler de günden güne ortaya çıkıyor ve çocuk haklarının kapsamının genişletilmesi gerekiyor. İlk sırada ise dijitalleşme süreci yer alıyor. </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%;">Yarar -ndash; zarar sarkacı</span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">Avrupa Konseyi, 2018 yılında yayınladığı -ldquo;Dijital Dünyada Çocuk Hakları Tavsiye Kararı-rdquo;nda; çocukların teknolojiye erişimi ve ifade özgürlüğü yanında, şiddet ve nefret içeriklerinden, mahremiyet ve kişisel veri ihlallerinden, uygunsuz reklam, içerik ve propagandalardan, istismar, dolandırıcılık ve zorbalıktan korunması gibi başlıklar yer alıyor.-nbsp; </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">UNICEF ise 2017 yılı Dünya Çocuklarının Durumu Raporu-rsquo;nu -ldquo;</span><span style="line-height: 115%; background: white;">Dijital Bir Dünyada Çocuklar-rdquo; başlığı ile yayınlamıştı. Raporda dijital imkânlara erişim kadar zararlardan korunmanın da önemi vurgulanmıştı. </span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Uluslar arası kuruluşların yanı sıra, ülkeler bazında da sivil toplum kuruluşları ve akademik kurumlar, medya ve çocuk üst başlığında dijital medyanın etki süreçlerini ele alıyor. Başta çocuklar olmak üzere toplumun korunmasına ilişkin hukuki normlar da geliştiriliyor. </span><span style="line-height: 115%;">Ancak internetin ve dijitalliğin gelişim ve yaygınlaşma hızı ve hayatımızdaki kapsamı ve etki gücüne mukabil fonksiyonel bir önlem sürecinden bahsetmek mümkün değil. Kurumsal ve akademik düzeydeki analiz ve tavsiyeler, ne yazık ki günlük hayata yerleşen bir bilinç oluşturmuyor. Oysa anlaşılabilir ve benimsenebilir bir bilgilendirme ve bilinçlendirme süreci büyük önem taşıyor.</span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">Bununla birlikte dijital medya ve çocuk ilişkisinde yer alan sorunlar çoğunlukla erişimde eşitsizlik, siber zorbalık ve dolandırıcılık gibi başlıklarla öne çıkarılıyor. Oysa çocukları etkileyen daha yıkıcı sorun ve riskler; kimlik ve kişilik gelişiminde, psikolojik açıdan ve kültürel bağlamda ortaya çıkıyor. İlerleyen yıllarda tsunami gibi üzerimize gelecek bir sorun dalgası, bugün adeta ilmek ilmek örülüyor.-nbsp; </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%;">Fıtratı bozmaya ant içmiş gibiler</span></b><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%;"> </span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Küresel ölçekte medyayı elinde tutan kötü irade, adeta -ldquo;fıtratı bozmaya-rdquo; and içmiş gibi-hellip; Bu zeminde </span><span style="line-height: 115%;">çocuklar medya aracılığı ile m<span style="background: white;">asum dünyalarında yer almaması gereken sözlere, davranışlara, hal ve duygulara şahit oluyorlar. Bu noktada akla ilk olarak çocukların yetişkinlere yönelik içeriklere maruz kalmaları geliyor. M</span></span><span style="line-height: 115%;">edya teorisyeni Neil Postman, kapitalizm ve medyaya çarpıcı eleştiriler getirdiği kitabı -ldquo;Çocukluğun Yok Oluşu-rdquo;nda; medya araçlarının etkilerine ilişkin, </span><span style="line-height: 115%;">-ldquo;Hiç sormadıkları sorulara yanıtlar verilen çocuklarla ya da kısaca belirtirsek, çocuksuz bir dünyayla baş başa kalırız-rdquo; derken bu gerçeği ifade ediyor. Artık ç</span><span style="line-height: 115%; background: white;">ocuklara yönelik yapımlarda bile, içerdikleri sosyo-kültürel, ahlaki ve psikolojik olumsuz alt mesajlar yer alıyor ve daha riskli etkilere yol açabiliyor.</span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">Öte yandan dijital teknolojiler<span style="background: white;"> çocukları şahit olmanın yanı sıra birer -ldquo;aktör-rdquo; kılıyor. </span>Sosyal medyada varlık göstermeye çalışan çocukların şuh/karizmatik pozları dikkatinizi çekiyor mu? Dansları, bakışları, dış görünüşleri yaşlarının çok üzerinde bir algıya yol açmıyor mu? <span style="background: white;">Yetişkin bir bireyin dahi, kendisini yalnızca cinselliği ile ifade etmesi tartışma konusu iken, çocukların sosyal medyada içine çekildikleri bu döngü, gelişimsel sorunların yanı sıra; cinsel istismar ve zorbalık açısından da büyük risk taşıyor. Bu noktada, yalnızca sosyal medyanın görünen yüzüne değil; birebir mesajlaşma, görüntülü konuşma, k</span>apalı sistem bağlantı ve yayın yapılan dijital ortamlara da dikkat kesilmek gerekiyor. </span></span><span style="line-height: 115%;"><span style="background: white;"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; Gün geçtikçe artan ve popülerleştirilen eşcinsel profillere de değinelim. Kendilerini -ldquo;influencer, içerik üretici-rdquo; gibi tanımlarla lanse eden bu kişilerin takipçi sayısı arttıkça eşcinsel imaj; ilgi çekmenin ve popülerliğin bir basamağı olarak görülmeye başlandı. Instagram-rsquo;da artık makyaj yapıp şuh danslar eden erkek çocukları ve kısacık saçları, sert bakışlarıyla racon kesen kız çocuklarının olduğu yüzlerce hesaba rastlayabilirsiniz. Bu çocuklar LGBT lobisinin birer propaganda aracı haline geliyor. İlginç olan ise bu zeminde aslında bizzat -ldquo;çocuk hakkı ihlali-rdquo; olan şeyler, -ldquo;özgürlük-rdquo; söylemi ile bir hak savunusu olarak lanse ediliyor ve bu çarpık söylemin yaygınlaştırılmasında çocuklar kullanılıyor. </span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%; background: white;">Fenomen hesapların karanlık yüzü</span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Dijital çocuk hakları bağlamında dikkat çekilmesi gereken bir konu da, çocukların bizzat aileleri tarafından sosyal medyada para kazanma amacıyla kullanılması-hellip; Hani şu ultrason görüntülerinden itibaren </span><span style="line-height: 115%;">her anları paylaşılan çocuklar-hellip; İsimleri ne olursa olsun, siz onlara -ndash; The Truman Show filminden mülhem - -ldquo;Truman-rdquo; diyebilirsiniz. Bu fenomen çocuklar, filmin baş kahramanı Truman gibi gizli kameralarla çekilmiyorlar belki ama henüz kendi irade ve tercihleri gelişmemişken sosyal medyanın beğeni ve takipçi odaklı çıkar döngüsüne atılıyorlar. Üstelik bizzat anne-babaları tarafından-hellip; </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%;">Söz konusu hesaplarda çocukların kişilik hakları ve mahremiyetleri ihlal ediliyor. Ayrıca çocukların kişisel bilgileri ve görüntüleri, kötü niyetli ve sapkın kişilere de açık hale getiriliyor. </span></span><span style="line-height: 115%;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Bu durum, aynı zamanda çocukların ekonomik sömürüsü bağlamında da değerlendirilebilir. Çünkü dijital medya şirketlerinin ekonomik sistemi, kullanıcıların paylaşım ve etkinliğine bağlıdır. </span><span style="line-height: 115%; background: white;">Prof. Christian Fuchs, dijital medya kullanıcılarını ilgili şirket için emek harcayan ücretsiz işçiler olarak nitelendirir. Fuchs-rsquo;a göre, -ldquo;gönüllü-rdquo; olmak bir şeyi değiştirmez. Amaç eğlenmek, sosyalleşmek, yeteneklerini göstererek keşfedilmek, firma ve ürün tanıtımları ile para kazanmak veya yalnızca oyalanmak olabilir. Her halükarda küresel teknoloji şirketlerinin emek sömürüsü söz konusudur. Çocuklarını fenomen yapmaya çalışan aileler ise bu sömürüde küresel şirketlerle kol kola giriyor. </span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><span style="font-size: medium;"><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%; background: white;">Manipülasyon ve dezenformasyondan korunma hakkı </span></b></span><b style="mso-bidi-font-weight:-#10;normal"><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.45pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Dijital medyada çocukların muhatap oldukları ve maruz kaldıkları içerikler çok çeşitli-hellip; Her birini tek tek ele almak yerine genel olarak şunu ifade edelim: Dijital zeminde algı yönetimi, dezenformasyon ve manipülasyon; belki de en çok çocuklar için risk teşkil ediyor. Bu kilit kavramları, çarpıtılmış </span><span style="line-height: 115%; background: white;">haberlerin yanı sıra; insanın kendini, varlığı ve hayatı anlamlandıran tüm dinamiklere ilişkin bilgi ve algıların, küresel medya kültürünün çıkarına hizmet edecek şekilde çarpıtılması olarak da anlamak gerekiyor. Bu bağlam itibariyle manipüle edilmemek de çocukların hakkı... </span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Peki, artık gerçek hayatı da domine eden dijital kültürü kimler, hangi amaçlarla üretiyor? Çocuklarımız dijital zeminde nelerin tüketicisi ve üreticisi oluyor? Bu konularda mevcut ve muhtemel sorunların önlenmesine ve çözümüne yönelik nasıl tedbirler almak ve nasıl bir politika belirlemek gerekiyor? </span></span><span style="line-height: 115%; background: white;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.45pt"><span style="font-size: medium;"><span style="line-height: 115%; background: white;">Görüldüğü üzere dijitalleşmenin hızla geliştiği bu dönemde, çocuk haklarını dijital bağlamda da ele almak büyük önem taşıyor.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.45pt;"><span style="font-size: small;"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/dijital-dunyada-gume-giden-cocuk-haklari-3891509">https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/dijital-dunyada-gume-giden-cocuk-haklari-3891509</a></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.45pt"><span style="font-size: medium;">-nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.45pt;"><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; background: white;"> <o:p></o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Medyadaki Epistemik Tekelin Farkında mıyız?</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/medyadaki-epistemik-tekelin-farkinda-miyiz</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/medyadaki-epistemik-tekelin-farkinda-miyiz#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Medya ve Dijital Teknolojiler]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/medyadaki-epistemik-tekelin-farkinda-miyiz</guid>
<description><![CDATA[Dijital teknolojiler; iddia edildiği gibi bilgi edinme, haber alma ve içerik üretiminde sınırsız bir özgürlük sağlamanın çok ötesine savrularak  tekinsiz ve despotik bir yapı kazanıyor. Medya devleri;  küresel çapta temel bir bilgi ve algı kaynağı, varlık zemini ve hatta alternatif bir yaşam alanı olarak giderek merkezileşiyor ve yalnızca ekonomik açıdan değil epistemolojik açıdan da bir tekel oluşturuyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: center;"><img src="/uploaded//Adsiz(1).jpg" width="199" height="320" alt="" /></p>
<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: right;"><span style="font-size: small;">Ayşe Çağlayan - Medya ve İletişim Uzmanı-nbsp;</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: right;"><span style="font-size: small;"><b style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; text-align: right;">YeniŞafak Gazetesi - Düşünce Günlüğü - 24 Kasım 2021</b></span></p>
<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Dijitalleşme sürecini domine eden dijital tabanlı küresel medya şirketleri sıklıkla gündemde yer alıyor. Halihazırda en yaygın kullanılan iletişim ve sosyal medya uygulamalarını elinde bulunduran Facebook-rsquo;un, metaverse teknolojisine yönelik adımlarını hızlandırması ve isim değiştirerek Meta Inc.-rsquo;a dönüştürülmesi tüm dünyada farklı boyutlarıyla tartışılıyor.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Bu gelişmeden kısa süre önce şirketin uygulamalarında 7 saatlik bir çöküş yaşanmıştı. Bu çöküş, küresel şirketin iletişim, haber, bilgi, eğlence, ticaret ve bireysel yayıncılık gibi alanlarda, halihazırda sahip olduğu tekeli çarpıcı şekilde gözler önüne sermişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="non-card" data-card-id="7613acc4-6538-4250-ef7a-c21737214359" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Şirketin bu etki gücü, yapay zeka marifetiyle bazı kişi ve konular üzerinde uyguladığı kısıtlamalar veya öne çıkartmalar itibarıyla da tartışılıyor. Facebook-rsquo;un yanısıra Twitter ve Alphabet Inc-rsquo;a ait olan Google ve YouTube gibi popüler uygulamalarda da durum farksız. Netflix-rsquo;in kurgusal anlatılarında ve Microsoft-rsquo;un en temel yazılımlarında sahip olduğu küresel tekeli de zikretmek gerekiyor. Kişisel verilere erişim ve depolama ile oluşturulan Big Data-rsquo;nın mezkûr dijital şirketlerin elinde olması da önemli bir tartışma boyutu.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="761dde34-0e36-48c7-725c-97395bc0b0fb" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Yani dijital teknolojiler; iddia edildiği gibi bilgi edinme, haber alma ve içerik üretiminde sınırsız bir özgürlük sağlamanın çok ötesine savrularak artık tekinsiz ve despotik bir yapı kazanıyor. Medya devleri; küresel çapta temel bir bilgi ve algı kaynağı, varlık zemini ve hatta alternatif bir yaşam alanı olarak giderek merkezileşiyor ve yalnızca ekonomik açıdan değil epistemolojik açıdan da bir tekel oluşturuyor.</span></p>
<h2 data-card-id="920f86e7-e21d-406a-51fa-e0eed229068f" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">KATI OLAN HERŞEY BUHARLAŞTI</span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="17509d32-ca10-49f8-7073-4e5f816c7abd" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Epistemoloji; bilginin doğasını, kaynaklarını ve sınırlarını araştıran felsefenin önemli alanlarından biridir. Prof. Dr. Murat Baç-rsquo;ın Çağdaş Epistemolojiye Giriş kitabında yer alan ifadesiyle epistemoloji, -ldquo;insanların doğal ve düzenli olarak gerçekleştirdikleri sıradan bilgi edinme işlevlerinin ardındaki felsefi öyküyü-rdquo; anlatır. Dayanılan bilgi kaynağı, insanın ontolojik hakikatini de belirler. İnsan, sahip olduğu epistemolojiye göre -ldquo;ben ve varlık algısı-rdquo;nı ve yaşam biçimini şekillendirir. Yani, hayatımızı hangi hakikat bilgisine göre kurduğumuz, epistemolojik bağımızla ilgilidir. Çoğumuz sahip olduğumuz epistemolojinin farkında olmadan hayatlarımızı sürdürürüz. Kendimizle, başka insanlarla ve sair varlıklarla iletişimimiz, -ldquo;hakikat-rdquo; kabulümüzün içsel bir mekanizma ile dışa vurumudur.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="17509d32-ca10-49f8-7073-4e5f816c7abd" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Bireysel ve toplumsal gerçekliği kuran hakikatin, başka bir hakikat anlayışıyla yer değiştirmesi ise -ldquo;epistemolojik kopuş-rdquo; kavramı ile ifade edilir. Bu kavram dünya tarihinde ilk kez Aydınlanma dönemi için kullanılmıştır. Kadim bilgi kaynaklarından koparak kutsalı gündelik yaşamdan kovan Batı, modern olarak idealleştirdiği seküler -ldquo;ben ve varlık algısı-rdquo;na geçiş yapmıştır. Aklın yalın, yalnız ve başıboş kaldığı bu algıyla Batı; tabiatı ve insanı kendi çıkarları doğrultusunda nesneleştirmiştir ve sahip olduğu teknolojik, ekonomik ve siyasi gücü dünya üzerinde yıllardır sınırsızca kullanmaktadır.</span></p>
<h2 data-card-id="eef3595e-c00d-4bbc-3978-44b3d71fade2" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">KÜRESEL ÇAPTA YAŞANAN BİR DÖNÜŞÜM</span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="1856a9e1-c6fd-4789-9a08-122b3fbcad8a" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Baskı unsurlarının ağırlıklı olduğu sömürgecilikle başlayan bu süreç, medya sistemlerinin büyük katkısıyla hegemonik bir nitelik kazanmıştır. Medya alanında yalnızca cihaz olarak değil, soyut/sembolik ürünleriyle de küresel bir pazar edinen Batı, dünyanın en ücra ülkelerindeki evlerin dahi başköşesine bir -ldquo;bilinç-rdquo; olarak yerleşmiştir. Nitekim Raymond Williams, Televizyon, Teknoloji ve Kültürel Biçim isimli kitabında Batı-rsquo;da üretilen ve dünyaya pazarlanan içerikleri bir -ldquo;sosyal girdi-rdquo; olarak tanımlamaktadır. Time Warner şirketi 1990 yılında seçtiği -ldquo;Dünya bizim izleyicimizdir-rdquo; sloganında hiç de haksız değildir.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="1856a9e1-c6fd-4789-9a08-122b3fbcad8a" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Medya araçlarının bu etki gücü - her ne kadar insanlığın faydasına büyük imkân ve potansiyeller taşısa da -ndash; seküler epistemolojiden beslenen kapitalist sistemin işlerliği ve sürdürülebilirliği yönünde kullanılmıştır. Özellikle dev medya şirketleri ile Batı, epistemolojik algı ve anlam çerçevesini küresel izleyiciye aktarmış ve kapitalizmi besleyecek nitelikte bir sosyo-kültürel dönüşüm meydana getirmiştir.</span></p>
<h2 data-card-id="689c9b07-f624-4dda-80e2-ace1593a4188" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">ÜRETİM-TÜKETİM-ÇIKAR-HAZ DÖNGÜSÜ</span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="e7f5a7a8-6394-4844-e4fd-c05e55e5862d" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Sosyolog Nazife Şişman Dijital Çağda Müslüman Kalmak isimli kitabında, insanlığın yeni bir epistemolojik kopuş yaşadığına dikkat çekmekte ve toplumların artık web epistemolojisiyle karşı karşıya olduğunu belirtmektedir.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="e7f5a7a8-6394-4844-e4fd-c05e55e5862d" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Dijital mecralar söz ettiğimiz seküler epistemolojinin doğası olan -ldquo;üretim-tüketim-çıkar-haz-rdquo; döngüsünün en etkin şekilde işlediği zemin haline gelmiştir. Günümüz insanı için gündelik ilişkilerden iş yaşamına, kültürel etkinliklerden eğlenceye, siyasetten ticarete kadar hemen her yaşam alanı dijital dolayımdan geçmektedir. Dolayısıyla dijital teknolojiler temel bilgi edinme aracı haline gelmiştir.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="e7f5a7a8-6394-4844-e4fd-c05e55e5862d" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Bunu yalnızca arama motorlarına başvurmak şeklinde bilinçli bir bilgi edinme süreci olarak anlamamak gerekir. Örneğin bir influencer, bir YouTube videosu, bir reklam, haber veya dizi de; ele aldığı konu ve bu konuyu ele alış biçimi itibarıyla bir bilgi akışı sağlamaktadır. Böylece yeni medya sistemleri, geleneksel medyadan çok daha yoğun ve etkili şekilde, hayatı okuma ve yaşama biçimimizi belirlemektedir. Yapay zekâ teknolojisi ise bilgiyi üretme, yayma, engelleme veya çarpıtma kabiliyeti itibarıyla söz konusu küresel şirketlere, hegemonya ile despotizm arasında salınımlı bir yapı kazandırmıştır.</span></p>
<p class="non-card" data-card-id="e7f5a7a8-6394-4844-e4fd-c05e55e5862d" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-size: medium;">Gelinen noktada dikkat edilmesi gereken husus; sözünü ettiğimiz tekelin yalnızca ekonomik olmadığıdır. Mevcut dev ekonomiler bir sonuçtur. Bu sonuca ulaştıran esas unsur ise bu şirketlerin dünya üzerinde oluşturduğu epistemolojik tekeldir. Bu sebeple dijital medya -ndash; toplum ilişkisi, insanın algı ve anlam çerçevesi üzerindeki baskın gücü ve muhtemel riskleri itibarıyla disiplinler arası çalışmalara konu edilmeli ve bu hususta acilen toplumu koruyucu politikalar üretilmelidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; line-height: 30px; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 1cm;"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/medyadaki-epistemik-tekelin-farkinda-miyiz-3722841" style="background: transparent; color: rgb(37, 161, 134); cursor: pointer; text-decoration-line: none;"><b><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;, -quot;serif-quot;; font-size: 12pt; line-height: 24px;"><o:p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Tahoma;">-nbsp;</span></span></o:p></span></b><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Tahoma;"><b>https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/medyadaki-epistemik-tekelin-farkinda-miyiz-3722841</b></span></span></a></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Metaverse İnsanlığı Nereye Çağırıyor?</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/metaverse-insanligi-nereye-cagiriyor</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/metaverse-insanligi-nereye-cagiriyor#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Medya ve Dijital Teknolojiler]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/metaverse-insanligi-nereye-cagiriyor</guid>
<description><![CDATA[Dijital teknolojiler, gerçek dünyaya alternatif bir evren oluşturmak için en elverişli zemin. Nitekim dijital teknolojiye dair atılan her adımın, insanı biyolojik ve fiziksel mekânından kopararak sanal gerçekliğe doğru çektiği açıkça görülüyor. Bu bağlamda metaverse teknolojisini, transhümanizmin bir önceki adımı olarak nitelemek mümkün.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded//resized_1e9ca-a913e552dusuncegunlugu_3_aralik_2021.jpg" width="300" height="168" alt="" /></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-size: small;">Ayşe Çağlayan - Medya ve İletişim Uzmanı</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; text-align: right;"><span style="font-size: small;">Yeni Şafak Gazetesi - Düşünce Günlüğü Sayfası - 4 Aralık 2021</span>-nbsp;</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; color: rgb(41, 41, 41); text-align: justify;">İnternet ilk çıktığı dönemde iletişim ve ifade özgürlüğü açısından büyük bir devrim olarak nitelendirilmiş ve üzerine binlerce güzelleme yapılmıştı. Ülkemizde interneti tanıtan ilk yayınlar arasında yer alan 1995 tarihli 32. Gün programında şu ifadeler kullanılıyordu:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm; text-align: justify; text-indent: 1cm;"><i><span style="font-size: 12pt;">-nbsp;</span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm 0cm 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">-ldquo;Bu sayede tuşlara dokunan bütün âdemoğulları din, dil, ırk farkı gözetmeden birbirine ulaşıyor. Onların dünyasında ulusal sınırlar yok, devletler yok, ordular yok, denetleyiciler, cezalandırıcılar yok. İnternet cumhuriyetinde neredeyse mutlak bir demokrasi hâkim. İnternet dünyadaki yeni iktidarın sembolü-hellip; Bu yeni iktidar bilgiye ve bilenlere ait-hellip; Yedi iklim, dört bucakta artık bilginin hâkimiyeti hüküm sürüyor. İnternet bir sabit merkezin veya servisin adı değil, sahibi veya yöneticisi yok.-rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm 0cm 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">-nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm 0cm 0cm; text-align: justify;"><b><span style="font-size: 12pt;">ÖZGÜRLÜK HAYALLERİNDEN ALGORİTMA DİKTATÖRLÜĞÜNE</span></b><span style="font-size: 12pt;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bu yayın esasında internetin henüz yeni bir teknoloji olduğu yıllardaki genel yargıların özeti niteliğinde ve oldukça iyi niyetli bir yaklaşım gösterilmiş. Bu yayından 26 yıl sonra, gelinen noktada artık dijital sistemlerden bahsederken -ldquo;diktatörlük-rdquo; kavramını daha sık kullanıyoruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Dijital şirketlerin muvazzaf askerleri olan algoritmalar, istenilen kişi, konu veya olguları engelliyor, istenileni öne çıkartıyor, milyarlarca kullanıcının görsel, işitsel veya yazılı verilerine erişiyor ve bu verileri istenilen şekilde işleyebiliyor. -ldquo;Algoritma diktatörlüğü-rdquo; olarak kavramsallaştırılan bu süreç,-nbsp;<i>İletişim Ansiklopedisi</i>-rsquo;nde özetle şöyle açıklanıyor:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm 0cm 0cm; text-align: justify;"><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">-nbsp;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin: 0cm 1cm 0cm 0cm; text-align: justify;"><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">-ldquo;Öncelikle büyük verinin toplanması ve analiz edilmesi yoluyla başlıca kalıplar ve eğilimler ortaya çıkarılır ve bunlar bireylerin davranış ve tutumlarını etkilemek ve yönlendirmek için kullanılır.-nbsp;</span><span style="font-size: 12pt;">Algoritmik sistemler; yanılsamalı özgürlükler ve belirlenmiş tercihler üretirler. Bu da kritik bir irade sorununa, davranışın ve düşünmenin programlanması ve otomatikleşmesi sorununa yol açmaktadır. Bu açıdan algoritma diktatörlüğü, sosyolojiyi tümüyle tehdit etmektedir.-rdquo;<span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial;"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><b><span style="font-size: 12pt;">ÇARKLARI -ldquo;SIRADAN İNSAN-rdquo; DÖNDÜRÜYOR</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">İşte bu noktada dijital sistemlerin sıradan insanla olan ilişkisine dikkat kesilmek gerekiyor. Çünkü söz konusu dijital mecralar, halihazırda milyarlarca kullanıcıya sahip. Bu kullanıcılar her türlü despotik uygulamaya rağmen, büyük bir istek ve gayretle dijital sistemlerde yer alıyor. Bunda kullanıcılara üretim süreçlerine dâhil olarak bundan kazanç sağlama imkânlarının sunulmasının payı büyük. Artık çoğu kişinin gündemi; takipçi sayısı, daha fazla etkileşim, keşfet bölümüne düşmek. Bu uğurda; yüz ve bedenler, aile hayatı ve çocuklar, sofralar, geziler, okunan kitaplar, uzmanlıklar kısacası akla gelen her şey bir -ldquo;içerik-rdquo; dolayısıyla bir kazanç malzemesi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yapay zekâ algoritmaları için içeriklerin; dini, kültürel, siyasi, sanatsal, eğlencelik ve hatta saçma sapan olmasının bir önemi yok. İçeriklerin zararlı veya faydalı olmasının da önemi yok. Dijital zeminde yalnızca etkileşim yoğunluğu önemli. Çünkü her kullanıcı, her içerik ve etkileşim; yeni veriler, yeni reklam verenler ve daha fazla gelir anlamına geliyor.-nbsp;</span><span style="font-size: 12pt;">Dolayısıyla veri temelli yeni küresel kapitalizmin ana kaynağı, başlıca metası ve çok yoğun bir mesai ile çalışan işçisi; sıradan insanın bizzat kendisi oluyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Görüldüğü üzere dijital medya sistemleri, - Althusser-rsquo;den mülhem bir ifade ile - dünya insanını seküler epistemolojiye şimdiye dek olmadığı kadar güçlü bir şekilde -ldquo;çağırıyor-rdquo; ve bu çağrıya büyük bir teveccühle karşılık buluyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><b><span style="font-size: 12pt;">TRANSHÜMANİZMİN EŞİĞİNDE</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Doç. Dr. Ahmet Dağ,-nbsp;</span><i style="font-size: 12pt;">İnsansız Dünya -ndash; Transhümanizm-nbsp;</i><span style="font-size: 12pt;">isimli kitabında dijitalleşmenin seküler epistemolojinin devamı niteliğinde ancak yeni ve keskin bir dönemeç olduğunu izah ediyor, sürecin insan zihnini ve bedenini tümüyle kontrol etmeyi hedefleyen transhümanizme doğru hızla ilerlediğini vurguluyor. Transhümanizmin, bilim ve teknolojiyi yüceleştiren, aşkın Tanrı-rsquo;nın yersizliğine inanan ve ebedi ruha inanmayan seküler bir anlayışa sahip olsa da, dünya üzerinde ölümü dahi ortadan kaldıracak Tanrısal bir güç elde etme hedefinde olduğunu belirten Dağ, bunun teknolojide temellenen sahte bir yeni din projesi olduğunu ifade ediyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bu hedeflerin gerçekleşmesinde dijital teknolojiler, gerçek dünyaya alternatif bir evren oluşturmak için en elverişli zemin. Nitekim dijital teknolojiye dair atılan her adımın insanı biyolojik ve fiziksel mekânından kopararak sanal gerçekliğe doğru çektiği açıkça görülüyor. Bu bağlamda metaverse teknolojisini, transhümanizmin bir önceki adımı olarak nitelemek mümkün.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Marc Zuckerberg-rsquo;in -ldquo;Metaverse'in tanımlayıcı niteliği, bir mevcudiyet hissi olacaktır, sanki orada başka bir kişiyle veya başka bir yerdeymişsiniz gibi. Başka biriyle gerçekten var olmak, sosyal teknolojinin en büyük hayalidir. Bu yüzden bunu inşa etmeye odaklandık. Bu, ekranlarda daha fazla zaman geçirmekle ilgili değil; zaten geçirdiğimiz zamanı daha iyi hale getirmekle ilgili.-rdquo; ifadeleri oldukça düşündürücü-hellip;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><b><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">HAKİKATTEN KOPMADAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">Baudrillard-rsquo;ın medyanın gerçeklik üzerindeki dezenformatif etkisini çarpıcı tespit ve öngörülerle ortaya koyduğu simülasyon kuramından baktığımızda, geldiğimiz noktanın oldukça trajik olduğunu söyleyebiliriz.-nbsp;</span><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">Her manası ile -ldquo;hakikatin-rdquo; tümüyle yitirildiği bu süreçle ilgili can alıcı sorular ise şunlar: Metaverse evreninde insani nitelikleri, değerleri, sınırları ve kuralları kim, neye göre belirleyecek? Kullanıcılar zihinsel, duygusal, manevi ve psikolojik açıdan nasıl etkilenecek? Bu sanal evrenin gerçek hayata etkileri nasıl olacak?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Görüldüğü üzere insanlık yeni ancak öncekilerden çok daha muğlâk ve tekinsiz bir dönemecin eşiğinde. Üstelik bu teknolojiyi elinde bulunduran tekel şirketleri, insanlığa yaptıkları bu yeni çağrıya alacakları olumlu cevaptan son derece emin.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">Bu noktada, sürece ilişkin risklerin farkına varılması ve toplumu korumaya yönelik politikaların geliştirilmesi büyük önem ve aciliyet taşıyor. Yoksa yıllar yılı yaptığımız gibi meseleyi-nbsp;</span><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">araçsal erişimden ibaret görüp,-nbsp;</span><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-size: 12pt;">-ldquo;aman teknolojiye ayak uyduralım-rdquo; diyerek, VR başlık satma, alma ve dağıtma yarışına girersek, vay halimize-hellip;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; font-size: 20px; margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-indent: 1cm;"><span style="background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; font-family: -quot;Times New Roman-quot;, -quot;serif-quot;; font-size: 12pt;"><o:p>-nbsp;<a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/metaverse-insanligi-nereye-cagiriyor-3724334" style="background: transparent; color: rgb(37, 161, 134); cursor: pointer; text-decoration-line: none;">https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/metaverse-insanligi-nereye-cagiriyor-3724334</a></o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İslamofobi Endüstrisinin Çarkları Dönüyor</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/islamofobi-endustrisinin-carklari-donuyor</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/islamofobi-endustrisinin-carklari-donuyor#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Medya ve Dijital Teknolojiler]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/islamofobi-endustrisinin-carklari-donuyor</guid>
<description><![CDATA[ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi ile başlayan süreç; ülke içindeki siyasi ve toplumsal karmaşa, insani kriz, muhtemel göç dalgaları, patlayan bombalar ile yaşanan can pazarı ve bölgedeki güç dengeleri itibarıyla dünya kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılıyor. Bu tartışmalara İslam’a ve Müslümanlara yönelik sinsice tezgahlanan bir İslam karşıtlığı da eşlik ediyor. Afganistan’daki gelişmeleri takip ederken, meseleye çarkları yeniden döndürülmeye başlanan İslamofobik algı operasyonları açısından da bakmak gerekiyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="/uploaded//resized_4c307-8028f867dusuncegunlugu_13eylul_2021.jpg" width="300" height="307" alt="" /></p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-size: small;">Ayşe Çağlayan - Medya ve İletişim Uzmanı-nbsp;</span></p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: small;"><span style="color: rgb(41, 41, 41); font-family: -quot;Sorts Mill Goudy-quot;; text-align: right; text-indent: 47.2px;">Yeni Şafak Gazetesi - Düşünce Günlüğü - 14 Eylül 2021</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="color: rgb(34, 34, 34);">Küresel emperyalizm temsilcilerinin İslam ile dertlerinin temel sebebi aslında bizatihi İslam korkusudur. İslamofobi-rsquo;nin bilinen karşılığından farklı olarak, bu korkunun temelinde küresel emperyalizmin sürdürülmesine yönelik en güçlü karşıt paradigmanın İslam oluşu yer alıyor. Teknolojik, ekonomik ve askeri donanımları seküler bir ontoloji ve menfaat üzere temellenen ve rasyonel bir yaklaşımla tasarruf etmeye başlayan Batı, artık dünyayı bir müdahale sahası olarak görmeye başlamıştır. Prof. Dr. İbrahim Kalın, Akıl ve Erdem: Türkiye-rsquo;nin Toplumsal Muhayyilesi adlı kitabında şöyle der: -ldquo;Bu yaklaşımın varlığa, tabiata ve son tahlilde diğer insanlara ve kültürlere karşı nasıl bir istiğna ve tekebbür tavrına yol açtığı aşikâr olsa gerek.-rdquo;</span></span></span></p>
<div>
<p class="non-card" data-card-id="287b99ee-8ccf-4261-7da9-ca226a0b8906" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Bu yaklaşım, başlarda baskıcı, ardından hegemonik bir yapı kazanan emperyalist süreci doğurmuş ve Batı-rsquo;yı merkezileştiren ve besleyen bir uluslar arası statüko inşa etmiştir.</span></span></p>
<p class="non-card" data-card-id="287b99ee-8ccf-4261-7da9-ca226a0b8906" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Bu yerleşik statükonun karşısına çıkabilecek iki temel meydan okuma vardır: Rusya, Çin ve Hindistan-rsquo;ın teknoloji hamleleri ve İslam coğrafyasının kültürel direnişi-hellip;</span></span></p>
<h2 data-card-id="9774fcb8-ca50-42f1-4a01-da1e7b670b25" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">İSLAM KORKUSU ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN SOSYOLOJİK SAVAŞ</span></span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="e634f813-52f0-4773-b594-fa37b27a8a2a" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Batı, kendilerini tehdit eden bu potansiyel meydan okumalara karşı çeşitli önleyici tedbirleri her daim aktif tutmaktadır. Ekonomik, askeri ve politik manevraların yanısıra en önemli mücadele sosyo-kültürel alanda gerçekleşmektedir. İslam coğrafyasına uygulanan sistematik müdahaleleri de bu açıdan analiz etmek önemlidir.</span></span></p>
<ul data-card-id="ccea7838-9fb8-4ae7-a03f-f111499fa6d6" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Yusuf Çağlayan, Batılı güçlerin hedef ülkelerin toplumsal yapılarını ve iç ve dış siyaset dengelerini çıkarlarına uygun olarak dizayn eden söz konusu müdahalelerini -ldquo;Sosyolojik Savaş-rdquo; olarak kavramsallaştırmaktadır. Aynı isimli kitabında emperyalist hegemonyaya karşı set olabilecek jeopolitik gücün; kültür, nüfus ve coğrafya unsurları ile İslam toplumlarının elinde olduğunu vurgulayan Çağlayan, bu potansiyelin Batı-rsquo;nın uluslar arası statükosu karşısındaki en büyük tehdit olduğunu belirtmektedir.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="405063b5-341f-403b-510a-5d9b8f775a91" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Ortadoğu, Afrika, Balkanlar, Kafkasya ve Asya toplumlarının ortak paydası olan İslam, Batı-rsquo;nın küresel ölçekteki kültürel iktidarına doğrudan; askeri, ekonomik ve siyasi statükosuna ise dolaylı bir karşı paradigma niteliği taşımaktadır. İşte Batılı güçlerin İslam ve Müslümanlara yönelik -ldquo;korkularının-rdquo; ve biteviye mücadelelerinin temelinde İslam-rsquo;ın jeo-kültüründen kaynaklanan bu jeopolitik potansiyeli vardır. İslamofobi endüstrisi ise tam bu noktada karşımıza çıkmaktadır. İslam-rsquo;ın mezkûr potansiyelinin önünü kesmek isteyen emperyalist statüko güçleri, kendi İslam korkularını, İslam-rsquo;ı çarpıtan bir İslamofobi stratejisine dönüştürmüştür.</span></span></p>
<h2 data-card-id="03776b84-b0d4-42f1-f497-7f2e1a0b3f70" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">ÇARPIK ALGI ÜRETEN İKİ ENDÜSTRİ: İSLAMOFOBİ VE MEDYA</span></span></h2>
<ul data-card-id="11287fb9-e8ac-4e9d-3de7-21db099a5923" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">İslamofobi dünya kamuoyuna yöneltilen bir algı operasyonudur. Gerçek İslam-rsquo;ın inanç, kültür, medeniyet ve hukuk gibi farklı boyutları olan gücünün üzeri, üretilen radikal örgütler ve olaylarla sistematik şekilde örtülmek suretiyle tek tipleştirilmiş bir İslam algısı hâkim kılınmaktadır. Böylece küresel kamuoyu- İslam toplumları da dâhil olmak üzere - doğrudan İslam ile değil, zihinlerinde oluşturulan çarpık İslam algısı ile meşgul ve manipüle edilmektedir. Dini görünümlü terör örgütlerinin de bu bağlamda bol malzeme sağlayan yapılar olduğunu söyleyebiliriz.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="ed79fc74-ed39-4b41-10af-47ddb9884be6" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">İslamofobi kavramı her ne kadar 11 Eylül saldırısı ile gündemimizde daha fazla yer almaya başlamış olsa da, aslında kadim bir zihinsel arka planın ürünüdür. Edward Said-rsquo;in -ldquo;Doğu-rsquo;nun Doğululaştırılması-rdquo; olarak tanımladığı oryantalizmde köklenen İslamofobik düşünce, Napolyon-rsquo;un 1798-rsquo;deki Mısır seferi sonrası üretilen yazılı metinlere kadar gitmektedir. Böylece Doğu ve elbette İslam kültür ve medeniyeti, Said-rsquo;in ifadeleriyle bilgi yerine söylemle metinsel bir yeniden üretime tabi tutulmuştur. Medya araçlarının ve anlatım imkânlarının gelişimine paralel olarak Doğu ve İslam üzerine çok çeşitli ürünler ortaya konmuş olsa da yaklaşım biçimi aynı kalmaya devam etmiştir. Said; romanlarda, tarih kitaplarında, çizgi romanlarda, dizilerde, filmlerde ve hatta çocuk yapımlarında dahi İslam-rsquo;ın tek taraflı bir tasvirle ele alındığını anlatır.</span></span></p>
<ul data-card-id="09264df4-6e9f-48ed-a031-e8155bb83077" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Görüldüğü üzere medya sistemleri, emperyalist politikaların işletilmesinde en etkin araç olmuştur. Fransız yönetmen Jean Luc Godard-rsquo;ın -ldquo;Büyük İskender-rsquo;in, Sezar-rsquo;ın ve Napolyon-rsquo;un yapamadığını, Hollywood sineması yapmış ve evreni ele geçirmiştir-rdquo; sözü bu bağlamda oldukça düşündürücüdür.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="6110cfdc-ed5c-43e8-7119-41ca826a4556" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Medya sistemleri iki temel niteliği ile diğer teknolojilerden farklı bir etki ve etkileşim gücüne sahiptir: Ürünlerinin soyut/sembolik oluşu ve gerçeği her defasında yeniden üretebilme imkânı-hellip; Bu nitelikler, medyayı insanın zihin ve duygu dünyasını hedefleyen bir bilinç endüstrisi kılmaktadır.</span></span></p>
<h2 data-card-id="f09b8337-0d5c-48aa-1d34-ca3aa350600b" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">SIĞ VE TEK TİP ALGIYA MARUZ BIRAKILIYORUZ</span></span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="3fd08e12-8939-446e-ac0e-ffd3a5bfe724" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Görsel iletişimle birlikte insanoğlu, bir -ldquo;gerçeklik-rdquo; illüzyonuyla muhatap hale gelmiştir. Batı merkezli küresel tekeller şeklinde faaliyet gösteren medya kuruluşları, ellerindeki bu manipülatif gücü iki yönlü kullanmaktadır. Bir yandan kendi kültürel iktidarını oluşturacak ideal bir imaj, diğer yandan dünya üzerindeki etkinliklerini meşrulaştırmak adına geri kalmış, kötü ve tehlikeli -ldquo;ötekiler-rdquo; inşa etmektedir. Bu temel zıtlık, birer stereotip şeklinde farklı medya ürünlerinde, farklı temalara uyarlanarak defaatle işlenmekte ve ötekileştirilen toplumların dahi kendilerini -ldquo;öteki-rdquo; olarak kabul etmelerini sağlayacak kadar etkin hale gelmiştir. Neticede medya- ekonomi- siyaset etkileşiminde, manipülasyon objesi birey ve kitleler olmaktadır.</span></span></p>
<ul data-card-id="581659a7-5bb7-4af3-37ef-9e48370de650" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Sosyal medya ise hızlı ve daimî bir enformasyon akışı sağlayarak; gündeme taşıdığı kişiler, olaylar veya ülkelerle ilgili kasıtlı dezenformasyonların yapıldığı operasyonel araçlar haline gelmiştir. Neil Postman-rsquo;ın televizyona ilişkin tespiti bugün sosyal medyada en üst seviyede yaşanmaktadır: Süreç, derinlemesine bir bilgi edinme değil, olsa olsa bir şeyleri duymuş olmaktan ibarettir. Bu durum insanları sığ ve tek tip bir algıya ve tepkisel bir duygu durumuna itmekte, farklı boyutlarıyla düşünmeyi engellemektedir.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="0bf54d6e-b358-4a5e-2d50-6fb65a56bc13" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Son dönemde medyanın bu dezenformatif ve manipülatif etki gücünün nesnesi ise çoğunlukla İslam, İslam coğrafyası ve Müslümanlar olmaktadır. Kadim İslam medeniyeti, medya ürünleri aracılığıyla sistematik olarak geri kalmışlık, barbarlık, kadınlara baskı, şiddet, terör ve cehalet temalarıyla özdeşleştirilmeye devam etmekte ve zihinlerde bu eksende ikonikleşen bir Müslüman ve İslam korkusu oluşturulmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılan -ldquo;İslamofobi Endüstrisi-rdquo; kitabında, medyada radikal örgütleri merkeze alarak üretilen söylemlerin amacının, bir yönüyle Müslümanlara yönelik kaygıları körüklemek ve somut bir korkuya dönüştürmek; diğer yönüyle ise İslam karşıtı eylemlere meşruiyet zemini sağlamak olduğu belirtilmektedir. Pakistanlı antropolog Akbar Ahmed-rsquo;in -ldquo;Tarihte hiçbir şey Müslümanları Batı medyası kadar tehdit etmemiştir-rdquo; sözü bu süreci özetler niteliktedir.</span></span></p>
<ul data-card-id="32162d63-4ad9-4db0-2b66-89315c39d10d" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Afganistan ise on yıllardır maruz kaldığı emperyalist müdahalelerin geldiği son aşama ile gündemimize yerleşirken, bir yandan da İslamofobik söylemin yeniden yükselişe geçmesine yol açan gelişmelere sahne olmaktadır.</span></span></li>
</ul>
<h2 data-card-id="6121a931-9f06-4090-a4fb-9a565ae74942" data-card-type="H2" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2rem; font-weight: normal; font-size: 2.1rem; font-family: abriltext-bold; line-height: 3.4rem; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">ÇARPIK VE İMAJİNATİF TEMSİL ACİLEN DÜZELTİLMELİ</span></span></h2>
<p class="non-card" data-card-id="72e695a2-41e8-403b-ae1b-04edbacb3830" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Dünya bir kez daha küresel emperyalizmden kaynaklanan büyük bir insanlık dramına şahitlik etmesine rağmen küresel kamuoyunun algısı, İslamofobi endüstrisini besleyecek şekilde yönlendiriliyor.</span></span></p>
<ul data-card-id="8fd1f501-63bb-4295-f172-38840ef09a0d" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Kabil-rsquo;in ele geçirilmesi ve ABD-rsquo;nin geri çekilmesiyle birlikte Taliban mensuplarının şehirde sergiledikleri hal ve davranışlara ilişkin görüntüler hızla sosyal medyada dolayıma girdi. Taliban mensuplarının fiziksel görünümü, zihinsel arka planı ve silahla bütünleşmiş davranış biçimleri sanki hakiki İslam-rsquo;ı ve tüm Müslümanları temsil ediyormuş gibi bir imaj oluşturuldu. Havalanan ABD uçağına tutunan sonrasında uçaktan düşen Afganların görüntüleri de benzer yorumlara tabi tutuldu. Canilik ve cahillik temalı yorumlarla demirlenen tüm bu görseller, Afgan halkının yıllarca maruz kaldığı zulümlerin önüne geçti.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="43dcb6bc-7a07-4eb5-5062-63f6830801c4" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Ardından Afgan kadınların tesettürü ve burkası aniden öne çıkan başlıklar haline geldi. Peşi sıra paylaşılan burkalı kadın görsellerine, yaşanan dramatik olayların anlatımı eşlik etti. Ülke bu haldeyken sanki tek sorun buymuş gibi, Taliban-rsquo;ın kadınlara sosyal yaşamda tanıyacakları/tanımayacakları haklara ilişkin yaptığı açıklamalar da oldukça rağbet görüyor.</span></span></p>
<ul data-card-id="74e9f6b8-8005-4249-8a18-089bd435a51c" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Sürecin medyada bu yer alış biçimi, Wikileaks-rsquo;in açıkladığı CIA raporlarını yeniden gündeme getirdi. Söz konusu raporda ABD işgalini mazur göstermek ve özellikle Batı toplumlarında feminizm odağındaki hassasiyetleri kışkırtarak ABD işgaline yönelik eleştirileri azaltmak için Afganistan gündeminin kadınlar ekseninde tartışılması gerektiği öneriliyordu. Bu önerinin bir -ldquo;gündem koyma-rdquo; operasyonu ile medyada sistematik şekilde uygulamaya sokulduğu açıkça görülüyor.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="5255644d-299c-4f53-62da-04917f2f887a" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Nitekim Türkiye-rsquo;de dahi tartışmalar bu algı yönetiminin etkisinde kaldı. Sosyal medyada dolayıma sokulan -ldquo;burka-rdquo; ikonu ekseninde kadınların mağduriyetine odaklı yayınlara, süreci farklı boyutlarıyla okuyamayan kullanıcılar tepkisel duygularıyla yaptıkları paylaşımlarla katkı sunmuş oldu. Afganistan-rsquo;da on yıllardır yaşanan sistematik emperyalizmin yol açtığı siyasi, askeri, ekonomik ve kültürel süreçler ve hali hazırdaki karmaşa göz ardı edilerek, süreç sığ bir -ldquo;sekülerlik-rdquo; tartışmasına indirgeniverdi. Ardından sahneye bombalarla çıkan DAEŞ, İslam ülkelerinin kurtulamadığı o korkunç imajı bir kez daha çiziverdi: terör, kan ve insanlık dramı-hellip;</span></span></p>
<ul data-card-id="8d2ca6b5-470c-490d-0816-e73bdf383938" data-card-type="Ul" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; list-style: none; padding: 2rem; margin: 2rem auto; background: rgba(203, 1, 2, 0.06); border: 0.1rem solid rgba(203, 1, 2, 0.09); position: relative; border-radius: 0.3rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px;">
    <li style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin-bottom: 1rem; font-family: acuminpro-regular; font-size: 1.7rem; line-height: 2.8rem; color: rgb(26, 26, 26); text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Görüldüğü üzere İslamofobi endüstrisinin çarkları bir kez daha döndürülmeye başlandı. Üstelik bu sefer sosyal medyanın başı çektiği dezenformatif ve manipülatif bir algı yönetimi süreci de söz konusu. Bu durum ABD-rsquo;nin, her ne kadar sahada askeri bir hezimete uğramış olsa da, emperyal stratejilerini sürdürmeyi hedeflediğini bizlere açıkça gösteriyor. Yani ABD-rsquo;nin Afganistan özelinde, İslam coğrafyası üzerindeki emperyalizminin sonuna değil, yeni bir süreci doğuracak son dönemecine şahitlik ediyoruz.</span></span></li>
</ul>
<p class="non-card" data-card-id="6b518f6f-c757-4408-0673-cbfecc48a868" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; color: rgb(34, 34, 34); font-family: abriltext-regular; font-size: 20px; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;">Peki, bu yeni İslamofobik atağa karşı ne yapılmalı? Öncelikli hamle, İslam-rsquo;ın jeokültürel ve jeopolitik gücünü bizzat İslam coğrafyalarının idrak etmesini sağlamak olmalı... Ayrıca İslam-rsquo;ın imajinatif ve çarpık temsilinin, Taliban ve türevleri yapıların elinden alınması ve İslam-rsquo;ın doğruluğunu ve doğru İslam-rsquo;ı anlatacak iletişim ağlarının kurulması ve etkin kullanımı önem ve aciliyet taşıyor.</span></span></p>
<p class="non-card" data-card-id="6b518f6f-c757-4408-0673-cbfecc48a868" data-card-type="Text" style="box-sizing: border-box; vertical-align: top; margin: 0px auto 2.6rem; text-align: justify;"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: medium;"><font color="#222222">https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/islamofobi-endustrisinin-carklari-donuyor-3702157</font></span></span></p>
</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Milli Eğitim Reformunun Başarı Şartı: Bilgi Kuramı Değişimi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/milli-egitim-reformunun-basari-sarti-bilgi-kurami-degisimi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/milli-egitim-reformunun-basari-sarti-bilgi-kurami-degisimi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Eğitim]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/milli-egitim-reformunun-basari-sarti-bilgi-kurami-degisimi</guid>
<description><![CDATA[Yusuf Çağlayan'ın Yeniden SEBİLÜRREŞAD, Ekim-2018 sayısında yer alan makalesidir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><b><u><span style="font-size: 13pt">MİLLİ EĞİTİM REFORMUNUN BAŞARI ŞARTI</span></u></b><b><span style="font-size: 13pt">: <i>BİLGİ KURAMI DEĞİŞİMİ</i></span></b></p>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 35.45pt; text-justify: inter-ideograph"><b>-nbsp;</b></div>
<div style="text-align: right; margin: 6pt 0cm 6pt 14.2pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal"><strong><i><span style="font-size: 10pt">Yeniden SEBİLÜRREŞAD, Ekim-2018/Safer1440, Sayı:1033, Sayfa:9-14</span></i></strong></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Giriş</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Ülkemiz cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçiş ile birlikte, bu değişimin yansımalarının yaşanacağı yeni bir döneme de girmiş bulunmaktadır. Şüphesiz ki, bu yansımaların beklendiği alanların başında eğitim sistemi gelmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hızla ilerleyen bilim ve teknoloji, iş kollarında çalışanlardan daha üstün nitelikler beklemektedir. İşte, bilim ve teknolojinin hızla gelişmesi sonucu olarak sosyal, siyasî ve iktisadî alanlarda meydana gelen sürekli intibakların doğurduğu zaruretler, eğitim problemini daima ön planda tutmakta ve onu hayatî bir konu haline getirmektedir. Bugün, toplum olarak bilim ve teknoloji alanında büyük bir gelişme dünyasının tam ortasında yaşamakta olmamızdır ki bizi bu gelişme dünyasında barınabilmek için iyi bir eğitim görmeye tazyik etmekte ve eğitimi sürekli olarak gündemde tutmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi, ülke ve toplum olarak yaşadığımız tıkanmaların kökeninde yer alan insan problemi ile bire bir ilişkilendirilmekte; çözümün eğitim anlayışımızda gerçekleştirilecek köklü değişimlerde olduğu dile getirilmekte, ancak bu güne kadar bu konuda köklü değişimlerin gerçekleştirilemediği görülmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bunun temel sebebini ülkemizin tarihi arka planında aramak gerekir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi hangi tarihi, toplumsal ve kültürel süreçlerde teşekkül etmiştir? Bu süreçlere kısaca bir göz atarak, eğitim sisteminin hangi önyargılar, hangi algılar ve ideolojiye dönüşmüş sınırların cenderesinden çıkamadığını da anlayabiliriz.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi, iki temel algı üzerine tesis edilmiştir: Avrupa'nın bilim ve teknolojide gerçekleştirdiği ilerlemeye dair algı ve İslam algısı... </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Malum olduğu üzere, Avrupa Ortaçağ-rsquo;ında hayatı kuran hakikat, kilise öğretileri idi. Bilimsel tezler bu öğretileri temsil eden kilise adamlarının otoritesine tehdit olarak algılandığı için, kilise adamları-bilim adamları arasında yoğun gerilimler başladı. Bu gerilim süreç içinde, bilim adamlarının kilise adına aforoz edilmesine, engizisyon mahkemelerinde yargılanıp idam edilmesine kadar varan bir çatışmaya dönüştü. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Böylece, Batı'daki Rönesans hareketleri dine tepki hüviyeti kazanmış, dine düşman temeller üzerine yükselmiştir.</span><span style="font-size: 10pt">(1)</span><span style="font-size: 13pt"> Bu tepkinin yol açtığı dinden soyutlanma E. Renan-rsquo;ın ifadesi ile -quot;Din terakkiye manidir-quot; anlayışına kadar varmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Varlık ve doğaya dair bilgi anlayışı bakımından kilise öğretilerinden kopuş, Avrupa toplumlarında, hayatı kuran hakikat anlayışında köklü değişimlere yol açmıştır. Kilise öğretilerine dayalı bilgi anlayışı, yerini bilimsel bilgi anlayışına bırakmıştır. -nbsp;Bu değişim, <i>-ldquo;epistemolojik kopuş-rdquo;</i> olarak tanımlanır. </span><span style="font-size: 10pt">(2)</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Avrupa-rsquo;daki bilimsel ilerlemeler ile bu epistemolojik kopuş arasında birebir ilişki vardır. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü vardır. Çünkü başta Batı ülkeleri olmak üzere, Batı-rsquo;yı modelleyen bütün ülkelerde günümüzde su yüzüne vuran bireysel, toplumsal ve toplumlar arası krizler de yine bu bilgi anlayışı değişimi ile bire bir ilişkilidir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Avrupa-rsquo;da kilise adamları-bilim adamları çatışması olarak başlayan süreç, önce kilise-bilim; daha sonra da Hıristiyanlık-bilim ve en nihayetinde de din-bilim çatışması olarak tanımlandı. Neticede, Avrupa-rsquo;daki bu çatışma ile başlayan epistemolojik kopuş olgusu, bir kalkınma, ilerleme ve modernleşme felsefesine dönüşerek küreselleşti. -nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Kısaca, Avrupa'daki kilise temsilcileri tarafından kendi otoritelerine bir tehdit olarak algılanan bilimsel ilerleme, haklı gerekçelere dayalı olarak, bir bilgi anlayışı değişimine yol açmıştır.-nbsp;Avrupa toplumunun kendi şartlarında ve doğal bir süreç içinde gelişerek bizatihi topluma mal olmuş, kilise ile bilim arasındaki kavgayı sonuçlandırmış ve toplum nezdinde kabul gören müspet bir bilimsel zihniyete yol açmıştır. Ancak, Avrupa-rsquo;nın tarihi ve kültürel yapısı bağlamında oluşan bu zihniyet,-nbsp;farklı tarihi ve kültürel yapıya sahip toplumlara genellenebilir mi?</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu noktadaki temel algı hatalarının oluşturduğu sapma açısı, öncelikle eğitim politikalarımızın yanlış oluşmasına yol açmıştır. Bu yüzden, milli birlik ve bütünlüğün, milli dayanışmanın, iç entegrasyonun temel harcı; devletin jeopolitik gücünün, milli savunma kültürümüzün kaynağı; bizi birliğe, bütünlüğe, toplumsal barış ve dayanışmaya, toplumsal kalkınmaya disipline edecek tüm ortak manevi ve kültürel değerlerimizin temel dayanağı olan milli ve manevi değerlere bağlılık tezahürleri, tehlike ve iç tehdit unsuru olarak algılanmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Avrupa Rönesans-rsquo;ı ve Türk Eğitim Sistemine Yansımaları</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Avrupa-rsquo;da bilim adamları-kilise adamları arasındaki çatışmanın, kilise-bilim; Hıristiyanlık-bilim ve din-bilim çatışması olarak gittikçe genelleştirilerek, bir modernleşme felsefesine dönüşmesi, ülkemizde İslam-bilim çatışması varsayımını temel alan bir eğitim yapılanmasına yol açmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Dönemin bilimsel ilerleme ihtiyaçlarında rol model olan Avrupa Rönesans-rsquo;ı, Osmanlı-rsquo;dan başlayan kültürel dönüşüm sürecine ve Cumhuriyet döneminde kurumlaşan mevcut eğitim düşüncesine, -ldquo;din-bilim çatışması-rdquo; algısı ile yansımıştır. -nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu algı: <i>-ldquo;Batı Rönesans-rsquo;ı, bilim ile kilise arasında yaşanan çatışma sürecinde gerçekleştiğine göre, bilim ile İslam arasında da benzer bir süreç gerçekleşmedikçe aynı gelişmeler sağlanamaz</i>-rdquo; şeklinde bir modernleşme düşüncesinin temelini oluşturmuştur.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İşte, mevcut eğitim sistemi, bu ana fikir çerçevesinde belirlenmiş bir müfredat kazanmıştır. Türk toplumunun hayatını kuran hakikat anlayışı dini öğretilerden arındırılacak ve bilimsel bilgi temelinde yeni bir hakikat anlayışı tesis edilecek; bu bilgi anlayışı değişiminin aracı da eğitim sistemi olacaktır.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Öte yandan, modernleşme ideolojisini temsil eden yeni siyasal rejim, insanımızın inanç değeri, dolayısıyla disiplin değeri bulunan ve toplumun barış ve düzeni ile kalkınmaya organizasyonu için zaruri olan millî ve manevî kültürümüze karşı ideolojik bir karşıtlığı da temsil etmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İşte mevcut eğitim sistemine bu ideolojik karşıtlık da damgasını vurmuştur. Karşılaşılan her problemi, <i>-ldquo;dini değerlerin tamamıyla tasfiye olunamamasına-rdquo;</i> bağlayan bir anlayış, resmî bir zihniyete dönüşerek eğitim ve kültür politikası haline getirilmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak toplumu disipline eden değerler, devlet eliyle ve dolayısıyla da eğitim kurumları aracılığı ile tahrip edilmiştir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Böylece, devlet yapısı ve toplum, dinî kültürden ve onun şekil verdiği millî, tarihî, sosyal, kültürel ve ahlâkî değerlerden tecrit edildiği nispette modernleşme ve kalkınmanın gerçekleşeceği anlayışı eğitim sistemine damgasını vurmuştur. Bunun tabii bir sonucu olarak nesiller, kendi kültür ve manevî değerlerimizin atmosferinden çıkarılarak, resmi ideolojinin dikte ettiği bir kültür ve eğitim atmosferine sokulmuştur.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Avrupa-rsquo;nın sanayileşmesine paralel olarak ortaya çıkan yaygın üretim, mahalli pazarların doymasıyla sınır ötesi pazarlara ihtiyaç duymuştur. Ancak dünyanın diğer bölgelerinde hâkim olan kültürler ve yaşam biçimleri, Avrupai mallara pazar olmayı engelliyordu. İşte, bu aşamada Avrupa, batılı olmayan toplumları kendisi gibi tüketmesi için, yaşam biçimini değiştirme gereği duymuştur.</span><span style="font-size: 10pt">(3)</span><span style="font-size: 13pt"> Bu değişimin köklü aracı da eğitim sistemleri olacaktır. -ldquo;Küresel piyasa güçleri, eğitimi de, eğitim bilimlerini de küresel iktisadi gelişmenin bir bileşeni olarak görmektedirler.-rdquo;</span><span style="font-size: 10pt">(4)</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Tüketim modernleşmesinin önünde engel teşkil eden inanç ve değerlerin yıkılması için, bu inanç ve değerlerin üretim modernleşmesine engel teşkil ettiği çarpıtması yapılmış ve bu tez küresel güçlerce de desteklenmiştir.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">-nbsp;Mevcut eğitim sistemi, bu çerçevede tam bir provokasyon olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk milli eğitim sistemi, başından itibaren yabancı uzmanlarca yapılandırılmıştır. -ldquo;Mazimizi tetkik edecek olursak gerileme devirlerimizin bir hastalığı olan ecnebi müdahale ve tavsiyelerinin, daima fikir selametimizi kaybettirip, şaşırttığı ve tehlikeli kararlara götürdüğü müşahede olunur.-rdquo;</span><font size="2">(5)</font></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Sıfır ve Eksi Çarpan Etkisi</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Toplum hayatı, bazı prensip ve kaidelerin fert hayatına hâkim olmasını zaruri kılar. Çünkü -quot;toplum halinde yaşama vakıası, her ferdin o toplumdaki diğer fertlere karşı muayyen bir hareket hattına riayetle mükellef olmasını elzem kılar-quot;</span><span style="font-size: 10pt">(6).</span><span style="font-size: 13pt"> Bu sebeple, gerçekte -ldquo;başkasının hayatına, mal ve mülküne hürmet etmek, toplum hayatının haklı bir zaruretidir-quot;</span><span style="font-size: 10pt">(7).</span><span style="font-size: 13pt"> İşte fertler, bu mükellefiyeti ve hürmeti duymadıkça, toplum sadece buhranlı bir insan kalabalığı olmaktan öteye gidemez.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Modern toplumda nüfus artmakta, gelişmeler bireyleri gittikçe daha yoğun ilişkilere sürüklemektedir. Bu yoğun ilişkiler, bireylerin birbirlerine karşı, topluma karşı belli bir tutum sergiledikleri çok çeşitli karşılaşma alanları inşa etmektedir. Bu ilişkilerin çeşitliliği, birey ve toplumların ilişkilerine ahlaki bir boyut katacak, çatışmayı değil uzlaşmayı, çıkarı değil adaleti hâkim kılacak bir değer sisteminin telkinini gittikçe zorunlu hale getirmektedir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İnsana insanî nitelikler kazandıran, insanın ruhî cephesini aydınlatan esas unsur, manevî bilgidir. Çünkü toplumlarda esas birleştirici kuvvet, toplum hayatının bütünü içine bir solüsyon gibi karışmış olan manevî ve kültürel değerlerdir. Gerçekten de, toplumda gerek toplumsal barış ve gerekse kalkınma disiplini, muktedir bir inanç ve kültürün temin ettiği yüksek hasletlerin tecessümüdür. Bir toplumda inanç değeri bulunan manevî ve kültürel değerler, o toplum yapısının çimentosunu teşkil eder. Bugün insanî olgunluğun en büyük dayanağı maneviyattır. Vazifeye bağlılık, doğruluk ve dürüstlük, adalet, yardımlaşma, karşılıklı güven gibi disiplinler daima manevî değerlerden doğar ve beslenirler. Manevî değerler, birleştirici ve toplayıcı fonksiyonu ile fert ve toplum hayatında önemli bir disiplin ve düzen unsurudur.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Toplumlar, bilim ve teknolojide hangi seviyede bulunurlarsa bulunsunlar, eğer barış ve istikrar içinde yaşamak istiyorlarsa, manevi kültürün aşıladığı disiplin değerlerini bir çimento, bir yapıştırıcı olarak kullanmak zorundadırlar. Aksi takdirde, fertler toplumsal hayatın talep ettiği disiplin ve itaate yabancılaşır; barış ve istikrarı bozan davranışlara, anarşi ve yolsuzluklara yönelir ve böylece toplum her türlü müspet gelişmenin iklimi olmaktan çıkar. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Kendisini sadece fiziki yapısı, maddî ihtirasları ve zaafları ile tanımlayan ve tutum ve davranışları bu tanımlama çerçevesinde ortaya çıkan fertler nasıl bir topluma vücut verebilirler ki? </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Karşılıklı çıkar ilişkilerine eşlik edecek manevî bir enerji, bir iç disiplin boşluğu; birbirleriyle anlaşacakları, birbirlerinin hak ve hukukuna saygı duyacakları ortak manevî bir alan yoksunluğu, fertleri toplumun barış, güven ve kalkınma unsuru olmaktan uzaklaştıracak, problematik bir kişiliğe mahkûm edecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu kişilik, gerek fertlerin tutum ve davranışlarında ve gerekse karşılıklı ilişkilerde sıfır ve hatta eksi çarpan etkisi yapmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Toplum bireyleri karşılıklı ilişkilerinde genellikle sadece çevresine karşı belirli bir tutum içindedirler. Hâlbuki toplum hayatı, bireylerin sadece çevreye karşı değil, bizzat kendi kendilerine karşı da belirli bir tutum içinde bulunabilmelerini gerekli kılar. Eğer bu iç disiplin kabiliyetine sahip olabilmişlerse, artık bireylerin çevrelerine karşı bulundukları tutum ve davranışlar, karşılıklı hak ve hukuk, genel ahlâk ve insanî açılardan bizzat bireylerin kendi iç bünyelerinde sorgulanmış ve kontrolden geçirilmiş olacaktır. Böylece her bir bireyin tutum ve davranışları, bir iç disiplin ve iradîlik niteliği kazanmış ahlâk, fazilet ve dürüstlük karakteri yansıtacaktır. Bu iç disiplin olgunluğuna sahip bireylerden oluşan toplumda, tüm siyasi, hukuki, sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkiler, bu müspet karakter özelliklerine göre şekillenecektir. </span></div>
<div style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu iç disiplin değerlerini temel almayan bir eğitim sistemi, bireyleri iç disiplin boşluğuna atacak, böyle fertlerden, hiçbir yönetim şekli ile idare edilemeyen, barış ve düzeni istibdat ile sağlanabilen bir sosyal organizma ortaya çıkacaktır. Manevi disiplinlerini kaybeden bir toplumda, anarşi ile dış ve cebrî disiplinler (adli ve polisiye tedbirler) baş gösterecek, her iki durumda da toplum düzenini ve temel insan hak ve hürriyetlerini ortadan kaldıran anarşi- istibdat gel-giti hâkim olacaktır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bir eğitim sistemi, nesilleri bilim ve sanat alanında en üst seviyede yeteneklerle donatabilir. Ancak, eğitim sistemi mukabil bir değerler sistemi, dürüstlük iradesi ve ahlaki mükellefiyet şuuru veremediği takdirde, -nbsp;bu yetenekler sıfır ve hatta eksi çarpan etkisi yapacak öyle bir özellik kazanır ki, bilim ve sanat yetenekleri etkisizleşir, hatta zararlı bir fonksiyon da kazanır. Çünkü dürüstlük, ahlâk ve faziletin kumanda etmediği bilim tahripkâr olmaktan ileriye gidemez. Meselâ; dürüst olmayan bir insanın teknik nitelikleri o insanın hile ve kurnazlığına bir vasıta olacaktır. Dürüstlüğe ve fazilete doğru istikamet verilmedikçe, insanın akıl, zekâ ve maddî imkânları sırf zararlı bir harekette bulunma kudretinden ibaret kalacaklar ve toplum hayatında bu kudret oranında tahribata neden olacaklardır. Bilimi sadece iyiler değil, kötüler de kullanabilmektedir. Çünkü insanın kötülük kabiliyetine eklemlenmiş bilim ve teknoloji, en ince ayrıntısına kadar kötülüklerde de kullanılabilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">-nbsp;15 Temmuz-rsquo;da, kendi ordumuzun, emniyet teşkilatımızın, en ileri seviyede bilgi ve yeteneklerle donattığı kendi personelinin, eksi çarpan etkisi yapan zihni bir kodlama ile nasıl milli güvenliğimize asimetrik bir tehdit haline getirildiğine milletçe şahit olduk.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">15 Temmuz ve daha önce yaşadığımız darbeler, milli iradeyi, toplumun milli ve manevi kimlik bileşenlerini ve bu kimliğin temel değerlerini iç tehdit olarak algılayan çarpık bir zihniyetin-<i>ki bu zihniyet malum, Avrupa Rönesans-rsquo;ı ve İslam algısına dair kök çarpıklıktan</i> <i>kaynaklı idi</i>- eseridir. Böyle çarpık bir zihniyet, bilgi ve yetenek seviyesiyle doğru orantılı olarak zararlı bir fonksiyon kazanacaktır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">-nbsp;Eğitim Sisteminin Beş Eksi Çarpanı</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bugün toplum olarak beş menfi esası telkin eden bir kültür ve eğitim atmosferinde bulunuyoruz: </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.05pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">1.<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span></b><span style="font-size: 13pt">Eğitim sistemi, ahlak ve fazilet ile ulaşılacak ilahi rıza gayesi yerine hasis menfaatleri ve hedonist duyguların tatminini hayatın gayesi haline getiren bir bilgi kuramına dayanmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.05pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">2.<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span></b><span style="font-size: 13pt">Bu bilgi kuramı, bilimsellik felsefesi ile bir varoluşa dair hakikat krizini beslemekte, din-bilim ikilemine yol açmakta, nesillerde milli, manevi gayeleri ve ahlaki tutum ve davranışları temelsiz bırakan bir ben ve varlık algısını telkin etmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.05pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">3.<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span></b><span style="font-size: 13pt">İlişkilerde, hak ve adalet yerine makam, zenginlik, sosyal statü gibi unsurların sağladığı güç ve imtiyazları öne çıkaran bir psikoloji inşa etmiştir. Bu psikoloji, güç ve imtiyaza sahip olanları kendi bencil zaaf ve ihtiraslarını tatmin için ahlak ve dürüstlüğe tahammülsüz bir karaktere sevk etmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.05pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">4.<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span></b><span style="font-size: 13pt">Modern bilgi kuramı, -ldquo;ulusu temel bağlılık nesnesi olarak gören ve merkezinde ulusun yer aldığı-rdquo;</span><span style="font-size: 10pt">(8)</span><span style="font-size: 13pt"> ulusalcı bir ideoloji inşa etmiş, devlet ve eğitim sisteminin bu ideoloji bağlamında yapılandırılmasına yol açmıştır. Mevcut eğitim sistemi, mukabil ulusalcı ideolojileri tersten besleyen, vatan birliği ve iman kardeşliği yerine etnik kimlikleri birlik ve dayanışma bağı haline getirerek, kimlik çatışmalarını besleyen ve kimlik farklılıkları temelinde toplumsal bir çözülmeye yol açan bir fonksiyon kazanmıştır. -nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.05pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">5.<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span></b><span style="font-size: 13pt">Toplumda yardımlaşma yerine çarpışma anlayışını hâkim kılmış, insanı bir yaşam savaşı aktörü olarak kodlayarak, gayri meşru arzu ve ihtiraslarının tatminine hizmet eden cezp edici bir dünya görüşüne mahkûm etmiştir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İşte atmosferinde soluduğumuz eğitim sistemi, toplum hayatını bu beş menfi esasın çarklarında dönmeye mahkûm etmiştir. Bu durum, sadece ülkemizde değil, modern bilgi kuramının atmosferindeki bütün toplumlarda yaşanan bir krizdir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Eğitim Sisteminin Temel Problematiği: Bilgi Kuramı</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018-2019 eğitim yılının başlaması münasebetiyle Kabataş Lisesinde yaptığı konuşmada, 16 yıllık bir süreçte gerçekleştirilen eğitim reformlarını şöyle sıralamıştır: Okul ve derslik sayılarının artırılması, sınıflarda akıllı tahta, öğrencilere tablet bilgisayar, ücretsiz ders kitapları, kredi ve burs miktarlarının artırılması, ilk, orta ve lise eğitiminin 4+4+4 olarak süreçlenmesi, din ve ahlak bilgisi eğitimi, sınav sistemi, İmam Hatip Liseleri, katsayı adaletsizliğinin kaldırılması-hellip; </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hâlbuki eğitim sisteminin temel problematiği bunlar değildir. Ahlaki mükellefiyeti, insani değerleri ve dürüstlük iradesini temellendiremeyen, bilakis buna temel oluşturacak milli ve manevi dinamikleri dışlayan bir bilgi kuramı, eğitim sistemimizin temel problematiğini oluşturmaktadır. Mevcut bilgi kuramı, eksi çarpan etkisi ile okulları da, bu okullardan mezun olan insanları da olumsuz etkilemektedir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Batı bilgi kuramı ile talim edilen temel fen bilimleri, insanlar arası ilişkilerin ve toplumların ve hatta toplumlar arası ilişkilerin en büyük açmazı olan ahlak ve dürüstlük kaidelerine bağlılık olgusu açısından bir çözüm üretememekte; bir ahlak mükellefiyeti inşa edememektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu noktada, şöyle bir soru akla gelebilir: -ldquo;Ahlak mükellefiyeti ile temel fen bilimlerinin ne ilgisi var? Ahlak mükellefiyeti, fen bilimlerinin konusu değil-hellip;-rdquo; Böyle bir soruya verilecek cevap, varoluşa dair hakikat ile ilgili olarak bir bilgi kuramına göreli olarak verilen fen bilimleri, ahlaki mükellefiyet ile olumlu veya olumsuz anlamda doğrudan ilişkilidir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Yanlış bilgi kuramına göreli fen bilimleri, kişilik oluşumunda ahlaki mükellefiyeti temelsiz bırakan bir varoluşa dair hakikat boşluğuna yol açacak ve fertlerde ortaya çıkan bu boşluğu, nöbette olan çıkar ve haz duyguları ve gayesi dolduracaktır. Çünkü insanın önünde yöneleceği bir ahlâk ideali bulunmazsa, o, hayatı yalnız kişisel menfaatleri ve hazları açısından algılayacaktır. Sınırsız arzu ve ihtiraslarını tatmin iştihası, fertlerin ahlâkî ve vicdanî melekelerini ifsat ederek, bozulma noktasına varıncaya kadar tedricen zayıflatacaktır. Meşru yoldan tatmini mümkün olmayan arzu ve ihtiraslarının esiri olan fertlerin akıl, zekâ ve hisleri, bilgi ve yetenekleri kişisel çıkarları ve zaaflarının emrine girerek, eksi çarpan etkisi yapacaktır. Değer, gaye, davranış zinciri bu gaye ve duygular bağlamında gerçekleşecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Nitekim mevcut bilgi kuramının yol açtığı ferdi yapı, bireyler arası, birey-toplum ve hatta toplum-toplum arasında, çıkar ve güç merkezli bir ilişkiler ağı olarak yansımakta, bugün insanlığın yaşadığı medeniyet krizine kadar belirleyici olmaktadır. Batı bilgi kuramının küresel eksi çarpan etkisi, emperyalizm ve dünya ölçeğindeki yıkıcı savaşlar olarak tezahür etmiştir ve etmektedir. </span></div>
<div style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Can, mal ve namus kavramlarının toplum seviyesinde emniyete kavuşması; birlik ve beraberliğin kuvvetlenip, pekişmesi; toplumun müşterek hedeflere organizasyonu ve toplumsal barışın gerçekleşmesi, toplum bireylerinin fedakârlık, metanet, ahlâk, fazilet ve dürüstlük özellikleri ile doğru orantılıdır. Bu özellikler açısından fonksiyonel olmayan; bilakis bu özellikleri temelsiz bırakan bir <b><i>-ldquo;bilgi kuramı-rdquo;</i></b> na dayalı eğitim müfredatı, problemin bizatihi kaynağını oluşturmaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Mevcut Bilgi Kuramı: Bilimsellik Felsefesi</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesi, bilimsel keşif ve teknolojik başarılar ve bunun günlük hayattaki somut yararlarının oluşturduğu etkiyi kullanan ve öğretilerini, felsefi spekülasyonlarını, inanç ve dogmalardan, önyargılardan bağımsız;-nbsp;bütün insanlık için geçerli (evrensel) bilimsel ve objektif bilgi olarak sunan, zihinleri kolonize eden bir algı operasyonudur. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu algı operasyonu ile bilimsellik felsefesi, zihinlerde objektif ve olgusal, nesnel, deneysel, gözlemsel ve ölçümsel; nötr, önyargısız ve evrensel olarak algılanır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Batı bilgi kuramı bilimsellik felsefesinin</span><span style="font-size: 13pt">evrensel bir eğitim felsefesi olduğu algısını inşa etmiştir. Bu algıya göre, fizik, kimya, biyoloji, tıp, astronomi, matematik v.s. gibi fen bilimleri, toplumlara göre değişmez. Bu alanlardaki bilgiler bilimsel bilgilerdir ve evrenseldir. Bütün ülkelerin ortak müfredatıdır.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hâlbuki bütün bu temel fen bilimleri, bilimsellik felsefesine göreli olarak sunulmaktadır. Bilimsellik felsefesi ise bir bilim değil; dine karşı geliştirilmiş bir modernleşme felsefesidir. Mevcut eğitim sistemi, insanımızı bilimsellik felsefesi öğretilerine göre biçimlendiren bir kimlik matbaası işlevi görmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesi, öncelikle dinler hakkında öğretilerini empoze eder. Bu öğretiler şöyle özetlenebilir: Bilim ve din kategorik olarak ayrı alanlardır. Dinler, nasları hakkında en küçük bir şüphe ve sorguyu kabul etmez; bilakis, şüphesiz bir iman ve itaat isterler. Dini konular dogmatik, metafizik ve inanç işidir; gözlem ve deney, ölçüm ve araştırma, dolayısıyla da bilim ve bilimsel doğrulama konusu olamaz. Akıl, bilgi ve bilmenin bittiği yerde dini inançlar başlar. Varlık ve işleyişin yaratıcı ile açıklanması bir bilgi konusu değil inanç konusudur. Dinler, rasyonel ve bilimsel olarak temellendirilemez.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesinin bu öğretileri, gerçekte bizatihi bilimsellik felsefesinin kendisi için geçerli yargılardır. Çünkü bilimsellik felsefesi öğretileri, bir bilim değil batıl inanç öğretileridir. Bu sebeple bizatihi batı bilim adamlarınca dahi, -ldquo;bilim kilisesi-rdquo; veya -ldquo;bilimsellik dini-rdquo; olarak tanımlanmaktadır. Mesela, insanın maymundan evrimleştiğine dair öğreti, hiçbir bilimsel bulguya dayanmamakta, bir inanca dönüşmüş bulunmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Yaratıcı inancı ise gerçekte, sadece bir inanç konusu değil, bilgi konusudur ve sadece dini bilginin değil, fizik, kimya, biyoloji, astronomi ve matematik gibi temel bilimlerin de konusudur. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesi fen bilimlerini, subliminâl mesajlarla yüklü bir dil ve terminoloji ile inanç telkini materyali haline getirir. Fen bilimlerine bilim tahsili boyutunu aşan bir inanç ve itikad tahsili boyutu kazandırır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesi, varlıkların özelliklerini arızi değil zati, yani bir yaratıcı tarafından kazandırılmış özellik değil, varlıkların kendisinde ve kendiliğinden var olan bir özellik olarak tanımlar.-nbsp;Doğrudan yaratıcı yoktur demez. Ancak kavram, izah ve tasvirleri böyle sözde bir bilimsel inanışı şuuraltında inşa eder. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Biyoloji dersinin, subliminal biyo-mitolojik telkinlerle yüklü, dolaylı bir inanç dersleri olduğunu görürsünüz. Fizik, kimya, astronomi ve matematik gibi temel fen bilimleri de böyle mitolojik telkinlerle doludur.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sisteminin temel fen bilimleri müfredatını inceleyiniz. Sözde bilimsel tasvirlerinde, bütün varlığı ve işleyişi kuşatan teleolojik gerçekliğin, yüklem ve fiillerin atfedildiği özne ve faillere dikkat ediniz. Bilinçaltına öznesi ve faili, madde, zaman, enerji, doğa, doğa kanunları, tabii kaynaklar, evrim <i>(adaptasyon, mutasyon, tabii seleksiyon)</i> tesadüf, sebepler, kendi kendisi olan, varlığı ve işleyişi bunların işi, eseri ve sonucu olarak takdim eden, yani yaratılma olgusunu bu özne ve faillere izafe eden kozmolojik bir inanış yerleştirdiğini göreceksiniz. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mesela, bin metrekare bir tarladaki yağmurlama sistemi, bir ziraat mühendisinin fiil ve eseri olmadan bir doğa olayı olarak tanımlanamazken, bilimsellik felsefesi, yer küredeki yağmur sistemini, suyun çevrimsel döngüsü ile oluşan bir -ldquo;doğa olayı-rdquo; olarak tanımlar. Böyle bir tanımlama, insana hangi değeri ve mükellefiyeti ihsas eder?</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bilimsellik felsefesi, açıkça ayrı bir ders olarak okutulmaz. Bütün fen dersleri içine kavramsal kodlarla yerleştirilmiştir. Mevcut eğitim sisteminin dayandığı bilgi kuramını, yani bilimsellik felsefesini incelediğimizde, subliminal olarak</span><span style="font-size: 13pt">darwinist, </span>-nbsp;materialist, <span style="font-size: 13pt">ateist, agnostik, </span>-nbsp;<span style="font-size: 13pt">nihilist, </span>-nbsp;<span style="font-size: 13pt">deist, etnosentrist öğretileri talim ettiği görülecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Varlığa ve işleyişe dair bilgiyi bu kavramların süzgecinden geçirerek sunan, anlama melekelerimizi bu kavramlarla manipüle eden bilimsellik felsefesi, bilinçaltında varlığı ve işleyişi, dolayısıyla ben algısını bu kavramlarla sınırlı bir mantık tabanı ile kurgular. Varlık ve işleyişe ve kendi benliğine, bu mantık tabanı ile anlam yükleyen bir insan tipi inşa eder. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi din dersleri ile yaptığını fen dersleri ile yıkan bir bilgi kuramına dayanmaktadır. Bilimsellik felsefesi, varlık ve işleyişe dair bilgiyi sekülarize ederek, inanç ve ahlaktan koparır. Bu sebeple, eğitim sistemi, ahlaki değer ve mükellefiyet üretemiyor. Bilakis, ahlaki mükellefiyet duygularını temelsiz bırakan bir etki doğuruyor.</span></div>
<div style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İnsanın kaynağını, tesadüfen meydana gelen ve zamanla evrimleşen bir hücredir veya insan maymundan türemiştir; ya da insan tesadüfen meydana gelmiştir vb. gibi öğretileri ile bilimsellik felsefesi, insana hangi insanî olgunlukları teklif etme muhtevasındadır? Bu gerçeğe işaret eden Carrel: <i>-quot;Er veya geç boşlukta yok olacaksak, vücudumuzu ve ruhumuzu bir iyilik ve hakikat idealine göre terbiye etmeğe ne lüzum var?-rdquo;</i> Diye sorar. Gerçekten de, mevcut eğitim sistemi, eğitim verdiği her insanı, iç âleminde böyle bir soru ile karşılaştırıyor. Mesela, evrim öğretisine inanan bir kişi, -ldquo;İnsanın maymundan türediğine inanıyorum; o halde ahlaklı olmalıyım-rdquo; diyebilir mi? </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi, sadece ahlaki mükellefiyet açısından değil, fen bilimleri açısından da fonksiyonel değildir. 2018 Yüksek öğretim kurumları sınavı başarı oranları bunu açıkça ortaya koymaktadır: doğru cevap/soru oranı şöyledir: Türkçe:-nbsp;16.179/40<b>, </b>temel matematik:-nbsp;5.642/40, matematik:-nbsp;3.923/40, fizik:-nbsp;0.467/14, kimya:-nbsp;1.109/13, biyoloji: 1.669/13, sonuç: 29/160=başarı oranı: %18.125.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span new="" style="font-size: 13pt; b: ">Eğitim Müfredatı ve Bilgi kuramı</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi, toplumsal barış, dayanışma ve gelişmeyi belirleyen ferdî plandaki kişilik özellikleri ve bu özelliklerin bilgi ve kültür normlarını temel alan bir müfredattan uzak bulunmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Günümüz itibariyle müfredatta yer verilmeye başlayan din ve ahlak dersleri fonksiyonel değildir. İnsan ruhunda bir denge ve istikrar tesis edecek, şahsi zaaf ve ihtiraslara karşı güçlü bir dürüstlük iradesi geliştirecek müfredattan yoksun bir eğitim boşluğu halen devam etmektedir. Sadece fen bilimleri bilgi kuramı değil, din ilimleri bilgi kuramı da yanlıştır. Bu sebeple -ldquo;Din ve Ahlak Bilgisi derslerinin mecburi olduğu bir eğitim sistemimiz var-rdquo; savunması tatminkâr değildir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span new="" style="font-size: 13pt; span: ">Bu durumu, ikliminde bulunduğumuz eğitim sisteminin, insanımızı dürüstlük kaidelerine bağlı tutabilecek ve onun kişiliğinde toplumsal barış ve kalkınmanın talep ettiği niteliklerin birlikte serpilip büyümesini mümkün kılacak bir müfredattan yoksun bulunması ile izah edebiliriz.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu durumun iyileştirilmesi, tutum ve davranışlarını çıkarları ve zaafları belirleyen insan tipinin dönüştürülmesine bağlıdır. Bu da fertlerin kişilik yapısında ahlak, fazilet ve dürüstlüğü üstün ve belirleyici konuma getirecek bir bilgi kuramı ve dolayısıyla da müfredat dönüşümünün gerçekleştirilmesi ile mümkündür. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Köklü Çözüm: Bilgi Kuramı Değişimi</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span new="" style="font-size: 13pt; fonksiyonel: -quot;background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt-quot;-gt;-lt;SPAN style=-quot;font-size: 13pt-quot;-gt;İyilik, kul hakkı, haram ve helal gibi kavramlarla çok zengin bir inanç ve değerler sistemine sahip bu millete, bu inanç ve değerleri temelinden yıkan bir bilimsellik felsefesi üzerine temellendirilmiş bir eğitim sistemini dayatmak ve böyle bir eğitim sistemini sürüncemede tutmak, ya cehalet ya da ihanet olarak açıklanabilir. -lt;/SPAN-gt;-lt;/div-gt;-#10;-lt;div style=-quot;text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt-quot;-gt;-lt;SPAN style="><span new="" style="font-size: 13pt; span: ">-nbsp;</span><span new="" style="font-size: 13pt; span: "><span new="" style="font-size: 13pt; bilgi: -quot;text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt-quot;-gt;-lt;B-gt;-lt;SPAN style=">Milli Eğitim Reformunun Başarı Şartı: Bilgi Kuramı Değişimi</span></span><span style="font-size: 10pt; span: "><span style="font-size: 10pt; span: ">(9)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 10pt">Ayhan KÜFLÜOĞLU, </span><i><span new="" style="font-size: 10pt; span: ">http://www.metabilgi.org/tag/epistemoloji/</span></i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span new="" style="font-size: 13pt; span: "><span new="" style="font-size: 13pt; span: "><span style="font-size: 13pt">Bilgi ve değer değişimi, bir hakikat anlayışının bir başka hakikat anlayışı ile yer değiştirmesi ve neticede bireysel ve toplumsal düzeylerde kapsamlı değişimlere yol açan yeni bir hakikat anlayışının ikame edilmesi; kısaca epistemolojik kopuş; yani eski bilgi kuramından kopuş, yeni bir bilgi kuramına geçiş olgusu, Kur-rsquo;an-rsquo;da Bakara Suresinde, <i>-ldquo;ineğin zebhi-rdquo; </i>olarak sembolize edilmiştir. </span></span></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">İneğe tapan kavim, ineğin kutsallığı temelinde bir ontoloji (varlık) ve epistemoloji (bilgi) anlayışı ile yapılanmış bir toplumdur. İneğin kutsallığına göreli bilgi ve değerler, bu göreli bilgi ve değerlerin yol açtığı insan benliği, politik ortam ve yönetim otoritesi (Firavun modeli), bu otoritenin ürettiği yasalar bu ontoloji ve epistemoloji zemininde vücut bulmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Toplum, ineğe yüklediği kutsallık anlamını aşmadıkça, fert ve toplum olarak ineğe yüklediği bu anlama izafi bir yaşam çerçevesinin dışına çıkamamaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bakara Suresinde, kavme gelen peygamber vasıtasıyla, ineğin dişisi, en iyisi; sarı, besili, çifte koşulmamışı ve iki yaşında olanının kesilmesi emrediliyor. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bu kıssada verilen mesaj, kafalardaki kutsallık algısının ortadan kaldırılması ve yüklenen bu anlama göreli ontoloji ve epistemolojinin yıkılmasıdır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Böylece toplum, kutsal ineği kesmekle kafasındaki kutsalı kesmiş, öldürmüş olacak, varlığa ve işleyişine dair hakikat algısı ve dolayısıyla da bilgi anlayışı temelinden değişecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Yani ineğe atfettiği kutsallığın ve bundan kaynaklanan bilginin doğru olmadığını, ineği kesmekle bizzat deneyimlemiş olmaktadır. Kutsallık düşüncesinin çökmesi, bu düşünceye göreli epistemolojinin de, değer yargılarının da çökmesine yol açacaktır. İktidarını bu kutsallık üzerine kuran ve insanı nesneleştiren özne de iktidarının bütün dayanaklarını ve meşruiyetini yitirecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Esasen peygamberler silsilesi, insanlığın tahakkümü altına düştüğü kutsal inekleri keserek, insanlığı tekrar varoluşa dair hakikate eriştirme, bu hakikat bilgisi temelinde insanlığı adalet ve barış için yeniden yapılandırma deveranıdır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Avrupa aydınlanması olarak tanımlanan olgu, devrin kutsal ineği olan Kilise öğretilerinden kopuş olarak ortaya çıkmıştı. Aydınlanma ve modern bilim zihniyeti ile bu kutsal inek kesildi. Ancak bu kez de modern bilim ve bilgi anlayışı modern bir formda yeni bir kutsal inek olarak ortaya çıktı. Bu konuda Batı türlü felsefi kuramlar silsilesi ile adeta kutsal inekler geçidi yaşamakta, varoluşa dair hakikat krizi daha da derinleşmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Gerçekten de, günümüz dünyasının en büyük çıkmazı, bilim ve teknolojinin<b> -ldquo;güçlü-rdquo;</b> kıldığı fert ve toplumları <b>-quot;adil-quot;</b> kılacak bir kültür ve uygarlık anlayışından yoksun bulunmasıdır. Tüm insanlığın fertler arası ilişkilerden, toplumlararası ilişkilere kadar hak ve adalet prensibini, ahlakı üstün ve belirleyici kılan bir bilgi kuramı değişimine ihtiyacı vardır.Günümüz dünyasının önünde duran en büyük mesele bu fonksiyonellikte bir bilgi kuramını keşfetmek ve küresel ölçekte etkinleştirmektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Batı bilim ve bilgi teorisi, varlığın ilim ve hikmetini görmüştür.-nbsp;Ancak bu ilim ve hikmet arkasındaki irade ve kudreti görememektedir. İslam medeniyeti, bu görüşü sağlayacak yeni bir bilgi türünü içinde barındırmaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Eğitim sistemleri, hâkim bilim anlayışına bağımlıdır. Türkiye ve İslam dünyasındaki eğitim kurumları da, kültürel batılılaşma paradigması ile beraber gelen Batı bilim ve bilgi anlayışına mahkûm bir eğitim sistemi özelliğindedir. Bu sebeple yapılan bütün eğitim reformları fonksiyonel olmamaktadır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Türkiye ve İslam dünyası, İslam-rsquo;ın bilim ve bilgi anlayışını ihya etmelidir. Bu takdirde, Batı ile siyasal ve askeri anlamda reaksiyona girmek yerine, Batı bilim ve bilgi anlayışı ile reaksiyona girilecektir. Bu etkileşim, Batı bilim ve bilgi anlayışını tashih edecek, bütün insanlığın yeni bir epistemolojik kopuş yaşamasını; İslam bilim ve bilgi anlayışı ile dolayısıyla da insani, ahlaki değerlerle yeniden buluşmasını sağlayacaktır.-rdquo; </span><span style="font-size: 10pt">(10)</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut bilgi kuramı ile düşman kardeşler haline gelen etnik kimlikler, fonksiyonel bir bilgi kuramı değişimi ile manevi bir üst kimlik etrafında bütünleşecek, etnik alt kimlik hassasiyetleri nötralize olacak, şuurlu ve inançlı bir dayanışma kültürü gelişecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Yaratılışında iyilik, hayır ve dürüstlük kadar; kötülük, şer ve sahtekârlık vasıf ve kabiliyetleri de potansiyel olarak mevcut olan insan, ahlaki mükellefiyetini temellendiren bir bilgi kuramına dayalı eğitim ortamında inanç ve değer ikilemlerinden kurtulabilecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Artık idrak etmeliyiz ki, çağın gelişmelerine intibakımız için, millî eğitim ayaklarından birini, bizi toplumsal barış ve kalkınmaya disipline edecek manevi dinamiklerimize, diğerini ise bilimsellik felsefesinin manipüle etmediği müspet bilim zihniyetine basmalıdır. Ancak bu takdirde milletimiz bu manevi dinamiklerin tesis ettiği toplumsal barış zemininde, bir pergelin sabit ayağı gibi sabit ve muhafazakâr kalırken, bundan sağladığı güç ve kudret ile diğer ayağı ile gittikçe genişleyen gelişme daireleri çizecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Girdisi Ham İnsan; Çıktısı Âlim, Arif ve Salih İnsan Olan bir Eğitim sistemi</span></b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Mevcut eğitim sistemi, adeta ters tutulan bir silah gibidir ve ülkemiz için en büyük iç tehdittir. Çünkü nesillerin ahlâk ve fazileti hakkında doğru bir anlayışa sahip olmayan bir eğitim sistemi, yanlış bir bilgi kuramı üzerine yapılandırılmıştır. Fertlere, doğruluk ve dürüstlük irade ve itiyadını kazandıramayan bir eğitim sistemi, bir millet için hayati bir tehdittir.</span></div>
<div style="margin: 6pt 0cm; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hiçbir toplum, ahlaki değerleri temelsiz bırakan bir bilgi kuramı ile yapılandırılmış bir eğitim sistemi ikliminde, toplumsal barış ve düzen açısından bir form ve disiplin kazanamaz. Dolayısıyla da toplumun geneline hâkim olacak bir ahlak nizamı kuramaz. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Eğitim sistemi, <i>-ldquo;hedeften geriye doğru planlama-rdquo;</i> kuralı gereği, biri ahlak ve fazilet, diğeri bilim ve teknolojide liyakat olan iki enli omuza sahip şahsiyetler yetiştirme fonksiyonundan geriye doğru planlanmalıdır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span new="" style="font-size: 13pt; span: ">Böyle bir eğitim sistemi, fertlerin ham enerji ve kabiliyetlerini, toplumun gelişmesi için zorunlu olan üretici kuvvetler halini alacak şekilde yoğuracak bir müfredata sahip olabilecektir.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><b><span style="font-size: 13pt">Son sözü milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy-rsquo;a bırakıyorum:</span></b></div>
<div style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hadi tahsilini ikmale tez elden, hadi sen!</span></div>
<div style="background: white; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Çünkü milletlerin ikbali için, evladım </span></div>
<div style="background: white; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Marifet, bir de fazilet-hellip; İki kudret lazım.</span></div>
<div style="background: white; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Marifet, ilkin, ahaliye saadet verecek</span></div>
<div style="background: white; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Bütün esbabı taşır; sonra fazilet gelerek,</span></div>
<div style="background: white; text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">O birikmiş duran esbabı alır, memleketin</span></div>
<div style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: 14.2pt"><span style="font-size: 13pt">Hayr-ı i-rsquo;lasına tahsis ile sarf etmek için.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><b>-nbsp;</b></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><b><i><span>FAYDALANILAN KAYNAKLAR</span></i></b></div>
<div style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; text-indent: -18pt"><span style="font-size: 10pt; letter-spacing: -0.3pt; line-height: 115%">(1)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN</span><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">,</span><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">Sosyal Hareketlerin Sosyolojisi</span></i><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">Kültür </span></i><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">v</span></i><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">e Turizm Bak.Yay.Baskı-1988-Ankara</span></i><i><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">, s.419 </span></i><span style="font-size: 10pt; letter-spacing: -0.3pt; line-height: 115%; span: ">(2)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt; letter-spacing: -0.3pt; line-height: 115%; span: ">(3)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">Kadir CANATAN, <i>Bir Değişim Süreci Olarak Modernleşme, İnsan Yay. -İst. 1995, s.21</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: -18pt"><span style="font-size: 10pt">(4)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt">L.Işıl ÜNAL, Seçkin ÖZSOY,<i> Eğitim Bilimleri Felsefesine Doğru, Tan yayınları, 1. Baskı, Ankara, 2010, s. 284.</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: -18pt"><span style="font-size: 10pt">(5)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt">Sâmiha AYVERDİ, <i>Milli Kültür Meseleleri ve Maarif Davamız; Kültür Bakanlığı Kültür Eserleri: 12, 1. Baskı. İstanbul 1978, s. 87.</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-indent: -18pt"><span style="font-size: 10pt">(6)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt">J. S. MİLL, <i>Hürriyet<b>, </b>Çev: Mehmet Osman DOSTEL, M.E.B Yay. İst. /1988, S.144</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; text-indent: -18pt"><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">(7)<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp;-nbsp; </span></span><span style="font-size: 10pt; line-height: 115%">BERGSON, <i>Ahlak İle Dinin İki Kaynağı<b>, </b>Çev.:Mehmet Karasan, M. Eğitim Basımevi, 1986 II.Bas., s. 36</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 32.2pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -18pt"><span new="" style="font-size: 10pt; 8: ">-nbsp;-nbsp; </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 35.4pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -21.2pt"><span new="" style="font-size: 10pt; 10: ">Yusuf ÇAĞLAYAN, Sosyolojik Savaş-Jeokültür,Jeopolitik, Jeogüvenlik- Timaş Yay. İst. 2017.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 35.4pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -21.2pt"><span new="" style="font-size: 10pt; 11: ">Yusuf ÇAĞLAYAN, <i>Tahrif-i Tedrisat-Sistem Eğitiminden, eğitim sistemine-Etkileşim Yay. İst. 2015</i></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 35.4pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -21.2pt"><span new="" style="font-size: 10pt; 12: ">Bilim ve Hayat,Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara-2005 </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 6pt 35.4pt; text-justify: inter-ideograph; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -21.2pt"><span new="" style="font-size: 10pt; 13: ">-ldquo;Yeni Türkiye-rsquo;nin Eğitim Reformu-rdquo; başlıklı sunumu.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm; text-justify: inter-ideograph; text-indent: 14.2pt"><b>-nbsp;</b></div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>4+4+4 ve Dindar Nesil</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/4+4+4-ve-dindar-nesil</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/4+4+4-ve-dindar-nesil#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Eğitim]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/4+4+4-ve-dindar-nesil</guid>
<description><![CDATA[Nesillerin ahlaki mükellefiyet meselesini çözecek muhtevadan yoksun bir eğitim ikliminde, menfaatin, şehevî ve gayri ahlâkî arzu ve ihtirasların nesilleri ifsadı mukadder olur.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>09.03.2012 - Milat Gazetesi</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Nesillerin ahlaki mükellefiyet meselesini çözecek muhtevadan yoksun bir eğitim ikliminde, menfaatin, şehevî ve gayri ahlâkî arzu ve ihtirasların nesilleri ifsadı mukadder olur. Zira, insanın önünde yöneleceği bir ahlâk ideali bulunmazsa, o, hayatı yalnız kişisel menfaatleri açısından algılayacaktır. İnsan, ancak bir inanç ve kültür prensibi ile bu zaaf ve ihtiraslarını disiplin altına alabilir. Çünkü, insanda bir iç disiplin olmazsa, hayatta başarılı olmak imkânsızdır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Başbakan: Dindar Bir Nesil Yetiştireceğiz</div>
<div style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, -ldquo;Türkiye-rsquo;yi dindar ve dinsiz diye ayırıyor-rdquo; suçlamasına cevap verdi ve -ldquo;Benim ifademde dindarlar dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Evet. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden muhafazakar demokrat kimliği olan bir partiden, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir. Senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz, muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz.-rdquo; dedi. Ardından eğitimde 4+4+4 gündeme geldi. Tartışmalar sürüyor.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Sayın Başbakan-rsquo;ın bu sözleri, bize 1945-rsquo;li yıllara kadar uzanan bir ideolojik zihniyetin, farklı tarihlerde dine bakışını hatırlattı. 1945 yılında İçişleri Bakanlığı Matbuat Umum Müdürlüğü-rsquo;nce yayınlanan bir tebliğde: -ldquo;Biz her ne şekilde ve surette olursa olsun, memleket dahilinde dinî neşriyat yaptırarak dinî bir atmosfer ve gençlik için dinî bir zihniyet vücuda getirilmesine taraftar değiliz.-rdquo;(1) Temmuz 1973 tarihinde kabul edilen 1750 sayılı Üniversiteler Kanununda yer alan -ldquo;örf ve adetlere bağlılık-rdquo; kısmı, 1975 yılında Ankara Üniversitesi-rsquo;nin açtığı dava üzerine, Anayasa Mahkemesi-rsquo;nce -ldquo;Atatürk ilkelerine ve çağdaşlaşmaya aykırı-rdquo; gerekçesi ile iptal edilmişti.-rdquo;(2) Yine, Talim ve Terbiye Kurulu-rsquo;nun 5.6.1982 tarih ve 71 sayılı kararı ile basılan ve yayınlanan -ldquo;Cumhuriyet döneminde Eğitim-rdquo; isimli kitapta, Tevhid-i Tedrisat Kanunu değerlendirilirken: -ldquo;Din ve ahlâk dersleri ile ilim ve fen yapılamayacağı artık anlaşılmış ve çağdaş eğitim kabul edilmişti-rdquo;(3) denilmektedir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">İşte, milletimizin dinî ve ahlâkî değerlerine, örf ve adetlerine karşı böyle bir bakış açısının eğitime damgasını vurduğu ve 28 Şubat-rsquo;ta zirve yaptığı uzun bir dönemden sonra, yeni bir bakış açısı Başbakan düzeyinde kabul görüyor ve açıkça dile getiriliyor artık. Bu açıklama, günümüze kadar ülkemizde siyasetten, eğitime, yargıdan, güvenlik kurumlarına kadar her alanda hüküm süren tek parti ideolojik vesayetinin eğitim ayağında da iflasının ilanı olarak algılanmalıdır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Dindar Nesil ve Eğitim sistemi</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Başbakan-rsquo;ın iflasını ilan ettiği tek parti zihniyeti, ideolojik iktidarını pekiştirme adına, yıllarca insanımızın inanç değeri, dolayısıyla disiplin değeri bulunan ve toplumun barış ve düzeni ile kalkınmaya organizasyonu için zaruri olan disiplinleri yayan millî ve manevî kültürümüze karşı tedbirler almıştır. Şüphesiz bu tedbirlerin en yıkıcı olanı, tek parti ideolojisinin bir milli(!) eğitim politikası haline getirilmesi olmuştur. Eğitim müfredatından manevi değerlerin dışlanması veya bu değerlerin, nesillerin gittikçe kopuşunu sağlayıcı anlamda eğitim konusu yapılması sonucunda, toplumu disipline eden değerler, eğitim kurumları eliyle tahrip edilmiş, bu değerlerin yerine, resmi ideoloji ve polisiye tedbirler konulmuştur. Halbuki, insan unsurunun iç disiplin zayıflığının tezahürleri, hiçbir zaman bir manevi mükellefiyet kazandıramayan siyasal ideolojiler veya yasal ve polisiye disiplinlerle önlenemediği ve önlenemeyeceği için, 1970-rsquo;li yıllardan itibaren farklı ideolojilere saplanmış ve birbiri ile çatışan nesiller zuhur etmiştir. Nesillerin bu durumundan vazife çıkaran ve resmi ideoloji adına darbe yapanlar dahi, eğitim sistemini şu sözlerle mahkum etmiştir: -ldquo;Biz, üniversitelerde okuyan çocuklarımızın elinde silah, cebinde bomba taşıyarak okumasını değil, elinde kitap, cebinde kalem, gözünde gözlük, müspet bilimi arayan kişiler olmasını arzu etmekteyiz. Bu acı dönemleri yaşadık. Gençlerimiz eğer söylediğim şekilde yetişirlerse, o zaman Türkiye-rsquo;yi muasır medeniyet seviyesine ulaştırabiliriz. Anarşist değil bilim adamı yetiştirmek istiyoruz. Bir zamanlar üniversiteyi işgal ederek, rektörün odasını tahrip ederek, öğretim görevlisini dershaneden, anfiden çıkararak, çıkmak istemezse, tekmeyle, tokatla çıkaran ve önüne katıp kovalayan, imtihan zamanı kürsünün üzerine tabancasını, bıçağını koyan öğrencileri unutmadık-hellip;-rdquo;(4)</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Dindar Nesil ve Bilim</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Bugün de hala müfredatı itibariyle sürüncemede olan tek parti ideolojisinin yapılandırdığı eğitim sistemindeki bilim anlayışı, nesillere toplumsal barış ve kalkınma değerlerini bir kişilik özelliği haline getirme muhtevasına sahip değildir. Çünkü, tek parti ideolojisinin bilgi ve bilim anlayışı, bir ahlak nizamı kurmaktan çok, her türlü ahlaki mükellefiyet duygusunu tahrip etmektedir. Bu bilim anlayışına sahip bir eğitim sisteminin, nesillerin ahlaki mükellefiyet meselesini çözmesi mümkün olmadığı gibi, bu meselenin kaynağı da bizatihi bu eğitim anlayışıdır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Nesillerin ahlaki mükellefiyet meselesini çözecek muhtevadan yoksun bir eğitim ikliminde, menfaatin, şehevî ve gayri ahlâkî arzu ve ihtirasların nesilleri ifsadı mukadder olur. Zira, insanın önünde yöneleceği bir ahlâk ideali bulunmazsa, o, hayatı yalnız kişisel menfaatleri açısından algılayacaktır. İnsan, ancak bir inanç ve kültür prensibi ile bu zaaf ve ihtiraslarını disiplin altına alabilir. Çünkü, insanda bir iç disiplin olmazsa, hayatta başarılı olmak imkânsızdır. Her türlü iç disiplin yokluğu, iradî gayreti terk ettirir. Fertler, meşru yoldan tatmini mümkün olmayan arzu ve ihtirasların esiri olur. Bir inanç ve kültür prensibi olmadan, sınırsız arzu ve ihtiraslarını tatmin iştihası, insanın ahlâkî ve vicdanî melekelerini ifsat ederek, bozulma noktasına varıncaya kadar tedricen zayıflatacaktır. Elbette istisnalar kaideyi bozmaz, ancak genel manada durum böyle gerçekleşmektedir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Manevi dinamiklerinden kopan toplumlar, barış ortamının güneşli ve müsait ikliminde düşünülüp, muhasebe edilip beraberce bir hal çaresi bulabilecekleri sorunları çözemezler. Nifak, fesat, menfaat çatışmaları, ferdi zaaf ve ihtiraslar, yolsuzluklar ve etnik çatışmaların karanlık ve koyu sisleri arasında birbirlerini tüketirler. Ortak dayanışma kültürüne yabancılaşan toplumlarda, fertler ve dolayısıyla onların sahip bulunduğu vasıf ve kabiliyetler toplumsallaşamaz; toplum seviyesinde hizmete konulamaz. Dürüstlük şuur ve iradesini taşımayan, süflî arzularını ve basit menfaatlerini temin yolunda her türlü riyayı, dalkavukluğu, şahsiyetsizliği yapabilecek fertlerin ekseriyette bulunduğu bir toplumda, bilim ve teknoloji tek başına bir kalkınma irade ve azmi vücuda getiremez. Genel gidişi bu doğrultuda olan nesillerin bilimsel özellikleri de hiçbir şeye yaramaz. Hatta zararlı olur. Zira, dürüstlük, ahlâk ve faziletin kumanda etmediği bilim tahripkâr olmaktan ileriye gidemez. Meselâ; dürüst olmayan bir insanın teknik nitelikleri o insanın hile ve kurnazlığına bir vasıta olacaktır. Dürüstlüğe ve fazilete doğru istikamet verilmedikçe, insanın akıl, zekâ ve maddî imkânları sırf zararlı bir harekette bulunma kudretinden ibaret kalacaklar ve toplum hayatında bu kudret oranında tahribata neden olacaklardır. Çünkü, bilimi sadece iyiler değil, kötüler de en ince ayrıntısına kadar kullanabilmektedirler. Tıpkı, günümüzde bilim ve teknolojide güçlü devletlerin, dünyanın geri kalan toplumlarına karşı her türlü ahlaki ve insani ilkeden bağımsız olarak reva gördükleri zulümler gibi-hellip;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Dindar Nesil ve Toplumsal Barış/Kalkınma</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Kültürel bozulmanın neticesi olarak, fertleri içinden çöktüren türlü zaaf ve ihtiraslar sebebiyle başarı disiplini bozulur ve yıkılırsa, toplumsal barış ve düzeni bozmaya ve yıkmaya yönelik bir fert ve kitle hareketi ortaya çıkacaktır. Toplumsal enerjinin bu yıkıcı kimliğini, yapıcı ve gelişmeci bir yöne kanalize etmek için, toplumun barış ve düzenini sağlayacak nitelik ve disiplinlerin, nesillerin karakter özelliği ve ortak tabiatı haline getirilmesi gerekir. Yani, toplumsal barışı bozan ve yok eden fert ve kitle tavrının yerine, başka bir fert ve kitle tavrının ikamesi gerekir. Buna devletin ve kurumların öncülük etmesi gerekir. Ancak, bu yıkıcı birey ve kitle hareketleri sadece mevzuat değişiklikleri veya polisiye tedbirlerle ortadan kaldırılamaz.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Toplumsal kalkınma ise, insan unsurunun millî, manevî ve ahlakî şahsiyet özelliklerinin temin ettiği disiplin, düzen, sulh ve güven zemininde, teknik ve bilimsel kabiliyetlerini birleştirmesi ve toplum olarak yek vücut bir kabiliyet haline gelmesi ile mümkündür. Fertlerin tek tek bilimsel ve teknik kabiliyetleri olabilir; eğer fertlerin toplumsal bir organizma olmalarına engel manevî hastalıkları var ise, bu kabiliyetler toplum seviyesinde bir kıymet kazanamayacaklardır. Bu sebeple, toplum fertlerinin organizasyon kabiliyetine sahip olması, kalkınma disiplininin en önemli unsurunu teşkil etmektedir. Bu itibarla, sadece teknik kaliteye yapılan yatırım, kalkınma disiplini için kâfi değildir.</div>
<div style="text-align: justify;">Bir ordunun savaş gücü, askerin cesareti, vatan sevgisi, ölümü göze alması, metaneti gibi manevî niteliklerin tesanüt etmesi sonucu ortaya çıkan müşterek bir manevî mukavemet ile teknik bilgi ve malzeme donanımından ortaya çıkacaktır. Toplumsal barış ve kalkınmada da, fert ve toplumun ortak bir manevî yapı kazanması gerekmektedir. Meselâ; toplumsal sorunları fertlerin bizzat ele almasını sağlamak ve onları, geri kalmışlığımıza, cehalete, fakirliğe, ileri toplumlar arasındaki itibarsızlığımıza karşı bir duygusuzluk içinde bulunmaktan kurtarmak zaruridir. İşte bu tür duygu ve inançların fert karakterine yerleştirilmesi, toplumda millî ve manevî hassasiyetlerin geliştirilmesi, böylece fertler arasında bir tesanüt ve dayanışma kurularak toplum seviyesinde bir başarı disiplini haline getirilmesi için, toplum fertlerinin millî ve manevî duygu ve inanç zenginliğine terbiye edilmesi ile mümkündür. İşte kalkınmada, -ldquo;kişiyi ve toplumu, başlangıç için lüzumlu olduğuna şüphe bulunmayan feragat ve fedakârlığa sevk eden, büyük hamlelere imkân veren bu müşterek maneviyattır.-rdquo;(5)</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;İç disiplinini kaybetmiş ve türlü sosyal hastalıklara müptela olmuş bireylerin çerçeve değişikliklerle yukarıda işaret edilen özellikleri kazanması ve bu özelliklerin irsiyet kazanarak gelecek nesillere aktarılmasının mümkün olmadığı, başbakan düzeyinde idrak edilmiştir. Sayın Başbakan, dindar nesil sözleri ile siyasî şekil ve çerçevelere değil, sosyal yapıyı güçlü kılacak, dayanışma kültürünü besleyecek değerlere bağlı bir nesle vurgu yapmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Günümüzde, artık ülke birliğinin tek ve en güçlü ortak noktasının manevi değerler olduğu anlaşılmıştır. Bu değerlerin tahribi, etnik kimlik merkezli zihniyetlere yol açmış ve ülkeyi parçalanma noktasına getirmiştir. Bu vahim durum, nesillerin hangi eğitim ortamında bulunduğunun bir göstergesidir. Yeni nesiller, din ilimleri ile fen ilimlerinin birlikte okutulduğu, zihniyet ikilemlerine yol açmayan, etnik ikilemleri nötralize eden, bilimi, manevi değerleri ve milli kültür normlarını merkeze alan bir eğitim sistemi atmosferinde yetişmelidir ki, mevcut çıkar ve etnik odaklı çatışmaların siyasal ve sosyal yıkımlarından kurtulabilelim.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;İşte sayın Başbakan-rsquo;ın, -ldquo;dindar bir nesil yetiştireceğiz-rdquo; sözünün arkaplanında bu hakikatleri görmesi yatmaktadır. Modern toplumda nüfus artmakta, gelişmeler bireyleri gittikçe daha yoğun ilişkilere sürüklemektedir. Bu yoğun ilişkiler, bireylerin birbirlerine karşı, topluma karşı belli bir tutum sergiledikleri çok çeşitli karşılaşma alanları inşa etmektedir. Bu ilişkilerin çeşitliliği, birey ve toplumların ilişkilerine ahlaki bir boyut katacak, çatışmayı değil uzlaşmayı, çıkarı değil adaleti hakim kılacak bir değer sisteminin telkinini gittikçe zorunlu hale getirmektedir. İyilik, kul hakkı, haram ve helal gibi kavramlarla çok zengin bir inanç ve değerler sistemine sahip bu millete, bu inanç ve değerlerin telkininden daha tabii ne olabilir ki? Eğer insanları, bu inanç ve değerlerin tembihleri olmadan ahlak ve dürüstlük ile mükellef kılacak bir başka yol ve yöntem yok ise ve Batı Medeniyeti de bu eksikliğin yol açtığı kendi buhranı ile bütün insanlığı da buhrana sürüklemiş ise, artık durup yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;4+4+4 Ne Getirir?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Toplumlar, sadece teknik bilgi ve nitelikler ile toplumsal barış ve hatta toplumsal kalkınma açısından bir form ve disiplin kazanamaz. Çünkü, teknik bilgi bu günkü yöntemi ile insana toplumsal barış ve dayanışmayı kuvvetlendirecek sosyal, ahlâkî ve psikolojik vasıflar teklif etmez. Gerçekten de, Batı yöntemi ile talim edilen bilim, insanlar arası ilişkilerin ve toplumların ve hatta toplumlar arası ilişkilerin en büyük açmazı olan ahlak ve dürüstlük kaidelerine bağlılık olgusu açısından bir çözüm üretememekte; bir ahlak mükellefiyeti inşa edememektedir. Ancak, bilim ve teknoloji eğitimini, aynı zamanda bir ahlak ve dürüstlük mükellefiyeti kazandırma eğitimi haline getiren bir yöntem gereklidir ki, bu yöntem, Bediüzzaman-rsquo;ın tarifi ve izahı ile, -ldquo;Din ilimleri ile Fen ilimlerinin birlikte okutulduğu; yani fen ilimlerinin mana-yı harfi ile talim edildiği-rdquo; bir eğitim yöntemi geliştirilmesi ile mümkündür. Bu sebeple, eğitim sisteminde yapılacak en temel reform, okullarda ilimleri mana-yı ismi ile talime son vermek; mana-yı harfi ile talim etmektir. Bu gerçekleşmedikçe, ders kitaplarında insanın ve eşyanın varoluşunu evrime, tesadüfe, tabiata veren, böylece insana hiçbir ahlaki mükellefiyet telkin etmediği gibi, her türlü ahlak mükellefiyetini gereksiz kılan bilgi yöntemi sürdükçe, eğitimde yapılacak hiçbir değişiklik yeterli yarar getirmeyecektir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;Kaynakça:</div>
<div style="text-align: justify;">(1)Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, Sosyal Hareketlerin Sosyolojisi, Kültür ve Turizm bakanlığı Yayınları No: 858, Kültür Eserleri Dizisi: 106, 1. Baskı, Ankara, 1988 s. 444.</div>
<div style="text-align: justify;">(2) Prof. Dr. Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1982-prime;ye) Ank. Ünv. Eğitim Bilimleri Yayınları, No: 114, Ankara 1982, s. 229.</div>
<div style="text-align: justify;">(3) Milli Eğitim Bakanlığınca Yayınlanan -ldquo;Cumhuriyet Döneminde Milli Eğitim-rdquo; Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1983, s. 47.</div>
<div style="text-align: justify;">(4) Prof. Dr. Yahya Akyüz, Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1982-prime;ye), Ank. Ünv. Eğitim Bilimleri Yayınları, No: 114, Ankara 1982, s. 268.</div>
<div style="text-align: justify;">(5)Ali Muzaffer Ersöz, Milli Strateji, Akın Matbaası, Ankara, 1965, s. 25.</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>CHP sivil bir anayasaya neden destek veremez?</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/chp-sivil-bir-anayasaya-neden-destek-veremez</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/chp-sivil-bir-anayasaya-neden-destek-veremez#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/chp-sivil-bir-anayasaya-neden-destek-veremez</guid>
<description><![CDATA[YENİ ŞAFAK GAZETESİ - 28 KASIM 2013
(KISMEN YAYIMLANMIŞTIR)
Sivil Anayasa Kaçınılmaz bir İhtiyaçtır

Bireysel ve toplumsal İlişkilerin öznesi kemiyet ve keyfiyetçe çeşitlendikçe, öznelerin birbirinin çıkar ve özgürlük alanlarını tehdit kapasiteleri arttıkça, bunun yol açtığı tazyikler, toplumsal barışı sağlayıcı ahlaki ve normatif bağlamları zorunlu kılar…Ayrıca, toplum hayatının doğurduğu ihtiyaçların tazyiklerinin büyüklüğü oranında toplumsal dayanışmayı sağlayıcı teşkilatlanma ve kurumlaşmalar da gerekli hale gelir. Karşı karşıya olduğumuz toplumsal barış sorunları, ağır semptomlarla tezahür etmektedir ve sivil bir anayasa yapılmasını acil bir ihtiyaç haline getirmiştir.

Anayasa, bütün toplumsal kesimlerin ittifak ettiği temel bir uzlaşı metnidir. Elbette böyle bir uzlaşının gerçekleştirilmesinin büyük zorlukları bulunmaktadır. Ancak, dünyanın bir çok ülkesinde bu uzlaşı sağlanmış ve bütün kesimlerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, dolayısıyla da devleti herkesin devleti haline getiren sivil anayasalar yapılabilmiştir.

Ülkemizde bugüne kadar sivil bir anayasa yapılmasının önündeki en büyük zorluk ideolojik zihniyet olmuştur. Tek parti döneminden kalma ideolojik iktidar psikolojisinden, vesayet zihniyetinden kendini kurtaramayanlar, sivil bir anayasa yapılmasına karşı çıkmaktadırlar.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="art-PostContent" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">
<div class="art-article">
<p style="text-align: justify"><strong><span style="color: rgb(128,0,0)"><img border="0" alt="" width="324" height="326" style="border-top: black 1px solid; border-right: black 1px solid; border-bottom: black 1px solid; float: right; margin: 4px; border-left: black 1px solid" src="/uploaded/yeniafakkk.jpg" />CHP SİVİL BİR ANAYASAYA NEDEN DESTEK VEREMEZ?</span></strong></p>
<address style="text-align: right"><strong><span style="color: rgb(136,136,136)"><span style="font-size: x-small">YENİ ŞAFAK GAZETESİ - 28 KASIM 2013<br />
</span></span></strong><strong><span style="color: rgb(136,136,136)"><span style="font-size: x-small">(KISMEN YAYIMLANMIŞTIR)</span></span></strong></address>
<p style="text-align: justify"><strong>Sivil Anayasa Kaçınılmaz bir İhtiyaçtır</strong></p>
<p style="text-align: justify">Bireysel ve toplumsal İlişkilerin öznesi kemiyet ve keyfiyetçe çeşitlendikçe, öznelerin birbirinin çıkar ve özgürlük alanlarını tehdit kapasiteleri arttıkça, bunun yol açtığı tazyikler, toplumsal barışı sağlayıcı ahlaki ve normatif bağlamları zorunlu kılar-hellip;Ayrıca, toplum hayatının doğurduğu ihtiyaçların tazyiklerinin büyüklüğü oranında toplumsal dayanışmayı sağlayıcı teşkilatlanma ve kurumlaşmalar da gerekli hale gelir. Karşı karşıya olduğumuz toplumsal barış sorunları, ağır semptomlarla tezahür etmektedir ve sivil bir anayasa yapılmasını acil bir ihtiyaç haline getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify">Anayasa, bütün toplumsal kesimlerin ittifak ettiği temel bir uzlaşı metnidir. Elbette böyle bir uzlaşının gerçekleştirilmesinin büyük zorlukları bulunmaktadır. Ancak, dünyanın bir çok ülkesinde bu uzlaşı sağlanmış ve bütün kesimlerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, dolayısıyla da devleti herkesin devleti haline getiren sivil anayasalar yapılabilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify">Ülkemizde bugüne kadar sivil bir anayasa yapılmasının önündeki en büyük zorluk ideolojik zihniyet olmuştur. Tek parti döneminden kalma ideolojik iktidar psikolojisinden, vesayet zihniyetinden kendini kurtaramayanlar, sivil bir anayasa yapılmasına karşı çıkmaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify">-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify"><strong>İdeolojik Devlet mi; Hukuk Devleti mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify">Hukukun üstünlüğü ilkesi, toplumda bireyselleşmeyi ve iş bölümünü artırır. Buna karşılık, hukuki güvencenin olmadığı toplumlarda, bireyler alt kimlikler etrafında dayanışma içine girmeye başlarlar ve etnik veya dini cemaat kimliği etrafında içe kapanırlar. Çünkü, hukuki güvence yokluğu toplumsal kaygı bozukluğuna yol açar ve bireyleri bir telafi arayışı kapsamında alt kimlik dayanışmasına iter. Bu ise, kimliklerin siyasallaşmasına; devlet veya birbirleri arasında çatışmacı bir ilişkiye yol açar.</p>
<p style="text-align: justify">Ülkemizde yaşanan başta etnik ayrışmalar olmak üzere bütün kimlik çatışmalarının temelleri, devleti hukukun üstünlüğü ilkesine göre değil, resmi ideoloji paradigmasına göre yapılandıran tek parti dönemine -nbsp;dayanmaktadır. Çünkü, hukukun değil ideolojinin üstünlüğünü esas alan tek parti zihniyeti ile yapılan anayasa ve yasalar halen yürürlükte bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Normalleşme için devletin bütün kurumları ile böylesine yıkıcı bir ideolojik referanstan kendini kurtarması ve toplumun her kesiminin kimlik değerleri ile barışması şarttır. Çünkü, toplumları bir arada barış içinde tutabilmenin en etkili vesilesi, o toplumun değişik kesimlerinin sosyo-kültürel kimlik referansı ile barışık bir devlet yapılanması olacaktır. Toplumun kültürel ve manevi kimlik değerlerinden meşruiyet almayan, bilakis bu değerlerle çatışan bir devlet yapılanması, devleti herkesin devleti olmaktan çıkaracaktır. Bu sebeple, ideolojik devletten hukuk devletine geçiş yapılmalıdır ki, bunun yolu da sivil bir anayasa yapılmasından geçer.</p>
<p style="text-align: justify"><strong><br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>CHP ve İdeolojik Devlet</strong></p>
<p style="text-align: justify">Vesayet rejiminin en temel iktidar aracını resmi ideoloji oluşturmaktadır. Resmi ideoloji ise, kültürel batılılaşma, dolayısıyla kendi kültürel sisteminden kopuşu(epistemolojik kopuş) temsil etmektedir. Ülkemizde bu ideolojinin temsilcileri oligarşik elitlerdir. Müesses siyasal yapı, halk tabanlı değil, belli bir ideoloji kalıbında şekil kazanmış bürokratik-elit tabanlı bir yapıdır. Bu yapı, elit-bürokratik kesimin toplumu kendi modern toplum tasavvuruna göre biçimlendirmek amacı doğrultusunda örgütlenmesiyle oluşmuştur. Bireyler, toplum, yaşam tarzı, kimlikler, haklar ve özgürlükler, statüler,-nbsp; normlar ve kurumlar bu tasavvura uymak, uymuyorsa zorla uydurulmak durumundadır.<strong>-nbsp;</strong>Oligarşik elitler, ulusalcıdır, ama ulusun temel değerleri ile savaşan ve ulusu kendi kimlik değerlerinden gelen bir tehlikeye(!) karşı koruma, kollama ve gerektiğinde de kurtarma misyonu üstlenen bir zihniyeti temsil etmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify">Bu zihniyet, ileri sürüldüğü gibi, -ldquo;toplumsal birliğin kurucu ilkesi-rdquo; değildir. Oligarşik elit dayanışmasının aracıdır. Bu sebeple, toplumun değil oligarşik elitlerin tasarımıdır. Oligarşik elitler ise, topluma yabancılaşmış, toplumun değerleri ile bütün bağını koparmış, kültürel yabancılaşmaya aracılık eden örgütlü bir azınlıktır. Toplumun geri kalan kısmına kendi çıkarlarını, kendi düşünme tarzını devlet diye, hukuk diye dayatan bir sınıftır.</p>
<p style="text-align: justify">Toplumsal kimliğin dinamiklerini ideolojik bir anlayışla bloke eden oligarşik elitlerin, topluma önderlik yapması bir yana, gittikçe topluma karşı zorbalaşmaları kaçınılmazdır. Resmi ideolojinin şekillendiği dönem ve toplumsal kimliği değiştirme misyonu, en çok bu kimliğin ana unsuru olan dini değerlerde tahribata yol açmıştır. İslam algısı, başlangıçta, -ldquo;modernleşmeye, bilime karşı-rdquo; algısı üzerinden dışlanırken, kısa bir süre içinde -ldquo;rejime karşı-rdquo; şeklinde bir algıya dönüştürülmüştür. Bu anlayış, başından itibaren toplum-resmi ideoloji gerilimine ve giderek çatışmasına yol açtığı gibi, 1945-rsquo;li yıllardan itibaren de, modernleşme ideolojisine referans alınan Avrupa toplumlarındaki demokratik gelişmelerle de çatışmaya başlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify">Her ideoloji bir karşıtlıklar sistemi oluşturur. Örneğin, Marksist ideoloji emek-sermaye karşıtlığı üzerinden sistemini üretir. Resmi ideolojinin ürettiği karşıtlıklar da ideal vatandaş prototipinin kimlik parametrelerini belirlemekte, karşıt olarak kategorize ettiği insanlara müdahale hakkını meşrulaştırmaktadır. Ülkemizde uzun yıllar CHP-rsquo;nin temsil ettiği resmi ideoloji merkeze alındığı için, resmi ideolojinin paradigmalarına aykırı kültürel dinamikler devre dışı tutulmuştur. CHP-rsquo;nin ve onun zihniyetini temsil edenlerin ömrü, bu kültürel dinamiklerle savaşmakla geçmiştir. CHP-rsquo;nin dini alanda gerçekleştirilen açılımlara sürekli karşı çıkmasının altında, bu ideolojik algının oluşturduğu refleks yatmaktadır. Yasalarda suç olarak tanımlanan hiçbir eylemi bulunmayan insanlar, suçlu ilan edilebilmiş; şüpheli, sakıncalı olarak fişlenebilmiştir. Bu fişleme, sadece bu insanlar değil, onların yakınlarını da etkilemiştir. Bu insanlar, bir suç işlemiş ve mahkum olmuşçasına resmi muamelelerle karşılaşmışlardır. -nbsp;İşte ideoloji, bu vesayetçi zihniyete, her durumda ve her zaman geçerli ve kullanılabilir bir gerekçe sağlamaktadır. Bürokrasi ve orduda yönetim kademesinde görev almak, resmi ideolojiye intisapla mümkündür. Görevin gerektirdiği liyakati ispatlamak yerine, resmi ideolojiye bağlılığın ispatlanması esastır. Önemli olan liyakat değil, bu ideolojik şebeke içinde yer almaktır.</p>
<p style="text-align: justify">Ülkemizde resmi ideolojinin tasarlayıp yürüttüğü bir kimlik siyasetine de dikkatinizi çekmek isterim. Bu kimlik siyaseti, toplumun farklı kesimlerine birbirlerini, üzerlerindeki baskı ve tahakkümün öznesi olarak algılatıyor. Toplum kesimleri hep karşı kesimi sorumlu tutmak suretiyle, o derinlerdeki gücün otoritesine süreklilik kazandıran bir parçalanmışlık ve gerilim halinde bulunuyor. Böylece, Kürtler için Türklerin, Aleviler için Sünnilerin, Sünniler için ateist ve laiklerin kontrolünde bir devlet algısı ortaya çıkıyor. Resmi ideoloji, bu kesimlerin her birisinin tepkisini yekdiğerinin desteği ile bastırıyor. Aslında resmi ideoloji bu kimliklerin hiç birisi ile barışık değildir.</p>
<p style="text-align: justify">İdeolojik devlet ortamında, kültürel kimlik,-nbsp; siyasi kimlik, dini kimlik, etnik kimlik sürekli bir tezatlaşma işlevi kazanmakta; toplum, adeta farklı kimliklerin çarpıştığı bir arenaya dönüştürülmektedir. Bu çatışmacı yapının korunması ve sürekliliği, toplumun manevi üst kimlik değerlerinin, dayanışma kültürünün devre dışı tutulması ile sağlanmaktadır. Çünkü, dayanışma kültürü devre dışı tutulur ise, toplumun ötekini dışlayıcı alt kimlik bilincinin devreye gireceği bilinmektedir. Toplumsal yapının bu parçalanmışlığının üreteceği iç tehditlere karşı, sistemin muhafazası işlevine kodlanmış darbeci ve derin yapılar büyük bir vatanseverlik anlayışı(!) ile kahramanca(!) vazifeye atılmaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>CHP ve İdeolojik İktidar Araçları: Ordu ve Yargı</strong></p>
<p style="text-align: justify">Tek parti döneminde, güç unsurunu temsil eden ordu ile yasal meşruiyet kazandırma işlevi gören yargı ideolojik iktidar araçları olarak yapılandırılmıştır. İdeolojik iktidarın merkezi kurumsal öznesi, dolayısıyla da resmi ideolojinin savunucusu ordu ve yargı olmalıdır. Çünkü, ideolojik iktidarın sürdürülmesi, dayatma yeteneğini gerekli kılar. Bu da, gücün yani askerin ve yargının bu ideolojik zihniyeti temsilini zorunlu kılar. Bu sebeple, tek parti devresinde, resmi ideolojinin şekil verdiği vesayet rejiminin temel kurumsal dayanağını, gücü temsil eden ordu ve yargı bürokrasinin oluşturması öngörülmüştür. Tek parti döneminde gerçekleştirilen ordu merkezli güvenlikçi bir yapılanmada, ordudaki hiyerarşik sistem devlet-millet ilişkisine de taşınmıştır. Bu ilişki, bir toplum sözleşmesi ilişkisi değil, bir kumanda ilişkisidir. Düşünce ve politik süreç resmi ideolojinin tekeli altına alınınca, resmi ideolojiye göreli güvenlik algısı da, muhalif inanç ve düşünceleri bir iç tehdit unsuru kabul etmiştir. Böylece, ordu-nbsp; darbeciler eliyle sisteme boyun eğmeyi sağlayan silahlı siyasal bir güce dönüştürülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>CHP ve Sivil Anayasa</strong></p>
<p style="text-align: justify">CHP-rsquo;nin temsil ettiği resmi ideoloji, halkı, halkın değerlerini, hak ve özgürlüklerini, halk iradesinin politik yansımalarını(demokrasiyi) rejim açısından bir iç tehdit olarak algılatan bir iç güvenlik kültürü üretmiştir. Bu yüzden devlet-toplum ve toplumun değişik kesimleri arasında yabancılaşma ve ötekileştirme ortaya çıkmıştır. Toplumun iletişim ve uzlaşma kanalları olan ortak değerlerin etkisizleşmesi, toplumun değişik kesimlerini yalnızlığa itmiştir. Bu da alt kimlik dayanışmalarını, hatta çatışmalarını beslemektedir. Düzenin sağlanması için de güç kullanmak-hellip;Gücü temsil edenlere mahkum olmak tek seçenek halini almıştır-hellip;Askeri vesayet ve darbeci zihniyet bu iç güvenlik algısı üstünde gelişip varlığını yıllarca sürdürmüştür. CHP ve darbeciler kendilerini halkın ve halka hizmet için var olan bütün kurumların vasisi olarak görmekte, asker ve sivil bürokratik makamları, birer feodal unvan, birer imtiyaz olarak algılamaktadırlar. CHP-rsquo;nin darbecileri savunmasının nedeni budur. İdeolojik elitlerin iradesi, halk iradesinin ve onu temsil eden yasamanın üstünde;-nbsp; hatta hukukun da üstünde bir konum kazanmıştır. 1945-rsquo;li yıllara kadar bütün aygıtları ile resmi ideolojiye göre yapılandırılan rejim, çok partili süreçte, toplumun büyük kitlelerini muhalif kategoride algılamaya başlamıştır. Bu algıya göre rejim güvenliği için halk ve değerleri tehdit oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Temel referansı resmi ideoloji olan CHP, sosyolojik referansları göz ardı etmekte ve kaçınılmaz olarak toplumun ve toplumun değerlerinin örgütlenmesine yol açacak bir sivil anayasaya karşı çıkmaktadır. CHP, toplum kimliğini ve çıkarlarını temsil eden bir devleti değil, devleti ele geçirmiş, devlet görüntüsü verilen bir elit azınlık örgütü iktidarını savunmaktadır. Bu ideolojik zihniyetin özgürlük-güvenlik dengesini kuran bir anayasaya açık olması mümkün değildir. Aksine kendini güvenceye alabilmesi, tüm kurumları kendi güvenliğine dönük olarak yapılandırmasına bağlıdır. Günümüze kadar sivil bir anayasa yapılmasını engelleyen bu zihniyet, toplumun sosyolojik bağlamından kopmuş, toplumun-nbsp; hizmetinden çıkmış, topluma tahakküm eden bir bürokratik sınıf iktidarına yol açmıştır. İç güvenlikten kastedilen şey, toplumun ve bireylerin değil, işte bu iktidarın güvenliğidir.</p>
<p style="text-align: justify">İdeolojik iktidarı sürdürmek isteyenler, milli iradeye karşı suç işleyerek darbe yaparlar. Vesayetlerini darbe anayasaları ve mevzuatı ile pekiştirirler. Vatansever değil, rejimseverdirler. İdeolojilerine uymayan her durumu, rejim meselesi haline getirirler. Darbeye ortam hazırlayan bütün olaylara seyirci kalırlar. Hatta bu olaylar yetersiz kaldığında, ek olaylar gerçekleştirirler ve bizzat darbe ortamı oluştururlar. Sivil toplum iradesi ve çıkarları doğrultusunda yapılacak anayasal, yasal ve kurumsal değişimlere, rejimi değiştirme, cumhuriyeti yıkma, laikliği ortadan kaldırma, kurumları yıpratma, asimetrik psikolojik savaş, karşı darbe, polis devleti, sivil dikta, sivil vesayet gibi söylemlerle direnirler. Halk iradesini yönetim erkine taşıyan bütün düzenlemeleri, cumhuriyetten bir sapma olarak lanse ederler. Bu ideolojik zihniyet, toplum ile bütünleşen bir devlet yapılanmasını sağlayacak sivil bir anayasa yapılması çalışmalarının sürekli karşısına dikilmekte ve bir şekilde bu çalışmaları manipüle etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify">İşte ülkemizin içinden geçtiği bu politik süreç, tek partili devrede CHP tarafından inşa edilmiş ve günümüze kadar da CHP tarafından temsil edilmiştir. Sivil anayasa, CHP-rsquo;nin ideolojik paradigmaları ile taban tabana zıttır. Bu sebeple günümüzde sivil bir anayasa yapma çalışmalarında, CHP tek parti dönemi ideolojik reflekslerle hareket etmekte ve bu siyasi ve ideolojik psikoloji ile ideolojik iktidarı öngörmeyen, aksine mevcut vesayet normlarını ortadan kaldıran sivil anayasaya karşı çıkmaktadır. CHP-rsquo;nin bu psikolojiyi aşması ve sivil anayasaya destek vermesi oldukça zor bulunmaktadır. Günümüzde, CHP-rsquo;nin temsil ettiği siyasi felsefenin toplumsal karşılığı gittikçe tükenmektedir. Öyle görünüyor ki, CHP pazara kadar değil, mezara kadar bu ideolojik zihniyetten kendini kurtaramayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify"><a href="http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/chp-sivil-bir-anayasaya-neden-destek-veremez-29.11.2013-587442">http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/chp-sivil-bir-anayasaya-neden-destek-veremez-29.11.2013-587442</a></p>
</div>
<span class="article_separator">-nbsp;</span></div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>10 Yılda Bir Darbe, İdeolojisi Bitti</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/10-yilda-bir-darbe-ideolojisi-bitti</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/10-yilda-bir-darbe-ideolojisi-bitti#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/10-yilda-bir-darbe-ideolojisi-bitti</guid>
<description><![CDATA[Ülkemiz içinde bulunduğumuz günlerde tarihi bir dönemeçten geçmektedir. Özellikle Bülent Arınç’a suikast girişimi iddiasından sonra olayların akışı hızlanmış ve daha da farklı boyutlar kazanmıştır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>4 Ocak 2010 -ndash;Star Gazetesi- AÇIK GÖRÜŞ</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ülkemiz içinde bulunduğumuz günlerde tarihi bir dönemeçten geçmektedir. Özellikle Bülent Arınç-rsquo;a suikast girişimi iddiasından sonra olayların akışı hızlanmış ve daha da farklı boyutlar kazanmıştır. Yaşanan olayları kurumlar arasında çatışma veya Ergenekon davası ve bu dava kapsamında, örneğin Seferberlik Tetkik Kurulu gibi birimlerde sürdürülen yargı operasyonları ile anlamlandırmak yanlış olacaktır. Çünkü, bütün bu tekil olaylar birer sonuçtur ve arka planında bazı köklü değişim güçleri bulunmaktadır. Bu sonuçlara baktığımızda işaret ettiğimiz bu değişim güçlerinin giderek statüko güçlerine baskın hale geldiğini gözlemleyebiliyoruz.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/darbeee.jpg" width="450" height="290" hspace="10" align="right" alt="" />Statüko açısından 28 Şubat 1997 Postmodern Darbesi kırılma noktasını oluşturmaktadır. -nbsp;Bu tarihe kadar gerçekleştirilen darbeler ve müdahaleler toplum maniple edilerek bir şekilde kabullendirilmiştir. Yapılan maniplasyonlar sayesinde toplum, darbeleri, ordu tarafından memleketin hayrına olarak gerçekleştirilen bir şey olarak algılıyordu. Ordu ile darbeciler arasında bir ayrım yapamıyordu. Dini değerlerle sorunu bulunan bir ordu algısı, milletin kafasında hiçbir zaman oturmuyordu. Önemli sayıda dindar kimliği ile öne çıkan personelin tasfiyesi, eğitimde ve Kur-rsquo;an kurslarında dine karşı alınan önlemler, kısaca tasfiyeler ve 28 Şubat Kararları ile darbeciler net bir biçimde topluma kendi kendilerini tanımlamışlardır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">İşte bu noktada, tasfiye edilen personel, topluma adeta bir danışman rolü üstlenmiştir. Bu personel vasıtasıyla ordu toplum ilişkisi yeni bir boyut kazanmıştır. Toplum ne olup bittiği konusunda ilk ağızdan önemli bilgilere sahip olmuştur. Bu iletişim, orduyu yıpratma iddialarının aksine, toplumda ordu ve darbeciler ayrımını pekiştirmiş; orduya olan sevgi ve saygıyı muhafaza, darbecilerden nefret işlevi görmüştür. Milletin ordu hakkındaki kafa karışıklığı sona ermiş, yaşanan bir dizi olayların müsebbiplerinin yol açtığı yıpranma önlenmiştir. Toplumu güvenlik öncelikli bir yapıda tutmak, böylece darbeye ortam hazırlamak için yapay güvenlik olayları tertipleyenlerin maskesi düşmüştür. Toplum, iç entegrasyonu tahrip eden, toplumu çeşitli alt kimlikler temelinde tanımlayarak, ötekileştiren; hatta karşı karşıya getiren darbecileri tanımaya başlamıştır. Ordunun kurumsal kimliğinin arkasına gizlenerek, kendilerini ısrarla ordu ile özdeşleştirenlerin çabaları bu kez sonuçsuz kalmıştır. Millet bu ayrım sayesinde artık, orduya olan muhabbet ve desteğini aynen sürdürmeye karşılık; darbecilere karşı kesin bir tavır koyabildiği yeni bir idrake ulaşmış bulunmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Entelektüel bakışta değişim-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Geçmiş darbe dönemlerinin en ateşli destekçilerinden olan gazeteci Hasan Cemal-rsquo;in Cezayir, İran ve Afganistan-rsquo;da yaşandığını iddia ettiği irticai korku hikayelerine dair kışkırtıcı eski köşe yazıları o dönemlerde teksirle çoğaltılarak bütün askeri personele tebliğ ediliyordu. Ne var ki, günümüze geldiğimizde artık Hasan Cemal çok farklı bir noktaya gelmiştir. -ldquo;Ben özellikle 1960-rsquo;lı yıllarda, kendime göre gerçeği tekelime almıştım. Hiç kuşku duyulmayacak doğrulara sahiptim. Üstelik o doğruların evrensel geçerliği vardı. Öylesine inançlıydım. Bu doğruların herkes tarafından kabullenilmesi, tabii gerekirse zorla kabul ettirilmesi, yaşadığımız topraklarda mutluluğun kapısını açacaktı. Yeryüzü cennetinin anahtarları sanki bizim elimizdeydi. Böylece dünyayı değiştirmeye koyulmuştuk.-rdquo; itirafında bulunuyor. Cemal-rsquo;in bu itirafı, darbecilerin mantalitesini net bir biçimde ortaya koyduğu gibi, bu mantalitenin toplumdaki elit ve kamuoyu kökenlerini de izah etmektedir. Cemal-rsquo;deki bu köklü değişim, aslında Türkiye-rsquo;deki değişimin en önemli cephesini oluşturan entelektüel kesimdeki değişime ışık tutan çarpıcı bir numunedir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Toplumun idrak seviyesi ve entelektüel duruştaki bu köklü değişimler, darbelere ve darbecilere karşı güçlü bir blokaj teşkil etmiştir. Bu değişimin oluşturduğu alternatif medya, toplumsal idraki ve entelektüel duruşu daha da beslemekte ve gittikçe güçlendirmektedir. Artık, darbeciler tek taraflı kamu oyu oluşturma ve maniplasyon imkanlarını kaybetmiş bulunmaktadırlar. Aslında milletin gücü olan ordunun kurumsal kimliğinin arkasına saklanarak, malum karanlık işlere bulaşan darbeciler, geçmişte provokasyonlarla ve ordunun gücünü istismarla ulaştıkları amaçlarına aynı yöntemlerle ulaşamamaktadırlar. Çünkü karşılarında sözünü ettiğimiz köklü değişimi temsil eden güçlü bir toplumsal ve entelektüel cephe oluşmuş durumda. Uluslararası konjonktür de içeride yaşanan değişime paralel özellikler taşımaktadır. İşte günümüzde yaşadığımız tekil olayların arkasında kısaca bu idrak ve zihniyet değişimleri bulunmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Darbeci zihniyetin tasfiyesi</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Öte yandan, darbeci zihniyetin pervasızlaşarak hukuk dışı örgütlenmelere gitmesi ve suç örgütüne dönüşmesi, bu yapının nüfuz ettiği başta ordu olmak üzere bütün kurumları olumsuz etkilemiştir. Özellikle ordu yönetimi ve kurumsal hiyerarşisi, orduda bir takım kişilerin ayrı bir yapılanma içinde yer almasını ve hiyerarşi dışı bir takım kişi ve güçlerin kontrolünde bulunmalarını asla kabul edemez; böyle bir şeye müsaade edemez. Bilakis, Ordu, bu tür yapılanmaların tasallutundan kurtulma mücadelesi vermektedir. Bu mücadelede, kendisini seven, peygamber ocağı olarak tanımlayan millet onun en güçlü dayanağı ve destekçisidir. Toplumu ve değerlerini yok sayan, devletin kimi kurumlarına sızarak çeteleşen ve bu kurumları ve toplumu tahakkümü altına almak isteyen bu darbeci zihniyet artık karşısında milletiyle el ele veren orduyu bulacaktır. Toplumun kimlik değerlerine karşı yasakçılık ve despotizmle sonuçlanan bir iç güvenlik anlayışını temsil eden darbeci zihniyet, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, hukuk devleti gibi çağdaş anlayıştan tamamen kopmuştur. Çünkü dini değerleri çağdaşlık-irtica, ilericilik-gericilik; etnik kimlikleri bölücülük-bölünmez bütünlük gibi ikilemler ekseninde gruplayıp düşman tanımlaması yapan darbeci zihniyet; artık milli iradeyi, meclisi, hükümeti ve büyük dindar, demokrat, liberal toplum kesimlerini ve aydınları adeta düşman kampına yerleştirmiştir. Orduya bu algı çerçevesinde misyon tayin etmek isteyen bu zihniyetin yaptığı tahribat bütün boyutları ile artık su yüzüne çıkmıştır. Ordu, kendi ideolojik tasavvurlarına uygun düşmeyen inanç ve kültür değerlerini ve buna sahip bir halkı değiştirme misyonu üstlenmiş olan darbecileri bünyesinden çıkarma aşamasına gelmiştir. Yaşadığımız olaylar devlete, millete, cumhuriyete, demokrasiye ve orduya karşı suç işleyen bu zihniyetin tasfiyesi ve bunun yol açtığı gerilimlerden ibarettir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">İdeolojik algı sorunu</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bir ülkenin toplumsal barışı, kalkınması, milli savunma disiplini, o ülkedeki dayanışma kültüründen beslenir. Devletlerin ve orduların gücü, halktaki bu dayanışmayı temsil etmelerinden kaynaklanır. Halktaki bu dayanışmanın organizasyonu devlet ve ordu olarak somutlaşır. Dayanışma kültürü suni olarak oluşturulamaz. Başka toplumlardan da aktarılamaz. Her toplumun dayanışma kültürü kendine özgüdür. Çünkü inanç değeri olmayan ithal kültürlerin disiplin değeri de olamaz. Devletlerin kurulması ve çöküşü, yapılanmasını toplumun bu dayanışma kültürüyle temellendirme başarısı ile alakalıdır. Rasyonalite, toplumun değerler sistemi ile barışık ve uyumlu bir paradigma uyarlamasını zorunlu kılmaktadır. Aslında bu uyarlama zaruretinin sancılarını yaşıyoruz. Ancak, resmi ideolojinin saplantıları, darbecilerin şahsında toplumun bütünlüğü ve devletin bekası noktasında ağır faturalar ödememize yol açacak bir ideolojik taassuba dönüşmüş bulunuyor. Resmi ideoloji bu taassubu sebebiyle, rasyonel davranma yeteneğini yitirmiş ve kaçınılmaz olan ve aynı zamanda da iç bütünlüğümüzü yeniden toparlamamıza ve inşa etmemize temel oluşturan ortak dayanışma kültürümüze bir blokaj işlevi kazanmıştır. İşte, toplumun dayanışma kültürüne karşı ideolojik bir saplantı içinde olan; bu dayanışma kültürünü iç tehdit olarak algılayarak bloke eden darbeci zihniyetin bu blokajı kaldırılmaktadır. Devletin, toplumun ve ordunun güç kaynağı ve çimentosu olan bu dayanışma kültürü yeniden devreye sokulmaktadır. Böylece, devlet-toplum; ordu-millet ve toplumun etnik kesimleri arasındaki gerilimlerden kaynaklanan entegrasyon sorunları çözüm yoluna girmiştir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Jeokültür jeopolitik ilişkisi</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ayrıca, ülkemiz, bu dayanışma kültürümüzün kuşattığı dünya coğrafyasını da manen entegre eden bir merkeze dönüşmektedir. Toplum-kültür ilişkisi ideolojik değil sosyolojik temelde yeniden algılanmaktadır. Jeokültür-jeopolitik ilişkisi keşfedilmiştir. Toplumsal dayanışma ve bütünleşmede ortak dayanışma kültürünün rolü ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla, her şey yeniden tanımlanmakta, yanlış tanımlamalar düzeltilmektedir. -ldquo;İnanç ve değerlerimiz ile gelişme/ilerleme arasında bir çelişki varsayma-rdquo; tezinden beslenen ve dönemsel şartlar altında politik sürece hakim olan Renan-rsquo;cı ideolojik zihniyet sorgulanmaktadır. Yaşadığımız sorunlar bu zihniyet ile ilişkilendirilerek açıklanabilmektedir. Siyasi ve bürokratik sisteme şekil veren bu zihniyetin, zaman içinde toplumunun inanç ve kültür değerlerine karşı örgütlenmiş birer yapıya dönüştüğü ortadadır. devlet, toplum ile tezada düşmüş böyle bir zihniyet üzerinde yapılandırılamaz. Bu nedenle Kürtler savrulmuş, toplumun büyük kesimi küstürülmüştür. Bu zihniyet, modernleşme adına inanç ve gelenekleri tahrip ve tasfiyeye yönelmiş, toplumun değişik kesimlerini tahakkümü altına almış, toplumsal dayanışma kültürünü tahrip etmiş, devlet ve kurumlar ile toplumun bağını koparmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yaşadığımız olaylar, bu idrak değişimlerinin belirlediği yön ve istikamette cereyan etmektedir. Bu gelişmeler, geçmişte kültürel alanda yapılan tahribatların, ordu-millet dayanışması ile tamir edilmekte olduğunun açık göstergesidir. Artık, kendi ideolojisini mutlaklaştırmış ve toplumu, devleti ve kurumlarını da bu ideolojiye göre şekillendirmek isteyen bir zihniyet, yerini, bilimsel veriler, evrensel hukuki standartlar ve sosyolojik bir hakikat olan milletin kültür ve inanç değerlerinin sentezinden oluşan yeni bir zihniyete terk etmektedir. Darbeciler(e) göre şekillenmiş bir sistemin, millete ve onun gücünün örgütlenmesine dayalı milli bir sisteme dönüşümüne tanıklık etmekteyiz. Adaleti ve insan haklarını merkeze alan bir siyasi ve hukuki yapılanmaya doğru gidilmektedir. Bütün kurumlarıyla devleti -ldquo;herkesin devleti-rdquo; haline getiren, herkesin evrensel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, toplumun inanç ve değerleri ile barışık bir yeniden yapılanma sürecine geçiş aşamasında bulunuyoruz. Yılın son MGK toplantısından sonra yayınlanan bildiride -ldquo;terörün ve beslendiği ortamın tasfiyesine yönelik mücadele-rdquo; ve -ldquo;kardeşlik olgusunu zedeleyecek davranışlardan kaçınılması-rdquo; vurgusu, sözünü ettiğimiz yeniden yapılanma konusunda, en üst seviyede kurumlar arası mutabakatın ifadesidir. -nbsp;</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Toplumu Bekleyen Gizli Tehdit</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit</guid>
<description><![CDATA[Ekrem Altıntepe - Star Kitap Eki

“SOSYOLOJİK SAVAŞIN HEDEFİ, MANEVİ VE KÜLTÜREL DİNAMİKLERİN BU İNANÇ DEĞERİNİ ORTADAN KALDIRMAKTIR” DİYEN YUSUF ÇAĞLAYAN, MODERN ZAMANLARIN YENİ SAVAŞ TAKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR.

Yusuf Çağlayan’ın kaleme aldığı Sosyolojik Savaş, Etkileşim Yayınları’ndan çıktı. Toplumun sosyal yapısı ve değerler bütününe yönelik tehditleri kapsayan bir kavram olarak sosyolojik savaşı ele alan Çağlayan’la nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu konuştuk.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="art-article" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">
<p><strong><span style="color: rgb(128,0,0)">TOPLUMU BEKLEYEN GİZLİ TEHDİT</span></strong></p>
<p style="text-align: right"><strong>Ekrem Altıntepe - Star Kitap Eki</strong></p>
<p style="text-align: justify">-ldquo;SOSYOLOJİK SAVAŞIN HEDEFİ, MANEVİ VE KÜLTÜREL DİNAMİKLERİN BU İNANÇ DEĞERİNİ ORTADAN KALDIRMAKTIR-rdquo; DİYEN YUSUF ÇAĞLAYAN, MODERN ZAMANLARIN YENİ SAVAŞ TAKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR.</p>
<p style="text-align: justify">Yusuf Çağlayan-rsquo;ın kaleme aldığı Sosyolojik Savaş, Etkileşim Yayınları-rsquo;ndan çıktı. Toplumun sosyal yapısı ve değerler bütününe yönelik tehditleri kapsayan bir kavram olarak sosyolojik savaşı ele alan Çağlayan-rsquo;la nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğumuzu konuştuk.</p>
<p style="text-align: justify">-nbsp;</p>
<p><strong>Sosyolojik savaş kavramından ne anlamalıyız?<br />
</strong>Kitabın ana kavramı olan Sosyolojik savaş, toplum kimliğini, dolayısıyla da bu kimliği oluşturan inanç ve değerleri hedef alan bir savaş türü. Bireyleri ahlak ve dürüstlükle mükellef kılan inanç zayıflatıldığında, bireyler arası ilişkilerin ahlak ve dürüstlük çerçevesinde gerçekleşmeyeceği, çıkar odaklı ilişkiler halini alacağı malumdur. Yani, inanç bakımından zayıflamış bireyler öncelikle iç aleminde duygu çatışmaları yaşayacaktır. Baskın duygu bireyin diğer duygularına tahakküm edecektir. Örneğin çıkar duygusu, dürüstlük duygusuna ve iradesine baskın gelecektir. Bu iç çatışma dışta bir davranış formuna dönüştüğünde, artık bireyler baskın duygularını dışa vuracak ve çatışma bireyler arası boyut kazanacaktır. İşte inançlara yöneltilen saldırılar, örneğin -ldquo;insan maymundan türemiştir-rdquo; gibi bilimdışı teorilerin maksadı, inançları ve dolayısıyla da bu inançların gereği olan mükellefiyetleri temelinden yıkmaktır. Bireyden başlayan değişim süreci, giderek aileye, bireyler arasına ve topluma aksederek artık sosyolojik bir değişim boyutu kazanacaktır. İşte sosyolojik savaş, bu türden saldırıları, -ldquo;sosyal bilimcilerin zihniyeti ile-rdquo; kurgulayan ve yürüten bir savaş türü.-nbsp;<br />
<strong>Sosyolojik savaşın hedefleri hakkında neler söyleyeceksiniz?<br />
</strong>Sosyolojik savaş, toplumların dayanışma ve sosyal bütünleşme dinamikleri ile ilgilenir. Hedefi, toplumu oluşturan bireylerin ve ailelerin dayanışmacı özelliklerini ortadan kaldırmak, bireyin ve ailenin topluma güç veren formunu bozmaktır. Sosyolojik savaşlarda, bireysel ve toplumsal davranışa kaynaklık eden inanç ve değerler sistemi hedef alınmaktadır. Özellikle hedef toplumun sosyal gücünün zayıflatılması ve yıkılması amacıyla birey-ahlak yabancılaşması, toplum-değerler yabancılaşması, aydın-halk yabancılaşması, toplum-devlet yabancılaşması, alt kimlik yabancılaşmaları, bölgesel yabancılaşmalar, dayanışma ve uzlaşma kültürünün yok edilmesi, yeni ulusal, etnik ve dinî kimlikler inşası, dışlama, ayrıştırma ve çatışma kültürünün geliştirilmesi gibi sosyolojik operasyonlar gerçekleştirilir. Bu ve benzeri amaçlar, hedef toplumun demografisinde, kültürel ve sosyal dokusunda, tarihten gelen yapısında dönüşümlere yol açar ve hedef toplumu üzerinde tek yanlı çıkar ilişkisi kurmaya elverişli bir yapıya kavuşturur. Çünkü toplumsal bütünlük ve dayanışmayı, bireysel ve toplumsal bilinçte koşullayan şey, inanç değeri olan manevi ve kültürel dinamiklerdir. Sosyolojik savaşın hedefi, manevi ve kültürel dinamiklerin bu inanç değerini ortadan kaldırmaktır. Bu gerçekleştiğinde, bireylerin iyi, kötü, doğru ve yanlış bilinçleri bozulacak, mükellefiyet duyguları ortadan kalkacak, bireysel ve toplumsal davranış modelleri değişecektir. Neticede ise, hedef toplum kendi bünyesinde iç çatışmalar yaşamaya başlamanın yanında, devletin siyasi, ekonomik ve askerî politikalarını desteklemekten uzak bir sosyolojik form kazanmış olacaktır.-nbsp;<br />
<strong>Sosyolojik savaşın yöntemleri nelerdir?-nbsp;<br />
</strong>Sosyolojik savaşın yöntemleri klasik savaşlardan daha farklıdır. Sosyolojik savaşın en temel özelliği asimetrik oluşudur ve hedef toplumun simetrik veya asimetrik bir karşılık vermesine imkân tanıyan dinamiklerine odaklanır. Bağışıklık sistemi bozulan bir insanı düşünelim, karşı koyacak bünyesel mekanizma yok ise, ne ile karşı koyacaktır? İşte sosyolojik savaş, öncelikli hedef olarak toplumların bağışıklık sistemlerini hedef almaktadır. Nedir toplumsal bağışıklık sistemi? Toplumların dini, milli kültürüdür. Toplumlar kültürel bağışıklık sistemlerini korumadıkları sürece, maruz kaldıkları kültürel saldırılara karşı simetrik veya asimetrik bir karşılık veremezler. Toplumların bu bağışıklık sistemlerine yöneltilen saldırıların etkisi, bir insanın bağışıklık sistemine yöneltilen saldırı ile benzer bir etki doğurur. Yani, hedef toplumu karşı koyamaz bir hale getirir. Hatta, toplumun kendi bünyesindeki harici etkilere mukabelede bulunacak kuvvetleri emri altına alır. Onları araç olarak kullanır. Asimetrik oluşu biraz da bundandır. Böyle toplumların orduları vardır, ancak iç güvenlik gücüne dönüşmüştür. Eğitimleri vardır, fakat topluma yabancılaşan ve kendi içinde çatışan kuşaklar üretmektedir. Halk ile yönetim, halk kesimleri, aydınlarla halk, toplumsal sınıflar daima bir tezat ve çatışma halindedirler. Dayanışma kültürü bozulduğundan, ancak dayanışma ile çözümlenecek sorunlar gittikçe yığılır. İletişim araçları, dışlayıcılığı, rekabet ve çatışmaları aktaran ve kışkırtan bir işlev kazanır. Ahlaki ve manevi değerleri aktive eden kültür ve inanç kodlarını iç tehdit olarak tanımlayan bir güvenlik kültürü ve ideoloji ile kuşatılmıştır toplum ve kurumları. İnanç ve kültürün zayıflaması, sosyal hastalıkların gittikçe yaygınlaşmasına, bireysel ve grupsal ve sınıfsal ikili, üçlü ilişkilerde salt çıkar odaklı davranış kalıpları ile şekillenmiş bir sosyal yapının ortaya çıkmasına yol açar. Bu özelliklere sahip bir toplum, eline hangi imkân ve kabiliyet geçse, olumlu olarak kullanamaz. Bu özellikleri toplumların doğal akış içinde kazandığı özellikler olarak tanımlamak; -ldquo;kazandırılmış özellikler-rdquo; olma ihtimalini göz ardı etmek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü pozitif bilimlerin sunduğu verilerle doğanın manipüle edilebilmesi kadar, sosyal bilimlerin sunduğu verilerle de toplumların manipüle edilebilmesi açık bir gerçektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify"><br />
Kaynak:-nbsp;<a href="http://haber.stargazete.com/kitap/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit/haber-802431#ixzz2jW8eiS8T">Toplumu bekleyen gizli tehdit - Kitap - Star Gazete</a><a href="http://haber.stargazete.com/kitap/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit/haber-802431#ixzz2jW8eiS8T">http://haber.stargazete.com/kitap/toplumu-bekleyen-gizli-tehdit/haber-802431#ixzz2jW8eiS8T</a></p>
</div>
<p><span class="article_separator" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">-nbsp;</span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>28 Şubat: “Durum İrtica; Vazife Darbe”</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/28-subat-durum-irtica;-vazife-darbe</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/28-subat-durum-irtica;-vazife-darbe#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/28-subat-durum-irtica;-vazife-darbe</guid>
<description><![CDATA[Ülkemiz, önce Ergenekon ve Balyoz ve arkasından 28 Şubat Postmodern darbesi ile ilgili olarak başlatılan hukuki ve bütün darbelerin araştırılarak darbe mağdurlarının zararlarının tespiti ve karşılanması doğrultusunda bir komisyon oluşturulması yönünde alınan TBMM kararı ile başlayacak siyasi süreçlerle yeni ve önemli bir dönemece girmiş bulunuyor. Bu bağlamda, 28 Şubat Süreci kırılma noktasını oluşturmaktadır. Çünkü, darbeci yapı, ancak milletin temel inanç ve manevi kimliğine ilişerek kendi kendini bu dönemde deşifre etmiştir.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="art-article" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">
<p style="text-align: right"><strong><span style="color: rgb(128,128,128)">28-29 Nisan 2012 / Milat Gazetesi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>Ülkemiz, önce Ergenekon ve Balyoz ve arkasından 28 Şubat Postmodern darbesi ile ilgili olarak başlatılan hukuki ve bütün darbelerin araştırılarak darbe mağdurlarının zararlarının tespiti ve karşılanması doğrultusunda bir komisyon oluşturulması yönünde alınan TBMM kararı ile başlayacak siyasi süreçlerle yeni ve önemli bir dönemece girmiş bulunuyor. Bu bağlamda, 28 Şubat Süreci kırılma noktasını oluşturmaktadır. Çünkü, darbeci yapı, ancak milletin temel inanç ve manevi kimliğine ilişerek kendi kendini bu dönemde deşifre etmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: justify">-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Birinci Adım: Orduda Yönetime El Konulması</strong></p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat 1997 tarihinde fiiliyat kazandırılan Postmodern darbenin alt yapısı, geçmiş yıllardan beri oluşturulmaktaydı. Geçmiş darbe dönemlerinde komite veya konsey tarafından yasalara eklenen ve anayasaya aykırılığı dahi ileri sürülemeyen hükümlerle dokunulmaz, değiştirilemez darbe mevzuatı oluşturulmuştur. Sözü edilen hükümler incelendiğinde, bunların Yasama Organı tarafından çıkarılmadığı, yani bir kanun kimliği olmadığı-nbsp; görülecektir. İç Hizmet Kanununun 35 nci maddesi 1960 darbesinde Milli Birlik Komitesince yasaya eklenmiştir. YAŞ kararlarının yargı yoluna kapatılması ile ilgili 926 Sayılı TSK Personel Kanununun 50 ve 94 ncü maddelerindeki hükümler ise 12 Eylül darbesini müteakip, Devlet Konseyince yasaya eklenmiştir. Bunun dışında, yasalara vesayet sistemini güçlendiren, ileride gerçekleştirilecek darbelerin yasal alt yapısını oluşturacak bir çok hükümlerin sokuşturulduğu görülecektir. Bu türden hükümlerin, Yasama organı tarafından çıkarılmamış olması sebebiyle yasa değeri bulunmamakla birlikte, özellikle 28 Şubat Postmodern darbesi bu hükümler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Darbeleri takip eden ve yasama organının yetkili olduğu dönemlerde, bu tür sahte yasaların iki satırlık bir kanunla yürürlükten kaldırılmadığı ve askeri yasaların askeri hizmet gereklerine göre çıkarılması gerekeceği şeklinde bir anayasal hüküm konulamadığı için, halen bu hükümler canlılığını devam ettirmektedir.</p>
<p style="text-align: justify">Askeri cuntaların darbelerde TSK-rsquo;yi kullanabilmesi, bu cuntaların TSK-rsquo;nin-nbsp;<strong>-ldquo;kurumsal hiyerarşisini ele geçirmesine-rdquo;</strong>-nbsp;bağlıdır. Darbelerin başarısının olmazsa olmaz şartı budur. TSK-rsquo;nin kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesi ise, TSK içerisinde örgütlenerek, TSK hiyerarşisinden farklı örgütsel bir hiyerarşi oluşturulması, bu hiyerarşiye tabi kişilerin, kurumsal hiyerarşinin önemli kumanda merkezlerine nüfuz etmesi ile mümkündür. Bu sürece kısaca örgütlenme ve kadrolaşma diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify">Orduya yönelik operasyonların üçüncü aşaması ise, TSK kurumsal hiyerarşisinin devre dışı bırakılarak, yerini örgüt hiyerarşisinin alması aşamasıdır. Örgütçe kurumsal hiyerarşinin devralınması ile TSK emir-komuta zinciri içinde örgütsel hiyerarşiye ait emir ve icraatların, TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisinin emir ve icraatları gibi algılanması sağlanmış olmaktadır. Böylece, binlerce TSK personeli farkında olmadan örgütün faaliyetlerine alet edilmektedir. Aynı şekilde, devletin tüm kurumlarında ve hatta toplumda da bu icraatlar ordunun icraatı sanılmakta, kurumun güç ve itibarı ve yaptırım gücü örgüt tarafından kendi amaçları doğrultusunda kolayca kullanılabilmektedir. İşte darbeler bu şartlar oluşturularak gerçekleştirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>BÇG Örgütü ve Emir-Komuta Zinciri</strong></p>
<p style="text-align: justify">BÇG örgütü, 28 Şubat Sürecinde ordu içinde yapılanan cuntanın adıdır. TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisi içinde yasa dışı olarak oluşturulmuştur. Amacı ise, birinci aşamada TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesi, ikinci aşamada ise TSK-rsquo;nın kurumsal gücünün ve etkinliğinin darbe eyleminde kullanılmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify">Öncesi ve sonrası ile bir süreci içeren 28 Şubat 1997'de, BÇG örgütü mensupları,-nbsp; Milletin yurt savunması için emrine verdiği Silahlı Kuvvetlerdeki kurumsal hiyerarşi içindeki mevki, makam ve rütbelerinden aldıkları gücü, öncelikle orduda yönetimi ele geçirmek için kullanmışlardır. Çünkü, BÇG mensupları, aynı zamanda kurumsal hiyerarşinin de bir parçası olduklarından, yayınlanan emirlerin normal hiyerarşik emirler mi, BÇG emirleri mi olduğu anlaşılamamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesi için, kurumsal hiyerarşide yer alan darbe karşıtı unsurları bastırmak ve emir komuta zincirini pasifize etmek gerekir. Bunu gerçekleştirmek için her darbe döneminde büyük bir TSK kitlesi tasfiye edilmiştir. 1960 Darbesinde aralarında çok sayıda general ve hatta genelkurmay başkanı da bulunan dört binden fazla personel tasfiye edilerek ordu yönetimine el konulmuştu. Benzer tasfiyeler her darbede tekrarlandı. 28 Şubat-rsquo;ta ise tasfiyeler psikolojik harp taktikleri ile gerçekleştirildi.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>28 Şubat Tasfiyeleri</strong></p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat ihraçlarının idari ve hukuki kılıfı BÇG tarafından hazırlanmıştır. Tasfiyelerde, hukuk, askeri hizmet gerekleri ve askeri disiplin ölçütleri esas alınmamış, bunlar sadece kılıf olarak kullanılmıştır. Örneğin, kurumsal şablonlar kullanılarak yayınlanan BÇG merkezli emirlerde, birlik komutanlarına tutum ve davranışları ile irticai tutum sergileyen, yani eşi başörtülü olan, Cuma ve vakit namazlarını kılan, gümüş yüzük kullanan veya altın yüzük takmayan, içki içmeyen, eğlencelere ailece iştirak etmeyen personelin belirlenmesi ve şüpheli sakıncalı takibine alınması talimatı verilmiştir. Aynı emirlerde, bir birlikte böyle bir personel bulunduğunun birlik dışı unsurlar tarafından belirlenmesi, o birlik komutanının irticacı personeli himaye ettiğinin göstergesi kabul edileceği ve onlar hakkında da işlem yapılacağı belirtilmekteydi. Aileler dahi haber elemanı olarak kullanılmak suretiyle TSK bünyesindeki irticacı prototipe uyan tüm personel tespit edilmiş ve merkezde oluşturulan listeler üzerinden bu personelin bulunduğu birlikler baskı altına alınmıştır. Birlik komutanlarının askeri hizmet gerekleri çerçevesinde yaptığı gözlemlere dayalı olarak verdikleri objektif sicil ve takdirnameler kontrol edilmiş, bu gibi personele düzenlenen olumlu siciller değiştirtilmiş, olumlu kanaatler olumsuza çevirtilmiş, takdirname verilmesi önlenmiştir. Yıllardır TSK-rsquo;da görev yapan ve başarılı sicil alan, düzenli takdirname alan bu personelin, 28 Şubat Süreci ile birlikte sicillerinde ani düşüşler olması, takdirname alamamış olmaları yapılan baskıların açık göstergesidir.</p>
<p style="text-align: justify">Yasal olmayan ve kurumsal hiyerarşiye paralel bir hiyerarşi kuran BÇG, askeri hiyerarşiyi ve disiplini tahrip ederek, adeta TSK-rsquo;yı rehin almıştır. Üst düzey rütbe ve kıdemi ve makamı olan bir komutan, kendi emrindeki alt rütbedeki bir çalışma gurubu mensubu subay ve astsubaydan çekinir olmuştur. BÇG mensupları, YAŞ üyelerinin veya kuvvet komutanlıklarının ihraç kararını temin edecek içerikte isnatlarla tutanaklar düzenleyebildikleri, kendilerinden üst rütbedeki yetkili amirleri yönlendirebildikleri, herkesin birbirinden çekinir hale geldiği bir ortam oluşmuştur.</p>
<p style="text-align: justify">-ldquo;Durum irtica; vazife darbe-rdquo; formülü ile ordunun kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesinde ilk planda YAŞ kullanıldı. BÇG fişlemeleriyle irtica ile ilişkilendirilen iki bine yakın TSK personeli YAŞ kararları ile açıktan tasfiye edildi. Suçsuz insanlar, ihraç, istifa ettirme, emeklilik istemeye mecbur-nbsp; bırakma, sicilini bozma, sürgün, işkence, şüpheli/sakıncalı fişlemeleri gibi-nbsp; yollarla tasfiye edilmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify">BÇG-rsquo;nin kontrolünde gerçekleştirilen ihraç işlemlerinde hukukun gözetildiği düşünülemez. Yüksek Askeri Şura üyeleri dosyaları bizzat incelememiştir bile. Dönemin Genelkurmay Adli Müşavirinin tekemmül ettirdiği ve önlerine koyduğu dosyaları imzalamışlardır sadece. Mesela, Prof.Dr.Tabip Kd.Albay Mustafa Kahramanyol-rsquo;un TSK-rsquo;den ihracının iç yüzü daha sonra basına aksetmiştir. İki Şura üyesi general, Kahramanyol-rsquo;un eski eşine asılsız suçlamalar içeren ihbar ve şikayet mektupları yazdırıyorlar ve bu mektupları Şura dosyasına koyduruyorlar. Sonuç malum, Kahramanyol-rsquo;un ihracına karar veriliyor.</p>
<p style="text-align: justify">Bu açık ve hukuksuz tasfiyelerin oluşturduğu baskı ve tazyik, fişlemeler, şüpheli ve sakıncalı takipleri, yazılı ve sözlü uyarılarla sıranın kendine geldiği hissettirilen önemli sayıda personel kitlesi oluşturuldu. Özellikle dini inançlarını günlük yaşamına aksettiren personel mercek altına alınarak, TSK personeli arasında irtica bağlamında bir kutuplaşma oluşturulmuş, irtica suçlamasına maruz personel şüpheli/sakıncalı takibine alınmış, özellikle Hava Kuvvetlerinde, Etimesgut-rsquo;a sevk edilerek sorgu ve işkence uygulamaları başlatılmıştır. Bu uygulamalarla, emeklilik ve istifa seçenekleri ile karşı karşıya bırakılan YAŞ ihraçlarının iki katından fazla TSK personelinin -nbsp;ordudan ayrılması sağlandı. Generallik sırasındaki albaylar ile generallerin tasfiyesi ise, çok daha sessiz yöntemlerle gerçekleştirildi. Çünkü, BÇG-rsquo;nin en dikkat ettiği husus, üst rütbelerin reaksiyonunu uyandırmamaktı. Belli bir sistem dahilinde, kadrosuzluktan ve terfi ettirilmeyerek zaman içinde bu personelin kolayca emekliye sevki(!) sağlandı. Bütün bu açık, örtülü ve yasal(!) tasfiyelerle TSK-rsquo;nin kurumsal hiyerarşisi üzerinde BÇG örgütünün irade ve kontrolü tesis edildi. TSK-rsquo;da kurumsal rütbe ve kıdem hiyerarşisi ortadan kalktı, örgütsel hiyerarşi etkin hale geldi. TSK-rsquo;nın kurumsal güç ve imkanları önemli ölçüde BÇG örgütünün eline geçti. Böylece, 28 Şubat sürecinin ilk aşaması olan orduya karşı darbe gerçekleştirilmiş, BÇG ordu üzerinde istediği otoriteyi kurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Postmodern Darbe</strong></p>
<p style="text-align: justify">BÇG örgütünce gerçekleştirilen postmodern darbe ile Ordunun yönetimine el konulmuş, ordunun kurumsal emir-komuta zinciri tahrip edilmiş, BÇG örgütünün hiyerarşik yapısı, kurumsal hiyerarşinin yerini almış, TSK asli görevlerini yapamaz duruma gelmiş, disiplin yapısı bozulmuştur. Ordu-Millet bağı tahrip edilmiş, gizli ve açıkça gerçekleştirilen eylemlerle, Ordu-rsquo;ya, Millete ve değerlerine karşı bir kurum görünümü kazandırmışlardır. Olmamış olayları olmuş gibi kurgulayarak gerçekleştirdikleri provokasyonlarla, Milletin inanç ve değerlerini iç tehdit olarak göstermişlerdir. Toplumu, ağır hukuk dışı baskılar altına alarak fişlemişler, inanç ve fikirlerine göre ayrıştırıp/kutuplaştırarak/kışkırtmışlar ve darbe ortamı hazırlamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify">Sonraki aşamada, BÇG örgütünün yukarıda özetlediğimiz suç konusu icraatları, ordu tasarrufu gibi gösterilerek, diğer devlet kurumları üzerinde de baskı oluşturulmuştur. Sadece ordu değil, MGK, YAŞ, TBMM, yargı, hükümet, mahalli idareler, eğitim kurumları ve üniversiteler topyekün BÇG-rsquo;nin kontrolü altına alınmıştır. Hükümeti istifa ettirmişlerdir. Meclis aritmetiğini değiştirmişler, Milletin iradesine aykırı olarak yeni bir hükümet kurdurmuşlardır. Yargıyı baskı altına alarak hukuki denetim mekanizması olmaktan çıkarıp, ideolojik denetim mekanizmasına dönüştürmüşlerdir. Eğitim müesseselerini hukuk dışı baskılarla yeniden dizayn etmişler ve toplumda anayasada öngörülen eğitim hakkından yararlanmayan toplum mağdurları üretmişlerdir. Eğitim hakkı katsayı eşitsizliği düzenlemesi ile yine yüksek okula girişte, eşitlik ilkesi ve-nbsp; eğitim hakkı ihlal edilen mağdur kitleler üretmişlerdir. Daha bunlara benzer hukuksuz, antidemokratik bir dizi uygulamalarla ülkenin halkına, kurumlarına, geleceğine, ekonomisine ağır darbeler vurmuşlardır.</p>
<p><strong>28 Şubat-rsquo;ın Asker Mağdurları</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>28 Şubat Sürecinde önemli bir TSK personeli kendi isteği ile ayrılma süsü verilerek tasfiye edilmiştir. TSK-rsquo;nın emeklilik ve istifa ortalaması araştırıldığında, 28 Şubat Sürecinde istifa ve emeklilik grafiğinin yükseldiği görülecektir.</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>Ordunun kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesinde baskı altına alınan TSK personeli arasında, ikinci önemli mağdur grup, 15 yıllık mecburi hizmet süresini veya emeklilik asgari bekleme süresini doldurmuş olan personeldir.</strong></p>
<p>28 Şubat Süreci denilince ilk akla gelen mağdurlar, ordu hiyerarşisinin ele geçirilmesi operasyonu kapsamında tasfiye edilen YAŞ mağdurlarıdır. YAŞ mağdurlarının ortak özellikleri incelendiğinde, genel olarak sicilleri ve disiplin notları yüksek, çok sayıda takdirnamesi ve başarı ödülü bulunan personel olduğu görülecektir. Dosyalarında adli veya disiplin işlemi bulunmaması, sicillerinde hizmetle ilgili olmayan ideolojik kanaatlerin yer alması, disiplinsizlik olarak gösterilen davranışlarının, mensubu olduğumuz İslam dininin halkta da geleneksel olarak yaşanan mükellefiyetlerinden ibaret olup, tamamen din ve vicdan özgürlüğü kapsamındaki tutum ve davranışlardan ibaret olduğu görülecektir. Sırf bir örgüt ile irtibatlandırmak için, sicillerine çeşitli örgüt mensubu olduğu iddiaları yazılmıştır. Ancak, YAŞ mağdurları, TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisi dışında yasa dışı olarak oluşturulan BÇG örgütüne katılmadığı, TSK-rsquo;nın normal kurumsal hiyerarşisi içinde yer aldığı ve kurumsal vazifeler dışında hiçbir vazife kabul etmediği, milletin inanç ve değerlerine saygı ve bağlılık göstergesi olan tutum ve davranışları ile bu örgütün yasadışı faaliyetlerine engel olacağı değerlendirildiği için ihraç edilmişlerdir. YAŞ mağdurlarına yapılan işlemlerle, TSK personeli baskı altına alınmış, herkesin tarafını belli etmesi istenmiştir. Bu kutuplaşma sayesinde, bir yandan darbeye engel görülen personel tasfiye edilirken, kalan personelin üzerinde de ihraç tehdidi oluşturularak, karşı reaksiyon önlenmiştir. BÇG örgüt hiyerarşisi içinde yer alan kişiler aynı zamanda rütbeli ve TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisinde de bulunan kişiler olduğundan, ihraç işlemleri, ordu bünyesinde dahi-nbsp; TSK-rsquo;nin kurumsal tasarrufu gibi algılanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat Sürecinde, ordunun kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesinde baskı altına alınan TSK personeli arasında, ikinci önemli mağdur grup, 15 yıllık mecburi hizmet süresini veya emeklilik asgari bekleme süresini doldurmuş olan personeldir. Bu personele öncelikle şüpheli/sakıncalı kategoriye ayırma ve takip işlemleri ile ağır baskılar yapılmış, daha önünde uzun yıllar hizmet süresi olduğu halde, YAŞ kararı ile ihraç mekanizması hatırlatılarak ve ihraç olanların yaşadıkları sıkıntılar örnek gösterilerek, istifa ve emekliliklerini istemeleri ihtar edilmiş, ihraç edileceğini kesin olarak anlayan bu gibi personel, emekliliğini istemek zorunda kalmışlardır. Böylece, 28 Şubat Sürecinde önemli bir TSK personeli kendi isteği ile ayrılma süsü verilerek tasfiye edilmiştir. TSK-rsquo;nın emeklilik ve istifa ortalaması araştırıldığında, 28 Şubat Sürecinde istifa ve emeklilik grafiğinin yükseldiği görülecektir. Emekli olanların sicil dosyaları incelendiğinde ise, bunların şüpheli, sakıncalı kategorisinde takip altına alınan personel olduğu, sicillerinin ani düşüş gösterdiği, çeşitli ikaz ve baskılara maruz kaldıkları ve ihraç edilecekler arasında bulundukları-nbsp; anlaşılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify">Askeri Ceza Kanununun 30 ncu maddesi, kimlerin TSK-rsquo;dan çıkarılacağını hükme bağlamıştır. -ldquo;<strong>Sıralı sicil yolu ile ve kuvvet komutanı onayı-rdquo;</strong>-nbsp;ile ihraç edilen personel arasında, yasanın bu maddesine uygun olanlar bulunduğu gibi, çok sayıda bulunmayanlar da vardır. Bunlar ve bunlarla birlikte disipline dair yasa ve yönetmelik hükümleri kullanılarak tasfiye edilmiş personel de 28 Şubat Sürecinde ordunun kurumsal hiyerarşisinin ele geçirilmesi operasyonu kapsamında tasfiye edilen üçüncü önemli kitleyi oluşturmaktadır. Bu personel hakkında sıralı sicil amirlerine -ldquo;TSK-rsquo;da kalması uygun değildir-rdquo; sicili düzenlettirilmiştir. Aynı şekilde sözleşmeleri feshedilerek ilişiği kesilen uzman personel de mağdurlar arasındadır. Bu kategorideki mağdurların yargı yoluna müracaatı mümkün idi. Ancak, 12 Eylül Konsey üyelerinin yasalara eklediği hükümler ve çıkardığı yönetmelikler, davayı gören mahkemece yasama organınca çıkarılmış normal yasal mevzuat olarak kabul edilerek kararlarda yasal dayanak oluşturmuştur. Yine mahkemede, davacılar hakkındaki olumsuz siciller, sicile eklenen belge ve tutanaklar, olumsuz kanaatler aksi sabit oluncaya kadar muteber delil kabul edilmekteydi. Bu gibi belge ve kanaatlerin mahkemede de gizli tutularak davacılara bildirilmemesi sonucu, silahların eşitliği ilkesi işlememiş, bu gizli kanaat ve belgelere, sicillere karşı savunma imkanı sunulmayan bir yargılama sisteminde hukuki bir netice almak mümkün olmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify">Ayrıca, re'sen emeklilik tebligatlarında, özellikle YAŞ Kararlarının açıklandığı dönemlere rastlayanlarda, hangi ihraç yöntemi ile ilişiklerinin kesildiği kendilerine tebliğ edilmeyen çok sayıda personel, YAŞ kararı ile ihraç edildiklerini ve yargı yolu kapalı olduğunu sandıkları için, dava açma hakkını da kullanamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat Sürecindeki diğer önemli bir mağdur kitlesi de, askeri öğrencilerdir. Resmi şikayetlere ve kamu oyuna akseden iddialara göre, bu gibi öğrencilerden oluşan gurupların genel guruptan ayrılıp, normal spor ve eğitim uygulamalarının dozajları tahammül edilmeyecek seviyelere yükseltilerek sonuçta pes etmeleri sağlanıp, başarısı düşen, davranış bozukluğu gösterenlerin başarısızlık ve disiplinsizlikten, başarılı ve disiplinli olanların ise kendi istekleri veya ailelerinin kararı ile öğrencilikten ayrılmaları sağlanmaktadır. Bu tür iddialar halen TBMM İnsan Hakları Komisyonunca incelenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>28 Şubat Nasıl Geri Tepti?</strong></p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat-rsquo;ın asker mağdurları, ülkemizin geleceği için bedel ödemiş en kilit insanlardır. Bizatihi ordu bünyesinde her şeylerini kaybetme pahasına, geri adım atmamışlardır. Tasfiyeleri, ordu içindeki dirençlerinin sivil topluma aktarılmasını sağlamıştır. Darbelerin iç yüzünü pratik olarak tahsil etmiş bu insanların bilinçleri, ihraç edildikleri sine-i millette bir maya işlevi görmüştür. Darbecilerin topluma yönelik psikolojik harp uygulamalarını boşa çıkarmışlardır. Bu kapsamda oluşturulmak istenen irtica paranoyaları, toplumda kabul görmemiştir. Çünkü, Millet, TSK-rsquo;dan irticacı prototip olarak ihraç edilen ve kendi bünyesine katılan beş binden fazla TSK personeline bakarak, irticacı olmaktan neyin kastedildiğini çok iyi anlamış, bunu yapanların milletin inanç ve değerlerine bakışını çok iyi teşhis etmişlerdir. Aslında, ihraçlarla, darbeciler kendi sonlarını hazırlamışlardır. Çünkü, bu tarihe kadar çeşitli provokasyonlarla aldatılan milletin yerine çok farklı bir millet ile karşılaşmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>YAŞ Kararları ve yukarıda belirttiğimiz yöntemlerle ordudan ihraç edilen 28 Şubat mağduru subay ve astsubaylar, 2000 yılında resmileşen Adaleti Savunanlar Derneği çatısı altında bir araya gelmişler ve mücadeleye başlamışlardır. En önemli amaçları, YAŞ kararlarının yargı denetimine açılmasını sağlamak olmuştur. Bu gerçekleştiğinde, yasadışı ihraçların önü kesilmiş, cuntaların TSK-rsquo;nın kurumsal hiyerarşisini ele geçirmede kullandıkları ihraç tehdidinden yoksun kalmaları sağlanmış olacaktı. Böylece hukuki güvenceye kavuşan TSK personeli, yasa dışı örgütlenmelere daha güçlü karşı koyabilecekti.Dernek on yılı aşkın bir süre, mücadelesini bu noktada yoğunlaştırdı. TBMM ve Hükümet nezdinde yapılan düzenli girişimler ve temaslarla YAŞ ve HSYK kararları yargı denetimine açıldı. Ordu ve yargı üzerinde vesayet kuran ve bu iki kurum üzerinden vesayetini diğer kurumlara ve topluma dayatan kurullara hukukla bağlı ve sınırlı, yargı denetimine tabi bir statü kazandırıldı. Neticede, TSK personeli, hakimler, hukuk devleti ve yargı denetimi güvencelerine kavuşturularak vesayetten kurtarıldı.</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>Dernek, aynı süreçte yaptığı genel basın açıklamaları veya bire bir halk ya da yetkililerle görüşmelerinde darbecilerle ilgili tüm bilgileri paylaşarak, kamuoyunun darbelere karşı bilinçlenmesi doğrultusunda önemli faaliyetler yaptı. Kitaplar yayınladı, bültenler çıkardı. Darbeci propagandalara karşı reaksiyon gösterilmesinde öncü rol oynadı. Darbecilerin provokasyonlarını, darbelere ortam hazırlama strateji ve taktiklerini deşifre etti. Özellikle ilk dönemde yayınladığı ve üç bin adet basarak tamamını tüm siyasetçilere, tüm medya ve köşe yazarlarına, sivil toplum kuruluşlarına ücretsiz olarak ulaştırdığı -ldquo;YAŞ Kararları ve Hukuk Devleti-rdquo; isimli kitapçık kamuoyunun enforme edilmesinde önemli rol oynadı. YAŞ mağdurları, adeta, ordu-rsquo;nun cuntalar karşısında çaresiz kalmış milletimize gönderdiği bir takviye güç rolü oynadı ve halen de oynamaya devam etmektedir. YAŞ mağdurlarının haklarının kısmen de olsa telafi edilmesi, hali hazır görevi başında olan TSK personeline,-nbsp; cuntalara karşı koymada cesaret ve güven vermiştir.</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>Darbe Mağduru Askerlerin Uğradığı Zararlar</strong></p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat sürecinde mağdur edilen tüm askerlerin, anayasal hakları olan din ve vicdan özgürlükleri ihlal edilmiştir. Yine aynı şekilde, T.C. Vatandaşı sıfatıyla verdikleri oyların katkısı ile oluşan milli irade çiğnenerek, demokratik hakları da ortadan kaldırılmıştır. Bu ihlal, sadece tasfiye edilenlerle sınırlı değildir. Bütün TSK personeli bu anlamda mağdur edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify">28 Şubat sürecinde, önemli sayıda personel darbeci örgütlenme içinde-nbsp; aktif veya pasif hiçbir görev almadıklarından dolayı ve hiçbir adli ve disiplin suç ve fiilleri bulunmaksızın, fişlenerek şüpheli ve sakıncalı statüsüne ayrılıp, daha sonra da TSK-rsquo;dan ihraç edilmişler veya emsallerinden çok önce istifa ve emeklilik suretiyle, ihraç ve ayrılma tarihinden itibaren, emsallerinin aldıkları aylık ve diğer tüm mali haklarla OYAK haklarından ve kamu hizmetinde olmanın sağladığı sosyal güvencelerden yoksun kalmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify">Darbelerin en önemli safhasını oluşturan kurumsal hiyerarşinin ele geçirilmesi kapsamındaki tasfiyelerin önlenmesi için atılan en önemli adım, YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması, AYİM ve Askeri Yargıtay-rsquo;ın yargı bağımsızlığı ve hakim güvencesi esaslarına göre yeniden yapılandırılmasına dair anayasal değişiklik olmuştur. Bu adım ile TSK personeli hukuk devleti ilkesi ve yargı denetimi güvencesine kavuşturulmuştur. Böylece orduya karşı yapılan operasyonlarda, hukuksuz işlemlere maruz kalma riski azaltılarak, kurumsal hiyerarşinin yasa dışı örgütlenmelere karşı koyması ve direnci kuvvetlendirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify">İkinci önemli adım ise, YAŞ mağduru olarak bilinen TSK mensupları ile sınırlı olarak 6191 Sayılı-nbsp; Kanun ile ileriye dönük olarak emsalleri rütbe ve kıdemleri üzerinden emeklilik veya kamu görevine atama hakkı getirilmiştir. Aynı yasa ile ilişiğinin kesildiği tarihteki rütbe üzerinden askeri kimlik, tabanca ruhsatı, yeşil pasaport gibi hakları da iade edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify">Uygulamada, astsubaylara emsallerine verilen yüksek tahsil kıdeminin verilmemesi, intibakta birinci dereceye yükselme hakkı kazanamayanların emsal alınması, subay ve astsubaylara ilişiği kesildikten sonra yaptıkları yüksek lisans ve doktora kıdemlerinin verilmemesi gibi yasanın aleyhe yorumuna dayalı muameleler yapılmıştır. Kimliklerinin ilişik kesildiği tarihteki rütbelerine göre verilmesi, özellikle alt rütbede ayrılan personel için ordudan ihraç edilmiş olmanın bir belgesi işlevi görmüştür. Kamu görevine atanan personel için yasada öngörülen kadrolar ihdas edilmeden, rütbe ve statüleri ile bağdaşmayan yerlere atamaları yapıldığından, atandıkları kurumlarda statülerine uygun bir boşluk bulunamamış, adeta araya sıkışarak kendilerine yer açmaya çalışmışlar, ancak bazı kurumlarda kişisel tavırlarla bu kez aynen ordu içinde olduğu gibi üvey evlat muamelesi görmeye başlamışlardır. 6191 Sayılı yasa sadece, ilişiklerinin kesildiği sırada OYAK sisteminden çıkarılmayanlara hak sağlamış, güncellenmemiş birikmişleri eline verilerek çıkarılanlar açısından OYAK haklarına yönelik hiçbir hak sağlamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify">TSK Hiyerarşisinin ele geçirilmesine yönelik olarak yapılan operasyonlar kapsamında tasfiye edilen YAŞ mağdurları dışındaki istifa ve emekliliğe mecbur bırakılanlar, kuvvet komutan onayı ile ihraç edilenler, sözleşmesi feshedilerek ilişiği kesilenler ve askeri okullardan tasfiye edilen askeri öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde hiç-nbsp; bir düzenleme yapılmamıştır. Özellikle belli ideolojik husumetlerle, disiplinsizlik kılıfı ile veya kendi isteği ile ayrılmaya mecbur bırakılarak öğrencilikten çıkarılanlara, gerçekten disiplinsizlikten ya da kendi isteği ile ayrılmış olanlara uygulanan yasal prosedürün uygulanarak altından kalkılamayacak tazminatlar ödettirilmesi, bu öğrencilerin ve ailelerinin ruhsal ve ekonomik yapılarında onulmaz yaralar açmaktadır. Askeri eğitim kurumları dışındaki bütün eğitim kurumlarında öğrencilikten çıkarılma sona erdiği için, artık öğrenci affı çıkarılması söz konusu değildir. Son çıkarılan öğrenci af yasası, geriye dönük olarak düzenleme yapmış, ileriye dönük ve sürekli bir yasal düzenleme olmadığı için, harp okullarından çıkarılan öğrenciler büyük haksızlıklar ve sıkıntıları ile baş başa bırakılmışlardır.</p>
</div>
<p><span class="article_separator" style="font-size: medium; font-family: 'Times New Roman'">-nbsp;</span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Güvenlik Odaklı Devletten Derin Devlete</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/guvenlik-odakli-devletten-derin-devlete</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/guvenlik-odakli-devletten-derin-devlete#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/guvenlik-odakli-devletten-derin-devlete</guid>
<description><![CDATA[Klasik sosyoloji, devleti toplumun örgütlenmiş biçimi, kolektif iradenin organizasyonu, siyasal bir aygıt ve milli egemenliğin en gelişmiş ve somut kurumsallığı olarak tanımlar. John Locke’a göre, doğa durumunda son derece özgür ve mutlu oldukları halde insanlar, güvenlik eksikliğinden dolayı, hakları ve özgürlükleri güvenceye alacak bir aygıtı, yani devleti örgütlemişlerdir.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>12.02.2007 -ndash; Yeni Şafak Gazetesi</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Özgürlük Güvenlik Dengesi ve Devlet</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Klasik sosyoloji, devleti toplumun örgütlenmiş biçimi, kolektif iradenin organizasyonu, siyasal bir aygıt ve milli egemenliğin en gelişmiş ve somut kurumsallığı olarak tanımlar. John Locke-rsquo;a göre, doğa durumunda son derece özgür ve mutlu oldukları halde insanlar, güvenlik eksikliğinden dolayı, hakları ve özgürlükleri güvenceye alacak bir aygıtı, yani devleti örgütlemişlerdir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Devlete atfedilen bu işlevleri ve özellikle de güvenlik özgürlük dengesi kurulması işlevini her devlet yapılanmasında hayata geçirmek mümkün değildir. Çünkü, yeryüzündeki bütün devletler -ldquo;salt toplum iradesinin kurumlaşması-rdquo; veya -nbsp;-ldquo;hakları ve özgürlükleri güvenceye alacak bir aygıt-rdquo; olarak kabul edilemez. Diktatörlerin ya da oligarşik elitlerin örgütlediği devletler halk iradesini ne kadar temsil edebilir; güvenlik özgürlük dengesini ne kadar gözetebilirler ki?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Demokratik toplum yapısına aykırı olarak örgütlenmiş devletlerde güvenlik, diktatör ya da oligarşik elitlerin iktidar ve çıkarlarının kısa ve uzun vadede güvence altına alınması anlamına gelmektedir. Yasalar bu güvenlik anlayışını yansıtan hükümlerle donatılmıştır. Ya da güvenlik ile ilgili hükümlerin yorum ve uygulaması bu güvenlik anlayışı temelinde yapılmaktadır. Bu güvenlik anlayışının, devleti bireylerin -ldquo;hak ve özgürlüklerini güvenceye alacak bir aygıt-rdquo; olmaktan uzak tutması kaçınılmazdır. Bu anlayışta, temel haklar ve özgürlüklerin kullanımı bir güvenlik sorunu olarak algılanacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Demokratik toplum yapısına uygun olmayan bir siyasal yapının, özgürlük güvenlik dengesini sağlamada büyük açmazlara düşmesi kaçınılmazdır. Umuyoruz ki, MİT Müsteşarı sayın Emre TANER-rsquo;in kamuoyuna açıkladığı değerlendirme, bu açmazların görülerek, sadece dış güvenlik değil, iç güvenlik yaklaşımlarının da doğru algılanmasının başlangıcı olsun.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Güvenlik-hellip;Kimin güvenliği?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Normal şartlar altında, güvenliği sağlayan devlet; -ldquo;güvenliği sağlanan-rdquo; obje ise bireyler ve toplum olmalıdır. Devlet ile güvenlik arasındaki ilişkinin bu doğrultuda gerçekleşmesi ancak demokratik toplum yapısına uygun siyasal yapılanmalarda mümkündür. Bu açıdan sorunlu olan siyasal ve toplumsal bir zeminde, -nbsp;güvenlik kültürünün oluşumu da sorunlu olacaktır. Yani belirlenen güvenlik sorunları ve tehdit değerlendirmeleri gerçek değil, politik olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bireylerin ve toplumun güvenlik ihtiyaçları değil de, bir takım gizli ve politik hesaplar gözetilerek oluşturulan güvenlik anlayışı ve buna bağlı olarak algılanan tehdit unsurları, güvenliği sağlanacak objenin de kimliğini belirleyecektir. Elbette bu obje, bireyler ya da toplum olmayacaktır. Devlet, toplumu ve bireyleri bu güvenlik anlayışının süzgecinden geçirerek birey ve sivil toplum prototipleri oluşturacaktır. Bu şablonlara uymayanlar -quot;Yasaklı -quot; veya -quot;Suçlu -quot; kategorisine itilecektir. Hatta daha da kötüsü, yargı üzerinde de baskı kurularak, yasaların bu iç tehdit algısına göre ideolojik yorumu sağlanacaktır. Artık bireylerin özgürlük ve güvenliğini sağlamak bir yana, bizatihi kendisi özgürlük ve güvenliğin en büyük engeli haline gelmiş bir devlet yapılanması söz konusu olacaktır. Bu yapılanmanın demokratik toplum yapısına aykırı olduğu açıktır. Artık, güvenlik müdahale için meşru bir bahane haline gelmiştir. Uzun vadede -nbsp;kişi ya da oligarşik elitlerin iktidar ve çıkarlarını güvence altına alacak bir baskı ve otoritenin -ldquo;devlet güvenliği-rdquo; adına topluma dayatılması meşrulaşmıştır. -nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yapay Zor Zamanlar</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Özellikle olağanüstü durumlarda insanların düzen ve güvenlik kaygıları, özgürlükleri koruma düşüncesinin önüne geçmektedir. Dengenin sıkça vurgulandığı ve özgürlükler aleyhine bozulduğu dönemler, gerçek ya da sanal bir tehdidin algılandığı ve onunla mücadele stratejilerinin geliştirildiği -ldquo;zor zamanlar-rdquo;dır.-rdquo;(1)</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-ldquo;Zor Zamanlarda İnsan Hakları Güvenlik Dengesini Kurmak-rdquo; tartışmasında, -ldquo;bunu kim sağlayacak-rdquo; sorusuna, -ldquo;devlet-rdquo; karşılığını vermekten başka bir seçeneğimiz yok. Burada sözü edilen devlet, toplumsal iradenin örgütlenmesi olan devlet ise, tamam; ancak yukarıda işaret ettiğimiz diktatörlerin -nbsp;ya da oligarşik elitlerin örgütlediği bir devlet ise sorun burada başlıyor demektir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Söz konusu sorun, -ldquo;düzen ve güvenlik gibi son derece elastiki kavramların kötüye kullanılarak, özgürlüklerin keyfi bir şekilde sınırlandırılmasında odaklanmaktadır.(2) Çünkü, hem güvenliği, hem de özgürlüğü talep eden objenin aynı olması, yani bireyler olması, onları her zaman güvenliği özgürlüğüne tercih edebilir hale getirmeye elverişli bulunmaktadır. Eğer güvenlik önlemleri bazı kimseleri ya da bu kimselerin kontrolündeki kurumları ön plana çıkarıyor, bu kişi ya da kurumlara otorite, imtiyaz ya da çıkar sağlıyor ise, bu kimseler abartılı farazi tehditler bahane edebilecekleri gibi, fiilen provokatif olaylar tezgahlayarak yapay güvenlik sorunları da oluşturabileceklerdir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Güvenlik Odaklı Devletten Derin Devlete</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Bir toplumda barış ve düzen sadece yasal ve polisiye önlemler ile sağlanıyor; bu önlemler gevşeyince anarşi, terör ve yolsuzluklar baş gösteriyorsa, artık o toplum güvenlik öncelikli bir toplum haline gelmiş demektir. Zaten istenen de budur. Çünkü, güvenlik öncelikli bir toplumsal yapı, devlet gücünün ele geçirilip, otorite, nüfuz ve çıkarları meşrulaştırmaya dönük istismarlara son derece açık olacaktır. Öyle ki toplumun kültüründe ve zihninde yer etmiş kutsal kavramlar, sözü edilen istismarların kılıfı haline gelecektir. Artık bu anlayışın bir sınırı da olmayacaktır. -ldquo;İç tehdit unsurları, hukuk içerisinde kalarak kendisini ifade etmeyeceğine ve kanun dışı yolları kullandığına göre-rdquo; gerekçesi ile karşı mücadelede -ldquo;devlet güçlerinin hukuk içerisinde kalarak bu mücadeleyi sürdürmesi mümkün değildir-rdquo; -nbsp;stratejisi meşru hale gelecektir. Çözüm ise, -ldquo;bir gurup vatansever, devlet adına ve hiçbir kural ile bağlı olmaksızın....-rdquo; gibi noktalara varabilecektir. Artık orada hukuka bağlı, -quot;görünen-quot; devlet'in dışında, hukuk-dışı, -quot;gizli-quot; bir devlet oluşumu söz konusu olacaktır. Yani, devlet denilince, gerçekten toplumsal iradenin örgütlenmesi olan devlet değil, devlet kurumlarını ele geçirerek, bireylerdeki devlet algısının nüfuzunu kullanan bir oligarşik elit örgütü söz konusudur.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Günümüzde güvenlik özgürlük dengesinin kurulmasında en büyük açmazlardan birisi, bu tür ikili oluşumlardır. -nbsp;Bir yanda anayasa, diğer yanda gizli anayasa; bir yanda anayasaya bağlı devlet, öte yanda gizli anayasaya bağlı derin devlet olacak; birisi demokrasiyi, cumhuriyeti, laikliği, çağdaş değerleri savunurken, öteki -ldquo;Demokratik bir Türkiye bütün kalamaz; bütün bir Türkiye demokratik olamaz-hellip;-rdquo; diyecek, batı tipi bir demokrasiyi, batı tipi laiklik uygulamalarını, temel hak ve özgürlükleri, gerçek bir hukuk devletini iç güvenlik açısından sakıncalı görecektir. İç güvenlik kaygılarını öne çıkararak hukuk devleti ilkesine istisnalar getirecektir. Bu aşamadan sonra artık bireylerin özgürlüğünden, hatta güvenliğinden dahi söz etmek mümkün değildir. Çünkü, tarih, hukukun dışında örgütlenen gizli devletin hiçbir biçimde görünür devletten daha hayırhah olmadığını, aksine bu tür yapılanmanın hakim olduğu yer ve dönemlerde insanların en temel haklarından mahrum kaldıklarını kanıtlayan örneklerle doludur.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">KAYNAKLAR</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">(1) http://www.pa.edu.tr/tr/baskanlik/menu/enstituseminernot/zuhtuarslan.doc</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">(2) A.g. Site</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">(3) A. Şeref Gözübüyük, A. Feyyaz Gölcüklü, -ldquo;Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması-rdquo; Genişletilmiş 4. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara 2003</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">(4) Ahmet ÖZCAN, Derin Devlet Ve Muhalefet Geleneği, , Bakış Yayınları, 3.Baskı, İst./Mayıs 2001</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Askeri Vesayet Bitmedikçe Tam Demokrasi ve AB Zor</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/askeri-vesayet-bitmedikce-tam-demokrasi-ve-ab-zor</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/askeri-vesayet-bitmedikce-tam-demokrasi-ve-ab-zor#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/askeri-vesayet-bitmedikce-tam-demokrasi-ve-ab-zor</guid>
<description><![CDATA[Askerî vesayet sistemine göre şekillenmiş mevcut hukuk sistemi orta yerde öylece durdukça, hükümetin milli iradeyi belirleyici kılan, demokrasi ve insan haklarını güvenceye alıcı yasama ve yürütme icraatı mümkün değildir.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: right;"><strong>04.07.2009 -ndash; Yeni Şafak Gazetesi</strong></div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askerî vesayet sistemine göre şekillenmiş mevcut hukuk sistemi orta yerde öylece durdukça, hükümetin milli iradeyi belirleyici kılan, demokrasi ve insan haklarını güvenceye alıcı yasama ve yürütme icraatı mümkün değildir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Gündemdeki tartışmaların odak noktasında adli ve askerî yargı organlarının görev ve yetkileri bulunmaktadır. Ergenekon Davası şüphelilerinin geçmişteki asker kişiliği, iddianamede halen muvazzaf olan şüphelilerin yer alması ve yeni delillere göre soruşturmanın başka asker kişileri de kapsayacak şekilde genişletilme ihtimali asker-sivil bakışını, yargı kurumlarının görev ve yetkileri üzerinde odaklamıştır. Bu bağlamda, Avrupa ülkelerindeki askerî yargının konumu da tartışılmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Uluslararası politikada devletlerin askerî güçlerinin önemli bir yer tutmasına paralel olarak, ülkemizde olduğu gibi, bazı Avrupa ülkelerinde de askerî yargı mevcuttur. Ancak, bu ülkelerdeki askerî yargının konumu ve işlevi de, o ülke-lerdeki ordunun konumu ve işlevine paralellik arz etmektedir. Avrupa ülkelerinde, ordunun siyasal alanda belirleyicilik işlevi yoktur. Orada siyasallaşmış bir ordudan bahsedilemez. Böyle olunca da, askerî yargı ordunun asli işlevlerine göre yapılandırılmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Ülkemizdeki siyasal yapı uzun yıllar içinde askerî vesayet altında şekillenmiştir. 12 Eylül'den sonra Anayasa ve yasalar ve özellikle askerî yasalar ile diğer yasalardaki askerleri ilgilendiren hükümlerde birtakım mayın kavramlar bolca yer almaktadır. Askerî vesayeti kuran, koruyan ve gittikçe genişleten hukuki bir alt yapı oluşturulmuş bulunmaktadır. Bu mayın kavramlarla donatılmış Anayasa ve yasalara göre karar verme durumunda olan yargı kurumları da askerî vesayete muvafık işlevlere ayarlanmıştır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">28 Şubat Hükümeti Askerî Vesayeti Güçlendirdi</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Milli irade ile teşekkül eden iktidar ve Meclis, yasama görevini yerine getirirken, askerî vesayet aleyhine bir düzenleme getirdiğinde, öncelikle bu mayın kavramlara basmakta ve çıkardığı yasa elinde patlamaktadır. 28 Şubat sürecinde darbecilerin taktikleri ile kurulan hükümetin tüm icraatı, yeni şartlara göre askerî vesayetin güvence altına alınması yönünde hukuki alt yapının yeniden uyarlanması olmuştur. Bu uyarlama uzun vadede, yargısı ile, iç işleyişi, bütçesi, denetimi ve atama ve terfi sistemi ile iktidardan ve diğer devlet kurumlarından bağımsız; hatta, gerektiğinde bunlara yasal veya kuvvet kullanarak müdaha-leye imkân tanıyan bir üst konuma kavuşmuştur. Yani iki başlı yargı değil, aslında iki başlı idare de söz konusudur ve yargının çift başlılığı bundan kaynaklanmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Askerî vesayet sistemine göre şekillenmiş mevcut hukuk sistemi orta yerde öylece durdukça, hükümetin milli iradeyi belirleyici kılan, demokrasi ve insan haklarını güvenceye alıcı yasama ve yürütme icraatı mümkün değildir. Hükümetler de, yargı organları da, vesayetçi statükonun muhafazası işlevine göre tasarlanmış bir yığın kurallarla karşı karşıyadır. Bu kurallar, yasama ve yürütme organlarını işlevsiz kıldığı gibi, bu kurallara bağlı kılınan yargı organlarını da adalet ve hukuk devletini tesiste işlevsiz hale getirmektedir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Sözünü ettiğimiz konuda, en tipik ve en canlı örnek, askerlerin darbe suçlarında sivil yargıyı yetkili kılan yasa değişikliğidir. Yasanın değişti-rilmeden önceki metninden, 'hali dahil' kelimesi çıkarılıp, yerine 'halinde' kelimesi konulmakla askerleri yargılama yetkisi el değiştirebiliyor. Üstelik bu yasa, bir askerî yasa değil, Ceza Muhakemesi Yasası'dır. İşte, Anayasa ve yasalar bu tür bir kelime, hatta birkaç harf ile vesayetçi sistem lehine anlam kazanmış hükümlerle doludur. Ülkemizde hukukun, siyasetin ve kurumların evrensel demokrasi ve insan hakları ölçütlerine uygun bir şekilde yeniden yapılandırılması, daha önemlisi de darbeci zihniyet sorununun aşılması açısından gerekli bir değişikliktir. Bu yasa değişikliği, günübirlik hadiselerin ürettiği bir refleks ile gerçekleştirilmiş küçük bir yeniliktir. Ancak, topyekün bir demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti mücadelesi verilmediği için, böyle belki yüzlerce küçük bir değişiklik için, her defasında büyük bir mücadele cephesi ile karşı karşıya kalınmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Asker Kişilere Sivil Yargı Yolu</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yasa değişikliği ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3 ve 250'nci maddelerinde iki temel hüküm getiriliyor; barış zamanında sivillerin askerî mahkemelerce yargılanamayacağı ve CMK'nun 250'nci maddesi 1'inci fıkrada yazılı, anayasal düzene ve bu düzenin İşleyişine karşı suçları işleyenler sıfatları ne olursa olsun (yani asker kişi de olsalar) savaş ve sıkıyönetim hali hariç bu suçların faillerinin yargılanması için kurulan özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanacaklardır. Şimdi bu değişiklikleri net olarak anlayabilmemiz için değişiklikten önceki ve sonraki yasa metinlerini ele alalım:</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Değişiklik yapılan barış zamanında sivillerin askerî mahkemelerde yargılanamayacağı hükmüne eklenen 3'ncü madde:</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Değişiklikten önce: -quot;Madde 3 - (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir-quot; şeklinde idi.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Değişiklikten sonra: -quot;Madde 3 - (1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">(2) Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askerî Ceza Kanunu'nda veya diğer kanunlarda yer alan askerî mahkemelerin yargı yetkisine tâbi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirak halinde işlemesi durumunda soruşturmaları cumhuriyet savcıları, kovuşturmaları adli yargı mahkemeleri tarafından yapılır-quot; şeklini aldı.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">İkinci değişiklik ise asker kişilerin anayasal düzene ve bu düzenin İşleyişine karşı işledikleri suçlardan özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalarını düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250'nci maddesinin son fıkrasındaki 'hali dahil' kelimelerinin 'halinde' kelimesi ile değiştirilmesidir.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Maddenin değişiklikten önceki şekli: Birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim HÂLİ DAHİL askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Değişiklikten sonra, birinci fıkrada belirtilen suçları işleyenler sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim HÂLİNDE askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır-quot; şeklini almıştır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yasa Hayata Geçebilir mi?</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yapılan bu değişiklik, askerî mahkemelerin görev ve yetkilerini düzenleyen ve halen yürürlükte olan 353 Sayılı Askerî Yargılama Usul Kanunu'nun 9 ve 12'nci maddeleri ile çelişmektedir. Özellikle, müşterek suçlar başlığını taşıyan 12'nci maddeye göre: -quot;Madde 12. Askerî mahkemelere ve adliye mahkemelerine tâbi kişiler tarafından bir suçun müştereken işlenmesi halinde eğer suç Askerî Ceza Kanunu'nda yazılı bir suç ise sanıkların yargılanmaları askerî mahkemelere; eğer suç Askerî Ceza Kanunu'nda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir.-quot;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Yani, bu hükme göre, asker ve sivil kişiler müşterek bir suç işlemişlerse, eğer suç Askerî Ceza Kanunu'nda düzenlenmiş bir suç ise, barış zamanında da siviller askerî mahkemede yargılanacaklardır. Yapılan değişiklikte, diğer yasalardaki getirilen yeni hükme aykırı hükümlerin yürürlükten kaldırıldığına dair bir madde yer almamaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Asıl sorun ise, askerî mahkemelerin görev ve yetkilerini sadece yasa hükmü olarak değil, Anayasa hükmü olarak da düzenlenmesi. Böylece bu hükümlerin değiştirilmesine karşı katmerli bir şekilde engeller yerleştirilmiştir. Anayasa'nın -quot;Askerî Yargı-quot; başlığını taşıyan 145'nci maddesinde: -quot;Madde 145 - Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Askerî mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askerî mahallerde askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.-quot; Yukarıda belirttiğimiz hükümlerle sorunlu bulunan bu değişikliğin hayata geçebilmesi için, önceden öngörülmeyen ve gerçekleştirilmeyen hukuki alt yapı sorunları bulunduğu görülmektedir. Bu değişikliğin Anayasa'ya aykırılığı yönünde muhalefetin bir müracaatı olmasa bile, ileride bu maddeye göre yapılacak yargılamalarda en önemli savunma argümanlarından birisi Anayasa'ya aykırılık iddiası olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Hukuk Devleti Zorunluluğu</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Özellikle 28 Şubat sürecinden sonra milli irade ile iktidara gelen siyasiler, hukukçu uzmanlardan oluşan bir kurul teşkili ile tüm hukuk sistemini inceletip, milli iradeyi tasallut altına alan, demokrasi ve insan haklarına müdahaleye yasal zemin oluşturan, hukuk devleti ilkesini devre dışı bırakan kavramları belirle-yerek, problemli metinleri net bir şekilde ortaya koymuş ve önünde bulunan uzun yasama dönemlerinde bunları tedricen hukuk sisteminden ayıklama gibi bir hedefe yönelmiş, bu sistematik bilinçle hareket etmiş değildir. Oysa aldığı siyasi ve toplumsal destek AB uyum süreci, iç ve dış konjonktür bu icraatı gerçekleştirmek için, bugüne kadar oluşmamış en uygun şartları sunmaktaydı. Aslında, milli irade de, 28 Şubat'ın tahakkümüne tepki olarak, özgürlükçü bir yapı özlemi ile Anayasa'yı dahi değiştirecek bir gücü iktidar yapmıştır. Gelinen noktada, iktidarın ve Meclis'in böyle köklü bir değişim gerçekleştirme, en azından kısa ve uzun vadede böyle bir değişimin alt yapısını oluşturma yönünde, bilgi ve bilince dayalı bir iradesinin var olduğu hususu dahi tartışmalıdır. Bugünler ve yakın gelecek, ülkemizin gerçek bir demokratik sisteme, gerçek bir hukuk devleti yapılanmasına geçişi için en uygun şartları taşımakta ve giderek de bu şartlar daha da olgunlaşmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">Prof. Dr. Davut Dursun'un ilgili yazısı için:</div>
<div style="text-align: justify;">-nbsp;</div>
<div style="text-align: justify;">http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=17611-amp;y=DavutDursun</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İnanç ve Değerlerimizle Barışma Zamanı Geldi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/inanc-ve-degerlerimizle-barisma-zamani-geldi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/inanc-ve-degerlerimizle-barisma-zamani-geldi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/inanc-ve-degerlerimizle-barisma-zamani-geldi</guid>
<description><![CDATA[Bugün devlet ile toplum arasında, devletin kurumları arasında ve hatta toplumun farklı kesimleri arasında sağlıklı ilişkiden bahsedemiyorsak; tüm bunlara yol açan paradigmayı sorgulamalıyız ki toplumsal barışı inşa edebilelim.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>17.07.2009  - Yeni Şafak Gazetesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bugün devlet ile toplum arasında, devletin kurumları arasında ve hatta toplumun farklı kesimleri arasında sağlıklı ilişkiden bahsedemiyorsak; tüm bunlara yol açan paradigmayı sorgulamalıyız ki toplumsal barışı inşa edebilelim.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/ina1074a0e860729875bby.jpg" width="300" height="225" align="right" style="padding: 0 0 15px 10px;" alt="" />İnanç ve değerlerimiz ile gelişme/ilerleme arasında bir çelişki varsayma-rdquo; tezinden beslenen zihni süreç birtakım dönemsel şartlar altında politik sürece de hakim olmuştur. Siyasi ve bürokratik sisteme şekil veren bu zihniyet, zaman içinde toplumunun inanç ve kültür değerlerine karşı örgütlenmiş birer yapıya dönüşmüştür. Politik sürecin, modernleşme adına inanç ve gelenekleri tahrip ve tasfiyeye yönelmesi, uzun vadede toplumsal dayanışma kültürünü tahrip etmiştir. İşte bugün ülkemizde yaşanan gerilimler bu ideolojik zihniyetin dayanışma kültürümüzü tahribinden kaynaklanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">20. yy'ın başından itibaren planlı ve zorlamalı bir şekilde sürdürülen toplumsal değişim, toplumun bütününü kuşatan bir epistemolojik kopuşa yol açamasa da, bu kopuşu yaşamış toplum kesimleri de ortaya çıkmıştır. Bu kopuş, milletimizin ulusalcı alt kimlikler ekseninde sürekli ayrışmasını besleyen ideolojik boyutlar kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun yıllar kendi ideolojik tasavvurlarına uygun düşmeyen inanç ve kültür değerlerini ve buna sahip bir halkı değiştirme misyonu üstlenmiş olanlar, bu milletin kültür savaşında vermiş olduğu trajik bir kayıptır. Devleti rejimden ibaret sayan bu zihniyet, toplumu ve değerlerini yok saymaktadır. Devletin kimi kurumlarına sızan ve tahakkümü altına alan bu darbeci zihniyet, halk üzerindeki iktidarını tam anlamıyla despotik bir idare biçimiyle kullanmaya ve toplumun kimlik değerlerine karşı yasakçı bir uygulamaya yetki veren bir iç güvenlik anlayışına saplanmış bulunmaktadır. Başörtü yasakları, fişlemeler, iç tehdit algılaması, YAŞ ihraçları, e-muhtıralar, andıçlar, Ergenekon yapılanmaları ve mücadele eylem planları bu zihni yapının semptomlarından ibarettir.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şiddetlenen Paradigma Çatışması Var</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">1900'lü yılların İslam ve Batı medeniyeti algısı üzerine inşa edilen siyasal ve toplumsal kurgu, laikliği ve sekülarizmi zorunlu görüyordu. Bu sebeple, laiklik Batı'daki uygulaması gibi bir hakem kurum olmadı, resmi ideolojinin din politikası olarak ortaya çıktı. Bu politika doğrultusunda şekillenen ferdi ve toplumsal yaşam tarzı ile siyasal yapılanma, zaman içinde, birbiriyle çatışan iki tür paradigma üretti: sivil toplumun paradigması ve resmi ideoloji paradigması... Bu paradigmaların biri ideolojik, diğeri kültüreldir. Sivil toplumun paradigması kültürel olup, kendi manevi dinamikleri yönünde bir değişimi ve aynı zamanda da bütün kesimlerin temel hak ve özgürlüklerine demokratik bir çerçevede saygıyı içselleştirmiş milli iradeyi temsil ediyor. Resmi ideoloji paradigması ise -ldquo;inanç ve değerlerimiz ile gelişme/ilerleme arasında bir çelişki varsayma-rdquo; doğrultusunda bir modern ve çağdaş kimlik kurgulamasını amaçlıyor. Bu sebeple, toplumun kendi kimlik değerlerini tehdit olarak algılıyor ve bu değerlerle savaşıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Resmi ideoloji, 1950'li yıllara kadar bu paradigma doğrultusunda bir toplumsal değişimi temsil etmiş, ancak, 1950'li yıllardan sonra muhatap olduğu toplumsal değişime karşı çıkan bir statüko temsilcisi hüviyeti kazanmıştır. Resmi ideoloji, açık bir biçimde değişen sosyal realite ile çelişmekte ve bu sosyal realiteye direnmektedir artık. Darbelerle başlayan bu direniş, yeni şartlara göre geliştirilen taktiklerle sürdürülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Rasyonalite, toplumun değerler sistemi ile barışık ve uyumlu bir paradigma uyarlamasını zorunlu kılmaktadır. Aslında bu uyarlama zaruretinin sancılarını yaşıyoruz. Ancak, resmi ideolojinin saplantıları, toplumun bütünlüğü ve devletin bekası noktasında ağır faturalar ödememize yol açacak bir ideolojik taassuba dönüşmüş bulunuyor. Resmi ideoloji bu taassubu sebebiyle, rasyonel davranma yeteneğini yitirmiş ve kaçınılmaz olan ve aynı zamanda da iç bütünlüğümüzü yeniden toparlamamıza ve inşa etmemize temel oluşturan ortak dayanışma kültürümüze bir blokaj rolü kazanmıştır. Böylesine bir rol kimlerin işine yarayabilir tartışmalıdır. Artık, statükonun bir takım dış kurgulara uyumunun resmi ideoloji mekanizması ile korunduğu gerçeği açık bir biçimde sırıtmaya başlamıştır. Toplumun dayanışma kültürü ile çatışan, böylece içeride ve dışarıda devletin jeopolitik gücünü sıfırlayan bu garip resmi paradigmanın tasallutundan kurtulmalıyız. Bu tasallutu temsil eden darbeciler artık ordumuzun da, milletin de üzerinden ellerini çekmelidirler.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ağırlık Kazanan Vazife: Dış Güvenlik</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, uzun yıllar NATO'nun oluşturduğu sanal dış güvenlik algısı ile sadece iç güvenliğe odaklanma dönemi de sona ermiş bulunmaktadır. Sınırımıza dayanan askeri müdahaleler, Ortadoğu'yu yeniden şekillendirmeye yönelik planlar, bu çerçevede, ülkemizin toprak bütünlüğünün de hedef alındığını gösteren haritalar, bu haritaları doğrulayan açık ve örtülü politikalar söz konusu-hellip; NATO entegrasyonunda yer almamız dış güvenlik ihtiyacımıza cevap vermiyor artık. Aksine, yeni bir dış güvenlik entegrasyonunu acil bir ihtiyaç haline getiriyor. Çünkü, ülkemizin ve çevre ülkelerin karşı karşıya bulundukları dış güvenlik tehditleri, tek başlarına çözüm üretmelerine imkan tanımayacak kadar büyüktür. Bu sebeple, aynı tehdide muhatap olan bölge ülkeleri arasında yapılacak bir dış entegrasyon kaçınılmazdır.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">1900 model resmi paradigma, içerde ve dışarıda ortaya çıkan gelişmelerin dayattığı bu iç ve dış entegrasyon ihtiyacına cevap vermeye elverişli değildir. Çünkü, bunu sağlayıcı değerlerden uzak olmak bir yana, bu kültür ve inanç normları ile yoğun bir çatışma halindedir. Uzun yıllardan beri kendi halkını değişim esnekliğinin sıfır olduğu inanç ve kültür noktasından değişime zorlayan resmi ideoloji, bu özelliği itibariyle halk ile işbirliği yapmaktan uzak ve onunla çatışan bir despotizmi temsil etmektedir. Bu sebeple, resmi ideolojinin irtica söylemleri geçmişte olduğu gibi makes bulmuyor. Aksine, bu söylemler kurumların millet nezdinde yıpranmasına yol açıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Durum-Problem-Çözüm</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;İnanç ve değerlerimiz ile gelişme/ilerleme arasında bir çelişki varsayma-rdquo; kök düşüncesinden çıkarak gelişen resmi ideoloji, bu paradigmanın ürettiği bir iç güvenlik kültürü geliştirmiştir. Toplum-devlet ve kurumlar arasındaki ilişki, anayasa ve yasalar; iç tehdit, hatta sakıncalı/sakıncasız vatandaş türleri bu iç güvenlik kültürüne göre şekil kazanmış, darbeci mantalite bu iç güvenlik kültüründen beslenmiştir. Bugün devlet ile toplum arasında, devletin kurumları arasında ve hatta toplumun değişik kesimleri arasında sağlıklı bir ilişkiden bahsedemeyiz. Karşılıklı bir paranoya ortamı oluşmuş bulunuyor. Toplumsal işleyişi dayanışma, bilim, araştırma ve adalete ustalıkla yönlendiren bir ortak akıl yokluğu ile karşı karşıya bulunuyoruz. O halde, tüm bunlara yol açan paradigma sorgulanmalıdır. Bunu yapabildiğimizde göreceğiz ki, karşı karşıya bulunduğumuz hayati sorunların çözümünde, ideolojik yaklaşımlardan sıyrılarak, jeokültürel dinamiklerimiz ile barışabilmemiz en stratejik unsuru oluşturmaktadır. Yapılacak en acil açılımlar, söz konusu jeokültürel dinamiklerimize ilişkin olmalıdır. Bu taktirde, iç dayanışma ve entegrasyonun da, dış güvenlik ihtiyacımıza cevap veren fonksiyonel bir entegrasyonun da önü açılmış olacaktır.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bir Yaş Mağdurunun Dramı: Topçu Yüzbaşı Güray Balatekin</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bir-yas-magdurunun-drami-topcu-yuzbasi-guray-balatekin</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bir-yas-magdurunun-drami-topcu-yuzbasi-guray-balatekin#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bir-yas-magdurunun-drami-topcu-yuzbasi-guray-balatekin</guid>
<description><![CDATA[Bugün kalbi kırılmış bir insan ile karşılaştım. Bir Y.A.Ş. zede idi benim gibi...Uzun boylu, esmer, yağız bir Anadolu delikanlısı...Gencecik siması gülmeyi unutmuş...Sana ne yaptılar diye sordum. Istırap dolu bir yarı gülümseme ile : “ne yapmadılar ki” diye karşılık verdi bakışları ile...Sonra bir bir anlattı, anlattı kendisine yapılanları...]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">BİR YAŞ MAĞDURUNUN -nbsp;DRAMI: TOPÇU YÜZBAŞI GÜRAY BALATEKİN</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Muhtelif mecralarda ve Darbeci Kuşatma isimli kitapta yer aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Bugün kalbi kırılmış bir insan ile karşılaştım. Bir Y.A.Ş. zede idi benim gibi...Uzun boylu, esmer, yağız bir Anadolu delikanlısı...Gencecik siması gülmeyi unutmuş...Sana ne yaptılar diye sordum. Istırap dolu bir yarı gülümseme ile : -ldquo;ne yapmadılar ki-rdquo; diye karşılık verdi bakışları ile...Sonra bir bir anlattı, anlattı kendisine yapılanları...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img src="/uploaded/Yas-Magduru.jpg" width="400" height="217" alt="" style="float:right;padding: 0px 0 10px 10px;" />Belli etmeden ağlıyordu. Ben de belli etmeden ağlamaya başladım. Bir süre böyle belli etmeden karşılıklı ağlaştık.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Onu çok iyi anlamıştım. Çünkü benim de kalbimi kırmıştı birileri bir süre önce. Tam kalbimdeki yara kabuk bağlarken karşılaştığım bu delikanlı, yeniden kanatmıştı içimdeki yarayı...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Çantasından çıkardığı bir tomar belgeyi uzattı. En üstteki belgeye şöyle bir göz attım; -nbsp;benim kalbimi kıran belgenin bir benzeri idi : -ldquo;Disiplinsizlik nedeni ile ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir.-rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra altındaki belgeleri inceledim tek tek; takdir, takdir, takdir... Tam yirmi bir adet takdir...Ve en altta da bir bayan resmi yapıştırılmış sağlık raporu...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kim ? diye sormuş bulundum...Eşim dedi, fedakar eşim, çileli eşim...Üç yıl önce balkondan düşen evladının acısını yaşamış eşim;Güneydoğuda içinden PKK roketi geçen lojmandan çocukları ile sağ kurtulan ve gazi olan eşim...Ve şimdi de amansız bir hastalığın pençesinde hayat mücadelesi veren eşim...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Güneydoğuda yaralı PKK-rsquo;lıları bile tedavi ediyorlardı diye mırıldandı. Bir süre sustu...Sabit bakışlar fırlattı rast gele...Kalbindeki kırık çehresine aksetmişti. Sonra, -ldquo; tüm kimliklerimizi ve sağlık karnesini de aldılar ilişiğimi keserken; eşimin tedavisi yarım kaldı...-rdquo; diye mırıldanmaya devam etti.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Bu haksızlık, bu yapılan doğru değil, hele eşime yapılan...-rdquo; diye isyankar kükreyişleri bana neden geldiğini anlatır gibiydi : Hukuk arıyordu...Suçunun ne olduğunu bana soruyordu...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Ben de işledim kanunlarda yazmayan, cezası gösterilmeyen ve hiçbir mahkemede görüşülmeyen o ağır suçu-rdquo; diye karşılık verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ben vatanıma, milletime bağlıyım; devletime hizmetimi ve sadakatimi belgeleyebilirim...-rdquo; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Ben de-rdquo; diye karşılık verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Onu bu hukuksuzluğa katlanmayı öğretinceye kadar çok ama çok uğraştım.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">-ldquo;Olan bitenden eşimin haberi -nbsp;yok-rdquo; dedi. Ona izine ayrıldığını söylemiş...Hastanedeki tedavin tamamlandı demiş...O da inanmış...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir gün sabah güneş doğmamıştı. Telefonum çalıyordu acı bir haber vermek istercesine...Açtım ahizeyi acı bir haber duymaya kendimi hazırlayarak...Bir ses : ağabey dedi; Güray-rsquo;ın eşi rahmetli oldu...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">İçim kan ağlıyordu...Yedeğimizde cenaze arabası ile mi gelecektim ilk defa evine Güray kardeşim? Eşinin cenaze evrakını -ldquo;cenaze sahibi-rdquo; diye ben mi imzalayacaktım? Eşini taputa verirken çektiğin ıstırap; üstüne seccadeyi sererken duyduğun şefkat gitmiyor gözümün önünden... -ldquo;Mukadderat böyleymiş ağabey-rdquo; -nbsp;deyişin...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Artık belli etmeden ağlayamıyordun... Ben de belli etmeden ağlayamamıştım. Karşılıklı -nbsp;açık -nbsp;açık ağlamaktan ikimizde kendimizi alamamıştık...Artık anlamıştım ki senin kalbinin daha bir kırık, yaranın daha bir derin olduğunu...</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Biliyor muydu? Diye sordum. O da, başını sallamıştı -ldquo;evet-rdquo; anlamında.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Aradan günler geçmişti. Kapı çaldı. Açtığımda karşımda dağ gibi duruyordu Güray...Karşı karşıya olduğu gerçeğe daha bir alışmıştı. Karşılıklı hal hatır sorduk.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Söz döndü, dolaştı, eşine, Aliye hanıma geldi. Ağabey dedi : Eşim son günlerinde bir rüya gördü. Aksakallı bir zat-ı nurani ona: -ldquo;-Kızım sen çok çile çektin, temizlendin, tertemiz oldun...-rdquo; demiş.</p>
<p style="text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bilmem ki, aynı zat-ı nurani, ona bu çileyi çektirenlere rüyalarında görünse idi kim bilir neler diyecekti...-rdquo; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sorunun Adını Doğru Koymak</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sorunun-adini-dogru-koymak</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sorunun-adini-dogru-koymak#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[İslam Dünyası]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sorunun-adini-dogru-koymak</guid>
<description><![CDATA[YUSUF ÇAĞLAYAN 
Yeni Şafak Gazetesi için yazdı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">-nbsp;<img src="/uploaded//sorunun-adini-dogru-koymak(2).jpg" width="600" height="280" alt="" /></p>
<div fragment="159edf754d2" class="ys-paragraph-node" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin-top: 1.2rem; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: right;"><span style="font-size: large;"><span fragment="6b59df37d6" class="ys-bold-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-weight: bolder; position: relative;">Emekli Askeri Hâkim Yusuf Çağlayan - Araştırmacı -ndash; Yazar</span></span></div>
<p fragment="3e9c00420b" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Gündem yeniden Filistin ve İsrail-rsquo;e kilitlendi. Yaşananlar öncekilerden çok daha şiddetli. Yalnızca çatışmalar değil, hadiselere ilişkin dezenformasyon da şiddetini arttırmış durumda. Bir kez daha görüyoruz ki algı yönetimi, Batı ve İsrail-rsquo;in askeri müdahaleleri kadar yıkıcı. Öyle ki olaylar, mazlumu zalim, zalimi mazlum olarak algılatacak şekilde çarpıtılmış bulunuyor. Bu süreçte yapılması gereken ilk şey ise sorunu yeniden gözden geçirmek ve adını doğru koymak.</span><span style="font-size: large;">-nbsp;</span></p>
<h2 fragment="b2bc35a721" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="1657a856a29" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">VİCDANLARIN ÖNÜNE ÇEKİLEN ÇARPIK ALGILAR</span></span></strong></h2>
<p fragment="ae6585c969" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Filistin-rsquo;i bugünlere getiren sosyolojik süreç, İngiliz iskân politikalarıyla başladı. Toplama Yahudi nüfus bu bölgelere yerleştirildi. Filistin topraklarında bir anda demografik yapı değiştirildi ve günümüze kadar yansıyan bir sosyolojik alan açıldı. Akabinde 1948 yılında İsrail devleti kuruldu.</span></p>
<div fragment="183ca293e35" class="news-detail-ads" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-family: Inter, sans-serif; font-size: 10px; background-color: rgb(249, 247, 247);">
<div class="embed-bottom-ad detail-page-advertisement__container" style="border-width: 0px; border-style: solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; width: 681px; max-width: 1080px; display: flex; justify-content: center; margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: justify;"><span style="font-size: large;">-nbsp;</span></div>
</div>
<p fragment="125ea5d0c2d" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Bu süreçte kurulan devletin sınırları ve öngörülen genişleme alanı içinde kalan Filistin halkı uluslararası kamuoyunda -ldquo;sorun-rdquo; olarak tanımlanmaya başlandı. Böylece bölgeye ilişkin her gündemde -ldquo;Filistin sorunu-rdquo; ifadesi kullanıldı. Baştan yanlış iliklenen gömlek misali bu yanlış tanım, dünya kamuoyunda bölgede gelişen her durumun Filistin halkından kaynaklanan bir sorun olarak algılanmasına yol açıyor. Küresel medya kuruluşlarının kullandıkları İsrail yanlısı söylem de bunu destekliyor ve küresel bir dezenformasyona meydan veriyor.</span></p>
<p fragment="17a08f5663c" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">7 Ekim-rsquo;de başlayan süreçte ise söz konusu çarpıtma had safhaya ulaştı. Küresel siyaset ve medya el ele vererek İsrail-rsquo;in etrafında bir mağduriyet halesi oluşturuyor. Filistin-rsquo;in yaşadığı işgal, şiddet ve insani krizden bahsetmeye kalkışıldığında hemen terör kartı çekiliyor. Kamuoyu ya İsrail-rsquo;i ya da terörü desteklemek ikileminde bırakılıyor. Tam anlamıyla yavuz hırsız ev sahibini bastırmış durumda. Bunda İslam Dünyası-rsquo;nda dahi sorunun adının yanlış konulmasının payı bulunuyor.</span></p>
<h2 fragment="6ec36bb1c" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="6a6a37ee0e" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">FİLİSTİNLİLER NASIL BİR PARADOKSUN İÇİNDE?</span></span></strong></h2>
<p fragment="1812793c0fb" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İsrail, Filistin halkını yalnızlaştırma, tek merkezli bir dayanışma refleksi geliştirmesini önleme ve Filistin-rsquo;in topraklarını savunma hakkını yerine getirecek yapılanmaları bir terör örgütü olarak tanımlama stratejisi izliyor.-nbsp;-nbsp;</span></p>
<p fragment="10b0d1bd775" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İsrail, bu stratejisi doğrultusunda medya yoluyla gerçekleştirdiği algı operasyonları ile Filistin direnişini ve dünya kamuoyunu manipüle ediyor. Yerleşimci politikası, Filistin halkı ile sıcak teması sağlayan, onu reaksiyona iten ve böylece İsrail-rsquo;in müdahalesine kapı açan bir gerilim mekanizması işlevi görüyor.</span></p>
<p fragment="84052c8e82" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Filistin halkı bu politikaya direniş göstermese, uygulama yaygınlaştırılıyor, demografik değişimin sınırları ve işgal alanı genişletiliyor. Karşılık verse bahsettiğimiz dezenformasyon mekanizmaları derhal devreye sokularak karşı müdahaleyi meşrulaştırma işlevi görüyor. Filistin halkı, karşılık verme ve vermeme ikilemi ve karşılık verdiğinde maruz kaldığı müdahaleyi meşrulaştırma paradoksu ile tam bir çaresizlik yaşıyor.</span><span style="font-size: large;">-nbsp;</span></p>
<p fragment="dbc183a8c9" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İsrail-rsquo;in stratejisi, zaten bu ikilem ve paradoks üzerine kurgulanmış durumda. Sorun, İngilizlerin toplama bir toplumu mandası altındaki Filistin-rsquo;de iskânı ve İsrail-rsquo;in de aynı politikayı -ldquo;Yahudi yerleşimci-rdquo; işgali ile sürdürmesi olarak algılanmıyor. Sorun, Filistin halkının direnişinin yol açtığı İsrail-rsquo;in ve -ldquo;yerleşimcilerin güvenliği-rdquo; sorunu olarak algılanıyor. İsrail-rsquo;in güvenlik amaçlı askerî müdahalelere mecbur (!) kaldığını söyleyen bir uluslararası kabul ortaya çıkıyor.</span><span style="font-size: large;">-nbsp;</span></p>
<h2 fragment="9147f8a9ef" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="168e8258c13" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">İSRAİL DENİLEN SAVAŞ MAKİNESİ</span></span></strong></h2>
<p fragment="2423554fa3" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Filistin halkının bu stratejiye karşı koyabilmesi için, uluslararası toplum nezdinde kendi lehine kullanabileceği, destek alabileceği hiçbir diplomatik mekanizma bulunmuyor. BM, AB, İslam İş Birliği Teşkilatı, Arap ve Afrika Birliği ve diğer uluslararası mekanizmalar konuya adeta kör ve sağır. Bu sözde mekanizmalar fiilen İsrail-rsquo;i uluslararası hukukun üstünde, Filistin-rsquo;i ise uluslararası hukukun dışında bir konuma itiyor. Filistin halkı, İslâm dünyasında dahi yalnız. Hiçbir yaptırım gücü olmayan sivil protesto grupları dışında Filistin üzerinde temerküz etmiş nitelikli bir destek yok.</span></p>
<p fragment="16d8ddab53e" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">İsrail-rsquo;in arkasında ise hem küresel güç odakları hem de güçlü Yahudi lobileri bulunuyor. Dahası, birçok İslâm ülke yöneticilerinin İsrail ile siyasî çıkar ilişkileri var. Bu doğrudan ve dolaylı nitelikli destekler, İsrail-rsquo;i pervasızca, gözü dönmüş ve insanlığını tamamen yitirmiş bir tutuma sürüklüyor. Müslüman Filistin halkı ise, yalnızlık ve haksızlık kıskacında, İsrail denilen savaş makinesinin pençesinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.</span><span style="font-size: large;">-nbsp;</span></p>
<h2 fragment="189344c48ad" class="ys-heading-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; font-size: 2.5rem; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; scroll-margin-top: 7.2rem; line-height: 3rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><strong><span style="font-size: large;"><span fragment="a92f0a89f8" class="ys-text-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; position: relative;">ÇÖZÜMÜ NEREDE ARAMALIYIZ?</span></span></strong></h2>
<p fragment="14f6dcccd43" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Öncelikle sorunun Filistin sorunu olarak değil, bütünüyle İslâm dünyasının -ldquo;İsrail sorunu-rdquo; olarak tanımlanması gerekiyor. İsrail sorunu, BM kararları, uluslararası hukuk çerçevesinde ve tarihi gerçekler ışığında çözümlenecek bir sorundur. Ancak, sorunun böyle ele alınmasının önündeki en büyük engel, söz konusu normlara ve gerçeklere duyarsız bir Batı ve İslam kamuoyu. İsrail-rsquo;in çıkarları ile örtüşen bu duruma birilerinin merhamete gelerek son vereceğini beklemek ne kadar yanlış ise, sadece Filistin-rsquo;in askerî veya diplomatik olarak fonksiyonel bir karşılık vermesini beklemek de o kadar yanlış.</span></p>
<p fragment="1547ca0f5f8" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; font-size: 1.9rem; font-family: Inter, sans-serif; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: justify;"><span style="font-size: large;">Çözüm İslam Dünyası-rsquo;nın fonksiyonel ve nitelikli dayanışmasında düğümleniyor. İsrail-rsquo;in stratejisine, fonksiyonel bir strateji ile karşılık veren bir İslâm dayanışması teşkil edilmeli. Batı ve İsrail, karşısında bu keyfiyeti kazanmış bir muhatap olarak topyekûn İslâm dünyasını bulmadıkça, çözüm de olmayacaktır. Yaşananların vebalini İsrail ve Batı kampına yüklemek yetmiyor. İslâm dünyası neden bu keyfiyeti kazanamıyor? Karşımızdaki en ağır sorun bu-hellip;</span></p>
<p fragment="1547ca0f5f8" class="ys-paragraph-node" style="border: 0px solid; box-sizing: border-box; --tw-border-spacing-x: 0; --tw-border-spacing-y: 0; --tw-translate-x: 0; --tw-translate-y: 0; --tw-rotate: 0; --tw-skew-x: 0; --tw-skew-y: 0; --tw-scale-x: 1; --tw-scale-y: 1; --tw-pan-x: ; --tw-pan-y: ; --tw-pinch-zoom: ; --tw-scroll-snap-strictness: proximity; --tw-gradient-from-position: ; --tw-gradient-via-position: ; --tw-gradient-to-position: ; --tw-ordinal: ; --tw-slashed-zero: ; --tw-numeric-figure: ; --tw-numeric-spacing: ; --tw-numeric-fraction: ; --tw-ring-inset: ; --tw-ring-offset-width: 0px; --tw-ring-offset-color: #fff; --tw-ring-color: rgba(59,130,246,.5); --tw-ring-offset-shadow: 0 0 transparent; --tw-ring-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow: 0 0 transparent; --tw-shadow-colored: 0 0 transparent; --tw-blur: ; --tw-brightness: ; --tw-contrast: ; --tw-grayscale: ; --tw-hue-rotate: ; --tw-invert: ; --tw-saturate: ; --tw-sepia: ; --tw-drop-shadow: ; --tw-backdrop-blur: ; --tw-backdrop-brightness: ; --tw-backdrop-contrast: ; --tw-backdrop-grayscale: ; --tw-backdrop-hue-rotate: ; --tw-backdrop-invert: ; --tw-backdrop-opacity: ; --tw-backdrop-saturate: ; --tw-backdrop-sepia: ; margin: 1.2rem 0px 0px; position: relative; background-color: rgb(249, 247, 247); text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><font face="Inter, sans-serif"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/sorunun-adini-dogru-koymak-4568419"><span style="font-size: large;">https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/sorunun-adini-dogru-koymak-4568419</span></a></font></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Afganistan’ın Yeniden Yapılandırılması Üzerine Sosyolojik Bir Okuma</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/afganistan-in-yeniden-yapilandirilmasi-uzerine-sosyolojik-bir-okuma</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/afganistan-in-yeniden-yapilandirilmasi-uzerine-sosyolojik-bir-okuma#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[İslam Dünyası]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/afganistan-in-yeniden-yapilandirilmasi-uzerine-sosyolojik-bir-okuma</guid>
<description><![CDATA[Bütün dünyanın mercek altına aldığı bir vasatta, Afganistan’ı İslam için kötü bir örnek durumuna düşürmek isteyen güçler, İslam’ın hem İslam dünyası ve hem de bütün insanlık için referans olacak doğru bir temsilini önlemek için her türlü manipülasyonu gerçekleştirmektedir. Afganistan, kültürü, nüfusu ve coğrafyası ile adeta İslam dünyasının bir kesiti ve laboratuvarı durumundadır. Bu sebeple, Afganistan’daki İslam temsili, sadece Afganistan ile sınırlı kalmayacaktır. Müdahalesini Afganistan’daki ve dolayısıyla da İslam dünyasındaki kimlik çeşitlenmeleri üzerinden yürüten stratejik akılla baş edebilecek doğru bir İslam temsili zaruri bulunmaktadır. Bu noktada Türkiye’nin destek ve katkıları hayati önemde ve belirleyici olacaktır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><b style="font-family: Cuprum, sans-serif; font-size: 14px; text-align: justify;">AFGANİSTAN-rsquo;IN YENİDEN YAPILANDIRILMASI ÜZERİNE SOSYOLOJİK BİR OKUMA (*)</b></span></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"> </span></span></p>
<p>-nbsp;</p>
<p style="text-align: right;">www.assam.org.tr</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>Yusuf Çağlayan</i></span></span></span><i><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><b>ÖZET: </b>Bütün dünyanın mercek altına aldığı bir vasatta, Afganistan-rsquo;ı İslam için kötü bir örnek durumuna düşürmek isteyen güçler, İslam-rsquo;ın hem İslam dünyası ve hem de bütün insanlık için referans olacak doğru bir temsilini önlemek için her türlü manipülasyonu gerçekleştirmektedir. Afganistan, kültürü, nüfusu ve coğrafyası ile adeta İslam dünyasının bir kesiti ve laboratuvarı durumundadır. Bu sebeple, Afganistan-rsquo;daki İslam temsili, sadece Afganistan ile sınırlı kalmayacaktır. Müdahalesini Afganistan-rsquo;daki ve dolayısıyla da İslam dünyasındaki kimlik çeşitlenmeleri üzerinden yürüten stratejik akılla baş edebilecek doğru bir İslam temsili zaruri bulunmaktadır. Bu noktada Türkiye-rsquo;nin destek ve katkıları hayati önemde ve belirleyici olacaktır.</span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><b><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;, serif;"><o:p><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">-nbsp;</span></span></o:p></span></b></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.45pt 0.0001pt 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Büyük Resim</strong></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan üzerine yapılacak bir sosyolojik okuma, tarihi arka plandaki sosyolojik süreçlerin büyük resmi görülmeden gerçekçi bir şekilde yapılamaz.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Kültür, nüfus ve coğrafya arasında birbirini besleyerek güçlendiren bir etkileşim vardır. Jeopolitik; kültür, nüfus ve coğrafya arasındaki bu etkileşimin sağladığı politik etkinlik olarak tanımlanabilir. -ldquo;Coğrafya, nüfusun, kültürel kimlik ve aidiyetin zeminidir. Politik söylem bu zemin üzerinde yükselir.-rdquo; <b>(1)</b> </span></span></span><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Büyük resmi bir medeniyet havzası olarak düşünürsek, bir medeniyetin jeopolitik gücü, temsil ettiği kültürün nüfus ve coğrafya üzerindeki bir yansımasıdır. Sosyolojik süreçler kültür, nüfus ve coğrafya arasındaki etkileşim negatif ise çözülme, pozitif ise bütünleşme yönünde ilerler.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.35pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Bir toplum üzerinde hâkimiyet ve malikiyet kurulmasında en stratejik sosyolojik hedefi, o toplumun dayanışması ve dolayısıyla da dayanışma kültürü oluşturur. Çünkü dayanışma, bireylere ve toplumlara, kendilerine yönelecek tehditlerle başa çıkabilme kapasitesi kazandıran en temel unsurdur. Dayanışma içinde olan az nüfus, dayanışma içinde olmayan, kendi içinde çatışan büyük kalabalıklara hâkim olur. Bir toplumun dayanışması yok edilmedikçe, o toplumun iradesi aşılamaz ve üzerinde siyasi, ekonomik ve askeri hâkimiyet kurulamaz.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Toplumlar etnik, mezhep ve din bağlamlarında dayanışmaktadırlar. Mesela, bu dayanışma bağlamlarından -ldquo;bir kıstas olarak din unsurunu seçersek, Afrika Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar olarak sadece ikiye bölünebilir.-rdquo; <b>(2)</b> Etnik kimlikleri seçersek, Afrika coğrafyası tam bir etnik mozaiğe, çok parçalı bir haritaya dönüşecektir. İşte dayanışma bağlamının etkisini bu örneklerle anlayabiliriz. Kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimi; dolayısıyla jeopolitik, bu dayanışma bağlamı olgusu ile yakından ilişkilidir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Dayanışma bağlamı, farklı toplumları tek merkezli bir politik güce dönüştürebildiği, tek bir irade altında toplayabildiği gibi, kötü huylu; yani ayrıştırıcı dayanışma bağlamları da farklı kitleler arasındaki ortak paydaları etkisizleştirerek siyasal ayrışmalara yol açabilmektedir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Bütünleştirici dayanışma bağlamı, farklı alt kimliklerin bütünleşmesinde meşruiyet çerçevesini sağlayacak bir üst kimliktir. Farklı kimlikler arasında bir dayanışma inşa edebilecek böyle bir çerçeve kimlik, her toplumun sosyolojik mimarisinin, bütünleşmesinin, barış ve güvenliğinin temel taşıdır. Çünkü etnik ve mezhep kimlikleri kapsayan üst (çatı) kimlik bağlamı, bütün etnik ve mezhep kimlikleri arasında dayanışma üretir. Yani büyük boy dayanışmaların ve dolayısıyla da bu dayanışmanın ürettiği jeopolitiğin sosyolojik temeli, büyük boy üst/çatı/katalizör kimlik algısıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;-#10;mso-bidi-font-style:italic"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;">-nbsp;</p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Ancak madalyonun bir de arka yüzü vardır. Dayanışma bağlamı özelliği kazanmış bir alt kimlik, ayrışma/çatışma üreten bir etkiye yol açar. Mesela, toplumların etnik kimlik veya mezhep bağlamında dayanışması, diğer etnik kimlikler ve mezheplerle ayrışma ve çatışma üretir.-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; </span></span></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><a name="_Hlk82763155" style="text-indent: 14.2pt;"></a></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><a name="_Hlk82763155" style="text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: small;"><strong>Afganistan-rsquo;a Müdahale Sosyolojik Boyutta Devam Ediyor</strong></span></span></a></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"> <span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"> </span></span></span></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Osmanlı İmparatorluğu, emperyalist güçlerin ilgi alanına giren zengin petrol ve enerji yataklarına, stratejik sanayi hammaddelerine ve bu kaynakların Batı-rsquo;ya aktarılmasında kullanılacak geçiş yollarına hâkim bir coğrafyada yer alıyordu. Osmanlı merkezli İslam dayanışması, üretimi tekeline almak ve tüketimi yaygınlaştırmak isteyen Batı için bir engel teşkil ediyordu.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Günümüzde de Afganistan benzer bir öneme sahip bir kültür, nüfus ve coğrafya alanıdır. -ldquo;Orta Asya enerji kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıracak üç önemli çıkış noktası var: Afganistan-Pakistan hattı, Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz. Her üç bölge de birbirini tamamlayan noktalar. Orta Asya ve Ortadoğu enerji kaynakları üzerinde merkezi bir denetim kurulabilmesi için üç bölgenin de kontrol altına alınması gerekiyor. Dolayısıyla Afganistan-rsquo;la başlayan harekâtın, Orta Asya-Güney ve Güneydoğu Asya cephesinin yoluna devam edebilmesi için Basra Körfezi-rsquo;nden Doğu Akdeniz-rsquo;e uzanan bölgenin </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><a name="_Hlk82759022"></a></span><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;, serif;"><a name="_Hlk82759022"></a></span></span><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;, serif;"><a name="_Hlk82759022"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">denetim altına alınması </span></span></a></span></span><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">gerekiyor.-rdquo; <b>(3)</b> </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><span style="color:#C00000"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Daha da ötesi Afganistan, tıpkı Osmanlı-rsquo;nın bünyesindeki bunca çeşitliliği bir arada tutan ve bütünleştiren sosyolojik kapasitesinin temel dinamiği olan dayanışmasının doğurduğu sosyolojik güç gibi, Afganistan-rsquo;ın ve hatta onunla sınırlı kalmayacak bir ekonomik, askeri ve politik bütün alanlara yansıyacak ve emperyalist güçleri zor bir muhatap ile karşı karşıya getirecek bir jeopolitik tehdidin potansiyel Asya alanı olarak görülüyor.-nbsp; </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan bu sebeple de farklı küresel güçlerin çekişme ve çatışma alanı olarak yoğun müdahalelere maruz kalmıştır ve Önce S.S.C.B. sonra da ABD ve müttefikleri tarafından işgal edilmiştir. Bu güçlerin askeri anlamda geri çekilmiş olmaları özellikle sosyolojik anlamda da geri çekildikleri anlamına gelmeyecektir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 5.95pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Denetim altına alınması hedeflenen hattın Afganistan ayağında sürdürülen savaşı sadece klasik sıcak savaş olarak görmek ve bu savaşın zaferle, önce Sovyetlerin sonra da ABD ve müttefiklerinin çekilmesi ile sonuçlandığını düşünmek en büyük yanlış olacaktır.-nbsp; Afganistan-rsquo;a ve Afganistan özelinde bütün İslam dünyasına karşı sürdürülen müdahalelerin sosyolojik karakteri göz ardı edilemez. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 5.95pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Emperyalizmin Her Daim Hedefi: Dayanışma Bağlamı</strong></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 5.95pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;a sosyolojik boyutta sürdürüldüğünü belirttiğimiz müdahalenin sosyolojik karakterini anlayabilmek için, yukarıda sözünü ettiğimiz -ldquo;dayanışma bağlamı-rdquo; nın fonksiyonlarını iyi anlamak gerekiyor. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:2.85pt;margin-right:5.85pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:111%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Dayanışma bağlamı olgusunun fonksiyonu</span><span style="line-height: 111%;">, Westphalia<i>(Vestfalya) </i>öncesi ve sonrası Avrupa ile Osmanlı öncesi ve sonrası İslam dünyası arasındaki kıyas ile daha net olarak anlaşılabilir. Ta ki, Afganistan açısından dayanışma bağlamının ne ifade ettiği daha net görülsün-hellip;</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:2.85pt;margin-right:6.35pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:111%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Westphalia öncesi Avrupa-rsquo;yı hatırlayalım. Ulus altı kültürlerin biçimlendirdiği nüfus farklı kimliklere bölünmüş, bu kimlikler etrafında dayanışmalar ise politik olarak coğrafya üzerine prenslikler, kontluklar, derebeylikler ve farklı mezheplerin kilise babaları vs. şeklinde birçok feodal kümelenmeler olarak yansımıştı. Örneğin, Britanya adası, 1600-rsquo;lü yıllarda kabilelerin savaştığı vahşi bir ada idi. Almanya, Fransa ve İtalya da feodal prenslik adacıklarına bölünmüş birer kaos coğrafyası idi. Avrupa 1618-1648 yılları arasında bu alt kimlik dayanışmalarının ürettiği Otuz Yıl Savaşları-rsquo;nı yaşamıştı.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Avrupa-rsquo;da Otuz Yıl Savaşları-rsquo;nın ardından 1648 yılında Westphalia Antlaşması imzalandı. Anlaşmanın merkez kavramı -ldquo;dayanışma bağlamı-rdquo; olmuştur. Westphalia süreci olarak tanımlanan ve -ldquo;ulusu temel bağlılık nesnesi olarak gören ve merkezinde ulusun yer aldığı-rdquo; <b>(4)</b><span style="position: relative; top: -3.5pt;"> </span>yapı, bu anlaşmanın getirdiği -ldquo;dayanışma bağlamı değişiminin-rdquo; bir yansımasıdır. Bu değişim Avrupa toplumlarındaki sosyolojik mimariyi bütünleşme doğrultusunda yapılandırmıştır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.05pt;margin-right:6.55pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:112%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 112%;">Westphalia Antlaşması, ulus bağını merkezileştirerek, prenslik, kontluk, derebeylik gibi ulus altı kimliklerle parçalanmış Avrupa kimliklerini yeni bir üst/katalizör kimliğe kavuşturmuştu. Avrupa-rsquo;da Westphalia ile kilise temelli devlet yapılanması, yerini milliyet ve ekonominin merkeze alındığı yeni bir örgütlenme biçimine bıraktı. Westphalia süreci, kendisini etnik ve mezhepsel bağlamda anlamlandıran insanın ulus bağlamında anlamlandırmasına yol açtı. Bu anlamlandırma da siyasal birliğin ulusal kimlikler üzerine yapılandırılmasına teorik ve felsefi temel oluşturdu. Böylece merkeze milliyet konularak ulus temelli bir devlet yapısı inşa edildi. Feodalite yerini ulus devletlere bırakmıştı. Dayanışma süreci, ulus boyutunda kalmadı. S.S.C.B çok uluslu bir devlet idi. ABD de aynıdır. Bugün Avrupa, tıpkı Osmanlı gibi çok uluslu, ulus üstü bir Avrupa Birliği düzeni kurmaya çalışıyor. </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:112%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Westphalia sürecinin doğurduğu ulusçuluk, sadece Avrupa toplumlarında değil, Osmanlı-rsquo;da da ulus devlet eksenli siyasal süreçlere yol açtı. Bu süreçlerin çokuluslu ve çok dinli bir siyasal örgütlenme olan Osmanlı-rsquo;ya yansıması yıkıcı oldu. Ulus merkezli dayanışma, Avrupa için bütünleştirici, Osmanlı için ise ayrıştırıcı etki olarak tezahür etti. Çünkü Avrupa-rsquo;daki mezhep ve diğer alt kimlikler etrafında yaşanan kanlı Otuz Yıl savaşlarından sonra Westphalia anlaşması ile gerçekleştirilen dayanışma bağlamı değişiminin fonksiyonelliği, Osmanlı-rsquo;nın ulus devlet bağlamında ayrıştırılması yönünde bir Avrupa stratejisine de ilham kaynağı oldu. Westphalia sürecinin getirdiği dayanışma bağlamı değişimi, Osmanlı-rsquo;ya karşı tersten uygulandı. Osmanlı bünyesindeki toplumlar bağımsızlığa ve ulus devlete özendirildi. Kültür, nüfus, coğrafya etkileşimi, Osmanlı dayanışmasını, ulus üstü boyuttan, önce ulus, bugün de ulus altı boyutlara indirgeyecek şekilde yönetildi. Osmanlı-rsquo;nın dağılmasından önce Ortadoğu-rsquo;nun jeopolitik yapısını belirleyen temel sosyolojik güç İslam dayanışması iken, bu sistemin dağılması ile ortaya çıkan jeopolitik yapıyı ulus dayanışmasının belirlediği bir süreç başlamıştır. Osmanlı-rsquo;yı Ortadoğu-rsquo;ya dönüştüren anahtar, Osmanlı dayanışmasındaki bu bağlamsal değişimdir. İslam dünyasının günümüzdeki Ortadoğu formu, dayanışma bağlamındaki bu değişimin bir tezahürüdür. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;da yaşanan uzun iç çatışmaları da alt kimlikler etrafında dayanışan ve birbirini dışlayan çok kimlikli yapısında aramak gerekir. İşte Afganistan-rsquo;a yapılan müdahalenin sosyolojik boyutta devam ettiğini belirtirken tam da bunu kastediyoruz. ABD-rsquo;nin çekilmesi esnasında patlayan bombaları, bu kimliklerin birbirine kışkırtılma ve Afganistan-rsquo;ı birbiri ile çatışan hasım toplumlara dönüştürme stratejisinin bir açılımı olarak görmek gerekiyor. Bu bombalar, Afgan toplumundaki dayanışma bağlamına atılan bombalardır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.45pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Osmanlı-rsquo;yı hatırlayalım. Osmanlı-rsquo;da yaşanan <i>dayanışma bağlamı değişimi </i>süreçleri tesadüfî değildi. Ulus devletin İslam coğrafyasında yaygınlaşması, bölge toplumlarının ihtiyaçlarından çok, Batılı güçlerin kolonyal politikaları doğrultusunda gerçekleştirilen sosyolojik operasyonların eseri idi. Nitekim bu değişime paralel olarak 19. yüzyılın sonlarından itibaren, Osmanlı jeopolitiği ortadan kalkmış, yeni yeni devletler, siyasal sınırlar ve rejimler ortaya çıkmış ve İslam dünyasının haritası da tedricen değişmişti. Osmanlı dönemi dayanışma bağlamı ile Osmanlı sonrası dayanışma bağlamı arasındaki farklılık, jeopolitik farklılık olarak tezahür etmişti. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Günümüzde genelde İslam dünyası ve özelde Afganistan aynı stratejinin nesnesi durumundadır. İslam bölgesinde Osmanlı-rsquo;ya jeopolitik güç veren dayanışma yeteneğinin İslam-rsquo;dan beslendiği gerçeği, İslam-rsquo;ı ve dolayısıyla bu dayanışma yeteneğini hedef haline getirmişti. Osmanlı-rsquo;nın bünyesindeki farklı kimliklerin dayanışma yeteneğini hedef alacak bir sosyolojik müdahale, Osmanlı-rsquo;nın dağılmasını ve İslam bölgesinin kapılarının Batılı güçlere açılmasını sağlamıştı. 40 Yıllık Afganistan savaşında yaşananlar da aynı çerçevede ele alınmalıdır. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><span style="color:#C00000"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Afganistan-rsquo;ın Geleceği ve Dayanışma Bağlamı</strong><b>-nbsp; </b></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Hem etnik ve hem de dini anlamda çok sayıda alt kimliklerden oluşan Afganistan-rsquo;ın yeniden bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkmasında sözünü ettiğimiz dayanışma bağlamı hayati öneme sahip bulunmaktadır. Emperyalist güçler ne kadar sözünü ettiğimiz bu dayanışma bağlamını hedef alıyor ise, Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında en çok korunacak, muhafaza altına alınacak yapılandırma unsuru da -ldquo;dayanışma bağlamı-rdquo; olmalıdır. -nbsp;-nbsp;</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Öncelikle şunu belirtelim ki: Burada kimliklerin farklılığını ve çeşitliliğini bir sorun olarak görmüyoruz. Farklı kimlikler sosyolojik bir olgudur. Çünkü kabile ve milliyet gibi farklı kimlikler, İslam-rsquo;ın da kabul ettiği ve İlahi irade tarafından var edilen fıtri, ontolojik bir olgudur. Dolayısıyla da bu farklılıkların tek tipleştirilmesinden bahsetmiyoruz. -ldquo;Bütünleşmiş toplum ile tek tipleşmiş toplum-rdquo; <b>(5)</b> birbirinden farklıdır. Sorun, bu kimliklerin farklılığı değil, ortak dayanışma bağlamını yitirerek dışlayıcı ve hatta çatışmacı özellikler kazanmalarıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Çok kimlikli Afgan toplumunun temel problemi de tek tipleşme değil, bütünleşme sorunudur.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Eğer alt kimliklerden birisi merkeze alınacak ise, diğer kimlikler ile çatışma ortaya çıkacaktır. Nitekim, Afganistan-rsquo;ın 1979 yılında S.S.C.B. tarafından işgalinden bu yana yaşanan olaylar, Afgan coğrafyasındaki kimlikler arasındaki dayanışma veya çatışmanın ürettiği politik ve askeri güce göre değişkenlik göstermiştir. 1989 Yılında S.S.C.B.nin çekilmesi ve hatta müteakiben dağılmasının altında, Afganistan-rsquo;daki farklı kimlikler arasındaki aynı hedefe yönelen dayanışma, bütünleşme yatar. Çekilme sonrası başlayan süreçte ise, bu farklı kimlikler kendi aralarında çatışmaya başlamıştır. Sovyetlere karşı ortak dayanışma bağlamı olan İslam-rsquo;ın yerini, çekilmeyi müteakiben etnik, mezhepsel, otoriter, totaliter ve liderci dayanışmaların ve dolayısıyla da tek tipleşmelerin alması yeni süreci ve bu kez de ABD ve müttefiklerinin işgalini getirmiştir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;ın geleceği, bütünleştirici bir üst kimlik etrafında mı; tek tipleştirici bir alt kimlik etrafında mı yapılandırılacağı noktasında düğümlenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Etnik, mezhepsel ve liderci siyasal süreçlerle birleşen din, diğer kimlikler üzerinde otoriter, totaliter ve liderci bir tahakkümün meşrulaştırma aracı haline gelebilmektedir. Din ile birleşen alt kimlikler ve dayanışmalar, alt kimlikler arasındaki çatışmalarda dini her bir tarafa motivasyon sağlayan bir araca dönüştürebilmektedir. Bunu çok iyi bilen ABD ve müttefikleri, İslam-rsquo;a karşı mücadelesini bu noktaya teksif ederek, yeni süreci kimlik çatışmaları üzerinden kurgulayan bir stratejiyi her daim devrede tutmuş ve çekilmeyi müteakiben de bu noktada yoğunlaşmıştır. Esasen İslam coğrafyasına yöneltilen müdahalelerin temel stratejisi budur. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Görüldüğü üzere, Afganistan-rsquo;ın geleceği, son derece hayati bir noktada, -ldquo;dayanışma bağlamı-rdquo; noktasında düğümlenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>İslam-rsquo;a Karşı Yeni Bir Komplo Sahası: Afganistan</strong></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Uluslararası sistem, İslam-rsquo;ın karşısına, yine kendi kurguladığı, dünya ölçeğinde bir terör ve kaos membaı olan bir İslam-rsquo;ı (!) rakip olarak çıkarmak istemektedir. Batı-rsquo;nın,<span style="letter-spacing: -1.4pt;"> </span>Afganistan-rsquo;ı uluslararası<span style="letter-spacing: -0.45pt;"> </span>toplumdan<span style="letter-spacing: -0.4pt;"> </span>dışlayarak,<span style="letter-spacing: -0.4pt;"> </span>aynı<span style="letter-spacing: -0.4pt;"> </span>kültür<span style="letter-spacing: -0.4pt;"> </span>dünyasının<span style="letter-spacing: -0.4pt;"> </span>diğer üyeleri açısından kötü bir örnek durumuna düşürmek istemesi sadece Afganistan-rsquo;ı değil, bütün İslam dünyasını hedef alan bir stratejidir.<span style="letter-spacing: -1.75pt;"> </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><span style="letter-spacing:-1.75pt"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.35pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">ABD ve müttefiklerinin bu stratejisine temel oluşturan ve İslam-rsquo;a yamanan kavramlar, Müslümanlar arasında da birbirini dışlayıcı bir biçimde benimsenen -ldquo;hangi İslam-rdquo; çelişkisini beslediği gibi, karşılıklı olarak birbirlerini dışlamalarının temel sebebi de bu kavramlar aracılığı ile Müslüman bilincinde, dışlamanın yine İslami bir temele oturtulması ve meşrulaştırılmasıdır. Böylece İslam dünyası, birbiri ile mücadele eden, çatışan radikal ve terör bağlantılı birçok guruplara ayrıştırılarak, bu guruplar öne çıkarılarak İslam-rsquo;ın dayanışma gücü imha edilmekte ve İslam-rsquo;ın doğru, adil, ahlaki ve insani yüzünü insanlığa göstermesi perdelenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan bu noktada </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><a name="_Hlk82936116"></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82936116"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;a karşı yeni bir komplo sahası </span></a></span></span><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82936116"></a></span><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82936116"></a></span><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></span></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Bu komplonun dinamiği şudur: ABD-rsquo;nin çekilmesindeki başarısını bir meşrulaştırma aracı olarak kullanılarak İslam temsilinin etnik bir kimliğin tekeline alınması-hellip;</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Taliban yönetiminin -ldquo;Küçük cihattan büyük cihada dönme-rdquo; sınavı bu noktada düğümlenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Nitekim Afganistan-rsquo;daki Taliban Yönetimi, ilk iş olarak askeri alanda düzenli ordu kurmak ile işe başlamıştır. Bu askeri yapılanmanın Afgan toplumundaki farklı dini ve etnik unsurlar üzerinde Taliban-rsquo;ın ve dolayısıyla da Taliban-rsquo;ın sosyolojik kimliği olan Puştin kimliğinin otoritesini pekiştirme rolü, bu komplonun bir ayağının tahakkuku anlamına gelecektir. Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında merkezde Puştin kimliğinin otoritesini tesise yönelik olarak gerçekleştirilecek bütün idari, ekonomik ve siyasi reformlar, Afgan devletinin doğasını belirleyecektir. Merkezdeki bu doğa, çevredeki farklı dini ve etnik unsurları ile olan ilişkinin doğasını da belirleyecektir. Dini meşruiyetle pekiştirilmiş etnik dayanışma bağlamı, merkezdeki etnik kimliği, Afgan toplumundaki farklı kimlikleri gözetleyici ve kontrol edici, gerektiğinde de bastırıcı bir doğaya kavuşturacaktır. Bu tür bir yapılanma, Afganistan-rsquo;da geçmişteki sosyolojik istismar alanlarının açılmasına yol açacaktır. Bu ise, yeni Afganistan-rsquo;ın kültür, nüfus ve coğrafya etkileşiminden beslenen jeopolitik gücünü sıfırlayacak ve iç çatışmaları tetikleyecek yeni bir dönem başlatacaktır. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Çok sayıda etnik, dini ve kültürel çeşitliliğe sahip bir demografik yapı ve bütün bu farklı kimlikler üzerinden yapılacak müdahalelere açık bir devlet yapılanması... İşte Afganistan-rsquo;da bu çeşitliliği temsil etmeyen bir devlet yapılanması, yeni devletin en büyük zaafını ve istismar alanını oluşturacaktır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Osmanlı-rsquo;yı Ortadoğu-rsquo;ya dönüştüren genel stratejiyi düşünelim. Bu stratejinin temel taktiği -ldquo;ayrıştırma-rdquo; idi. Bu stratejinin açılımı ise, mevcut bütünleşmenin kültür tabanına müdahale olmuştu. Aynı şekilde, Afganistan-rsquo;da merkezde bütün Afgan toplumunun ortak paydası olan İslam yerine, İslam-rsquo;ı da tekeline almış böylece siyasi otoriteyi tekelleştirmiş bir etnik kimliğin otorite haline getirilmesi, uzun vadede bir kültürel mozaikleşme ve daha sonra da nüfusun ve coğrafyanın mozaikleşmesi sonucunu doğuracaktır. Yaşanacak iç çatışmalar ise, bütün dünya kamuoyunda kötü örnek imajını inşa edecektir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.35pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam dünyasındaki ülke ve bölge içi çatışmalar olarak tezahür eden krizlere baktığımızda, bu krizleri besleyen sosyolojik dinamiklerin etnisite, mezhep, cemaat veya lider farklılıkları etrafındaki ırkçılığın değişik formları olduğu görülür. Afganistan-rsquo;da A.B.D. ve batılı müttefiklerince inşa edilmeye çalışılan şey, etnik sosyoloji, mezhep sosyolojisi ve diğer alt kimliklerin ayrışmasına yol açan sosyolojik süreçlerdir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan toplumunun etnik, mezhep, cemaat ve lider farklılıkları etrafındaki kamplaşmaları, geçmişte adeta sosyolojik bir deprem kuşağı oluşturmuş ve ülkeyi ve hatta bölgeyi önce S.S.C.B. daha sonra da ABD-rsquo;nin işgaline yol açan sosyolojik bir zemine dönüştürmüştü. -ldquo;Orta Asya-rsquo;nın dünyaya açılan en önemli kapısı olan Afganistan-rsquo;a giren ABD, Kafkaslar ve Orta Asya-rsquo;da on üç askeri üs kurarak bölgenin tamamına yerleşmişti.-rdquo; <b>(6)</b> Bu bir stratejidir ve aynı dinin mensupları, farklı mezhepler, cemaatler ve liderler, etnik kimlikler etrafında, birbirlerine farklı din mensubu muamelesi yapacak bir taassuba yönlendirilerek, bölgeye yerleşen güçlerin kalıcılığı pekiştirilmektedir. </span></span></span><span style="font-size:-#10;12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Söz konusu aidiyet taassubunun yol açtığı sosyolojik durum, bu toplumların sadece dayanışmalarını önlemekle kalmıyor, yeniden dizayn edilmeleri için her türlü imkânları da karşı güçlere sunuyorlar. İşte, Afganistan-rsquo;a müdahale sosyolojik boyutta devam ediyor derken bunu da kastediyoruz. Afganistan-rsquo;ın geleceği, bu dayanışma bağlamında düğümlenmektedir. Afganistan-rsquo;a karşı sürdürülen sosyolojik savaş, Afganistan-rsquo;daki büyük boy dayanışma dinamiklerini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Yeniden yapılandırmada, -ldquo;dayanışma bağlamının-rdquo; yanlış seçilmesi, sosyolojik savaşı kaybetmeye ve ardından yeni iç çatışma süreçlerine yol açacaktır. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Hz. Peygamber-rsquo;in Medine Toplumunu İnşasında Dayanışma Bağlamı Değişimi</strong><b> </b></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><a name="_Hlk82938076"></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82938076"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Hz. Peygamber-rsquo;in </span></a></span></span><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82938076"></a></span><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82938076"></a></span></span><span style="font-size: large;"><a name="_Hlk82938076"></a></span><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">tek bir şehir devleti altında topladığı Medine toplumu, tek tip bir toplum değildi. Üst kimlik çerçevesi İslam olmakla birlikte, Müslümanlar da o dönemde çok farklı, hatta birbiriyle hasım Arap kabilelerinden oluşuyordu. Cahiliye dönemi olarak tanımlanan İslam öncesi dönemden kalma dayanışma bağlamını geleneksel olarak devam ettiren kabileler bulunuyordu. Evs ve Hazreç kabileleri bunun en tipik örneğidir. Hz. Peygamber, bu iki kabile arasındaki etnik ben idraki bağlamında yaşanan krizleri, bu kabilelerin dayanışmasını, etnik kimlik çerçevesinden, İslam kimliği çerçevesine taşıyarak; bu kimliklerin bağlanma davranışı bozukluğunu çözmüştür. Toplumun dayanışmasındaki böyle temel bağlamsal değişimlerle, İslam toplumunu farklı din ve kültür gruplarına da açan ve çok milletli, çok kültürlü, çok dinli açık toplum inşa eden sosyolojik bir süreç başlatmıştır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye ve İslam dünyasının, Afganistan-rsquo;a yapacağı en büyük destek, Afganistan-rsquo;daki İslam-rsquo;ın dayanışma mükellefiyetlerini öne çıkararak, farklı alt kimlikleri bütünleyen ortak bir kimlik çerçevesini devreye sokmak olmalıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Dayanışma Bağlamı Nasıl Manipüle Ediliyor: Afganistan Örneği</strong><b> </b></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Günümüzde İslam-rsquo;ı terörle, tekfirle, mezhepçilikle, etnisite ile temsil edenler, İslam-rsquo;a değil, statükoya hizmet eden sosyolojik ajan guruplardır. İslam adına, İslam-rsquo;a karşı savaşan vekalet savaşçılarıdır. Dolayısıyla bu gurupların iktidarları da vekalet iktidarları olacaktır. Bugüne kadar da böyle olmuştur. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;da gerçekleştirilen ve S.S.C.B.-rsquo;ye karşı verilen savaş ne kadar meşru ise, S.S.C.B.-rsquo;nin yenilerek çekilmesinden sonra başlayan iç savaş ise o kadar gayrimeşrudur. İslam dışıdır. Yine A.B.D. ve müttefiklerine karşı verilen savaş ne kadar meşru ise, müteakiben İslam-rsquo;ın açık toplum esaslarını hayata geçirmeyen bir yapılanma da o kadar gayrimeşru ve İslam dışı olacaktır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan yönetiminin yeniden yapılanmasında İslam-rsquo;ın ahlakı, barışı, dayanışması, kardeşliği, jeokültürü ve jeopolitiği ile kısaca medeniyeti ile temsilini provoke eden bir stratejinin sürece müdahale ettiği akıldan çıkarılmamalıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Bütün dünyanın mercek altına aldığı bir vasatta, Afganistan-rsquo;ı İslam için kötü bir örnek durumuna düşürmek isteyen güçler, İslam-rsquo;ın hem İslam dünyası ve hem de bütün insanlık için referans olacak doğru bir temsilini önlemek için her türlü manipülasyonu gerçekleştirmektedir. Afganistan, kültürü, nüfusu ve coğrafyası ile adeta İslam dünyasının bir kesiti ve laboratuvarı durumundadır. Bu sebeple, Afganistan-rsquo;daki İslam temsili, sadece Afganistan ile sınırlı kalmayacaktır. Müdahalesini Afganistan-rsquo;daki ve dolayısıyla da İslam dünyasındaki kimlik çeşitlenmeleri üzerinden yürüten stratejik akılla baş edebilecek doğru bir İslam temsili zaruri bulunmaktadır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Türkiye Afganistan-rsquo;a Nasıl Destek Verebilir?</strong></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;ın Osmanlı pratiğinin kurulması ve Osmanlı-rsquo;nın dağılması süreçlerini yaşamış olan Türkiye-rsquo;ye düşen vazife, Afganistan özelinde, istismar alanlarını iyileştirmek, doğru İslam-rsquo;ı temsil boşluklarını gidermek konusunda gerekli desteği vermektir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.45pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında iki temel vazife ile mükellef bulunmaktadır: Hangi İslam krizinin aşılması ve İslam-rsquo;dan üç temel sapmanın önlenmesi-hellip;</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><b><i>Birinci Vazife: Hangi İslam Krizinin Aşılması </i></b></span></span></span><b><i><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Hangi İslam krizinin kökeninde, özellikle müteşabih (yani manayı teşbih, temsil ve mecaz ile anlatan) Ayet ve Hadislerin yorumları bulunmaktadır. Bu Ayet ve Hadislerdeki teşbih, temsil ve mecazlara -ldquo;müteşabihat-rdquo; denilmektedir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">-ldquo;Bu Ayet ve sahih Hadisler üç kaziyeyi (hükmü) mutazammındır (kapsar):</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.8pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>Birincisi</i>: Ayetler, Allah-rsquo;ın (C.C.); Hadisler, Peygamberin (S.A.V.) kelâmıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.6pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>İkincisi</i>: Kelâmın mana-yı muradı hak ve sadıktır. (Ayetten Allah, hadisten Peygamber hangi manayı kastetmiş ise, o mana hak ve sadıktır; doğru ve gerçektir.)</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.65pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>Üçüncü kaziye</i>: -ldquo;Bu kelâmda murad budur. Ve bu sadefte olan cevher budur; ben gösteriyorum.-rdquo; (Yani ayetin veya hadisin manası budur, ben gösteriyorum.) İşte bu üçüncü kaziyede ihtilafat feveran eder.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.45pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İlk iki hükümde ihtilaf olamaz. Bu iki hüküm, göreli ve bağlı değildir. Hiçbir kayıt ve şartı, istisnası yoktur. İçtihada ve istişareye konu edilemez. Çünkü ayetin Allah-rsquo;ın kelamı olduğunu; sahih hadisin Peygamberin sözü olduğunu ve ayet ve sahih hadisin murat ettiği mananın hak ve sadık olduğunu itikad etmek, kabul etmek, bu ikisinde ittifak etmek, ihtilafa düşmemek gerektir. Aksi takdirde, birincisini inkâr eden, mükâbir (doğruyu kabul etmeyen), kâzib (yalancı) olur. İkincisini inkâr eden adam dalalete gider, zulmete (inkâr karanlığına) düşer.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Üçüncü hükümde ise, ihtilaf olabilir. Çünkü beşer yorumudur, göreli ve bağlıdır. Yani yorum öznelerinin devrine, birikimine göre değişebilir. Ayet ve hadisten çıkarılacak mana ve murat, teşehhi ile (hırs ve hevesle) değil, içtihadın neticesidir. Zaten müçtehid olan başka müçtehidin taklidine mükellef değildir. Bunu inkâr eden, yani ayet ve hadisin bir kimse tarafından yapılan yorumunu ve anlamlandırmasını inkâr eden, eğer yine mukabil bir içtihat ile olsa küfre düşmez.-rdquo; <b>(7)</b> </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><span style="color:#C00000"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="position: relative; top: -3.5pt;">-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; </span>İşte bu üçüncü kaziye kapsamındaki, müteşabih ayet ve hadisin mana-yı muradı, içtihada ve istişareye konu olabilir. İçtihat ve istişare ile varılan hükümler çeşitlenebilir. Bu çeşitlenmeler, mezheplerin ve cemaatlerin de çeşitlenmesine yol açmaktadır. Bu üçüncü noktada; yani müteşabih Ayet ve Hadislerin yorumunda farklı görüşlerin ortaya çıkması normaldir. Yeter ki bu görüşler ehlinin içtihadı olsun. Aksi halde, yorumcunun bilgi birikimine, uzmanlığına, zamana ve topluma bağlı/göreli tarihsel olan bir yorum, bütün zamanlar için geçerli tek anlama indirgendiği takdirde, ayet ve hadisler ilânihaye yeni görüşlere, yorumlara, toplumsal değişimlere, içtihatlara kapatılmış olacaktır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İşte -ldquo;İslam dünyasının ağına düştüğü -ldquo;Hangi İslam Krizi-rdquo; bu damardan beslenmektedir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;;mso-font-width:95%"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Müslümanlar arasındaki ihtilaflar ve husumetin kaynağına baktığımızda, altında iki yanlış anlayışın yattığı görülür:</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.5pt 0.0001pt 5.65pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><!--[if !supportLists]-->1--nbsp; <!--[endif]-->Üçüncü kaziye kapsamındaki ayet ve hadislerdeki müteşabihatın mana-yı muradını kendi içtihat ve yorumuna indirgemek, kendi anlayışının tekeline almak.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;;mso-fareast-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><!--[if !supportLists]-->2--nbsp; <!--[endif]-->Bu içtihadı <i>-ldquo;itikadileştirerek-rdquo;<b> </b></i>bütün Müslümanları kabule icbar ve kabul etmeyenleri mükâbir; yani doğru sözü kabul etmeyen, haksız olduğu halde hak iddiasında bulunan olarak kabul etmek veya inkâr edenleri <i>-ldquo;tekfir-rdquo;<b> </b></i>etmek-hellip; <b>(8)</b> </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;;mso-fareast-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:2.15pt;margin-right:6.45pt;margin-bottom:-#10;8.0pt;margin-left:0cm;text-align:justify;text-indent:14.2pt;line-height:110%"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Hakikati tekeline alan bu indirgemeci anlayış, -ldquo;Hak benim anlayışımdır,-rdquo; dalaletidir. Hürriyetle, imanın ve İslamiyet-rsquo;in ve hatta insaniyetin bağını kesen bir anlayıştır. Böyle bir anlayış zemininde, İslam dünyasının ittifak ve ittihadı mümkün değildir. Bilakis, itikadların ve itikad guruplarının çeşitlenmesine, birbirini tekfir ederek, kendi aralarında çatışmalarına yol açacaktır. Günümüzdeki hangi İslam krizinin temelinde bu beşerî yorumların ve içtihatların <i>-ldquo;itikadileştirilmesi-rdquo;</i> yatmaktadır. Hangi İslam krizinin en etkili unsurlarından biri, tekfirci<b> </b><i>(kendileri dışındaki İslam mensuplarını İslam-rsquo;dan çıkmış kabul eden</i>) temsillerdir.<b> </b>Bu tekfirci temsillerin oluşumunda, köksorun, dini alandaki <i>-ldquo;göreli yorumların itikadileştirilmesi-rdquo;</i><b> </b>sorunudur.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:5.35pt;margin-right:6.4pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Fen bilimlerindeki evrenselliğe karşılık, sosyal bilimlerde</span><span style="line-height: 116%;">ki dinamik, göreli ve bağlamsal özelliğin göz ardı edilmesi, bu itikadileştirme sorununa yol açmaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;-#10;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.0pt;margin-right:6.55pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Kaldı ki, fen bilimlerinde ulaşılan verilerin hakikate delaleti dahi tartışmalıdır. Bunun en açık misali, Batlamyus, Newton, Einstein ve Heisenberg fiziği arasındaki farklılıklardır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.0pt;margin-right:6.35pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Fizik hakikatin bu farklı zamanlardaki her bir idraki, o dönemlerde, hakikatin nihai boyutu olarak kabul edilmiş, göreli bilgi boyutunu aşan bir inanç ve itikat anlamı yüklenmişti. Ancak artık anlaşılmıştır ki, insanlığın fizik hakikate dair bilgisi dahi bağlı ve göreli bilgidir ve dolayı- sıyla da ömürlü bilgidir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.1pt;margin-right:6.5pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">İnsanların kendi zaviyesinden, bakış açısından algıladığı şey, gerçekte hakikatin göreli algısıdır. Bu husus sadece dini alanda geçerli değildir. Hayatın her alanında bu görelilik olgusu geçerlidir İnsanın idraki, zamana, mekâna, ulaşılan ilmi seviyeye ve ahval-i zamana görelidir. Hakikat, bu göreli idrake indirgenemez.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.1pt;margin-right:6.4pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Siyasi ve sosyal hadiselerde bu görelilik ve bağlamsal özellik daha da karmaşıktır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:2.95pt;margin-right:6.55pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:116%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Yorum özneleri çoğaldıkça, karşılıklı mutlaklaştırma ve itikadileştirmeler kendi aralarında çatışmaya girecektir. İlgili taraflar, bu göreli yorumu, bir beşerin yorumu ve hükmü değil, İslam-rsquo;ın hükmü diye dayatma, uymayanları tekfir etme ve hatta bunlara karşı cihat ilan etme noktasına gelir. İslam dünyasında yaşanan dayanışma krizlerinin altında bu görelilik olgusu yer almaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.35pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İşte İslam-rsquo;ın hakikati bu noktadan manipüle edilmekte ve İslam-rsquo;a karşı yürütülen müdahalenin sosyolojik bir silahına dönüşen bu tekfirci akımlar kurulup, desteklenmektedir. İslam-rsquo;ı ve İslam dünyasını kilitleyen bu tekfirci temsilleri doğru teşhis etmek ve bu temsillerin felsefesini, bizatihi Kur-rsquo;an-rsquo;ın ve sünnetin sahih esasları ile çürütmek gerekir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İnsanların kimlik arayışı, bir meşrulaştırma aracı olarak İslam ile birleştiğinde, ortaya çıkan şiddet ve terörün de İslam-rsquo;a mal edileceği açıktır. Bunu çok iyi bilen Batı, İslam-rsquo;a karşı mücadelesini, yine İslam-rsquo;ın içinden devşirdiği ve örgütlediği tekfirci, radikal ve saptırılmış sözde cihatçı akımlar eliyle yürütmektedir. Bu türden guruplar, İslam dünyasına yönelik sosyolojik saldırıların iç bileşenleridir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:3.1pt;margin-right:6.55pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-indent:14.2pt;-#10;line-height:111%;mso-pagination:none;text-autospace:none"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">İslam-rsquo;ın özü ve hakikati ile bağdaşmayan, sadece İslam-rsquo;ı araçsallaştıran bu patolojik akımların işlevi, İslam-rsquo;ın jeopolitiğini, kendi cephesinden manipüle etmekten ibarettir. Sözde İslam adına savaşarak (!) Batı-rsquo;nın -ldquo;büyük boy İslam dayanışmasını-rdquo; önleyici savaşını meşrulaştıran rollerle ortaya çıkan bu ajan guruplar, İslam dünyasında -ldquo;hangi İslam krizini-rdquo; şiddetlendirmektedir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Oryantalistler bu damardan girerek, tekfirci temsilleri yaygınlaştırmakta, Müslümanlara birbirlerini tekfir ettirmek için son derece etkili sosyolojik operasyonlar gerçekleştirmektedir. Bu operasyonların fonksiyonu ise, aynı din mensuplarının birbirlerini karşılıklı olarak dışlamaları, ayrışmaları ve daha da kötüsü kendi aralarında çatışmalarıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;ın böyle bir tuzağa düşürülmesi için var güçleri ile çalışanlara karşı, itikadileştirilmiş göreli, bağlamsal, dönemsel ve kişisel yorumlar değil, Kur-rsquo;an ve Hz. Peygamberin sünneti temel alınarak, sosyolojik süreçler bütünleşme doğrultusunda yönetilmeli, her türlü provokasyonlara gelinmemelidir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye bu noktada Afganistan-rsquo;a destek olmalıdır.-nbsp;-nbsp; </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0.0001pt; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><b><i>İkinci Vazife: İslam-rsquo;dan Üç Temel Sapmanın Önlenmesi</i></b></span></span></span><b><i><span style="font-size:12.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;-#10;mso-fareast-language:TR"><o:p></o:p></span></i></b></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 12pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam dünyasının kendi içinde yaşadığı dayanışma krizleri, tarihi süreç içinde yaşanan üç tür sapma/çatışma temelinde gelişmiştir: (1) Adalet-i mahza-adalet-i izafiye çatışması; (2) Hilafet-saltanat çatışması ve (3) Din-milliyet çatışması. <b>(9)</b> </span></span></span><span lang="EN-US" style="font-size:11.0pt;color:#C00000;mso-font-kerning:8.0pt"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Bu üç tür çatışmanın temel karakteristiği, bizatihi Müslümanların, yine bizatihi İslam ile çatışması oluşu ve dolayısıyla da bir medeniyet içi çatışma olarak Müslümanların etnik ve mezhep kimlikleri bağlamında kendi kendileriyle savaşmasıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.7pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Bu üç tür çatışma, İslam toplumlarının içinde bulunduğu dayanışma krizlerinin sosyolojik süreçlerini beslemektedir. Bu üç sapmanın ağına düşürülen ve dayanışma yeteneği köreltilmiş Müslüman toplumlar, gerçekte Batı jeopolitiğinin kurguladığı emperyalist statükoya süreklilik kazandıran en önemli bileşenlerden birini oluşturmaktadır. Bu gerçeğin en acı misali Afganistan-rsquo;da yaşanmıştır. </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.55pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">İslam toplumlarının siyasal dayanışmasının temerküz ettiği devletler ve özellikle de Osmanlı Devleti, bu üç sapma/çatışma ile tarih sahnesinden silinmiştir. Böylece küresel statükonun önündeki en büyük engel olan Osmanlı jeopolitiği ortadan kaldırılmıştır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.65pt 6.5pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Osmanlı bakiyesi devletlerin ulusalcı karakteri, bölgede patlayan etnik kimlikler ve özellikle Türkiye-rsquo;deki Türk ve Kürt ulusalcı yapılar, bu üç sapma/çatışma ile birebir ilişkilidir. Bu üç sapma/çatışma, dün nasıl ki küresel statüko güçlerinin istismarına alan açmış ise, günümüzde de bu yapının değişmesini önleyen, sürekliliğini sağlayan bir etki doğurmaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">-ldquo;Sosyolojik savaş-rdquo; kavramı bağlamında bu üç çatışmayı analiz ettiğimizde, İslam toplumlarının tarihi süreç içinde adalet-i mahzadan adalet-i izafiyeye; hilafetten saltanata, İslam milliyeti ekseninden, ulus eksenine kayması için yoğun sosyolojik saldırılara maruz kaldığını söyleyebiliriz. Bu saldırılar günümüzde de Suriye, Irak-rsquo;ta olduğu gibi özellikle de Afganistan-rsquo;da şiddetlenmiş bulunmaktadır. </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Batı jeopolitiğinin gerek sosyolojik savaş safhası ve gerekse önleyici sosyolojik savaş safhasında gerçekleştirdiği sosyolojik operasyonlar, Müslüman kimlikler üzerinde İslam-rsquo;dan bu üç ana sapmaya yol açmış ve bu kimlikleri dayanışma krizine sürüklemiştir. Böylece Müslümanlar, ele ele verip sorunlarla mücadele edecekleri yerde, geçirdikleri bu dayanışma krizi ile birbirlerine saldırmaktadırlar.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 3.05pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Adalet-i mahza-adalet-i izafiye, hilafet-saltanat ve din-milliyet kavramlarının kısaca açıklanması, bu üç sapmanın hâkim olacağı bir Afganistan yapılanmasında orta ve uzun vadede ne kadar yıkıcı olacağının ve insanlığın bilincinde nasıl bir İslam algısını inşa edeceğinin anlaşılmasında ufuk açıcı olacaktır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="heading4" style="margin: 9pt 0cm 5pt 21.3pt; text-align: justify;"><a name="_TOC_250029"></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Adalet-i Mahza-Adalet-i İzafiye Çatışması</strong></span></span></span><i><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 4.55pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Adalet-i mahza, salt adalet demektir. Adalet-i mahza tektir. Sadece adalettir. Adalet-i mahza, ne bir ırkı ne bir zümreyi ne bir şahsı veya ideolojiyi temel almayan, salt insanı ve o insanın hak ve hukukunu temel alan bir adalet anlayışıdır. Salt hakka ve hukukun üstünlüğüne izafe edilir. Adalet-i mahza-rsquo;da paradigma, bizatihi adaletin kendisidir. Adalet başka bir şeye değil, her şey adalete görelidir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 3.05pt 6.35pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Adalet-i mahza, insanların hukuku yanında hayvanların, bitkilerin ve hatta cansız varlıkların, yani ekolojik düzenin hukukuna da şamildir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Kısaca verilecek hüküm, kişilerin cinsiyetine, ırkına, dinine, zümresine ve ideolojisine göre farklılaşmaz. Tek bir hüküm verilir. O hüküm de adalet adına verilir ve salt adaleti temsil eder.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">İslam-rsquo;da, bireysel ilişkilerin, toplumsal yapının ve işleyişin merkezinde adalet-i mahza vardır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">-nbsp;İzafi (göreli) adaletin kaynağı ise, tek değildir. Çünkü adaletin izafe edileceği sonsuz sayıda paradigma olabilir: Irk, çıkar, ideoloji, diktatör, zümre gibi... Adalet bunlara görelidir. Bu adalet anlayışı İslam-rsquo;ın adalet anlayışına zıttır. Adaletin siyasete, ırka, zümreye, çıkara, diktatöre vs. görelileşmesi; bunlardan birinin merkeze alınması, İslam-rsquo;ın adalet anlayışından, İslam-rsquo;dan sapmadır. İslam-rsquo;a karşı yöneltilen en etkili sosyolojik saldırı, Müslümanların içinden adalet-i izafiyeyi, dolayısıyla bu sapmayı temsil eden ihtilalci topluluklar, örgütler oluşturmaktır. Afganistan-rsquo;a yöneltilen en yıkıcı sosyolojik saldırılardan birinin, merkeze adalet-i izafiyeyi temsil eden bir yönetim öznesinin yapılandırılması olacaktır. Böyle bir yapılandırmanın, insanlığın bilincinde nasıl bir İslam imajı inşa edeceğini görmek gerekir. Toplum kesimlerini zulmeden ve zulme uğrayan olarak kamplaştıran bir İslam imajına müsaade edilmemelidir. </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Eğer bir toplum, merkeze bir ırk veya ideolojiyi koyarak, bunları adalette belirleyici yapar ve adalet mekanizmasını bunlara göreli olarak yapılandırırsa, yasaları bunlara göre üretirse, adalet-i mahza, yani sırf adalet gerçekleşmez. Toplum ve bireyler bu tür bir adalet anlayışı ile zulmeden ve zulme uğrayan olarak iki kategoriye ayrılırlar. Bu toplum Müslüman bir toplum ise, adalet-i mahzayı terk edip adalet-i izafiyeye yönelmiş ise, İslam-rsquo;dan sapmış ve hatta İslam ile çatışmaya başlamış demektir. </span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.9pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">İnsan, yaratılışı itibariyle ancak adalet-i mahza ile tatmin olabilir. Adalet-i izafiye insanları bir yandan zulme, öte yandan isyana sevk eder. Toplumu, adalet-i mahza isteyenlerle, adalet-i izafiyeyi uygulayanlar arasında statükoyu koruma-değiştirme gerilimine sürükler. Eğer adalet, bir ırka izafi hale gelmişse, farklı kökenli insanların ırki köken etrafında tersten kimlik inşasına ve dayanışmasına ve etnik çatışmaya yol açar. Adalet bir ideolojiye izafe edilmiş ise, adalet o doğrultuda siyasallaşır ve bir ideolojik denetim mekanizmasına dönüşür; mahkemeler, hukuka değil, ideolojiye uygunluk denetimi yaparlar.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Adalet-i izafiye, nisbi (bağlı) adalet olduğu için, toplumlar adaletin nispet ve izafe edildiği merkez özneler arasında el değiştirir durur. Toplumun örgütlenmesinin merkezinde bir diktatör varsa, başka biri gelir, diğerinin yerini alır; bir ideoloji varsa, başka bir ideoloji onun yerini alır. Bir ırk merkezi ele geçirir, diğer ırka karşı adalet-i mahzadan uzaklaşır. Böylece merkezdeki bu değişimlere göre, adalet de dönüşecektir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.9pt 6.5pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Kur-rsquo;an kıssalarında, bir yandan toplumları kendilerine görelileştirmiş despot modellerinden, öte yandan bir despota göreli hale gelmiş toplumlardan bahsedilir. Birey ve toplumlar üzerinde sulta oluşturanlar kendilerini birey ve toplumların rabbi olarak görmektedirler.-nbsp; Birey ve toplumlar da bu despotları rab edinmişlerdir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.35pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Kur-rsquo;an-rsquo;daki Firavun ve Nemrut modelleri, insanlar üzerinde kendilerini ve iktidarlarını merkezileştiren bir sulta kurmuş modellerdir. Dolayısıyla da yönetimi, adaleti kendilerine görelileştirmiş modellerdir. Örneğin Firavun modeli, birey ve toplum üzerinde tam bir tahakküm kurmuştur. Firavun, birey ve toplumu kendi çıkarlarına, hazlarına ve otoritesine göreli bir şekil ve kalıba döken bir saltanat öznesidir. Kendini rab ilan etmiştir. Bütün sistem Firavun merkezlidir ve her şey Firavun(a) göre şekillenmiştir. Öğrenilmiş çaresizlik bütün toplumu kuşatmıştır. Hz. Musa Firavun-rsquo;a giderek, Firavun-rsquo;u ve ona tabi olanları Allah-rsquo;a iman etmeye ve O-rsquo;na kul olmaya davet etmiştir. Davetini, despotik statükonun öznesine (Firavun-rsquo;a) ve nesnesine (topluma) yöneltmiştir. Firavun, bu daveti kabul etmemiştir. Ancak bu davet, Firavun-rsquo;un nesnesi olmuş toplumda değişimin fitilini ateşlemiştir. Firavun merkezli statükoyu tehdit eden sosyolojik bir süreç başlamıştır. Statüko-değişim gerilimi, Firavun-rsquo;un helaki ile sonuçlanmıştır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Sistematik olarak ve keskin çizgilerle belirgin şekilde algılanmasa da toplumlarda yaşanan bütün gerilimlerin altında, sözünü ettiğimiz adalet-i mahza/adalet-i izafiye çatışması yer almaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Bir devletin yapılanmasında, önemli olan merkezde adalet-i mahzayı temsil edecek bir yönetim öznesinin bulunmasıdır. Bu bağlamda karşılaştırdığımızda, Firavun-rsquo;un sarayı ve otoritesi ile Hz. Süleyman-rsquo;ın sarayı ve otoritesi arasındaki fark, adalet-i izafiye ile adalet-i mahza arasındaki farktır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 111%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 111%;">Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında, adalet-i mahza mı, adalet-i izafiye mi temel alınacaktır? Dahası, Afganistan-rsquo;ı yeniden yapılandıracak aktörlerin dünyasında, adalet-i mahza; adalet-i izafiye gibi bir olgu hakkında bir farkındalık var mıdır?</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:111%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye, Afganistan-rsquo;da adalet-i mahzayı temsil eden, adalet-i izafiyeyi reddeden bir yönetim kurulması hususunda yeniden yapılandırma aktörlerine gerekli bilgi ve farkındalık desteği vermelidir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="heading4" style="margin-left: 21.3pt; text-align: justify;"><a name="_TOC_250028"></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><strong><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Hilafet-Saltanat Çatışması</span></span></strong></span><i><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 4.75pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 115%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 115%;">Günümüzde İslam-rsquo;ın birçok kavramı gibi hilafet kavramı da çarpıtılmıştır. Hilafet salt siyasal bir kavram olarak algılanmakta, Batı-rsquo;daki teokrasinin karşılığı olarak tanımlanmaktadır. Bu algı ve tanımlama doğru değildir.-nbsp; Çünkü İslam-rsquo;da ruhban, dolayısıyla da ruhban saltanatı, ruhbana izafi bir hukuk sistemi veya siyasi sistem söz konusu değildir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:115%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Öte yandan hilafet, İslam-rsquo;da insanla alakalı ontolojik bir kavramdır. Çünkü insan halife-i arz olarak yaratılmıştır. Her insanın yaratıcı ile ilişkisi Rab-kul; birbirleriyle ilişkisi ise kul-kul ilişkisidir. Hiçbir insan diğer insanlarla rab-kul ilişkisi kuramaz. Aksi halde, bu ilişkiyi kuranlar yaratıcıya şirk koşmuş olurlar. İslam-rsquo;da hem kul üzerinde rab-rsquo;lik iddia etmek, hem de kulu rab kabul etmek, kula kul olmaktır ve şirktir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">İnsan bilim ve teknoloji alanında -ldquo;tekvinî kanunlar-rdquo;a (yani varlığın yaratılışı ile ilgili kanunlar, tabiat kanunlarına)<span style="position: relative; top: -3.5pt;"> </span>riayet ederek ilerlediği gibi, tutum ve davranışlarında ve bitki, hayvan ve insanlarla ilişkilerinde de -ldquo;teklifî kanunlar-rdquo;a (İslam-rsquo;ın insana yüklediği mükellefiyetlere, ahlaka ve hukuka)<span style="position: relative; top: -3.5pt;"> </span>riayet etmekle mükelleftir. Bu mükellefiyete riayet etmediği zaman, insanın bizatihi kendi içinde bir duygunun saltanatı oluşur. Yani, insan kendi nefsini rab edinerek, nefsinin kulu haline gelir. Bu iç saltanat, o insanı dış dünyadaki ilişkilerinde bir saltanat ve tahakküm öznesi haline getirir. Artık, o insan sultası altına girdiği duyguya bağlı olarak davranış modelleri üreten bir varlık haline gelmiştir. Saltanat ve tahakküm öznesi haline gelmiş insanların diğer insanlarla ilişkileri ise kul-kul ilişkisi değil rab-kul ilişkisine dönüşür. Yani, insanlar Allah-rsquo;ın kulu olarak bütün kullardan özgürleşmek yerine, kulların kulu haline gelirler.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 3.7pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Bu durum sadece bireyler için değil toplumlar için de geçerlidir.-nbsp; Mesela, bir insan diğer insanlarla ilişkisinde, kendi çıkarını, kendi gücünü, kendi hazlarını merkeze alarak ya da bir grup insan bu merkezde çıkar ve güç birliği yaparak diğer insanlar üzerinde tahakküm vaziyeti alır. Devleti, siyaseti, kurumları ve özellikle de adalet kurumlarını ele geçirerek, kendi çıkarını, otoritesini devlet, siyaset ve adalet diye dayatır. Zulüm örgütlü ve sistematik bir boyut kazanır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.75pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Halife-i arz olan insan, izafi hukuka değil, objektif hukuka rıza gösterir. Yönetimde despotik iradeye değil, liyakate; istişare/meşveret ile ortaya çıkan ortak akla tabi olur. Aksi takdirde, bir halife-i arz değil, saltanat nesnesi konumuna düşer.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.75pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">Halife-i arz olma sorumluluğu, sadece bireyler için değil, toplumlar için de geçerlidir. Yönetimler de halife-i arz olmakla mükelleftir.-nbsp; Bu mükellefiyet çerçevesinde kaldıkları sürece, bu sıfata sahip olurlar. Aksi halde, bu sıfatı yitirirler ve hangi paradigmayı (ırk, zümre, çıkar, ideoloji, kişi) temsil ediyorsa, o paradigmanın saltanat öznesine dönüşürler.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.7pt 6.35pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">İşte tarihsel İslam-rsquo;da hilafet-saltanat çatışması; İslam-rsquo;dan bir sapmadır. İslam dünyasının dayanışma krizlerinin sebeplerinden birisi de bu sapmadır. İslam düşmanlarının en fonksiyonel sosyolojik silahlarından biri, İslam dünyasında hilafet-saltanat çatışmasını kışkırtmaktır. Günümüzde artık, hilafet saltanat çatışması sona ermiş, bütün İslam toplumlarında saltanat hâkim kılınmış; saltanat-saltanat çatışmaları yaşanmaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.45pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 17.3pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Saltanat öznelerinin ve İslam toplumları üzerinde sulta kurmuş yöneticilerin, küresel statüko güçleri ile iş birliği ve bu güçlerin vekalet iktidarına dönüşmeleri kaçınılmazdır. Statükoya karşı oluşumlar yerelde bu iktidarlarla denetim altına </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><a name="_TOC_250027"></a><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">alınmaktadır.</span></span></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><a name="_Hlk82973659"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında, İslami anlamda hilafet mi, yoksa saltanat mı temel alınacaktır? Dahası, Afganistan-rsquo;ı yeniden yapılandıracakların İslam-rsquo;dan sapma olan saltanat kurma hatasına düşmeyelim diye bir kaygıları var mıdır? Yoksa, -ldquo;A.B.D. yi yendik, İslam-rsquo;ı biz temsil ediyoruz-rdquo; diyerek ve kendilerini meşru bir merkezi otorite kabul ederek, tam da işaret ettiğimiz saltanatı temsil eden bir yapılanmaya mı gidilecektir?</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></a></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye-rsquo;nin vazifesi, Afganistan-rsquo;da saltanatı temsil eden bir yönetim kurulmasının önlenmesi hususunda yeniden yapılandırma aktörlerine gerekli bilgi ve farkındalık desteği vermek olmalıdır. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="heading4" style="margin: 12pt 0cm 0.0001pt 21.3pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><strong>Din-Milliyet Çatışmasının Önlenmesi</strong></span></span></span><i><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 12pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;ın temel aldığı kavramlardan biri de din kavramıdır. İnsanlar, her durumda üç seçenek ile karşı karşıya bulunurlar: İfrat, tefrit ve itidal... </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 5.2pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 116%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 116%;">İfrat, haddini yani meşru sınırı aşmak, başkasının hak sınırlarına tecavüz etmek anlamına gelir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 4.65pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 15.65pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Meşru haklarını dahi koruyamama, tefrit tutum ve davranış özelliğidir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">İtidal ise, kişinin ne ifrata ne de tefrite düşmesidir. Kimsenin hakkına tecavüz etmeme; kendi hakkını ve meşru çıkarlarını da koruma tutumudur.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">İşte, İslam-rsquo;da din kavramı -ldquo;sırat-ı müstakim-rdquo; (Dosdoğru yol.)<span style="position: relative; top: -3.5pt;"> </span>olarak ifade edilen itidal tutumu temsil etmektedir.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.85pt 6.4pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">İfrat, tefrit ve itidal tutum ve davranışlar, bireysel hayatın günlük akışı içinde çok çeşitli alanlarda ortaya çıkmaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.9pt 6.5pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Milliyet kavramı da ifrat, tefrit ve itidal boyutlarında anlam kazanabilir. İslam, milliyet konusunda da sırat-ı müstakimi temsil eder. İslam, milliyeti kabul eder. İnsanların ve toplulukların etnik şuurunu ve aidiyetini yok etmez. Çünkü milliyet daha önce de belirttiğimiz üzere fıtri, ontolojik bir hakikattir. Ancak, bu şuurun ve etnik ben algısının merkezileşmesini ve milliyetin başka milliyetlere tahakküm aracı ya da başka milliyetlerin tahakkümü altına düşme sebebine dönüştürülmesini kabul etmez.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.95pt 6.5pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">İslam toplumlarında, müspet olmayan menfi (dışlayıcı) milliyeti esas tutan anlayış, İslam-rsquo;dan sapmadır ve bu sapmayı temsil edenler, milliyet ekseninde birbirleri ile çatışırken, aslında aynı zamanda İslam ile çatışmaktadırlar.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 2.9pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; line-height: 110%; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><span style="line-height: 110%;">Küresel statüko güçlerinin İslam-rsquo;a yönelttikleri sosyolojik saldırılarda kullandıkları en yaygın olgu, İslam dünyasında yaşanan din-milliyet çatışmalarıdır.-nbsp; İslam-rsquo;ın meşruluk çerçevesi içinde bulunmayan bir milliyet anlayışı, yol açtığı dayanışma krizleri ile yerel ve küresel statükoyu koruyan, değişimi önleyen fonksiyonel bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></span></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:110%;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-font-kerning:8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Westphalia sürecinin getirdiği ulus bağlamı, ulusüstü bir dayanışma çerçevesi olan İslam-rsquo;ı Osmanlı-rsquo;nın dayanışma bağlamı olmaktan çıkarmıştır. Osmanlı bu bağlam değişimi ile yıkılmıştır. Aynı şekilde, İslam dünyasında da dayanışmayı bağlamsallaştırmada ulus, kabile, mezhep gibi alt kimlikler etkinleştirilmiştir. Afganistan bunun canlı bir örneğidir. Büyük boy bir dayanışma ile yeniden bütünleşmeyi önleyen alt kimlik dayanışmaları,<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>din-milliyet<span style="letter-spacing: -1.05pt;"> </span>çatışması olup, İslam-rsquo;dan bir<span style="letter-spacing: -0.05pt;"> </span>sapmadır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında, İslam-rsquo;ın meşru gördüğü milliyet anlayışı mı, yoksa İslam-rsquo;dan sapma olan menfi milliyet anlayışı mı temel alınacaktır? Dahası, Afganistan-rsquo;ı yeniden yapılandıracakların İslam-rsquo;dan sapma olan menfi milliyeti temel alma hatasına düşmeyelim diye bir kaygısı var mıdır? Yoksa, -ldquo;A.B.D. yi yendik, İslam-rsquo;ı biz temsil ediyoruz-rdquo; diyerek ve kendi milliyetlerini meşru bir merkezi otorite kabul ederek, tam da işaret ettiğimiz menfi milliyeti temsil eden bir yapılanmaya mı gidilecektir?</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 5.65pt; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye, Afganistan-rsquo;da bu tuzağa düşülmesini engelleyecek farkındalık desteğini vermekle vazifelidir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><b>Sonuç</b></span></span></span><b><span style="font-size:12.0pt;font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Sonuç olarak Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında A.B.D.nin Afganistan-rsquo;dan çekilmesinin baş kahramanı olarak tanımlanan Taliban, yukarıda dikkat çektiğimiz manipülasyonlarla Afganistan-rsquo;ın şahsında İslam-rsquo;a karşı yürütülen sosyolojik savaşın bir iç bileşeni olma rolü oynamakla karşı karşıya getirilmek istenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-ansi-language:-#10;TR;mso-bidi-font-weight:bold"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Geçmişteki toplumsal süreçler bağlamında üretilen, göreli, beşerî ve tarihsel fıkhi içtihatları itikadileştirmiş ve günümüz toplumlarına şeriat hükümleri olarak dayatacak bir anlayış temelinde gerçekleştirilecek bir yeniden yapılandırma, Taliban-rsquo;ı böyle bir aktör durumuna düşürecektir. Bu çerçevede İslam-rsquo;ı temsili tekeline almış bir Taliban yönetimi inşa edilmeye çalışılmaktadır. İslam, yukarıda işaret ettiğimiz hem İslam-rsquo;dan üç sapmayı ve hem de -ldquo;hangi İslam krizini-rdquo; besleyen bir yönetim anlayışının -ldquo;İslam-rdquo; olarak servis edilmesi gibi bir komplo ile karşı karşıya bulunuyor. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-ansi-language:-#10;TR;mso-bidi-font-weight:bold"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;ın farklı kimlikler arasında katalizör etkisi tartışılamaz. Bu etki, insanın varoluşa dair hakikatini halife-i arz<span style="letter-spacing: -0.6pt;"> </span>olarak<span style="letter-spacing: -0.55pt;"> </span>tanımlaması;<span style="letter-spacing: -0.6pt;"> </span>adalet-i<span style="letter-spacing: -0.55pt;"> </span>mahza<span style="letter-spacing: -0.6pt;"> </span>ve<span style="letter-spacing: -0.55pt;"> </span>milliyetin<span style="letter-spacing: -0.6pt;"> </span><span style="letter-spacing: -0.2pt;">meşru </span>çerçevesi ile oluşmaktadır. Bu üç temel üzerine yükselen İslam-rsquo;ın<span style="letter-spacing: -0.7pt;"> </span>katalizör<span style="letter-spacing: -0.75pt;"> </span>etkisi,<span style="letter-spacing: -0.75pt;"> </span>tıpkı<span style="letter-spacing: -0.7pt;"> </span>farklı<span style="letter-spacing: -0.65pt;"> </span>iki<span style="letter-spacing: -0.7pt;"> </span>cins<span style="letter-spacing: -0.75pt;"> </span>insanın<span style="letter-spacing: -0.7pt;"> </span>izdivacı gibi, farklı kimlikler arasında ezvaca yani eşleşmeye, çift olmaya<span style="letter-spacing: -1pt;"> </span>yol <span style="letter-spacing: -0.15pt;">açmaktadır.</span><span style="letter-spacing: -1pt;"> </span>İslam-rsquo;dan<span style="letter-spacing: -0.95pt;"> </span>bu<span style="letter-spacing: -0.95pt;"> </span>üç<span style="letter-spacing: -1pt;"> </span>temelde<span style="letter-spacing: -0.95pt;"> </span>sapma<span style="letter-spacing: -0.95pt;"> </span>ise, ezdada yani zıtlaşmaya, boşanmaya, ayrılmaya yol açmakta; İslam-rsquo;ın katalizör etkisini ortadan kaldırmaktadır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-ansi-language:-#10;TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;ın<span style="letter-spacing: -1.15pt;"> </span>katalizör<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>özelliği,<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>İslam-rsquo;ı<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>temsil<span style="letter-spacing: -1.15pt;"> </span>eden<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>bir<span style="letter-spacing: -1.1pt;"> </span>milleti, devleti de katalizör etkisine <span style="letter-spacing: -0.15pt;">kavuşturacaktır. </span>Günümüzde <span style="letter-spacing: -0.1pt;">bir </span>dayanışma<span style="letter-spacing: -0.8pt;"> </span>krizinin<span style="letter-spacing: -0.8pt;"> </span>pençesinde<span style="letter-spacing: -0.75pt;"> </span>kıvranan<span style="letter-spacing: -0.8pt;"> </span>İslam<span style="letter-spacing: -0.8pt;"> </span>dünyasının en büyük ihtiyacı, böyle katalizör etkisi olan bir kimlik etrafında yapılanmaktır. Afganistan bu anlamda önemli bir sınav olacaktır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">İslam-rsquo;a göre bir halife-i arz olan insan, bu var oluş anlamını kaybettiğinde, çıkar ve haz odaklı bencil bir varlığa dönüşmektedir. Bu dönüşüm, insanı ve toplumu adalet-i mahza öznesi olmaktan çıkarıp, adalet-i izafiye öznesine dönüştürmektedir. Bu ise, saltanatı ve etnisiteyi tetiklemektedir. Bu üç faktörün sarmalı, toplumu kaosa sürükleyen bir bataklığa dönüştürmektedir. Afganistan-rsquo;a bu kaos defalarca yaşatılmıştır ve tekrar yaşatılmak istenmektedir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Günümüzde genelde İslam dünyasının yaşadığı dayanışma krizi, özelde Afganistan-rsquo;da yaşanan dayanışma krizleri ile Müslüman Afgan kimliklerinin şahsında İslam-rsquo;a kesilen ağır bir fatura olmuştur. Yeni dönemde aynı dayanışma krizlerinin yaşanmasına elverişli bir yapılanma için, Afganistan-rsquo;a karşı yeni bir müdahale sürecine girilmiştir. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Artık büyük resim görülmelidir. İslam dünyasının merkez ülkesi olan Osmanlı, bu üç çatışma/sapma ile parçalandığı gibi, Türkiye-rsquo;de iki temel unsuru teşkil eden Türkler ve Kürtler arasındaki ilişki de sözünü ettiğimiz bu üç sapmanın canlı, tipik bir örneğidir. Keza Afganistan-rsquo;da geçmişte yaşanan iç çatışmaların da bu üç sapmadan kaynaklandığı görülmeli ve gerekli dersler çıkarılmalıdır.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Adalet-i mahza, İslam-rsquo;dır; adalet-i izafiye, İslam-rsquo;dan sapmadır. Hilafet İslam-rsquo;dır; saltanat, İslam-rsquo;dan sapmadır. İslam milliyeti İslam-rsquo;dır; kavmiyetçilik/menfi milliyet İslam-rsquo;dan sapmadır. İslam dünyasındaki sosyolojik süreçler, İslam ile İslam-rsquo;dan bu üç sapma arasındaki gel-gitlerle deveran etmektedir. Artık bu gerçekler görülmeli ve Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında bu üç sapma itina ile dikkate alınmalıdır. </span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 5.85pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.2pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında, İslam-rsquo;ın istişare ve liyakat emirleri çerçevesinde hareket edilmelidir. İstişare emri, Taliban uleması ile sınırlı olmamalıdır. Bütün Afgan ulemasının ve hatta İslam dünyasından ehil İslam uleması yanında, siyaset bilimci, ekonomist, toplum bilimci ve hatta pozitif bilimlerde uzmanlaşmış ulemanın oluşturduğu bir istişare heyeti tarafından yerine getirilmelidir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-ansi-language:-#10;TR;mso-bidi-font-weight:bold"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify; text-indent: 14.2pt;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">Türkiye-rsquo;nin, yukarıda işaret ettiğimiz çerçevede Afganistan-rsquo;ın yeniden yapılandırılmasında oynayacağı rol hayati önem arz etmektedir.</span></span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><o:p></o:p></p>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><o:p><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;">-nbsp;</span></span></o:p></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>KAYNAKLAR-nbsp;-nbsp;-nbsp; :</i></span></span></span><i><span style="font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(*) Çağlayan Yusuf, Sosyolojik Savaş (Jeokültür, Jeopolitik, Jeogüvenlik), TİMAŞ Yay. 3. Basım, İst.2019 </i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(1) AKÇAY, Engin ve Erkan Ertosun, Mahmut Akpınar, (Editörler) Dini Jeopolitik Yaklaşımıyla Ortadoğu, Akçağ Yayınevi, Ankara-2013, s.15.</i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(2) FRIEDMAN, George, Gelecek 10 Yıl: Neredeydik... Nereye Gidiyoruz, çev. Tayfun Törüner, Pegasus Yayınları, İstanbul: 2011, s. 276.</i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.65pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(3) KARAGÜL, İbrahim, Yüz Yıllık Kuşatma, Fide Yayınları, İstanbul: 2005, </i><i>s. 62.</i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;-#10;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(4)</i><i> Yıldız, 2010, s. 19.</i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(5) BİLGİN, Vecdi, Sosyal Çözülme ve Din, Etüt, Samsun: 1997, </i><i><span lang="EN-US">s.<span style="letter-spacing: -0.7pt;"> </span>16</span></i></span></span></span><i><span lang="EN-US" style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Book Antiqua-quot;;mso-ansi-language:EN-US"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i><span lang="EN-US">(6)</span></i><i><span lang="EN-US"> </span></i><i>KARAGÜL, İbrahim, Yüz Yıllık Kuşatma, Fide Yayınları, İstanbul: 2005, </i><i>s. 9.</i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-left: 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i><span lang="EN-US">(7) </span></i><i>NURSİ, Bediüzzaman Said, Muhakemat, Söz Basım Yayın, İstanbul: Mayıs, 2012, </i><i><span lang="EN-US">s.59-60</span></i></span></span></span><i><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;;mso-font-kerning:-#10;8.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(8)</i><i> A.g.e. s.59-60</i></span></span></span><i><span style="font-size:-#10;10.0pt;font-family:-quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 6.4pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-size: large;"><span style="font-family: -quot;Times New Roman-quot;;"><i>(9) Nursî, Mektubat, 2007, s. 85-88.</i></span></span></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sorun: Amerikan Emperyalizmi Çözüm: İslam Dayanışması</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sorun-amerikan-emperyalizmi-cozum-islam-dayanismasi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sorun-amerikan-emperyalizmi-cozum-islam-dayanismasi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[İslam Dünyası]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sorun-amerikan-emperyalizmi-cozum-islam-dayanismasi</guid>
<description><![CDATA[Doğal olmayan, planlı ve zorlamalı olan bu değişim süreci sonunda, Türk-İslam coğrafyasında oluşan sınırların, yeni yeni devletlerin ve siyasal rejimlerin, bu coğrafyada sürekli kronik ihtilaflar doğuran bir şekil kazandığı herkesçe bilinmektedir.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>-nbsp;</p>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>SORUN: AMERİKAN EMPERYALİZMİ</b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>ÇÖZÜM: İSLAM DAYANIŞMASI</b></span><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Ayrışan İslam Dünyası</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="text-indent: 28.05pt;">-nbsp;</span><b><span new="" style="font-weight: normal; span: -quot; line-height: normal; text-indent: 28.05pt-quot;-gt;-lt;b-gt;-lt;font size=-quot;6-quot;-gt;-lt;SPAN style=">
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Doğal olmayan, planlı ve zorlamalı olan bu değişim süreci sonunda, Türk-İslam coğrafyasında oluşan sınırların, yeni yeni devletlerin ve siyasal rejimlerin, bu coğrafyada sürekli kronik ihtilaflar doğuran bir şekil kazandığı herkesçe bilinmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bu ihtilafların, Türk-İslam coğrafyasının kontrol ve yönlendirilmesinde ve A.B.D. ile müttefiki Avrupalı devletler ve İsrail-rsquo;in müdahalelerine karşı tüm stratejik oluşumların engellenmesinde olduğu kadar, bölgede yapılan siyasi, ekonomik ve askeri müdahalelerin meşrulaştırılmasında, fonksiyonel bir araç olarak kullanıldığı da açıktır. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bir yanda çıkarları elverdiği oranda alabildiğine işbirliği yapan A.B.D., İsrail ve batılı devletler; öte yanda çıkarları ile taban tabana zıt bir biçimde alabildiğine ayrışan, parçalanan, ufalanan ve birbirleri ile ihtilafa düşmüş, her türlü birlik ve beraberlik ve dayanışmaya elverişsiz hale gelmiş bir Türk ve İslam Dünyası... </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">A.B.D. ve müttefikleri için son derece fonksiyonel olan bu yapı İslam coğrafyasında nasıl inşa edilmiştir?-nbsp;Bu yapıyı, sömürgecilik hareketlerinden, bu hareketlerin yol açtığı değişim süreçlerinden soyutlayarak sağlıklı bir şekilde anlamamız mümkün değildir.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İslam coğrafyasının bugün içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik duruma yol açan sosyolojik süreç, <b><i>-ldquo;sömürgecilik hareketleri-rdquo;</i> </b>ile başlayan kültürel müdahaleler ile gerçekleştirilmiştir. İslam coğrafyasında sömürgecilik hareketleri ile birlikte başlatılan alt kimlik dayanışmalarını ön plana çıkarıcı tedrici süreçler sonunda, Ortadoğu fotoğrafının tedricen Batı-rsquo;lı devletler lehine değiştiği tartışılmaz bir gerçektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Emperyalizmin Temel Stratejisi</b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Emperyalist teşkilatların politikalarını çizenler, Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Hindistan-nbsp;gibi,-nbsp;çeşitli kültür gruplarının aynı bir millet halinde yaşadıkları topraklar üzerinde, bu kültür gruplarının etrafında kendi kontrollerinde bir çok küçük devletçiklerin doğmasını sağlamak amacıyla, bu etnik grupları kendi etnik dillerinde eğitip, onlara <b><i>-ldquo;ayrı bir millet olma şuuru-rdquo;</i></b> vermeyi planlıyorlardı. Bu amaçla, Ortadoğu-rsquo;daki soy, dil, din ve mezhep farklılıklarını, kendi çıkarlarına hizmet edecek doğrultuda evrimleştirmeyi-nbsp;temel politika haline getirmişlerdir. İlk planda, ayrışmaya en elverişli Hıristiyan topluluklarda, soy ve mezhep farklılıkları temelinde ayrışma sağlanmıştır.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Farklı etnik ve mezhebi kökenlere sahip Müslüman toplumlarda da, eğer <b><i>-ldquo;ortak payda-rdquo;</i></b> devre dışı bırakılır ise, bu taktirde, birlik ve bütünlüğün bozulacağı, bunun da yanlızlaşan fertleri kendi ait olduğu alt kimlik dayanışmasına iteceği-nbsp;bir gerçekti. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İşte, Ortadoğu-rsquo;da bu alt kimlik dayanışmasının ön plana çıkartılıp, birbiri ile tutarsızlaştırılması ve-nbsp;siyasallaştırılması ile hem en kapsayıcı kimlik olan İslam-rsquo;dan gelen dayanışma ortadan kalkacak, hem de Müslüman toplum uzun vadede baş edilebilecek boyutlarda alt kimlik dayanışmalarına ufalanacaktı. Artık, bu ufalanmış kimlikler istendiği gibi çatıştırılıp, kullanılabilirdi.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bu amaçla, Osmanlı bünyesinde tezatları daha da artırmaya yönelik olarak, bütün içinde farklı, kendi içinde homojen ulusal kültürler ve farklı etnik grup veya azınlıklar meydana getirme-nbsp;süreci başlatılmış ve geniş bir zamana yayılan faaliyetlerle bu süreç sürekli olarak beslenmiştir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Ülkelerinin dış politika manevralarında doğrudan ve etkin bir şekilde rol almış olan oryantalistler, geçmişte olduğu kadar, bu gün ve uzun bir gelecekte de devletlerine bölgede etkili olacak ve hakimiyetlerine hizmet edecek politik mekanizmalar sağlamayı amaçlamaktadırlar. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>Lawrence gibi oryantalistlerin, Batılı devletlere, ne derece fonksiyonel politik mekanizmalar oluşturduğunu somut bir örnek ile açıklamamız yerinde olacaktır.</i></b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Hindistan-rsquo;dan Mağrip-rsquo;e kadar Müslümanların gözbebeği Osmanlı İmparatorluğu, 1800-rsquo;lü yılların başlarından beri sürdürülen yoğun faaliyetler sonucunda 1914-rsquo;lü yıllara gelindiğinde artık batış işaretleri veriyordu. Osmanlı, Batı-rsquo;lı güçlerce, hazırlıksızlığın ve tutarsızlığın ağırlaştırdığı-nbsp;bir askeri ve-nbsp;siyasi savunma içinde kıstırılmıştı. 1820-rsquo;li yıllarda başlayan oryantalist faaliyetler, artık Batılı güçlerin yayılmacı dalgalarının önünü açmıştı.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>Batı-rsquo;lı güçler birinci Dünya savaşının başından itibaren, yaptıkları görüşmelerde, Osmanlı İmparatorluğunun etki alanlarına bölünebilmesi için nihai parçalanması ilkesini getirmişlerdir.</i> </b>Savaş yılları boyunca İngiltere ve Fransa-rsquo;nın diplomatik ve askeri eylemleri, Türk-rsquo;lerin Arap Ortadoğu-rsquo;sundan tümüyle tasfiyesini hedef almıştır. Harekat alanının cesameti düşünülürse, bu tür bir stratejinin başarısı silahların gücüne olduğu kadar, kaynaşan milliyetlerin sempatisini kazanmaya yönelik psikolojik girişimlere de dayandırılmak zorundaydı. İngiliz istihbarat servisleri bu amaçla, bir Arap krallığının kurulmasına yatkın unsurları harekete geçirmeye yöneldiler.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İngiltere-rsquo;nin Ortadoğu siyasetinin esas hedefleri, kutsal yerleri denetlemek ve uluslar arası siyonizmin işbirliğini sağlamak, Sykes-rsquo;in bir raporunda <b><i>-ldquo;İngiltere-rsquo;nin deniz, hava ve sanayi gücü için esas-rdquo;</i></b> olduğunu belirttiği Irak petrol alanlarına hakim olmak için Filistin-rsquo;e ve Mezopotamya-rsquo;ya el koymak, ünlü Hint yolu üzerindeki bütün engelleri bir darbe ile aynı anda ortadan kaldırmaktı. İşte bu hedeflere ulaşılmasında, Türklere karşı uygulanacak strateji, Arapların işbirliğini zorunlu kılıyordu.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Amerikalı oryantalistler ve eğitimciler, öteden beri faaliyetlerini sadece Hıristiyan kültür gurupları ile sınırlandırmamışlardır. Aynı zamanda klasik Arap edebiyatının canlanmasını teşvik etmişler, böylece Osmanlı bünyesinde büyük bir kitleyi ve coğrafi alanı işgal eden farklı soydan Müslümanların da ayrışmasını sağlayacak <b><i>-ldquo;modern Arap milliyetçiliğine-rdquo;</i></b> zemin hazırlanmasına kültürel yatırım yapmışlardır. İşte, uzun bir zaman diliminde yapılan bu kültürel yatırımların sonucunu alma zamanı gelmişti.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Arap tarafında, bu stratejiyi uygulamada kullanılmaya en müsait kişi Mekke Emiri Hüseyin idi.</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Nitekim, İngilizler, Mekke Şerifi Hüseyin-rsquo;e -ldquo;Osmanlı boyunduruğu-rdquo;ndan kurtulmaları halinde kendisine halifelik ve Arap Birliğinin krallığını vadetmişler; O da 10.6.1916-nbsp;tarihinde Osmanlı-rsquo;ya karşı Arap isyanını başlatmış; Mekke Emirinin bu muhalefeti, savaştaki Türkiye-rsquo;ye ölümcül bir darbe indirmiş, Türkiye-rsquo;yi <b><i>-ldquo;İslam dayanışması-rdquo;</i></b> tezinden yoksun bırakmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Halbuki, Mekke Şerifi Hüseyin-rsquo;e halifelik ve Arap Birliğinin krallığını vadeden müttefikler Mayıs 1916-rsquo;da kendi-nbsp;aralarında Sykes-Picot gizli anlaşmasını-nbsp;yapmışlardı. Bu anlaşmaya göre Osmanlı-rsquo;dan ayrılan toprakları manda yönetimi sistemi kabul edilerek paylaşılmıştı. Araplar, İngilizlerin öngördüğü ayrılıkçı hareketi gerçekleştirdikten sonra, İngiliz, Fransız ve Amerikalıların isyan sonrası durum ile ilgili olarak planladıkları politikalar ile karşı karşıya kaldılar. Batılı güçlere umut bağlayan Araplar, bu acı gerçek ile yüz yüze gelince şaşkına dönmüşlerdir. Hatta, Batılılar ile işbirliği yapan Şerif Hüseyin, ölüm döşeğinde, o tarihlerde Arap Dünyasında yaşanan acı olayların temelinde, Osmanlı-rsquo;ya yaptıkları ihanetin bulunduğunu bizzat itiraf etmiştir.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Günümüzde de, Türkiye-rsquo;nin Güneydoğusu, Irak, İran, Afganistan, Somali gibi İslam ülkeleri üzerinde aynı strateji izlenmektedir. Etnik kimlikler ve mezhepler temelinde ayrışmak suretiyle İslami dayanışma gücünden yoksun kalan İslam Dünyası, yine bu ayrışma sayesinde emperyalist güçlerin politik ve askeri müdahalelerini de sağlamaktadır. </span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Çağdaş Şerif Hüseyinler </b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><span style="color: black">Bosna-rsquo;nın Sırp zulmü altında inlediği günlerde, kendi taraftarlarıyla, Bosnalı Müslümanlara karşı Sırplarla birlikte savaşan Fikret Abdiç-hellip; Çeçenistan-rsquo;ın Abdiç-rsquo;i Salambek Haciyev-hellip; Ruslar havadan ve karadan Grozni-rsquo;nin üzerine bomba yağdırıp yüzlerce sivili katlederek şehre girince, halkının katillerini kucaklayarak karşılayan bir avuç insanın başında Salambek Hacıyev yer alıyordu. Abdic çizgisi, Kosova-rsquo;da ise -ldquo;İbrahim Rugova-rdquo; adıyla ortaya çıkmıştı. Ülkemizde Apo ve yandaşları PKK, PYD, YPG, Irak-rsquo;ta Barzani ve Talabani gibi kişilikler; DAEŞ ve PDY gibi örgütler, Şerif Hüseyin ve Abdic çizgisinin uzantılarıdır. </span></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Oryantalizm ve A.B.D.</b></span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Oryantalist örgütlerinin İslam Dünyasını-nbsp;aralarında paylaşmalarında-nbsp;Osmanlı İmparatorluğu esas itibariyle A.B.D. uyruklu oryantalistlerin payına düşmüştür.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İngiltere ve Fransa gibi A.B.D. de, sanayi devrimini gerçekleştirip, hammadde ve tüketim pazarlarına ihtiyaç duyduğu bir dönemde, oryantalistlerin bu ihtiyaca cevap verecek topraklara nüfuz etmedeki başarılarını keşfetmiştir. Bu da, oryantalistlerin bölgede ayrıştırma ve yeniden gruplama politikalarının etkili bir aracı olarak kullanılmasına yol açmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Emperyalist bir güç olarak, dünya sahnesine biraz gecikmeyle çıkan ABD, Asya, Afrika, Latin Amerika gibi dünyanın değişik bölgelerine nüfuz ederken olduğu kadar, Osmanlı ülkesine nüfuz ederken de oryantalist teşkilatlarından etkin bir şekilde yararlanmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Dünyayı kendi imgesine göre yeniden kurma yönündeki dürtü, Batı-rsquo;nın, özellikle de Amerika-rsquo;nın siyasal kültüründe çok derinlere kök salmıştır. Bu sebeple de, A.B.D.nin kendi toprakları dışındaki varlığı, önce oryantalist hareketlerle başlamış, arkasından şirketleri, malları, hatta askerleri yayılmıştır.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İkinci Dünya Savaşında, Nazi Almanya-rsquo;sının Avrupa-rsquo;daki tüm sanayi ülkelerini yerle bir edinceye kadar ses çıkarmayan ABD, daha sonra Avrupa-rsquo;nın yardımına(!) koşarak Almanya-rsquo;yı da birlikte tahrip etmişlerdir. Böylece ABD izlediği strateji ile İkinci Dünya Savaşından sanayi alt yapısı tahrip edilmeyen tek ülke olarak çıkmıştır. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;Özellikle Sovyetlerin çöküşünden sonra tek kutuplu hale gelen Dünyada, ABD gelecekte kendine rakip olma potansiyeli gördüğü güçlere karşı koyabilmek için, İslam coğrafyasındaki hâkimiyetini daha ileri seviyede pekiştirme stratejisi izlemektedir. ABD bu stratejisini gerçekleştirmede, İsrail-rsquo;i <b>-ldquo;fiili müttefik-rdquo;</b> olarak görmekte ve bu müttefikini bölgede gerek coğrafi ve gerekse ekonomik ve askeri anlamda büyük ve güçlü bir devlet haline getirmeye çalışmaktadır. Bu arada, gelecekteki potansiyel -ldquo;<b>piyon müttefikleri-rdquo;</b> Büyük Ermenistan ve Kürt Devletlerini de oluşturmaya çalışmaktadır.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Gelişmeler gösteriyor ki, Irak-rsquo;ta kontrollü kaos ile zayıf bir merkezi otorite inşa ediliyor. Tek başına zayıf olan bu merkezi otorite, ancak ABD ve müttefiklerinin gücü ile ayakta durabilecektir. ABD, etnisite ve mezhep çatışmaları ile tüm gücünü kaybeden bir toplumda, Kürtleri adım adım sözünü ettiğimiz merkeze yerleştirmektedir. ABD politikaları iddia edildiği gibi kısa vadede Irak-rsquo;ı üç parçaya bölmeye yönelik değildir. Üç muhatap ile karşı karşıya kalmak yerine, devlete odaklanmış Kürt unsurlara başrol vererek, Irak-rsquo;ın Kürt kontrolüne verilmesi amaçlanıyor. Çünkü Kürt kontrolündeki bir Irak,-nbsp;içeride diğer etnik ve mezhep grupları ile büyük sıkıntılar yaşarken, Türkiye, İran ve Suriye gibi sınır ülkelerle de büyük sorunlar yaşayacaktır. Tüm bu iç ve dış tehditlere ancak ABD-rsquo;nin işbirliği ile karşı koyabilecektir. Kürt kontrolündeki bir Irak-rsquo;ın tek bölgesel müttefiki ise elbette İsrail olacaktır. Tüm bunların bedeli ise petrol olacaktır. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Zamanla oryantalistlerin Arap milliyetçiliğine yaptıkları kültürel yatırımlar, nasıl Şerif Hüseyin gibi, bir Arap krallığının kurulmasına yatkın unsurların işbirliğini sağlamış ise, günümüzde de bölgedeki bazı etnik unsurlara yönelik faaliyetleri, Şerif Hüseyin-rsquo;in çağdaş versiyonlarını sahneye çıkarmıştır. A.B.D ve İngiltere-rsquo;nin Irak politikasını, Kürt, Türkmen ve Arap ayrışması üzerinden yürüttüğü çok açıktır. Bu ayrışma, ABD için Irak-rsquo;ta hâkimiyet kurmakta bu alt kimlikleri kullanılabilir hale getirirken, İslam toplumlarının da tepkisizliğine yol açmaktadır. Irak ve Afganistan-rsquo;da olan bitenlere İslam Dünyasının seyirci kalmasının en temel sebebi, sözünü ettiğimiz unsurların İslam-rsquo;ı temsil eden bir duruş yerine etnik ve mezhep temelli ihtilaflara düşmeleridir. Bu ihtilaflar sayesinde, İslam toplumlarının hukuku ve namusları ayaklar altında çiğnenmekte, Müslüman toplum, ancak birlik ve beraberlik ile karşı koyabileceği kültürel, politik ve askeri müdahalelere karşı koyamaz hale getirilmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">1990-rsquo;lı yıllarda 7000 Kuzey Iraklı-rsquo;nın ABD tarafından topluca tahliye edilmesi ve daha sonra da tekrar bölgeye getirilmesi, bu etnik ayrıştırmayı ve daha sonra devletleşmeye doğru evrimi hızlandırmak, nihai olarak da, kurulacak uydu bir devletin yönetiminde kullanılmak amacıyla yapılan hızlı bir etnik bilinçlendirme operasyonu olduğu açıktır. Etnik kimliği azami seviyede uyandırılan bu yedi bin kuzey ıraklı maya olarak kullanılmıştır. Bu mayanın yol açacağı sosyolojik süreç tüm bölgeyi etkileyecek nitelikte bir fonksiyonelliğe sahiptir. </span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Türkiye, Irak, İran ve Suriye-rsquo;de bulunan farklı etnik unsurları, birlik ve bütünlükten gittikçe uzaklaştıran ve hızla ayrışmaya doğru sürükleyen bu sosyolojik yönlendirmelerin arkasında başta ABD ve Orta Doğudaki en önemli müttefiki olan İsrail olmak üzere Osmanlı-rsquo;yı parçalayan Batılı güçler bulunmaktadır. İsrail diyoruz, çünkü İsrail-rsquo;e yakın ve etrafını çevreleyen bazı Müslüman devletler, İsrail ile aynı sıklette değildir ve ufalanması gerekmektedir.</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;Aslında başta ABD olmak üzere, İsrail ve Batı-rsquo;lı bazı ülkelerin gerçek siyasi amacı, Osmanlı döneminde aktif olarak başlatılmış ve büyük oranda gerçekleştirilmiş olan ayrıştırma ve yeniden guruplara çalışmalarını tamamlamaya yöneliktir. Çünkü hâlihazırdaki ayrışma, artık ABD ve İsrail açısından yeterli derecede fonksiyonel görülmemektedir. Osmanlıdan parçalanan ve zor kontrol edilebilir büyüklükte kalmış, stratejik işbirliğine gitmeleri halinde de büsbütün kontrolden çıkabilecek ülkeler üzerinde yeni ayrıştırma çalışmaları sürdürülmektedir. Bu ülkeler, Türkiye, İran, Irak, Suriye ve Türk Cumhuriyetleridir. Bu amaca hizmet edecek bütün farklılıklar istismar edilmekte, adı geçen ülkelerdeki etnik unsurlar işbirlikçi olarak kullanılmak istenmektedir. </span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Jeopolitik, Jeokültür</b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Jeopolitik, politik gücün etkin olduğu coğrafya; jeokültür ise, kültürün etkin olduğu coğrafi alan olarak tanımlanırsa; bu iki kavram arasındaki ilişki, bir kültürü temsil eden devlete,-nbsp;o kültürün etkin olduğu coğrafi alan oranında jeopolitik güç vereceği şeklinde açıklanabilir. </span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bir devletin jeopolitik gücü, temsil ettiği jeokültürel olgudan kaynaklanır. Örneğin, Fransız ihtilalinin veya komünizmin jeokültürel etkinliği oranında, Fransa veya S.S.C.B-rsquo;ne jeopolitik güç kazandırdığı malumdur. Nazi Almanya-rsquo;sının jeopolitik gücünün Alman ırkı ile sınırlı kalması ve zamanla bu ırk üzerinde de etkisini yitirmesinin temelinde, nazizmin jeokültürel sınırlılığı bulunmaktadır. </span></div>
<div style="margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>-nbsp;</b></span></div>
<div style="margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>Osmanlının Jeopolitik Gücünün Yıkılması</b></span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İslam coğrafyasının etnokültürel temelde farklılaştırılması yönündeki oryantalist çalışmaları yukarıda belirttiğimiz açıdan değerlendirdiğimizde, bu faaliyetlerin amacının, tüm İslam coğrafyasının bütünlüğünü sağlayan jeokültürü; dolayısıyla da bu jeokültürden doğan jeopolitik gücü saf dışı bırakmak ve etkisizleştirmek olduğu görülecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İslam coğrafyasındaki siyasal sınır ve rejimlerin oluşturulmasında, Batı-rsquo;nın askeri müdahalelerinde olduğu gibi, kültürel, ekonomik ve politik müdahalelerinde de asıl hedef tahtasını Osmanlı teşkil etmekteydi. Çünkü Dünya coğrafyasının <b><i>-ldquo;hammadde deposu-rdquo;</i></b> ve <b><i>-ldquo;tüketim pazarı-rdquo;</i></b> niteliğindeki bir bölgesinde <b>-nbsp;<i>-ldquo;İslam dayanışması-rdquo;</i> </b>temelinde yer alan Osmanlı, kaçınılmaz olarak hedef haline gelmiştir. Bu sebeple, başta A.B.D. olmak üzere tüm Batı-rsquo;lı güçlerin İslam Dünyası-rsquo;na karşı tavrı, Osmanlı-rsquo;nın bölgedeki <b><i>-ldquo;İslam dayanışmasından-rdquo;</i></b> kaynaklanan <b><i>-ldquo;jeopolitik gücünü-rdquo;</i></b> yıkmaya yönelik olmuştur. </span></div>
<div style="margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Günümüzde de, A.B.D. ve müttefiklerinin İslam-rsquo;a karşı yürüttükleri savaşın perde arkasında, <b><i>-ldquo;İslami dayanışma-rdquo;</i> </b>nın yeniden hayatiyet kazanmasını önleme amacı bulunmaktadır. Çünkü Müslüman toplumların en kapsayıcı ve üst kimliği olan <b><i>-ldquo;İslam-rdquo;</i></b> ortak payda haline gelerek, bu toplumları siyasi, ekonomik, kültürel, hatta savunma konularında işbirliğine organize edebilir. Bu yöndeki bir uyanışın önlenmesi için verilen savaşta en etkili araç, <b><i>-ldquo;yerli işbirlikçiler-rdquo;</i></b> dir. Yerli işbirlikçiler, alt kimlik hassasiyetleri körüklenip, sözde bağımsızlık iştahları kabartılan etnik guruplar, İslam adına şiddet ve teröre başvuranlar ve İslam inanç ve kültürü ile barışık olmayan siyasi, askeri ve ideolojik çevrelerdir.</span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b><span style="color: windowtext">Türkiye de Hedef Tahtasında</span></b></span></div>
<div style="text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Osmanlı-rsquo;ya 600 yıl, üç kıta üzerindeki uçsuz bucaksız bir coğrafya ve birçok milletler ve dinler üzerindeki jeopolitik gücü sağlayan jeokültürel olgu -ldquo;İslam-rdquo;dır. Yine, günümüzde Türk-İslam coğrafyasında, birlik ve beraberliği sağlayacak yegâne jeokültürel olgu, İslam-rsquo;dır. İşte, Türk ve İslam Dünyasını kapsayan bir jeokültürel olgu olan İslam-rsquo;ın, Türkiye-rsquo;ye ne kadar etkin jeopolitik bir güç sağlayacağı tartışmasızdır. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Türkiye, hammadde ve tüketim pazarı açısından dünya coğrafyasının stratejik bir bölgesinde yer alan potansiyel bir jeopolitik güçtür. Çünkü İslami duyarlılığın yayılması, İslami dayanışmayı, bu da, Osmanlı-rsquo;yı ve dolayısıyla da Türkiye-rsquo;yi ister istemez gündeme getirmektedir. Günümüzün emperyalist güçleri Türkiye-rsquo;nin İslam-rsquo;ı ve İslam-rsquo;ın jeopolitik mirasını temsil etmeye yönelme ihtimalini her zaman göz önünde tutmaktadır. Bu sebeple, birilerinin şuuraltında potansiyel bir Osmanlı olarak algılanan Türkiye, ister istemez bu birilerinin politik müdahalesinin hedef tahtasında yerini alacaktır ve almıştır.</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Türkiye-rsquo;yi kontrol altına alabilmek ve bunu sürdürebilmek için yapılacak iş, toplum kesimlerinin kimliğinin oluşumunda İslam-rsquo;ı belirleyici olmaktan uzaklaştırmaktır. Bu amaçla siyasi, askeri ve yüksek öğretim çevrelerinde fonksiyonel bir ideolojik şartlanma oluşturmalıdır. </span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Nitekim bugün milli birlik ve beraberliğimiz için yegâne fonksiyonel bu üst kimlik bilincinin yaygınlaşmasının resmi planda-nbsp;<b><i>-ldquo;irtica-rdquo;</i></b> olarak algılanması ve bu algılamanın sürdürülmesi başarı ile sağlanmaktadır.</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bugün, dünya coğrafyasının en stratejik hammadde deposu ve tüketim pazarı Türk ve İslam coğrafyasıdır.-nbsp;Bu coğrafya ayrıştırılmak, birlik, bütünlük ve dayanışması önlenmek suretiyle, hammaddeleri yağmalanmakta, tüketim pazarı olarak kullanılmaktadır. Uzun vadede böyle kalmasını sağlamak, buna engel olacak gelişmeleri önlemek için tedbirler alınmaktadır. Bu sebeple, bu coğrafyanın bütünlüğünü, bloklaşmasını ön gören düşünceler ve bu düşünceleri besleyen İslam dayanışması bir öcü, lanetli birer kavram olarak algılanır hale getirilmektedir. Bunun en etkili mekanizması da, o toplumlarda İslam-rsquo;ı rejimle bağdaşmaz olarak algılatan ideolojik bir yaklaşımı etkinleştirmektir. Türkiye, bu duruma en hazin örneklerden birisini teşkil etmektedir.</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bir toplumun ayrıştırılması, bir dünya görüşünün empoze edilmesi, tarih ve kültürün dayatılması ile beslendiği gibi, ayrışma sürecini kısıtlayan bir inanç ve değerler sisteminin yasaklanması, dışlanması ve engellenmesi ile de beslenebilir. İslam Toplumlarının parçalanmasını hedefleyenler, etnik kimliği belirleyici olmaktan çıkaran <b><i>-ldquo;İslam-rdquo;</i></b>ı etkisizleştirmenin,-nbsp;ister istemez toplum kesimlerini etnik kimlik temelinde bir dayanışmaya iteceğinin dolayısıyla da birliği parçalayacağının bilincindedirler. İslam-rsquo;ın jeokültürel ve jeopolitik gücünün farkında olan A.B.D. ve müttefikleri, S.S.C.B.den doğan düşman boşluğuna İslam-rsquo;ı yerleştirmiştirler. Yine bu nedenle İslam Coğrafyasındaki -ldquo;İslam Karşıtlığını-rdquo; desteklemekte ve bu karşıtlığı temsil edenler ile işbirliği yapmaktadır. Bu sebeple, İslam-rsquo;a karşı yürütülen çok yönlü mücadeleye dolaylı veya doğrudan destek olanlar kime hizmet ettiklerini sorgulamalıdırlar.</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Türkiye-rsquo;yi kendi iç bütünlüğünü sağlamada olduğu kadar, İslam coğrafyasında da jeopolitik bir güç konumuna getirecek <b><i>-ldquo;jeokültürel-rdquo;</i></b> olgu, <b><i>-ldquo;İslam Dayanışması-rdquo;</i></b>dır. Bu olgunun kontrolü ve engellenmesi, ancak A.B.D., İsrail ve müttefiklerinin Ortadoğu-rsquo;da geliştirdiği yerli işbirlikçi mekanizmalar ile mümkündür. Bu işbirlikçiler bir ihanet ilişkisi ile değil, tavrını çoğu zaman etnik alt kimliği ile belirleyen kişi ve gurupların şuursuzluğu organize edilerek kullanılmaktadır. Aynı şekilde, çeşitli provokasyonlarla, İslam coğrafyasında en kapsayıcı üst kimlik olan İslam, rejimler için bir tehlike olarak algılatılmakta ve böylece resmi güçler de birilerinin stratejik amaçlarına hizmet eder hale getirilmektedir. Bu sayede, ayrıştırma politikalarının aracı olarak kullanılmak istenen etnik unsurlar üzerinde, ayrışmaya ve parçalanmaya yönelik sosyolojik süreçler devrede tutulurken; bütünleşmeye ve kaynaşmaya dönük sosyolojik süreçlere yol açacak kültürel dönüşümler engellenmektedir. Bütünleşme sürecini devreye sokacakkültürel dinamiklerin devre dışı kaldığı bir ortamda, sosyolojik süreç ayrışma yönünde işleyecek; kültürel hakların tanınması adı altında dayatılan reformlar, ayrışmaya hizmet edecektir. Çünkü bu reformlar ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın, alt kimlik dayanışmasına sürüklenmiş kitlelerde ayrışmayı hızlandıracaktır. Geriye elde bir tek askeri seçenek kalmaktadır ki, bu seçenek sadece, yukarıda sözünü ettiğimiz olumlu sosyolojik süreçlere güvenli bir ortam hazırlamadıkça fonksiyonel olması bir yana, aksine olumsuz süreçleri körükleyecektir.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Resmi çevrelerin bu olumsuz süreçlere bilimsel değil ideolojik bir tavır ile karşı koymaya çalıştıklarını, soruna süreç odaklı bakıştan çok uzak olduklarını görüyoruz. Bu sebeple, çözüm teşkil edecek hiçbir süreç devreye girememektedir. Ayrışma yönündeki sosyolojik süreç işlediği sürece, uygulanacak askeri olsun, siyasi ve ekonomik olsun hiç bir tedbir faydalı olmayacak, aksine, işleyen olumsuz süreci besleyecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Türkiye-rsquo;ye uçsuz bucaksız Türk ve İslam Coğrafyasında büyük bir jeopolitik güç kazandıracak yegâne jeokültürel olgu -ldquo;İslam-rdquo; iken, İslam-rsquo;a karşı alınan olumsuz resmi tutum Türkiye-rsquo;nin politik etkinliğini kendi sınırları içine hapsetmekle kalmıyor, sınırları içinde dahi etkisiz kılıyor. Devlet-millet dayanışmasındaki zaaflar, toplumu kuşatan yolsuzluk ve suçlar, Güneydoğuda patlak veren bölücü terör, İslam-rsquo;a karşı olumsuz bu resmi tutumdan beslenmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">İslâm dünyasında, coğrafi bölünmelerden önce zihinsel bölünmeler kışkırtılıyor.-nbsp;Bu zihinsel paralanmışlık üzerine politikalar geliştiriliyor.-nbsp;-nbsp; İslam coğrafyası - Batı tarafından hep güvenlik sorunu ile karşı karşıya bulundurularak sıkıştırılıyor. Güvenlik teminatları ile ekonomik imtiyazlar elde ediliyor. Bu sebeple, tüm Ortadoğu-rsquo;da olduğu gibi, ülkemizde de, ABD ve bölgesel müttefikleri güvenliğimizi tehdit eden PKK gibi unsurlara politik ve askeri destek vermektedirler. Daha sonra da kendi besledikleri bu unsurlara karşı ucuz güvenceler vererek, çok pahalı imtiyazlar elde etmektedirler. Burada en temel gerçeklik, Toplum ayrışmasına yol açan örneğin etnik milliyetçilik gibi bir süreç, dış müdahaleler ile de beslenip hızlandırılırken, karşı hiçbir sürece başvurulmayıp, sadece askeri ve polisiye tedbirlerle çözüm üretmeye çalışılması, ne yazık ki, işleyen sürecin algılanamadığını göstermektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b>İslam Dünyasının Güvenliği</b></span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; margin: 0cm -0.05pt 0pt 0cm; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Günümüz Orta Doğusunun, Balkanlar-rsquo;ın ve Kuzey Afrika-rsquo;nın siyasi coğrafyası, Osmanlı-rsquo;nın parçalanması ile ortaya çıkmıştır. <b><i>Osmanlı-rsquo;dan parçalanan Hıristiyan tebaa, hatta birçok Müslüman Arap Toplumları-rsquo;nda baş gösteren isyan hareketlerinin lider kadrolarının İslam Coğrafyasındaki yabancı okullarında yetiştiği tartışmasızdır. Günümüzde İslam Dünyasının karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarının temel sebebi etnik ve mezhep temelindeki ayrışmanın yol açtığı İslami dayanışmanın yokluğudur. İslam Dünyası sadece -ldquo;birlik ve dayanışma-rdquo; ile çözebileceği güvenlik sorunları yanında, birçok ekonomik, politik ve askeri sorunlarla da karşı karşıyadır. Oryantalist çalışmalarla yapılan kültürel müdahalelerle bu -ldquo;birlik ve dayanışmayı-rdquo; gerektiren değerlerinden arındırılmış olan İslam Dünyası, tek başına bir anlamı olmayan etnik ve mezhep temelli alt kimlik dayanışmalarına sürüklenerek parçalanmıştır. </i></b></span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="line-height: normal; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><span style="color: windowtext">İslam coğrafyasında kurulan, kontrol ve yönlendirilmesi kolay devletçikler, bu devletçikleri temsil eden işbirlikçi rejimler, Batılı şirketlerin kontrolüne geçen petrol ve diğer yer altı kaynakları, yerli sanayici hareketlerin bastırılması, Batı ürünlerini pazarlamaya uygun modern tüketim toplumları oluşması... Ve başta ABD olmak üzere Batılı emperyalist güçlerin tepesinde oturduğu uluslararası sistem... </span></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>Bugün A.B.D.-rsquo;nin bilim ve teknoloji üstünlüğünün sömürgeciliğe ve soğukkanlı, bilimsel olarak hazırlanmış zulüm ve katliamlara alet edilmesinin temelinde, A.B.D.nin içinde bulunduğu manevi ve kültürel atmosferin adaleti üstün seviyeye getirme konusundaki sorunlu yapısı bulunmaktadır.</i></b> A.B.D. bu bilim ve teknoloji üstünlüğünü korudukça ve bu sorunlu manevi ve kültürel atmosferde bulundukça, hak, hukuk, adalet, merhamet, vicdan, sevgi ve barış gibi insani değerlerin devre dışı kaldığı, sadece kaba teknolojik gücün geçerli olduğu eylemlerine devam edecektir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Gerçekten de, günümüz dünyasının en büyük sorunu, bilim ve teknolojinin<b> <i>-ldquo;güçlü-rdquo;</i></b> kıldığı A.B.D. gibi emperyalist küresel güçleri <b><i>-quot;adil-quot;</i></b> kılacak bir kültür ve uygarlık anlayışından yoksun bulunmasıdır. Böyle olunca da, bu küresel güç odakları ile işbirliği yapanlar, bu odakların çıkar ve imtiyazlarına yataklık etme durumuna düşmektedir. </span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">-nbsp;</span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 28.05pt"><span style="font-family: Arial">Bugün emperyalizm ve küresel ölçekte temsilcisi ABD, sadece İslam Dünyasının güvenliğini değil, tüm insanlığın güvenliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Hatta uzun vadede bizzat Amerikan toplumunu da tehdit etmektedir. Emperyalizme karşı verilecek mücadelede, İslam-rsquo;ın gücü sadece İslam Dünyası ile sınırlı değildir. İslam Dünyasının dışında kalan mağdur milletler de böyle bir mücadelede İslam Dünyasının çekim alanında kalacaktır. Yeter ki, emperyalizmin en mağdur ettiği İslam Dünyası böyle bir mücadelenin bayraktarlığını yapacak bir dayanışmayı gösterebilsin...</span></div>
<div style="line-height: normal"><span style="font-family: Arial"><b><i>-nbsp;</i></b></span></div>
<div style="line-height: normal"><span style="font-family: Arial"><b><i><u>FAYDALANILAN KAYNAKLAR</u></i></b></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Amerika-rsquo;nın Ortadoğu Politikası</i></b><i>-Prof Dr.Ahmet CAN, Bayrak Yay.İst.1993</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Kendi Belgeleriyle Anadolu-rsquo;daki Amerika</i></b><i>-Dr.Uygur KOCABAŞOĞLU, Arba Yay.İst.1991</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Bir Değişim Süreci Olarak Modernleşme</i></b><i>-Kadir CANATAN,İnsan Yay.İst.1995 </i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Amerikan Yüzyılının sonu</i></b><i>-Mustafa ÖZEL, İz. Yay. İst.1993 </i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Jeopolitik-Jeokültür</i></b><i>-İmmanuel WALLERSTEİN, Çev: Mustafa ÖZEL, İz Yay. İst. 1993</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Hangi Batı</i></b><i>-Attila İlhan,3.Basım,Bilgi Yay.İst.1982</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Batının Deli Gömleği</i></b><i>-Attila İLHAN,2.Basım,Bilgi Yay.İst.1995</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Medine-rsquo;den Lozan-rsquo;a</i></b><i>-Taha AKYOL, Milliyet Yay. 2. Baskı, İst.1996</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Çağdaş Sömürge İmparatorluğu</i></b><i>-Kemal KAHRAMAN, Seha Neşriyat, İst.1989.</i></span></div>
<div style="text-align: justify; text-indent: 14.2pt"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Amerikan Fundamantalizminin tarihi yapısı ve islam gerçeği</i></b><i>-Yrd.Doç.Dr.Osman ŞEKERCİ, Sinan Yay.</i></span></div>
<div style="line-height: normal"><span style="font-family: Arial"><b><i>-Kuşatılanlar<span new="" style="font-weight: normal; graham: Özden ARIKAN, Sabah-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp;-nbsp; -lt;/SPAN-gt;-lt;/I-gt;-lt;/font-gt;-lt;/b-gt;-lt;/div-gt;-#10;-lt;div style=-quot;margin: 0cm 0cm 0pt 18.7pt; line-height: normal;-quot;-gt;-lt;b-gt;-lt;font size=-quot;6-quot;-gt;-lt;I-gt;-lt;SPAN style="><i>-Kapitalizmin Geleceği</i></span></i></b></span></div>
</span></b></div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sosyolojik Savaş ve Uygun Mukabele Konseptinde  Sosyolojik Güvenlik</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-ve-uygun-mukabele-konseptinde-sosyolojik-guvenlik</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-ve-uygun-mukabele-konseptinde-sosyolojik-guvenlik#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[İslam Dünyası]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-ve-uygun-mukabele-konseptinde-sosyolojik-guvenlik</guid>
<description><![CDATA[Günümüz toplumlarında potansiyel olarak çok sayıda çatışma türü ve kaynağı var. Ancak bunların akut çatışmaya ve bölünmeye götürecek potansiyele sahip olan türleri: Etnik/dini görünümlü radikal akımlardır. Spontane görünümlü bu etnik ve radikal akımlar, gerçekte arkasında bir irade ve strateji olan akımlardır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><strong>Sosyolojik Savaş -nbsp;ve Uygun Mukabele Konseptinde -nbsp;Sosyolojik Güvenlik</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Yusuf Çağlayan / Araştırmacı-Yazar</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">26.01.2020-star açık görüş</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;">https://www.star.com.tr/acik-gorus/sosyolojik-savas-ve-uygun-mukabele-konseptinde-sosyolojik-guvenlik-haber-1509526/<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-right: 42.5pt; margin-left: 49.65pt; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><i><span style="font-family: PlayfairDisplay;">PKK/PYD ve PDY-rsquo;nin hedefi, askeri başarı değil, sosyolojik başarıdır. Çünkü salt askeri mukabeleler, kısa vadede başarılı gibi görünse de uzun vadede, sosyolojik hedeflerden geriye doğru planlanmış hasım stratejinin bir parçası olmaktan kurtulamaz.</span></i></b></span><b><i><span style="font-size:7.5pt;-#10;font-family:PlayfairDisplay;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;-#10;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Günümüz toplumlarında potansiyel olarak çok sayıda çatışma türü ve kaynağı var. Ancak bunların akut çatışmaya ve bölünmeye götürecek potansiyele sahip olan türleri: Etnik/dini görünümlü radikal akımlardır. Spontane görünümlü bu etnik ve radikal akımlar, gerçekte arkasında bir irade ve strateji olan akımlardır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında yaşanan ve merkezinde kimlik farklılıkları bulunan çatışma denklemleri, yine merkezinde kimliklerin bulunduğu kavramlar üzerinden kurgulanıyor. Bu etnik veya dinsel kimliklere yüklenen gerilimlerle, birbirlerini tersten inşa eden bir sosyolojik süreç oluşturuluyor ve dâhice yönetiliyor.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Bu çerçevede çözümü de içeren tanımlayıcı bir kavram arayışı içinde bulunuyoruz. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, yetkililerce ve akademik ve entelektüel çevrelerce dile getirilen asimetrik savaş, hibrit savaş, dördüncü nesil savaş, vekâlet savaşları gibi tanımlamalar, aslında karşı karşıya bulunduğumuz milli güvenlik risk ve tehditlerini tanımlama çabalarının birer tezahürü.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Etnik kimliği araçsallaştıran PKK ve dini kimliği araçsallaştıran FETÖ ve DEAŞ ile mücadele eden ülkemiz, daha yeni yeni, karşı karşıya bulunduğumuz güvenlik risk ve tehditlerini, kavramlar üzerinden tanımlamaya ve yine kavramlar üzerinden mukabele stratejisi geliştirmeye çalışıyor.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Risk ve Tehditler </span></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Ancak bu kavramsal tanımlama çabaları, ne entelektüel, ne siyasi ve askeri, ne de toplumsal bilinçte, sorunu ve çözümü belirginleştiren yeterli bir açılım getiremiyor. Bu kavramlar, karşı karşıya bulunulan saldırı türünü, doğası, amaçları, silahları, strateji ve taktikleri itibariyle tanımlamaktan uzak düşüyor. Bu tanımlayıcı kavram boşluğu, uygun mukabele geliştirilmesini de büyük oranda kısıtlıyor. Böyle olunca da, mukabele, sebeplere değil, sonuçlara; tezahür ve semptomlara müdahale ile sınırlı kalıyor.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Sadece sahadaki terör örgütleri görülüp, arkasındaki irade ve strateji görülmezse, sadece terör unsurlarına odaklanmış bir güvenlik anlayışı ve kurumlaşması ortaya çıkacaktır. Böyle bir güvenlik yapılanmasında, devletin güvenlik risk ve tehdit kaynakları ile mücadelesini destekleyen kolluk güçleri yerine, kolluk güçlerinin terörle mücadelesini destekleyen devlet kurumları söz konusu olacaktır. Hâlbuki iç tehdit formunda gelen bu dış tehditler, kolluk güçleri odaklı değil, toplumun sosyolojik bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi odaklı bir strateji ile mukabeleyi gerektirir. Ülkemizde ve İslam dünyasındaki etnik, mezhepsel ve dini alt kimlikler etrafında terör ve kargaşa üreten yapıları, sosyolojik savaş kavramı ile tanımlamak, mukabele stratejilerinde önemli bir açılım sağlayacaktır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Karşı karşıya bulunduğumuz risk ve tehdit ortamına ve bu ortamın doğurduğu güvenlik ihtiyaçlarına karşılık verebilecek bir dönüşüm için, ülkemizin ve bölgemizin içinde bulunduğu sosyolojik süreç ve bu sürecin dinamikleri doğru kavramlarla tanımlanmalıdır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Tehdit stratejiyi, fonksiyonel sosyolojik kavramlar seti ile tanımlamak durumundayız. Bu tanımlamayı yapamadığımız ve mukabil kavramlar üretemediğimiz takdirde, bu stratejinin bir parçası olmamız kaçınılmaz olacaktır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Kültür, Nüfus, Coğrafya </span></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Tehdit strateji, kimlik fay hatlarına gerilim yükleyen bir stratejidir. Türkiye ve İslam dünyasını, kültür bütünlüğünden, nüfus bütünlüğünden ve coğrafya bütünlüğünden yoksunlaştırma hedefinden geriye doğru planlanmıştır. Jeopolitiğin bu üç unsuru arasındaki etkileşim kullanılarak tasarlanan, toplum bilim tabanlı, ikinci dalga, asimetrik bir toplum mühendisliği süreç yönetimidir.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Türkiye-rsquo;ye yönelik bu strateji, Osmanlı-rsquo;ya yönelik birinci dalga stratejinin devamından ibarettir. Keza bu stratejinin yol açtığı güvenlik risk ve tehditleri, İslam coğrafyasının yeniden yapılandırılmasını öngören aynı paket stratejinin bir yansımasıdır. Sadece Türkiye-rsquo;ye değil, bütün İslam Dünyasına yöneltilen sosyolojik saldırılardan bağımsız değildir.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">İslam-rsquo;ın merkez bölgesinin iki ana kimliği olan Müslüman Türklerle, Müslüman Kürtleri etnik sosyoloji zemininde ayrıştıran bir strateji ve irade ile karşı karşıyayız.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Bu stratejinin yönettiği süreçte, etnisite ve dini alt kimliklere referanslı yeni kimlikler tanımlama ve yeni coğrafi sınırlar oluşturma, mozaikleştirme ve eyaletleştirilme doğrultusunda doğası ve sahası sosyolojik olan sistematik operasyonlar yapılmaktadır. Bu operasyonları gerçekleştiren tehdit stratejinin amacı, büyük boy jeopolitik üretecek jeokültürü, tek tek hiçbir jeopolitik etkinliği olmayan alt kültürlere, alt kimliklere, alt dayanışmalara parçalamaktır. Bir arazinin daha fazla mülkiyetlere parselasyonu ile tarım değerinin sıfırlanması gibi, İslam toplumlarını parselleyen, mozaikleştiren ve bu şekilde dayanışmasını ve jeopolitik gücünü sıfırlayan bir savaş türü ile karşı karşıyayız.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Sosyolojik Deprem </span></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">PKK/PYD, DEAŞ ve Paralel Yapı (PDY) İslam-rsquo;a karşı yürütülen bu savaşın en fonksiyonel yerel bileşenleridir. İslam-rsquo;ı ve İslam dünyasını can damarından vuracak ve İslam dayanışmasına darbe indirecek bir Türk-Kürt kopuşu ile oluşacak sosyolojik deprem, bütün İslam dünyasını sarsacak etkiye sahiptir. Bu deprem, PKK/PYD, FETÖ, DEAŞ ve versiyonları aracılığı ile inşa edilmektedir. Anadolu-rsquo;da etnik ve dini kopuşlara yönelik stratejiyi ve doğası sosyolojik olan bu stratejiye uygun mukabeleyi bir de böyle düşünmeliyiz.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Ülkemizin tartışılmaz askeri güç üstünlüğüne rağmen, PKK-rsquo;nın çatışmayı uzun yıllara yayabilmesi, ülkemizin sosyolojik strateji boşluğundan; yani etnik sosyoloji karşısında Türk ve Kürt kimlikleri arasında katalizör etkisi doğuracak asimetrik bir kimlik çerçevesi bağlamında güç kullanmamasından kaynaklanmaktadır. Tehdit stratejinin, çok farkında ve bilincinde olduğu ve sonuna kadar kullandığı etnik sosyolojiye karşı, Türkiye, fonksiyonel sosyolojik bir karşılık vermemektedir. PKK/PYD, mukabele stratejimizdeki bu boşluktan sonuna kadar yararlanmaktadır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Etnik -lsquo;Ben-rsquo;in Keskinleşmesi </span></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Bu strateji boşluğu ve başta eğitim ve diyanet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin sosyolojik güvenlik açısından işlevsizliği, tehdit strateji ve yerel bileşenlerinin doğru tanımlanmamasından kaynaklanmaktadır. Milli güvenlik ve savunma kurumlarımızın stratejisinde sosyolojik savaş hafızası, kavramı, literatürü diye bir şey bulunmamaktadır. Ülkemizde, iç ve dış güvenlik tanımlamaları içinde, sosyolojik güvenlik risk ve tehditleri ve bu bağlamda mukabelenin temellendirileceği sosyolojik kavramlar yer almıyor. Milli güvenlik sisteminde, tehdit algısı bölücü ve irticai terör olarak tasnif edilmiştir. Bu tasnifin toplumun ana gövdesini oluşturan etnik ve dini kimlikleri gözetim altına aldığı ve bu kimlikleri iç tehdit olarak tanımladığı düşünülürse, bu güvenlik anlayışının tesadüfî olmadığı açıktır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">PKK/PYD ve PDY, bizatihi strateji izleyen örgütler değildir. Ortadoğu-rsquo;daki statükoya karşı tehdit oluşturacak bir merkez yapılanmanın önlenmesi maksat ve niyeti çerçevesinde kurgulanan ve yürütülen <i>-ldquo;önleyici strateji-rdquo;</i> nin birer sosyolojik projesidir. PKK/PYD ve PDY üzerinden yürütülen bu strateji, sosyolojik bir stratejidir. Bu stratejinin hedefi, askeri başarı değil, sosyolojik başarıdır. Çünkü salt askeri mukabeleler, kısa vadede başarılı gibi görünse de, uzun vadede, sosyolojik hedeflerden geriye doğru planlanmış hasım stratejinin bir parçası olmaktan kurtulamaz.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Terörü Motive Eden Algı</span></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Tehdit stratejinin en önemli ayaklarından birisi, etnik sosyoloji süreci oluşturma ve yönetme temellidir. Çünkü etnik ben algısının keskinleştirilmesi, etnik kimlik dayanışmasını besleyecek, farklı kimlikleri birbirini dışlayıcı özelliğe kavuşturacaktır. Toplumsal, siyasi ve coğrafi bütünlüğe yöneltilecek operasyonlara elverişli, yoğun sosyolojik güvenlik açıkları bulunan bir toplumsal zemin oluşturmak, tehdit stratejinin ana hedefidir. </span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Temel karakteristiği sosyolojik olan güvenlik risk ve tehditlerine karşı, toplumsal ve kurumsal açıkların kapatılması, etnik ve dinsel alt kimliklerin istismar alanlarının iyileştirilmesi, heterojen toplum yapılarını bir arada tutabilme ve sürdürebilme yeteneklerinin azami derecede geliştirilmesi şarttır. Devlet, bütün kimlikler üzerinde meşruiyetini sağlayacak ve katalizör etkisi yapacak ortak bir kimlik çerçevesini temsil edecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Ortak payda temelli bir kültür tabanı, ortak payda temelli bir nüfus tabanı oluşturacak, bu da vatan birliğini ve siyasi birliği inşa edecek, bütün kimlikleri devlete güç veren bir forma kavuşturacaktır.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><span style="font-family: PlayfairDisplay;">Tehdit strateji, kendi jeopolitiğini bertaraf edecek veya dengeleyecek mukabil ve potansiyel jeopolitik olguları öngörerek, ortadan kaldırılması ve önlenmesi stratejisi izlediğine göre, karşı strateji de aynı stratejinin tersten inşası olacaktır. Kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimini bölünme doğrultusunda kurgulayan stratejiye karşı, bütünleşme doğrultusunda kurgulayan bir karşı strateji geliştirilmelidir. Tehdit stratejinin inşa ettiği çatışmacı yapının iyileştirilmesinde, çatışmaya yol açan algı ve tutumların değiştirilmesi zorunludur. PKK, PYD, DEAŞ ve PDY gibi aynı kaynaktan destekli örgütler, hangi algı odağında motive ediliyor? Bu algının yıkılması gerekir. Bu yanlış algıların toplumsal tabanda yer bulmasının önlenmesi gerekir.</span></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;-#10;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 42.5pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"><span style="font-size: larger;"><b><i><span style="font-family: PlayfairDisplay;">@yusufcaglayana</span></i></b></span><span style="font-size:7.5pt;font-family:PlayfairDisplay;mso-fareast-font-family:-#10;-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-quot;Segoe UI-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 6pt 0cm 0.0001pt;"><o:p>-nbsp;</o:p></p>
<p>-nbsp;</p>
<div style="margin: 0cm 0cm 10pt">-nbsp;</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sosyolojik Savaş</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[İslam Dünyası]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas</guid>
<description><![CDATA[Sosyolojik savaş, toplum kimliğini, dolayısıyla da bu kimliği oluşturan inanç ve değerleri hedef alan bir savaş türüdür.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 18pt;">-nbsp;</div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt;">-nbsp;</div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 27pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><img src="/uploaded//yorum(1).jpg" width="400" height="560" vspace="10" hspace="10" align="right" alt="" />Sosyolojik savaş, toplum kimliğini, dolayısıyla da bu kimliği oluşturan inanç ve değerleri hedef alan bir savaş türüdür.</span></b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"> Bireyleri ahlak ve dürüstlükle mükellef kılan inanç zayıflatıldığında, bireyler arası ilişkilerin ahlak ve dürüstlük çerçevesinde gerçekleşmeyeceği, çıkar odaklı ilişkiler halini alacağı malumdur. Yani, inanç bakımından zayıflamış bireyler öncelikle iç aleminde duygu çatışmaları yaşayacaktır. Baskın duygu bireyin diğer duygularına tahakküm edecektir. Örneğin çıkar duygusu, dürüstlük duygusuna ve iradesine baskın gelecektir. Bu iç çatışma dışta bir davranış formuna dönüştüğünde, artık bireyler baskın duygularını dışa vuracak ve çatışma bireyler arası boyut kazanacaktır. İşte inançlara yöneltilen saldırılar, örneğin -ldquo;insan maymundan türemiştir-rdquo; gibi bilimdışı teorilerin maksadı, inançları ve dolayısıyla da bu inançların gereği olan mükellefiyetleri temelinden yıkmaktır. Bireyden başlayan değişim süreci, giderek aileye, bireyler arasına ve topluma aksederek artık sosyolojik bir değişim boyutu kazanacaktır. <b>İşte sosyolojik savaş, bu türden saldırıları, <i>-ldquo;sosyal bilimcilerin zihniyeti ile-rdquo;</i> kurgulayan ve yürüten bir savaş türüdür.</b> </span></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 27pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sosyolojik Savaşın Doğası </span></b></div>
<div style="text-align:justify;-#10;text-indent:27.0pt"><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bugün toplumlara yönelen birincil tehditler ani olaylardan değil, yavaş ve tedrici süreçlerden gelmektedir. İşte, hedef topluma geri dönüşü uzun yıllar alacak ve gerçekleştiğinde de artık o toplumun geçirdiği değişimi anlama kabiliyetini yitirmesine dahi yol açan operasyonlar yapılmaktadır. Sosyolojik savaş böyle bir doğaya sahiptir.-nbsp;</span></div>
<div style="text-align:justify;-#10;text-indent:27.0pt">Sosyolojik savaşın yöntemleri klasik savaşlardan daha farklıdır. Sosyolojik savaşın en temel özelliği asimetrik oluşudur ve hedef toplumun simetrik veya asimetrik bir karşılık vermesine imkân tanıyan dinamiklerine odaklanır. <b>Sosyolojik savaşta hedef topluma karşı kendi ordusu, kendi bürokrasisi, kendi eğitim sistemi ve kendi medyası kullanılmaktadır. Bütün bu kurumlar o toplumun kimlik değerlerine karşı örgütlenmektedir.</b></div>
<div style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;-#10;text-indent:27.0pt">Bağışıklık sistemi bozulan bir insanı düşünelim. Karşı koyacak bünyesel mekanizma yok ise, ne ile karşı koyacaktır? İşte sosyolojik savaş, öncelikli hedef olarak toplumların bağışıklık sistemlerini hedef almaktadır. Nedir toplumsal bağışıklık sistemi? Toplumların dini, milli kültürüdür. Bu inanç ve kültürden yalıtılmış kurumların, topluma yönelen saldırılara karşı simetrik veya asimetrik bir karşılık vermesi düşünülemez. Bilakis, kanser hücrelerinin bir vücut içindeki rolünü oynamaya başlarlar. -nbsp;</div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 27pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sosyolojik Savaşın Hedefleri</span></b></div>
<div style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;-#10;text-indent:27.0pt">Sosyolojik savaş, toplumların dayanışma ve sosyal bütünleşme dinamikleri ile ilgilenir. Hedefi, toplumu oluşturan bireylerin ve ailelerin dayanışmacı özelliklerini ortadan kaldırmak, bireyin ve ailenin topluma güç veren formunu bozmaktır. Sosyolojik savaşlarda, bireysel ve toplumsal davranışa kaynaklık eden inanç ve değerler sistemi hedef alınmaktadır. Özellikle hedef toplumun sosyal gücünün zayıflatılması ve yıkılması amacıyla birey-ahlak yabancılaşması, toplum-değerler yabancılaşması, aydın-halk yabancılaşması, toplum-devlet yabancılaşması, alt kimlik yabancılaşmaları, bölgesel yabancılaşmalar, dayanışma ve uzlaşma kültürünün yok edilmesi, yeni ulusal, etnik ve dinî kimlikler inşası, dışlama, ayrıştırma ve çatışma kültürünün geliştirilmesi gibi sosyolojik operasyonlar gerçekleştirilir. Bu ve benzeri amaçlar, hedef toplumun <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Demografi" title="Demografi">demografisinde</a>, kültürel ve sosyal dokusunda, tarihten gelen yapısında dönüşümlere yol açar ve hedef toplumu üzerinde tek yanlı çıkar ilişkisi kurmaya elverişli bir yapıya kavuşturur. <b>Çünkü toplumsal bütünlük ve dayanışmayı, bireysel ve toplumsal bilinçte koşullayan şey, inanç değeri olan manevi ve kültürel dinamiklerdir. Sosyolojik savaşın hedefi, manevi ve kültürel dinamiklerin bu inanç değerini ortadan kaldırmaktır. </b>Bu gerçekleştiğinde, bireylerin iyi, kötü, doğru ve yanlış bilinçleri bozulacak, mükellefiyet duyguları ortadan kalkacak, bireysel ve toplumsal davranış modelleri değişecektir. Neticede ise, hedef toplum kendi bünyesinde iç çatışmalar yaşamaya başlamasının yanında, devletin siyasi, ekonomik ve askerî politikalarını desteklemekten uzak bir sosyolojik form kazanmış olacaktır.</div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 27pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sosyolojik Savaş Silahları </span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 27pt;"><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sosyolojik savaş, klasik silahlı savaşlardan farklı olduğu gibi, silahları da farklıdır. Çünkü sosyolojik savaş, sosyolojik organizmanın sosyal bedeni, beyni, aklı ve zihnini, karakterini, şahsiyet özelliklerini hedef alır. Bu hedeflere bireylerin ve ailelerin ve toplumun gözü, kulağı vasıtasıyla ulaşır. Dolayısıyla göze ve kulağa hitap eden bütün araçlar sosyolojik savaş silahı olarak kullanılır. Sosyolojik savaşların en fonksiyonel aracı, bizatihi hedef toplumların eğitim sistemleridir. Toplumun temel kimlik değerlerini ideolojik bir paradigma ile dışlayan bir eğitim sistemi, o toplumun bir kurumu değil, bilakis, o toplumun en stratejik, en hayati noktasına konuşlandırılmış bir sosyolojik saldırı silahıdır. </span></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 27pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sosyolojik Savaşın Etkileri </span></b></div>
<div style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;-#10;text-indent:27.0pt">Toplumların bu bağışıklık sistemlerine yöneltilen saldırıların etkisi, bir insanın bağışıklık sistemine yöneltilen saldırı ile benzer bir etki doğurur. Yani, hedef toplumu karşı koyamaz bir hale getirir. Hatta, toplumun kendi bünyesindeki harici etkilere mukabelede bulunacak kuvvetleri emri altına alır. Onları araç olarak kullanır. Asimetrik oluşu biraz da bundandır. Böyle toplumların orduları vardır, ancak iç güvenlik gücüne dönüşmüştür. Eğitimleri vardır, fakat topluma yabancılaşan ve kendi içinde çatışan kuşaklar üretmektedir. Halk ile yönetim, halk kesimleri, aydınlarla halk, toplumsal sınıflar daima bir tezat ve çatışma halindedirler. Dayanışma kültürü bozulduğundan, ancak dayanışma ile çözümlenecek sorunlar gittikçe yığılır. İletişim araçları, dışlayıcılığı, rekabet ve çatışmaları aktaran ve kışkırtan bir işlev kazanır. Ahlaki ve manevi değerleri aktive eden kültür ve inanç kodlarını iç tehdit olarak tanımlayan bir güvenlik kültürü ve ideoloji ile kuşatılmıştır toplum ve kurumları. İnanç ve kültürün zayıflaması, sosyal hastalıkların gittikçe yaygınlaşmasına, bireysel ve grupsal ve sınıfsal ikili, üçlü ilişkilerde salt çıkar odaklı davranış kalıpları ile şekillenmiş bir sosyal yapının ortaya çıkmasına yol açar. Bu özelliklere sahip bir toplum, eline hangi imkân ve kabiliyet geçse, olumlu olarak kullanamaz. Bu özellikleri toplumların doğal akış içinde kazandığı özellikler olarak tanımlamak; <i>-ldquo;kazandırılmış özellikler-rdquo;</i> olma ihtimalini gözardı etmek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Çünkü pozitif bilimlerin sunduğu verilerle doğanın manipüle edilebilmesi kadar, sosyal bilimlerin sunduğu verilerle de toplumların manipüle edilebilmesi açık bir gerçektir.</div>
<div style="margin-left: 27pt; margin-bottom: 0.0001pt;"><b><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, İslam Dünyası ve Sosyolojik Savaş</span></b></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 27pt;"><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, küresel güçlerin algısında merkez ülkedir. Ancak, yüz yıldır jeopolitik gücü sıfırlanmış, bu güce kaynaklık edecek jeokültürden yalıtılmış bulunmaktadır. Türkiye-rsquo;nin İslam-rsquo;ı temsili itina ile önlenmektedir. Bu sebeple küreselde İslam, yerelde irtica adı altında İslam ile mücadele edilmektedir. Ayrıca Türkiye-rsquo;de toplumsal yapının ana gövdelerini oluşturan Türkler ve Kürtler, etnik bağlamda çatıştırılmaktadır. Böylece lider halka dağıtılmaktadır. </span></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 27pt;"><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">İslam Dünyasının Ortadoğu-rsquo;ya dönüştürülmesinde, Batı-rsquo;nın askerî müdahalelerinde olduğu gibi, kültürel, ekonomik ve politik; kısaca sosyolojik müdahalelerinde de asıl hedef tahtasını İslam dayanışması oluşturmuştur. Çünkü dünya coğrafyasının <i>-lsquo;hammadde deposu-rsquo;</i> ve <i>-lsquo;tüketim pazarı-rsquo;</i> niteliğindeki bir bölgesiniBatı-rsquo;ya karşı tek merkezden karşı koyan bir inanç, kültür ve siyasal bütünlük inşa eden <i>-lsquo;İslam dayanışması-rsquo;</i> sosyolojik saldırıların hedefi haline gelmiştir. Bu hammadde deposuna ve tüketim pazarına erişmek isteyen Batı-rsquo;lı sanayi toplumları, İslam bölgesindeki <i>-lsquo;İslam dayanışmasından-rsquo; </i>kaynaklanan <i>-lsquo;jeopolitik gücü-rsquo;</i> yıkmayı temel bir strateji haline getirmişlerdir. Gerçekleştirilen sosyolojik saldırılarla, İslam toplumlarını parçalanmışlar ve tek merkezli politik güç olmaktan çıkarmışlardır. Sonuçları ortadadır. Artık yer yüzünde bir İslam bölgesinden bahsedilememektedir. İslam dünyası bir özne değil nesneden ibarettir. Yer altı zenginlikleri yağmalanmaktadır. Birer tüketim toplumu haline gelmişlerdir. Sıfatları İslam değil, Ortadoğu-rsquo;dur. </span></div>
<div style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; text-indent: 27pt;"><span style="font-size:12.0pt;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye ve İslam dünyasına yönelik sosyolojik savaşa, en uygun mukabele sistemini Bediüzzaman Risale-i Nur ile kurmuştur. Risale-i Nur, Türkiye-rsquo;nin ve İslam dünyasının asimetrik gücünü oluşturmaktadır.-nbsp;</span></div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Terörle Mücadelenin Sosyolojik Boyutu</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/terorle-mucadelenin-sosyolojik-boyutu</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/terorle-mucadelenin-sosyolojik-boyutu#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Sosyolojik Güvenlik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/terorle-mucadelenin-sosyolojik-boyutu</guid>
<description><![CDATA[Bölgemizdeki gelişmelerin sosyolojik bir arka planı vardır. Bölge devlet ve toplumlarının istikrarını bozmaya ve çatışma üretmeye yeterli bir sosyolojik güç bizatihi bu bölgeden devşiriliyor. Farklı kimliklerin ayrıştırılarak çatıştırılması olarak özetleyebileceğimiz doğası sosyolojik bir strateji söz konusu. Bu stratejiyi, “sosyolojik savaş”, mukabeleyi ise “sosyolojik güvenlik” kavramı ile ifade etmek ve güvenlik literatürümüze bir tehdit ve güvenlik bileşeni olarak dahil etmek artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.
HEDEF, KATALİZÖR DEVLET TÜRKİYE
Türkiye neden yıllardır sosyolojik savaşa maruz kalıyor? Çünkü Osmanlı jeopolitiğinin katalizör kimliği İslam’dır. Türk ve İslam ülkelerinin katalizör devleti ise Türkiye’dir. Nasıl ki kimlikler ayrıştırılarak Türk-Balkan ve Türk-Arap kopuşları ile Osmanlı jeopolitiği yıkılmış ise, günümüzde de aynı strateji izleniyor. İslam’ın ve Türkiye’nin bu katalizör özelliği hedef alınıyor.
İşte terör örgütü PKK ve türevleri, bu sosyolojik hedeflerden geriye doğru planlanmış bir strateji ve irade tarafından, İslam’ın ve Türkiye’nin katalizör etkisini kırmaya yöneltilen fonksiyonel bir sosyolojik silah olarak üretilmiştir. İslam’ın merkez bölgesinde bir ulus devlet kurma yemi ile ajite edilen bir Kürt kimliği patlayıcı olarak kullanılmak istenmektedir. Böylece Türkiye’nin katalizör devlet rolünü temelinden yıkacak; İslam’ı ve İslam dünyasının geleceğini can damarından vuracak ve İslam dayanışmasına ölümcül bir darbe indirecek bir Türk-Kürt kopuşu, PKK terör örgütü ve versiyonları kullanılarak inşa edilmek istenmektedir.
Sosyolojik savaş bağlamında organize edilen terör örgütlerinin ortak özelliği, mevcut toplumsal bütünlüğü ve onu temsil eden demokratik iktidarın dayandığı güç noktalarını etkisiz bırakarak bir iktidar boşluğu oluşturmaktır. Suriye, Irak ve Türkiye’nin, hatta İran’ın toprak bütünlüğünü hedef alan strateji, istikrarsızlaştırılan bölgede oluşan yönetim boşluğunun bir “vekalet iktidarı” ile doldurulmasını hedeflemektedir. Bu amaçla etnik kimlikler ve dini alt kimlikler etrafında örgütlenen terör örgütleri PKK, DAEŞ ve türevleri olan yapılar, bu iradenin üretimi olan birer aparattır. Bu stratejinin hedefi, askeri başarı değil, sosyolojik başarıdır. Çünkü siyasal alan hakimiyeti buna bağlıdır.
Suriye’de ABD üretimi DAEŞ geniş bir sahada ortaya çıkıp aniden kaybolmuş, bu sahada PKK yeni bir isim altında ortaya çıkmış, PKK ile uyumlu olmayan demografik kitle mülteci olarak bu sahayı boşaltmıştır. İşte Türkiye bu gelişmelerin arkasında terör örgütü PKK’ya yapay bir sosyolojik alan hâkimiyeti oluşturma hedefi güden strateji ve iradeyi görmüştür. Bu strateji ve iradenin uzun yıllar boyunca yönettiği söz konusu sosyolojik sürecin nereye varacağını ve Suriye sınırında bir güvenlik koridoru oluşturabilmek için seri askerî harekâtlar yapmanın kaçınılmaz olduğunu görmüştür. Türkiye’nin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği harekatlar sadece kendi güvenliği için değil, aynı zamanda Suriye, Irak ve bu coğrafyada emperyalist emeller için kullanılmak istenen Kürtlerin hatta İran’ın güvenliği için de hayati bir zarurettir. Türkiye, bu kapsamlı oyunu bozmanın tek başına mücadelesini veriyor.
MUKABİL STRATEJİ
Askeri süreçler ve ekranlarda yapılan analizler, bölgemizde uygulanan sosyolojik savaş taktik ve tekniklerine karşı mukabil bir sosyolojik strateji bağlamında olmazsa, fonksiyonel olmak bir yana, tersten karşı stratejinin hedeflediği sosyolojik süreci besler. Bu sebeple, olayı bölgede bizatihi terörü destekleyen devletlerin istismar söylemi olan terörle mücadele söylemi ile sınırlandırmamak gerekir. Elbette ülke güvenliğine, toplumsal bütünlüğe yönelmiş böylesine tehlikeli bir strateji ve iradenin yönettiği olayların polisiye, adli ve askeri boyutları da olacaktır. Ancak bizim burada vurgulamak istediğimiz şey, sosyolojik strateji karşısında sadece askeri stratejilerle ve analizlerle karşılık verilmesi, bir askeri gücü, mukayese kabul etmeyecek bir biçimde üstün de olsa, sosyolojik güvenliği sağlayamayan kısa vadeli bir etki ile sınırlar.
Terör örgütü PKK ve arkasındaki güçler silahlı terörü etnik sosyoloji bağlamında ve bir kimliğin bileşeni olarak gerçekleştirmektedir. Böylece ilgili ülkeleri ulusalcı güvenlik anlayışı doğrultusunda reflekslere ve kamuoyu tartışmalarına sürüklemek ve kimlikleri kutuplaştırmak gibi tersten kimlik inşasına hizmet ettirecek bir taktik izlemektedir.
Terör örgütünün bu bağlamının imha edilmesi, beslendiği etnik sosyoloji bataklığını kurutacak mukabil bir sosyolojik strateji ile mümkündür. Mukabil olarak, Türk ve Kürt kimlikleri arasında katalizör etkisi doğuracak ortak paydaları temsil ederek, askeri gücünü bu ortak paydalar bağlamında ve bu ortak paydaların bir bileşeni olarak kullanan bir Türkiye hem etnik kopuşları önleyecek hem de Suriye ve Irak’ı da hedef alan bu geniş bölücü ve ayrıştırıcı stratejinin boşa çıkarılmasını sağlayacaktır. Sosyolojik bir bağlamda gerçekleştirilen askeri müdahalelerle açılacak güvenlik koridoru, PKK için oluşturulan yapay sosyolojik alan hakimiyetine son vermekle kalmayacak, ülkemizdeki mültecilerle bu bölgede inşa edilecek dost bir sosyolojik alan hakimiyetine süreklilik kazandıracaktır.
Böyle bir başarı için askeri operasyonların mukabil sosyolojik bağlamı net olarak belirlenmeli ve emperyalist hedefler için manipüle edilmek istenen ve kafası karışık bölge devlet ve toplumlarına, Türkiye’nin bölgedeki askeri tutumu ve hedefleri, doğru bir iletişim stratejisiyle fonksiyonel şekilde anlatılmalıdır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">Yusuf Çağlayan - Emekli Askeri Hakim</p>
<p style="text-align: right;">Yenişafak Gazetesi - Düşünce Günlüğü Sayfası - 10 Aralık 2022</p>
<div style="text-align: justify;">
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Bölgemizdeki gelişmelerin sosyolojik bir arka planı vardır. Bölge devlet ve toplumlarının istikrarını bozmaya ve çatışma üretmeye yeterli bir sosyolojik güç bizatihi bu bölgeden devşiriliyor. Farklı kimliklerin ayrıştırılarak çatıştırılması olarak özetleyebileceğimiz doğası sosyolojik bir strateji söz konusu. Bu stratejiyi, -ldquo;sosyolojik savaş-rdquo;, mukabeleyi ise -ldquo;sosyolojik güvenlik-rdquo; kavramı ile ifade etmek ve güvenlik literatürümüze bir tehdit ve güvenlik bileşeni olarak dahil etmek artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><br />
HEDEF, KATALİZÖR DEVLET TÜRKİYE</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><br />
Türkiye neden yıllardır sosyolojik savaşa maruz kalıyor? Çünkü Osmanlı jeopolitiğinin katalizör kimliği İslam-rsquo;dır. Türk ve İslam ülkelerinin katalizör devleti ise Türkiye-rsquo;dir. Nasıl ki kimlikler ayrıştırılarak Türk-Balkan ve Türk-Arap kopuşları ile Osmanlı jeopolitiği yıkılmış ise, günümüzde de aynı strateji izleniyor. İslam-rsquo;ın ve Türkiye-rsquo;nin bu katalizör özelliği hedef alınıyor.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">İşte terör örgütü PKK ve türevleri, bu sosyolojik hedeflerden geriye doğru planlanmış bir strateji ve irade tarafından, İslam-rsquo;ın ve Türkiye-rsquo;nin katalizör etkisini kırmaya yöneltilen fonksiyonel bir sosyolojik silah olarak üretilmiştir. İslam-rsquo;ın merkez bölgesinde bir ulus devlet kurma yemi ile ajite edilen bir Kürt kimliği patlayıcı olarak kullanılmak istenmektedir.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Böylece Türkiye-rsquo;nin katalizör devlet rolünü temelinden yıkacak; İslam-rsquo;ı ve İslam dünyasının geleceğini can damarından vuracak ve İslam dayanışmasına ölümcül bir darbe indirecek bir Türk-Kürt kopuşu, PKK terör örgütü ve versiyonları kullanılarak inşa edilmek istenmektedir.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Sosyolojik savaş bağlamında organize edilen terör örgütlerinin ortak özelliği, mevcut toplumsal bütünlüğü ve onu temsil eden demokratik iktidarın dayandığı güç noktalarını etkisiz bırakarak bir iktidar boşluğu oluşturmaktır. Suriye, Irak ve Türkiye-rsquo;nin, hatta İran-rsquo;ın toprak bütünlüğünü hedef alan strateji, istikrarsızlaştırılan bölgede oluşan yönetim boşluğunun bir -ldquo;vekalet iktidarı-rdquo; ile doldurulmasını hedeflemektedir. Bu amaçla etnik kimlikler ve dini alt kimlikler etrafında örgütlenen terör örgütleri PKK, DAEŞ ve türevleri olan yapılar, bu iradenin üretimi olan birer aparattır. Bu stratejinin hedefi, askeri başarı değil, sosyolojik başarıdır. Çünkü siyasal alan hakimiyeti buna bağlıdır.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Suriye-rsquo;de ABD üretimi DAEŞ geniş bir sahada ortaya çıkıp aniden kaybolmuş, bu sahada PKK yeni bir isim altında ortaya çıkmış, PKK ile uyumlu olmayan demografik kitle mülteci olarak bu sahayı boşaltmıştır. İşte Türkiye bu gelişmelerin arkasında terör örgütü PKK-rsquo;ya yapay bir sosyolojik alan hâkimiyeti oluşturma hedefi güden strateji ve iradeyi görmüştür. Bu strateji ve iradenin uzun yıllar boyunca yönettiği söz konusu sosyolojik sürecin nereye varacağını ve Suriye sınırında bir güvenlik koridoru oluşturabilmek için seri askerî harekâtlar yapmanın kaçınılmaz olduğunu görmüştür. Türkiye-rsquo;nin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği harekatlar sadece kendi güvenliği için değil, aynı zamanda Suriye, Irak ve bu coğrafyada emperyalist emeller için kullanılmak istenen Kürtlerin hatta İran-rsquo;ın güvenliği için de hayati bir zarurettir. Türkiye, bu kapsamlı oyunu bozmanın tek başına mücadelesini veriyor.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><br />
MUKABİL STRATEJİ</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><br />
Askeri süreçler ve ekranlarda yapılan analizler, bölgemizde uygulanan sosyolojik savaş taktik ve tekniklerine karşı mukabil bir sosyolojik strateji bağlamında olmazsa, fonksiyonel olmak bir yana, tersten karşı stratejinin hedeflediği sosyolojik süreci besler. Bu sebeple, olayı bölgede bizatihi terörü destekleyen devletlerin istismar söylemi olan terörle mücadele söylemi ile sınırlandırmamak gerekir. Elbette ülke güvenliğine, toplumsal bütünlüğe yönelmiş böylesine tehlikeli bir strateji ve iradenin yönettiği olayların polisiye, adli ve askeri boyutları da olacaktır. Ancak bizim burada vurgulamak istediğimiz şey, sosyolojik strateji karşısında sadece askeri stratejilerle ve analizlerle karşılık verilmesi, bir askeri gücü, mukayese kabul etmeyecek bir biçimde üstün de olsa, sosyolojik güvenliği sağlayamayan kısa vadeli bir etki ile sınırlar.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Terör örgütü PKK ve arkasındaki güçler silahlı terörü etnik sosyoloji bağlamında ve bir kimliğin bileşeni olarak gerçekleştirmektedir. Böylece ilgili ülkeleri ulusalcı güvenlik anlayışı doğrultusunda reflekslere ve kamuoyu tartışmalarına sürüklemek ve kimlikleri kutuplaştırmak gibi tersten kimlik inşasına hizmet ettirecek bir taktik izlemektedir.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Terör örgütünün bu bağlamının imha edilmesi, beslendiği etnik sosyoloji bataklığını kurutacak mukabil bir sosyolojik strateji ile mümkündür. Mukabil olarak, Türk ve Kürt kimlikleri arasında katalizör etkisi doğuracak ortak paydaları temsil ederek, askeri gücünü bu ortak paydalar bağlamında ve bu ortak paydaların bir bileşeni olarak kullanan bir Türkiye hem etnik kopuşları önleyecek hem de Suriye ve Irak-rsquo;ı da hedef alan bu geniş bölücü ve ayrıştırıcı stratejinin boşa çıkarılmasını sağlayacaktır. Sosyolojik bir bağlamda gerçekleştirilen askeri müdahalelerle açılacak güvenlik koridoru, PKK için oluşturulan yapay sosyolojik alan hakimiyetine son vermekle kalmayacak, ülkemizdeki mültecilerle bu bölgede inşa edilecek dost bir sosyolojik alan hakimiyetine süreklilik kazandıracaktır.</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">Böyle bir başarı için askeri operasyonların mukabil sosyolojik bağlamı net olarak belirlenmeli ve emperyalist hedefler için manipüle edilmek istenen ve kafası karışık bölge devlet ve toplumlarına, Türkiye-rsquo;nin bölgedeki askeri tutumu ve hedefleri, doğru bir iletişim stratejisiyle fonksiyonel şekilde anlatılmalıdır.<br />
-nbsp;</p>
<p class="non-card" style="margin: 6pt 0cm; line-height: 115%; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top; text-align: center;"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/terorle-mucadelenin-sosyolojik-boyutu-3894846">https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/terorle-mucadelenin-sosyolojik-boyutu-3894846</a></p>
</div>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Suriye Sürecine Sosyolojik Savaş Kavramından Bakarak  Krizi Fırsata Çevirmek</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/suriye-surecine-sosyolojik-savas-kavramindan-bakarak-krizi-firsata-cevirmek</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/suriye-surecine-sosyolojik-savas-kavramindan-bakarak-krizi-firsata-cevirmek#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Sosyolojik Güvenlik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/suriye-surecine-sosyolojik-savas-kavramindan-bakarak-krizi-firsata-cevirmek</guid>
<description><![CDATA[Yeni Şafak Düşünce Günlüğü sayfasında yayınlanan makale - 7 Haziran 2022]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>Yeni Şafak Gazetesi - Düşünce Günlüğü</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>7 Haziran 2022</strong></p>
<p style="text-align: right;">-nbsp;</p>
<p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-size: 12pt; text-align: justify;">Suriye-rsquo;deki iç savaş, hem yol açtığı güvenlik riskleriyle askeri operasyonları gerekli kılarak hem de yoğun göç dalgası ile ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan ülkemizi derinden etkiliyor. Bu süreci sadece PKK/PYD-rsquo;ye silahlı bir hâkimiyet alanı sunulması noktasından değerlendirmekse eksik bir bakış açısı... Nüfus hareketliliğine ve boşalan ve yeniden doldurulan alanlara da odaklanarak, -ldquo;sosyolojik alan hâkimiyeti-rdquo; oluşturmayı hedef alan bir -ldquo;sosyolojik savaş-rdquo; süreç yönetimini görmek gerekiyor.</span></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Ülkemizin bölgeye yönelik sosyolojik operasyonlara, sosyolojik bir strateji ile desteklenmeyen, salt askeri operasyonlarla karşılık vermesi ne kadar fonksiyonel olabilir?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Suriye sürecine -ldquo;sosyolojik savaş-rdquo; kavramından bakmak, bu göz ardı edilen ve çok daha kapsamlı etkiler doğuran savaş türüne karşı bir strateji geliştirilmesini sağlayacak ve gündemdeki sığınmacı krizinin çözümü için açılımlar getirecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><strong><span style="font-size: 12pt;">YENİ BİR SAVAŞ TÜRÜ</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><b><span style="font-size: 12pt;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Bölgemizde yaşanan ve merkezinde kimlik farklılıkları bulunan çatışma denklemleri, yine merkezinde kimliklerin bulunduğu kavramlar üzerinden kurgulanmaktadır. Bu sebeple ülkemizin ve bölgemizin içinde bulunduğu sosyolojik süreç ve bu sürecin dinamikleri doğru kavramlarla tanımlanmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Nitekim çözümü de içeren tanımlayıcı bir kavram arayışı içinde bulunuyoruz. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, yetkililerce ve akademik ve entelektüel çevrelerce yapılan asimetrik savaş, hibrit savaş, dördüncü nesil savaş, vekâlet savaşları gibi tanımlamalar, aslında karşı karşıya bulunduğumuz milli güvenlik risk ve tehditlerini tanımlama çabalarının birer tezahürü-hellip; Ancak bu kavramsal tanımlama çabaları ne entelektüel ne siyasi ve askeri ne de toplumsal bilinçte, sorunu ve çözümü belirginleştiren yeterli bir açılım getiremiyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Tehdit stratejiyi -ldquo;sosyolojik savaş-rdquo; kavramı bağlamında tanımladığımızda, karşımıza bir dizi fonksiyonel sosyolojik kavramlar seti çıkıyor: Sosyolojik tehditler, sosyolojik istihbarat, sosyolojik silahlar, sosyolojik operasyonlar, sosyolojik alan hakimiyeti, iyi/kötü huylu sosyolojik dinamikler, sosyolojik güvenlik vs.-hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Tehdit strateji, kimlik fay hatlarına gerilim yükleyen; kültür, nüfus ve coğrafya bütünlüğünden yoksunlaştırma hedefinden geriye doğru planlanmış bir stratejidir. Jeopolitiğin bu üç unsuru arasındaki etkileşim kullanılarak tasarlanan, toplum bilim tabanlı bir süreç yönetimidir. Amaç, büyük boy jeopolitik üretecek kültür, nüfus ve coğrafyayı tek tek hiçbir jeopolitik etkinliği olmayan alt kültürlere, alt kimliklere, alt dayanışmalara parçalamaktır. Bir arazinin daha fazla mülkiyetlere parselasyonu ile tarım değerinin sıfırlanması gibi, parselleme, mozaikleştirme ve bu şekilde dayanışma ve jeopolitik gücü sıfırlama sürecidir. Bu strateji, bir siyasi coğrafya üzerindeki herhangi bakımdan farklı olan kimlikleri tek bir devletin siyasi, ekonomik ve askeri gücünü destekleyen formunu ortadan kaldıran fonksiyonlara kavuşturmak üstüne kurgulanmıştır. Bunun tipik örneği Suriye sürecidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><b><span style="font-size: 12pt;">KARŞI STRATEJİ İHTİYACI<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Suriye, Orta Asya-rsquo;dan uzanan bir enerji koridorunun Doğu Akdeniz-rsquo;e açılan bir kapısı olduğu kadar, bu koridorun denetim altında tutulması ve aynı zamanda sınır komşusu olan İsrail-rsquo;in güvenliği açısından da stratejik öneme sahiptir. Suriye bu stratejik maksatlar etrafında, başta ABD olmak üzere Batılı güçler tarafından kimlik çeşitliliği istismar edilerek yeniden yapılandırılmaya zemin oluşturacak bir istikrarsızlaştırmaya maruzdur. Bu güçlerin bölgede tutunup, müdahalesini süreklileştirecek bir vekalet iktidarı ihtiyacı vardır ki, gelinen noktada bu rolün PKK/PYD-rsquo;ye verildiği görülmektedir. Bu anlamda PKK/PYD ve bu örgütü sözde meşrulaştırma aparatı olarak kullanılan DAEŞ ve benzeri örgütler Batılı emperyalistlerin stratejilerine hizmet eden birer -ldquo;sosyolojik savaş-rdquo; projesidir. İran ve Rusya ise alandan pay kapmaya çalışan devletlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">İşte bu perspektiften baktığımızda Suriye sürecine yönelik politikalarda askeri ve siyasi stratejilerin yanısıra sosyolojik bir karşı strateji boşluğu ve ihtiyacı çok açıktır. Emperyalist denetim stratejilerinin en öncelikli evresi, sosyolojik evredir. Sosyolojik evre, alan sosyolojisinin uyumlaştırılması süreçlerini kapsar. Öncelikle alandaki toplumsal yapının iç tutarlılığını yitirerek dağılması hedeflenir. İç çatışmalarla nüfusun sınır ötesi bölgelere akışı ile nihayetinde, denetim altına alınacak alanda bu maksada uygun bir sosyoloji inşa edilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Suriye-rsquo;de yaşanan tüm olayların bu sosyolojik alan hakimiyetini tesise yönelik olarak cereyan ettiğine şahitlik ediyoruz. Bu yapay sosyoloji üzerine inşa edilecek bir rejim, kendi halkından çok, küresel güçlerin güvencesine sığınan, bunun bedelini de iş birliği ile ödeyen bir vekâlet iktidarı olacaktır ki, PKK/PYD denilen yapının nihai misyonu budur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Suriye-rsquo;de yönetilen süreci bu şekilde tanımladıktan sonra, Türkiye-rsquo;nin, askeri olarak müdahil olduğu sürece, sosyolojik olarak da müdahil olması gerektiğini söyleyebiliriz. Güvenli bölgelerle gerçekleştirdiği askeri mukabeleyi, sınır boyunca dost bir sosyolojik koridor inşa ederek pekiştirmesi önemlidir. Bunu ülke sınırları içinde destek vererek gönlünü kazandığı sığınmacı kitlesini, oluşturduğu güvenli bölgelere taşıyarak ve aynı desteği bu bölgelerde de sürdürerek yapabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR">Dolayısıyla son günlerde ülkemizdeki göçmenler üzerinden kriz çıkarma çabalarını, iç karışıklıkta malzeme olarak kullanmak kadar, bu dost sosyoloji oluşumunun önünü almak çabaları olarak da değerlendirmek gerekiyor. Krizin fırsata çevrilmesinin yolu, mevcut askeri denetim ve güvenlik alanlarının sosyolojik bir strateji ile desteklenmesinden geçiyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: center; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><a href="https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/sosyolojik-savas-3833300"><strong>https://www.yenisafak.com/dusunce-gunlugu/sosyolojik-savas-3833300</strong></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; background-image: initial; background-position: initial; background-size: initial; background-repeat: initial; background-attachment: initial; background-origin: initial; background-clip: initial; vertical-align: top;"><span style="font-size:12.0pt;mso-fareast-font-family:-quot;Times New Roman-quot;;mso-bidi-font-family:-#10;Calibri;mso-bidi-theme-font:minor-latin;color:#222222;mso-fareast-language:-#10;TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:2.8pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.2pt;line-height:102%"><span style="font-size:12.0pt;line-height:102%;font-family:-quot;Calibri-quot;,-quot;sans-serif-quot;;-#10;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-bidi-theme-font:-#10;minor-latin"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sosyolojik Savaşın Yeni Bileşeni: Dijital Ağlar(*)</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savasin-yeni-bileseni-dijital-aglar</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savasin-yeni-bileseni-dijital-aglar#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Sosyolojik Güvenlik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savasin-yeni-bileseni-dijital-aglar</guid>
<description><![CDATA[İnternet tabanlı teknoloji şirketlerinin küresel boyuta ulaşan tekel gücü ve bu güçle elde ettikleri “big data” yani küresel veri arşivi, son dönemde ulusal ve uluslar arası asayiş ve güvenlik bağlamında, farklı boyutlarda riskler doğuran ve bu sebeple sıkça tartışılan bir başlık haline gelmişti. WhatsApp’ın gizlilik ilkesinde yaptığı değişiklik ile kullanıcılarına Facebook şirketine verilerini kaydetme ve kullanma izni vermelerini şart koşması üzerine, bu konu yeniden gündeme geldi.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">-nbsp;<b style="text-align: right; text-indent: 14.2pt;"><i><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Yusuf Çağlayan</span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">İnternet tabanlı teknoloji şirketlerinin küresel boyuta ulaşan tekel gücü ve bu güçle elde ettikleri -ldquo;big data-rdquo; yani küresel veri arşivi, son dönemde ulusal ve uluslar arası asayiş ve güvenlik bağlamında, farklı boyutlarda riskler doğuran ve bu sebeple sıkça tartışılan bir başlık haline gelmişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">WhatsApp-rsquo;ın gizlilik ilkesinde yaptığı değişiklik ile kullanıcılarına Facebook şirketine verilerini kaydetme ve kullanma izni vermelerini şart koşması üzerine, bu konu yeniden gündeme geldi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Aslında kullandığımız mobil telefon ve diğer dijital tabanlı teknoloji araçlarındaki uygulamalar zaten kişisel verilere erişim şartını koşuyor. Bu erişim; söz konusu uygulamanın işleyişi açısından gerekli olmasının ötesinde; ne gibi amaçlarla kullandığı, kaydedilip kaydedilmediği ve kimlerle paylaşıldığı gibi istismara açık kapılar barındırıyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Nitekim bu konuda AB ve diğer pek çok ülke ve Türkiye de yasal düzenlemeler ile söz konusu şirketlerin veri tekelciliğine ve bireyden, topluma uzanan veri arşivleri ile ulusal ve uluslar arası güvenlik üzerinde yol açtıkları risklerle baş etmeye çalışıyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Meseleyi -ldquo;Pentagon beni mi, benim dedikodularımı mı takip edecek?-rdquo; şeklinde değerlendiren ve küçümseyenler de mevcut. Ancak o kadar basit değil-hellip; Çünkü bireysel veriler bir araya geldiğinde, bireysel olarak nasıl bir yapıya sahip olduğumuzun yanında, toplumsal olarak nasıl bir sosyolojiye sahip olduğumuzun tablosunu da sunuyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Öte yandan; bireysel verilerin yine aynı bireylere reklam olarak geri döndüğünü görüyoruz. Belki de, olayın en masum boyutu bu. Ancak, toplumsal değişim süreçlerinin bireylerdeki değişimlerden başladığını ve bu değişimin dinamiklerinin belirlenerek, toplumsal yapının bu veriler doğrultusunda kurgulandığını düşünürsek, söz konusu dijital teknolojilerin bireylerden veri toplamak kadar, belirttiğimiz amaç doğrultusunda bireylere kültürel, psikolojik, siyasi vb. toplumsal yapıya yansıyacak zihinsel veriler de aktardığı hesaba katılmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Önceki yıllarda sosyolojik araştırmalar belli örneklemler üzerinden genellenirken, dijital sistemler her bireye erişebilen ve bireylerin sürekli veri akıttıkları bir araştırma ve istatistik zemini sunuyor. Her birimizin yazışmaları, paylaşımları, görselleri, ses kayıtları; yapay zekâ teknolojisi ile kaydediliyor ve işleniyor. Bu veri arşivlerinin reklam verenlerin yanı sıra siyaset ve istihbarat açısından da son derece işlevsel olduğu tartışmasız-hellip; Nitekim Cambridge Analytica olayı bu bağlamda çarpıcı bir örnek olarak hala tartışılıyor. -nbsp;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Hali hazırda durum böyle iken WhatsApp-rsquo;ın yeni prosedürü neden kitlesel bir tepki ve tartışma ile karşılaştı diye sorabilirsiniz. Bunun cevabını Whatsapp-rsquo;ın 2 milyarı aşkın -ndash; yani dünyanın yaklaşık dörtte biri kadar -ndash; kullanıcıya sahip olmasında arayabiliriz. Bu denli geniş bir kitleye erişim; kitlenin büyüklüğü oranında sosyolojik bir manipülasyon gücünü de beraberinde getiriyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Bu manipülasyon riskini, sosyolojik savaş kavramı bağlamında ele alabiliriz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">-ldquo;Sosyolojik Savaş-rdquo;ın Farkında Mıyız?</span></strong><b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">29 Ağustos 2017 tarihinde ABD Kara Harp Akademisi öğretim üyesi Prof. Dr. Antulio Echevarria tarafından, Pennsylvania-rsquo;da -ldquo;Savaşın Teorileri ve General Von Clausewitz-rdquo; isimli bir konferans verildi. Konferansta Prof. Echevarria, geçmişten günümüze savaşın değişen yüzünü analiz etti. Bu analizinde, savaşın dinamik, akışkan ve bileşik olan tabiatını tanımlamak için, İngilizcesi Trinity olan, Türkçeye -ldquo;Üçlü Sacayağı-rdquo; olarak çevirebileceğimiz Clausewitz-rsquo;in geliştirip kullandığı bir modeli esas aldı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Prof. Echevarria, Clausewitz-rsquo;in geliştirdiği bu modele göre, günümüzdeki savaşın yeni yüzünün, şu üç soruya verilecek cevaplarla anlaşılabileceğini ifade etti: Muhasım sivil toplumun tabiatı, yani sosyolojik yapısı nedir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Muhasım askeri gücün sivil toplum ile ilişkisi ve toplumsal temelleri nedir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Muhasım askeri gücün siyasi yapı (hükümet) ile ilişkisi ve siyasi temelleri nedir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Günümüz savaşlarının tabiatı, ortak noktası toplum olan bu üç boyutun bileşenidir.</span><b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">(1)<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Askeri yapı da, hükümet de neticede toplumun yansıması, kurumlaşmış biçimidir. Dolayısıyla da, günümüz savaşları toplum yapısı merkeze alınarak tanımlanabilecektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Mevcut Amerikan veya Batılı modellerde, savaş hakkındaki teoriler, strateji teorileri ve askeri teorilerde, savaşın sosyolojik boyutu hep belirsiz kalır. Hâlbuki savaşların esas bileşeni sosyolojik yapıdır. Dolayısıyla bütün savaşların ana bileşeni olarak, sivil toplumun tabiatı karşımıza çıkmaktadır ki, hedefi sosyolojik alan hâkimiyeti olan bir savaşın kavramsal karşılığı -ldquo;Sosyolojik Savaş-rdquo; olabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Bilimsel disiplinler, sadece olana dair gerçek bilgileri araştırmakla yetinmeyip, her disiplin kendi alanındaki olana ve gerçekleşene dair yasaları tespit ederek, bu yasaları hayata ve geleceğe uygular. Toplum bilimlerinin konusunu da sadece geçmiş, olmuş bitmiş sosyal olaylarla sınırlandırmak doğru değildir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyoloji, toplumsal bir olayın hal ve geçmişteki oluşum süreçlerini inceleyerek, geleceği biçimlendiren, müdahale etme imkânlarını da araştıran ve uygulayan bir bilim dalıdır. Her bilim disiplini gibi, sosyoloji biliminin de saha ile ilgisi vardır. Bu ilgi sadece olanı anlama ve açıklama ile sınırlı değildir. Sosyoloji disiplini, aynı zamanda geleceğe dönük olarak saha ile buluşan bir bilim disiplinidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Batılı devletler sosyoloji disiplinini, toplumsal olayları sadece açıklayan bir bilim olarak değil, kurgulayan ve inşa eden bir bilim dalı olarak kabul etmişler ve uygulamışlardır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">İnsan faktörünün zihni yapısındaki değişimlerle orantılı olarak davranışlarının değiştiği ve bunun da toplumsal yapıya aksettiği bir vakıadır. Antropoloji, -lsquo;strüktürel fonksiyonalizm-rsquo; başlığı altında kuramsal modeller üretmiş, bu teori Malinowski ve Parsons gibi antropolog ve sosyologların eserleri yoluyla, akademik olarak güçlü bir nüfuza sahip olup, aynı zamanda Batılı olmayan toplumların politik değişimi için, yeni kuramsal metodolojiler sunmuştur. Strüktürel fonksiyonalizm, her bir toplumun, tarih ve geleneklerine uygun olarak kurulmuş yapıları barındırdığına işaret ediyordu. Bu yapılar, politik, ekonomik ve sosyal fonksiyonları yerine getirmektedir. Herhangi bir toplumu değişikliğe uğratmak için, onun yapıları değiştirilmeli; ta ki, fonksiyonları otomatik olarak değişsin.</span><b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;Palatino">(2)</span></b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;Palatino"> <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Tıpkı bireylerde olduğu gibi, toplumsal boyutta da kendini gösteren insanın iyi ve kötü eğilimleri, toplumları da iyi veya kötü bir özne haline getirir. İşte, toplumların bu iki yönlü doğası, sosyolojik kurgular için ana zemini oluşturur. Belki geleceğin tüm detaylarıyla öngörülmesi ve kurgulanması mümkün olmayabilir. Ancak, geçmişe ve hale bakılarak gidişatın doğrultusu ve bunu değiştirme imkânları pekâlâ kestirilebilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik Savaşın Bileşenleri</span></strong><b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Toplumların dayanışma dinamiklerini ve bu dayanışmadan beslenen kurumlarını hedef alan savaş türleri, klasik sıcak savaş, soğuk savaş, psikolojik savaş, asimetrik savaş, ekonomik ve politik savaş, iç savaş, gayri nizami harp, hibrit ve siber savaş, vekâlet savaşları, terörizm ve daha da çoğaltacağımız bütün savaş türleri, son dönemde ise öne çıkan dijital savaş, sosyolojik savaşın birer bileşeni olarak değerlendirilmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Çünkü savaşın her türünün nihai hedefi sosyal güçtür. Gerçekte bütün bu savaş türlerinin tek hedefi vardır: Rakip gücün azim ve iradesini kırmak, kendi iradesini kabul ettirmek; dayanışmasını ve dolayısıyla da sosyolojik bütünlüğünü ortadan kaldırmak ya da kendi amaçları açısından fonksiyonel özelliklerle sınırlı sosyolojik bir yapıya dönüştürerek kontrol altına almaktır. Bu tür sosyolojik hedefler, savaşın bütün türlerinin sosyolojik odaklı bir boyuta evrilmesi sonucunu doğurmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik savaş, -ldquo;sosyal bilimcilerin zihniyeti ile-rdquo;</span><b><span style="font-size:-#10;9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">(3)</span></b><span style="font-size:12.0pt;-#10;mso-bidi-font-family:Palatino"> kurgulanıp yürütülen, sosyolojik kodlara odaklı bir savaş türüdür. Hedeflenen sonuçlara uygun psikoloji ve sosyoloji oluşturma faaliyetidir. Sosyoloji kuramlarının savaş fenomenine uygulanarak, hedef toplumun işleyişine; bütünleşme ve dayanışma dinamiklerine yöneltilen sosyolojik etki odaklı müdahaleleri ifade eden bir kavramdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Batı savaş algısında, klasik savaş yapıları da sosyolojik savaş stratejisinin taktik bir bileşenidir. Çünkü sıcak savaşlar da, sosyolojik süreci etkiler. Klasik savaşlar da sosyal bir olay olup, sosyolojik savaşın, sıcak savaş formuna dönüşmüş halidir. Daha geniş bir sosyal olay sürecinin bir parçasıdır. Artık klasik savaşları da sosyolojik savaşlardan ayrı tutmanın imkânı kalmamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Bütün savaş türlerinin odaklandığı etki, hasım üzerinde hâkimiyet kurmaktır. Sosyolojik savaş, esasta bir kavramlar savaşıdır. Toplumların dayanışmasındaki temel kavramların ortadan kaldırılması ve içinin boşaltılarak, ayrıştırıcı kavramların yaygınlaştırılması ile yürütülen bir savaştır. Ancak sosyolojik etki odaklı bir savaşta, hâkimiyet kavramı ve dolayısıyla da alan hâkimiyeti kavramı farklı bir anlam kazanmıştır. Artık toplumlar üzerinde, sadece asker ve silahlarla değil; bilgi, teknoloji, kitle iletişim araçları ile ve toprakları değil; beyinleri, zihinleri, kalpleri ve duyguları işgal edilerek; bilinçleri sömürgeleştirilerek hâkimiyet kurulmaktadır. Sosyolojik savaşın ana hedefi insan unsurudur. Geçmişte toprak üzerinde hükümranlık kurmayı önceleyen savaşlar, günümüzde giderek insan üzerinde hükümranlık kurmayı öncelemeye; dolayısıyla da sosyolojik alan hâkimiyeti kurmaya başlamıştır. Bu da savaşların doğasını, sosyolojik etki odaklı operasyonlara öncelik verecek şekilde değiştirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Dijital Sosyolojik Savaş</span></strong><b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sanayileşmiş Batılı devletlerin sistematik ve kurumlaşmış bir sosyolojik savaş stratejisi mevcuttur. Hasım devletlere gerçekleştirilen sosyolojik saldırılarda, -ldquo;siyasi, ekonomik, toplumsal [kültürel] ve askeri ağların birlikte kullanımı vardır.-rdquo;</span><b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">(4)</span></b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino"> Bu sebeple İngiliz donanması daima üç farklı gruptan oluşmuştur: Muharip sınıflar (savaşçılar), deniz ve kara bilimciler (arkeologlar dâhil) ve toplum bilimciler-hellip;</span><b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">(5)</span></b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino"> Günümüzde ise bu ağların başında dijital ağlar yer almakta ve sözü geçen grup ve sınıflara elektronik ve dijital bilimcilerin de eklendiği görülmektedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Batı savaş literatüründe, sosyolojik savaş kavramı, diğer bütün savaş türlerini kendi bileşeni haline getirmiş ve açık ve örtülü bir şekilde örgütlenmelerle giderek kurumlaşmıştır. İleri Batı toplumları, 1890 küreselleşmesi ile sonuçlanan modern sosyolojik savaş aşamasını geçmiş ve artık günümüzde postmodern ve dijital sosyolojik savaş aşamasına ulaşmışlardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Klasik savaşlarda düşman kuvvetlerin iletişimini kesmek, böylece düşman kuvvet unsurlarını irtibatsız, koordinesiz kılarak, örgütlü davranışını bozmak için, elektronik harp hayati öneme sahip bulunmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Ancak dijital harp, sadece askeri alanla sınırlı değildir. Sosyolojik etki odaklı bütün operasyonlarda, hedef kitlenin bireysel ve toplumsal davranış modellerinin altyapısını oluşturan sosyo-kültürel yapı analizleri, sosyolojik savaş karargâhlarının temel faaliyetleri arasındadır. Stratejik ve taktik planlar bu analizler temel alınarak geliştirilecektir. Bu sebeple, sosyo-kültürel yapı analizleri, dolayısıyla, bu analizlere esas verilerin doğru ve ayrıntılı bir şekilde toplanması sosyolojik savaşın başarısında belirleyici öneme sahiptir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Dax-Medium">Sosyolojik Savaş ve Dijital İstihbarat</span></strong><b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Dax-Medium"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">-ldquo;Bir insan için beş duyu neyse, bir örgüt veya kurum için de istihbarat odur.-rdquo; </span><b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">(6)</span></b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino;color:red"> </span><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">İstihbaratsız savaş, hedefi görmeden ateş etmektir. Sıradan bir faaliyet alanında dahi, uygulamaya konulacak rasyonel kararların alınması, konu ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı bütün verilerin gözetilmesini gerektirir. Verilerin sınırlı ve yetersiz olması, bu verilere göre alınacak kararların isabetini de sınırlayacaktır. Sınırlı verilerle algılanan durum ve bu durumdan çıkarılacak vazifeler realite ile tutarlı olmayacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Yüz yılı aşkın bir geçmişten bu yana savaşların sosyolojik karakteri ağır basmaya başladı. Dolayısıyla da, savaşların bu değişen yüzüne göre sosyolojik istihbarat önem kazandı. Toplumların yeniden yapılandırılması gibi bir amaç, ilgili sosyolojik verilerin toplanmasını ve toplanan bu veriler ışığında stratejik ve taktik çerçevelerin oluşturulmasını gerekli kıldı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Kendi sosyolojik yapısı ve rakip sosyolojik yapılar hakkında gerekli bilgilere sahip olanlardır ki, hangi dinamikleri devreye sokup, hangi dinamikleri zayıflatarak kendisinin ve karşısındakinin gücünü etkileyeceğini bilir. Bu sebeple günümüzde askeri, ekonomik ve teknolojik odaklı tüm istihbarat türleri, sosyolojik istihbaratın alt bileşenlerine dönüşmüştür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Küresel güç odaklarının istihbarat itibariyle ayırt edici özelliği, hedef toplumları, o toplumların yöneticilerinden bile daha iyi bilecek kadar sosyolojik istihbarata ağırlık vermeleridir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik savaşta en önemli silah, sosyolojik bilgidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">İstihbarat, genel olarak veri toplama, değerlendirme ve kullanma süreçlerinden oluşur.-nbsp; Sosyolojik savaşın başarısı, sosyolojik verilerin toplanması, değerlendirilmesi ve kullanılmasındaki başarı ile ölçülür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">İstihbarat konularının isabetle seçilmesi, fiili durumu oluşturan sosyolojik olayların belirlenmesi, hedeflenen süreçlerin tasarlanması gibi bir dizi faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, istihbarat alanı ile yakından ilişkilidir. Çünkü mevcut yapı veri kabul edilerek hedeflenen yapıya ulaşılacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik istihbarat, sosyolojik savaşın stratejik ve taktik alanlarının belirlenmesi, bu alanlarda yapılacak sosyolojik operasyonların zamanlaması ve eşzamanlaması, cinsi, dozajı ve araçları hakkındaki gerekli tüm verilerin toplanması için yapılan temel bir faaliyettir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Her plan bir duruma göre yapılır. Durum değişince plan güncellenmelidir. Sosyolojik durum muhakemesi yapılabilmesi için, fiili veya potansiyel sosyolojik tehditlerin belirlenmesi zorunludur. Sosyolojik istihbarat faaliyetleri ile toplum analizi yapacak sosyolojik harekât merkezleri en fonksiyonel ve güncel verilerle beslenmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik istihbarat, genel ve ara amaçlara uygun olarak yapılmalıdır. Çünkü sosyolojik durum muhakemesi yapmaya elverişli veriler toplandıktan sonra, bu durumdan hedeflenen duruma göre vazifeler çıkarılacaktır. Bu sebeple, sosyolojik istihbarat çalışmalarında en önemli husus, iç veya dış kamuoyuna dönük olarak gerçekleştirilecek sosyolojik operasyonlara temel oluşturacak sosyolojik bilgilerin en ince ayrıntısına kadar doğru ve amaca uygun bir şekilde toplanmasıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Dax-Medium">Sosyolojik Savaşın Yeni Bileşeni: Dijital Ağlar</span></strong><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Dax-Medium"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Kısaca özetleyecek olursak; sosyolojik savaşın üç temel faaliyeti vardır: Sosyolojik istihbarat, sosyolojik müdahale planlaması ve sosyolojik harekât.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik müdahale planlarının yapılması ve sosyolojik harekâtın başarısı, sosyolojik istihbaratın yerinde, zamanında ve noksansız olarak yapılmış olmasına ve sürekli güncellenmesine bağlıdır. Durum ve vazife uygunluğu sosyolojik istihbaratın güncel tutulması ile mümkün olacaktır. Dolayısıyla, sosyolojik müdahale planları da, o oranda hareketli ve değişken planlar olacaktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Küresel stratejik oyuncular, hedef aldıkları bir bölgedeki bütün toplumların gerek tek tek iç dayanışması ve gerekse aralarındaki bölgesel dayanışma dinamikleri açısından çok titiz sosyolojik istihbarat yaparlar. Toplanan veriler doğrultusunda, aşamalı sosyolojik operasyonlar gerçekleştirirler. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik operasyonlar, hedef toplumların kültürlerine dair güvenilir bilgilerin elde edilmesini zorunlu kılmaktadır. İşte, geçmişte misyonerlik ve oryantalizm bu bağlamda Batılı sömürgeci güçlere en doğru ve güncel sosyolojik istihbaratı sağlamıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Toplumun yapısı, organizasyonu, işleyişi, değişimi, toplumsal grupları bir arada tutan veya ayırt eden dinamik veya potansiyel olguların neler olduğu, toplumsal yaşamı değiştiren ve dönüştüren koşullar, bireyler arası ilişki ve etkileşimlerin yapısı ve işleyişi ile ilgili bütün verileri toplamak, sosyolojik istihbaratın ana faaliyetleridir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Sosyolojik operasyonun yürütüldüğü coğrafi alandaki toplum, hangi kimlik algısı ile bütünleşmiş bir sosyal yapı kazanmıştır?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Bu toplumda dışlama, ayrıştırma ve çatışma kültürü nasıl geliştirilebilir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Toplumdaki alt kimliklerin dayanışma bağlamı nedir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">O toplumda üst kimlik algısını ve dayanışma bağlamını bozarak, bireylerin kimlik algılarının farklılaştırılmasına elverişli ne gibi alt kimlik unsurları vardır?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Bu alt kimlik algıları, nasıl üst kimlik algısına baskın hale getirilerek, o toplumda kimlik çatışmasını ve ayrışmayı sağlayıcı fonksiyonellikte dışlayıcı alt kimlik algıları oluşturulabilir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Yeni ulusal, etnik ve dini kimlikler nasıl inşa edilebilir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Ve bir dizi benzeri sorular, sosyolojik savaş karargâhlarının istihbarat faaliyet alanları olup, Doğu halklarının kültür ve inançlarını inceleyerek Batılılara politika seçenekleri üretmede katkıda bulunan oryantalist araştırmacılar, bu istihbarat faaliyetleri ile Türk ve İslam dünyasının yeniden yapılandırılmasında başrolü oynamışlardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Günümüzde ise dijital teknolojide ulaşılan seviye, bu teknoloji ürünleri olan interneti, akıllı telefonları, bilgisayarları ve uyduları, birer dijital casus olarak kullanılacak özelliklere kavuşturmuştur.<span style="color:#00B050"> </span>Dijital tabanlı teknolojiler, günümüzde eski oryantalist misyonerlerin yerini almış bulunmaktadır. Çünkü günümüzde, küresel devlet ve şirket güçlerinin tekeli altında bulunan dijital iletişim platformları, sınır tanımayan, son derece geçirgen özellikleri ile istihbaratın en fonksiyonel araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Türkiye-rsquo;nin bu internet tabanlı teknolojilerin küresel tekelleşme sürecine ve muhtemel risklerine karşı başlattığı mücadele önemlidir. Gerek dijital faşizm tanımlaması, gerekse siber vatan vurgusu ile yasal zeminde hayata geçirilen sosyal medya yasası bu bağlamda sosyolojik güvenlik farkındalığının birer tezahürüdür. Ancak, dijital ağlar, küresel güçlerin tekelinde olduğu müddetçe, bu türden önlemler, bireysel, toplumsal ve ulusal güvenliği sağlamaktan oldukça uzak kalacaktır. İçinde bulunduğumuz koşullar, dijital tabanlı teknolojilerde yerli ve milli atılımlar yapmanın artık kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. -nbsp;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt"><b><i><span style="font-size:8.5pt;line-height:115%;-#10;font-family:-quot;MinionPro-Regular-quot;,-quot;serif-quot;;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular"><o:p>-nbsp;</o:p></span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.2pt"><b><i><span style="font-size:8.5pt;line-height:115%;-#10;font-family:-quot;MinionPro-Regular-quot;,-quot;serif-quot;;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">KAYNAKLAR:<o:p></o:p></span></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><b><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:Dax-Medium">(*)</span></b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular"> </span></i><i><span style="font-size:9.0pt">Çağlayan Yusuf, Sosyolojik Savaş, Jeokültür, Jeopolitik, Jeogüvenlik. 3. Baskı. TİMAŞ Yay. İst.-Ocak 2019, s. 27-32;53; 111-117. <o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoFootnoteText" style="margin-left:14.2pt;text-align:justify;-#10;text-justify:inter-ideograph"><b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;MinionPro-It">1</span></i></b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;MinionPro-It"> https://www.youtube.com/watch?v=_cxsLGbvAgM</span></i><i><span style="font-size:9.0pt"><o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">2 </span></i></b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Hüseyin, Asaf, </span></i><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino-Italic">Batı-rsquo;nın İslam-rsquo;la Kavgası, </span></i><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Türkçesi: Mesut Karaşahan, Pınar Yay., 2. Basım, İstanbul: 2006</span></i><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">, s. 98-99.<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><b><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">3 </span></i></b><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Toptaş, Ergüder, </span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino-Italic">21. Yüzyılda Savaş, </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Kripto Kitaplar, 1. Baskı, Ankara: 2009, </span><i><span style="font-size:9.0pt;-#10;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">-nbsp;s. 218.<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">4 </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Hammes, Thomas X. </span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino-Italic">The Sling and the Stone: On War in the 21st Century, </span></i><span style="font-size:9.0pt;-#10;mso-bidi-font-family:Palatino">Zenith Pres, Osceola: 2004</span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">, s. 207-223; akt. Toptaş, 2009, s. 100.<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">5 </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Yıldız, Dursun ve YAŞAR, Doğan (Prof.Dr.), </span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;Palatino-Italic">Doğu Akdeniz-rsquo;de Küresel Satranç, </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Truva yayınları, 1. Baskı, İstanbul:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal"><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">2012</span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">, s.212<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">6 </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Toptaş, Ergüder, </span><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino-Italic">21. Yüzyılda Savaş, </span></i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:Palatino">Kripto Kitaplar, 1. Baskı, Ankara: 2009, </span><i><span style="font-size:9.0pt;-#10;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular">-nbsp;s. 316</span></i><span style="font-size:12.0pt;-#10;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular;color:#00B050"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0cm;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:14.2pt;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:none"><i><span style="font-size:9.0pt;mso-bidi-font-family:MinionPro-Regular"><o:p>-nbsp;</o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:14.2pt;text-align:justify;text-justify:-#10;inter-ideograph"><i><span style="font-size:9.0pt;line-height:115%;mso-bidi-font-family:-#10;MinionPro-Regular"><o:p>-nbsp;</o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:14.2pt;text-align:justify;text-justify:-#10;inter-ideograph"><i><span style="font-size:9.0pt;line-height:115%;mso-bidi-font-family:-#10;MinionPro-Regular"><o:p>-nbsp;</o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:14.2pt;text-align:justify;text-justify:-#10;inter-ideograph"><i><span style="font-size:9.0pt;line-height:115%;mso-bidi-font-family:-#10;MinionPro-Regular"><o:p>-nbsp;</o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:-#10;justify;text-justify:inter-ideograph;line-height:normal;mso-layout-grid-align:-#10;none;text-autospace:none"><span style="font-size:12.0pt;mso-bidi-font-family:-#10;Palatino"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Boğaziçi Üniversitesi Olaylarının Arkasındaki Stratejik İrade Otpor-canvas mı?</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bogazici-universitesi-olaylarinin-arkasindaki-stratejik-irade-otpor-canvas-mi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bogazici-universitesi-olaylarinin-arkasindaki-stratejik-irade-otpor-canvas-mi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Sosyolojik Güvenlik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bogazici-universitesi-olaylarinin-arkasindaki-stratejik-irade-otpor-canvas-mi</guid>
<description><![CDATA[Köklü toplumsal değişimler ile kitle hareketleri arasındaki ilişki malumdur. Sosyolojik savaş merkezleri, kitle gücünün kontrolü ve yönlendirilmesi üzerinde odaklanırlar. Hasım toplumların istikrarsızlaştırılması, o toplumun sosyal gücünün ele geçirilmesi ve yönetimi ile mümkündür.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;">-nbsp;Yusuf Çağlayan</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:6.35pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Köklü toplumsal değişimler ile kitle hareketleri arasındaki ilişki malumdur. Sosyolojik savaş merkezleri, kitle gücünün kontrolü ve yönlendirilmesi üzerinde odaklanırlar. Hasım toplumların istikrarsızlaştırılması, o toplumun sosyal gücünün ele geçirilmesi ve yönetimi ile mümkündür.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:6.55pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Sosyolojik savaş merkezlerinin temel hedefi, kitle yönetimini tesis ederek, ilgili tarafları kendi stratejisinin fonksiyonel bir parçası haline getirmektir.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:6.5pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Örneğin, Otpor ve Canvas, tipik birer sosyolojik savaş merkezidir. Bu kuruluşlar, hedef aldıkları bir ülkedeki demokratik iktidarın dayandığı güç noktalarını etkisiz bırakmak için, hedef ülkedeki bazı vesileleri kullanarak öncelikle şiddet içermeyen kitle hareketlerini organize ederler.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:6.45pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Günümüzde oldukça yaygın olan toplumsal hareketleri, sadece o toplumun spontane olarak gelişmiş bir refleksi olarak nitelendirebilir miyiz? Yoksa arkasında bir strateji ve irade mi vardır?</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Geçmişte 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül Darbeleri, 28 Şubat Süreci, 27 Nisan, Gezi olayları ve 15 Temmuz-rsquo;da patlak veren darbe girişimi, gerçekte iç sosyolojik ve siyasi -nbsp;dinamiklerle gerçekleşmediği gibi, günümüzde yaşanan Boğaziçi Üniversitesi olayları gibi olaylar da demokratik dinamiklerle oluşan spontane masum demokratik kitle hareketleri değil, arkasında bir strateji ve irade olan olaylardır. </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Bu strateji ve irade, toplumun kimlik bileşenleri arasında ayrışma ve kutuplaşmanın gerçekleşmesi, kimlikler arası gerilimlerin artması, alt kimliklerin merkezileşerek, dayanışma bağlamı haline gelmesi ile toplumsal bütünlüğü çözücü ve dağıtıcı iç çatışma kamplarının oluşturulması, toplumun genel dayanışma bağlamından kopması doğrultusunda sosyolojik süreci kurgulayıp yöneten güç odaklarının müdahalesini meşrulaştıracak çatışma ortamının oluşması olarak tezahür eder. Bu strateji ve irade sadece iç muhalefet odakları değil, onların da arkasındaki küresel muhalefet odaklarına aittir.-nbsp; </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:42.5pt;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:42.55pt;margin-bottom:.0001pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 11pt;">2003 yılında önde gelen Otpor üyelerinden Slobodan Djinovic, -lsquo;Şiddet İçermeyen Eylem Stratejileri Merkezini (CANVAS)-rsquo; kurarak sözde insan hakları ve demokrasi alanında faaliyet göstermeye başlamıştır. Daha sonra CANVAS kırk altı ülkede aktivistlerin eğitildiği bir merkez haline dönüşmüştür. ABD-rsquo;nin maddi yardımda bulunduğu CANVAS, aktivistler için hazırladığı bir eylem rehberini internet üzerinden yayınlamış ve bu kitabın çoğunluğu İran olmak üzere Ortadoğu bölgesinde 20.000 kez indirildiği saptanmıştır. ABD-rsquo;de NED, IRI ve USAID gibi ulus ötesi stratejik araştırma kurumlarının Otpor hareketini destekleyerek üyelerine eğitim olanakları sağlamaları, Gürcistan-rsquo;da -ldquo;Kmara-rdquo;, Ukrayna-rsquo;da -ldquo;Pora-rdquo;, Mısır-rsquo;da -ldquo;Kifaye-rdquo; sloganlarıyla diktatörlere karşı mücadele veren genç aktivistlerin Soğuk Savaş sonrası yeniden yapılandırılmak istenen Doğu Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu-rsquo;daki devrimlerde aktif rol oynamaları ve bunların CANVAS-rsquo;la olan ilişkileri, şiddet içermeyen eylemlerin kolaylıkla küresel politikaların stratejik bir aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda ulusal güvenlik açısından temel sorun, şiddet içermeyen eylem stratejilerinin gerektiğinde her türlü yönetim biçimine karşı kullanılabilecek bir potansiyele sahip, son derece riskli ve manipülatif bir karaktere sahip olmasıdır. </span><span lang="EN-US" style="font-size: 11pt;">(</span>BİRDİŞLİ, Fikret, <span style="font-size: 10pt;">-ldquo;Şiddet İçermeyen Eylemler ve Ulusal Güvenlik (Nonviolance and National Security)-rdquo; Uluslar arası Güvenlik ve Terörizm Dergisi, 2013, 4(2), s.117-133)</span></span><span style="font-size:10.0pt;font-family:-quot;Calibri-quot;,-quot;sans-serif-quot;;-#10;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-ansi-language:-#10;TR;mso-bidi-font-style:italic"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Sosyolojik savaş merkezlerinin organize ettiği toplumsal hareketlerin en önemli özelliği, kurulu düzeni ortadan kaldırmayı hedeflerken ve kitleler bu motivasyonla hareket ederken, bu düzen ortadan kalktıktan sonra yerine neyin konulacağı noktasında tam bir boşluk bulunmasıdır. Sosyolojik savaş merkezleri, kitleyi sadece yıkım gücü olarak kullanmaktadır.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Toplumsal hareketler, istikrarsızlaştırma ve hatta kurulu düzeni bozma işlevini yerine getirdikten sonra, ortaya çıkan düzen boşluğunu doldurma işinin, genellikle, bu hareketlerin arkasındaki stratejik iradeye kalmış olması dikkat çekmektedir.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Toplumsal hareketlerle istikrarsızlaştırılan bütün ülkelerde gördüğümüz fotoğraf, bize şiddet içermeyen ve demokratik çerçevede dile getirilen talepler görünümlü toplumsal hareketlerin, aslında sosyolojik savaş merkezlerince gerçekleştirilen bir manipülasyon olduğunu göstermektedir.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Olaylarda başrolü oynayanların öğrenci olmaması, kitleye söyletilen marşlar ve polisi güç kullanmaya özellikle tahrik eden söz ve davranışlar; eşzamanlı olarak durumdan vazife çıkarma heveslilerinin koro halinde sahneye çıkmaları da açıkça gösteriyor ki, bu olayların arkasında bir strateji ve irade vardır. </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Sözde demokratik hak mücadelesi verdiğini zanneden bu öğrenci kitlesini provoke etmekte kullanılan DHKP-C gibi örgüt mensubu olduğu belirlenen kişiler, işte bu strateji ve iradenin asimetrik etki ve provokasyon ajanlarıdır. </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Acı olan, bu tür olaylarda, bu ülkenin, bu milletin finanse ettiği bir üniversitenin ve tüyü bitmedik yetimlerin hakkı ile tahsil ettirilen kendi insanımızın (gerçekten rektör atamasına demokratik tepki gösteren öğrencileri tenzih ediyorum) kullanılmasıdır. </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Yine acı olan, ülkemizde böyle olayları ve darbeleri netice verecek sosyolojik süreci kurgulayıp yöneten strateji ve iradeye karşı, bu milletin sosyolojik bütünlüğünü besleyen ve tahkim eden bir sosyolojik strateji ve iradenin henüz bulunmaması. Bu sosyolojik operasyonları boşa çıkaracak, en başta demokratik tepki ve hak taleplerini de güvenceye alacak ve istismarını önleyecek bir mukabil sosyolojik strateji ve iradenin yokluğudur. </span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Sosyolojik savaş taktik ve tekniklerini en üst seviyede uygulayan bu strateji ve iradeye karşı, polisiye ve adli karşılık fonksiyonel olmak bir yana, sosyolojik etkileri itibariyle tersten karşı stratejinin hedeflediği sosyolojik süreci beslemektedir.</span></span><span style="font-size:12.0pt;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:6.0pt;margin-right:0cm;margin-bottom:0cm;-#10;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-align:justify;text-justify:inter-ideograph;-#10;text-indent:14.15pt;line-height:normal;mso-layout-grid-align:none;text-autospace:-#10;none"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt;">Mevcut güvenlik politikalarımız, milli güvenliğimize yöneltilen sosyolojik risk ve tehditler itibariyle tehlikeli güvenlik açıkları taşımaktadır. Bu yönüyle fonksiyonel bir güvenlik reformu ihtiyacı bu türden olaylarla bağırarak kendini açığa vurmaktadır. Artık kendi ülkemizde, kendi okullarımızı, kendi insanımızı; 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, Gezi ve 15 Temmuz-rsquo;u bu millete yaşatanları kullanarak gerçekleştirilen sosyolojik operasyonların arkasındaki strateji ve iradeyi etkisizleştirmenin zamanı gelmiş ve geçmektedir. Bu konuda fonksiyonel bir irade ve strateji ortaya konulması artık kaçınılmazdır.</span></span><span style="font-size:12.0pt;font-family:-quot;Book Antiqua-quot;,-quot;serif-quot;;-#10;mso-bidi-font-family:-quot;Times New Roman-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoBodyText" style="margin: 6pt 6.35pt 0.0001pt 0cm; text-indent: 14.15pt; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<p class="MsoBodyText" style="margin-top:3.2pt;margin-right:0cm;margin-bottom:-#10;0cm;margin-left:0cm;margin-bottom:.0001pt;text-indent:14.15pt;line-height:116%"><span style="font-family: Tahoma;"><span style="font-size: 12pt; line-height: 116%;"><o:p>-nbsp;</o:p></span></span><span style="font-size:12.0pt;line-height:116%;mso-ansi-language:TR"><o:p></o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve Milli Güvenlik Politikalarına Yeni Bir Yaklaşım</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/cumhurbaskanligi-sistemi-ve-milli-guvenlik-politikalarina-yeni-bir-yaklasim</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/cumhurbaskanligi-sistemi-ve-milli-guvenlik-politikalarina-yeni-bir-yaklasim#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Sosyolojik Güvenlik]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/cumhurbaskanligi-sistemi-ve-milli-guvenlik-politikalarina-yeni-bir-yaklasim</guid>
<description><![CDATA[Ülkemizin peş peşe karşılaştığı güvenlik tehdit ve riskleri, mevcut güvenlik sisteminin en büyük açığının sosyolojik boyutta ortaya çıktığını göstermektedir. Kimlik temelli risk ve tehditler, PKK, KCK ve PYD’nin etnik kimlikleri; DAEŞ ve FETÖ’nün ise dini kimlikleri istismarı ile ortaya çıkmıştır. Bu risk ve tehditler yıllardır ülkemizin iki ana güvenlik risk ve tehdidini oluşturmaktadır. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>-nbsp;</p>
<div style="background: white; text-align: center; line-height: normal; text-indent: 1cm" align="center">
<p class="MsoNormal" align="center" style="background: white; text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve MİLLİ GÜVENLİK <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" align="center" style="background: white; text-align: center; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">POLİTİKALARINA YENİ BİR YAKLAŞIM<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yusuf Çağlayan<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Emekli Askeri Hâkim<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%">Kaynak: Adaleti Savunanlar Derneği Bülteni, </span></b><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-bidi-font-weight: bold">Sayı: 28; Eylül 2018</span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%"> </span></b><i><span style="font-size: 9pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-bidi-font-weight: bold">(https://asder.org.tr/haber-bultenleri/5374-haber-bulteni-28-sayi)<o:p></o:p></span></i></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">ÖZET<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Ülkemizin peş peşe karşılaştığı güvenlik tehdit ve riskleri, mevcut güvenlik sisteminin en büyük açığının sosyolojik boyutta ortaya çıktığını göstermektedir. Kimlik temelli risk ve tehditler, PKK, KCK ve PYD-rsquo;nin etnik kimlikleri; DAEŞ ve FETÖ-rsquo;nün ise dini kimlikleri istismarı ile ortaya çıkmıştır. Bu risk ve tehditler yıllardır ülkemizin iki ana güvenlik risk ve tehdidini oluşturmaktadır.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut güvenlik kültürümüzde, iç ve dış tehdit şeklinde bir ayrım ile sosyolojik bir olgu olan kimlikler, doğrudan iç tehdit olarak algılanmaktadır. Dış tehditler ise içinde bulunduğumuz Jeopolitik ortamdaki aktörlerle olan askeri güç farkına dayandırılmaktadır. <a name="_GoBack"></a><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Hâlbuki kimliklerin istismarına dayalı risk ve tehditler de dış kaynaklı tehditlerdir ve yoğun azınlıklar yaratma politikalarına maruz kaldığımız bir güvenlik riskleri ortamında bulunduğumuz açıktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Günümüz savaşlarının doğası, toplum bilim temellidir. Toplum bilim disiplinleri arası bir ortak akıl ile kurgulanan savaş denklemleri, sıklet merkezi sosyolojik alan hâkimiyetini temel alan bir doğaya sahiptir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu yaklaşımla, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiği yeni dönemde, güvenlik risk ve tehdit algımızın yeniden gözden geçirilmesi, güvenlik açıklarımızın doğru olarak tespiti ve tanımlanması hayati öneme sahip bulunmaktadır. <span style="mso-spacerun: yes">-nbsp;</span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Tespit edilen ve tanımlanan güncel güvenlik risk ve tehditlerine cevap oluşturacak yapısal ve yetenek düzeyindeki ihtiyaçların belirlenmesi ve mevcut güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılması ertelenemez bir ihtiyaçtır.</span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bu çalışmanın amacı;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt 36pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; tab-stops: 3.0cm; mso-add-space: auto; mso-layout-grid-align: none; mso-list: l2 level1 lfo1"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Yeni jeopolitik ortam,<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt 36pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; tab-stops: 3.0cm; mso-add-space: auto; mso-layout-grid-align: none; mso-list: l2 level1 lfo1"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Mevcut ve potansiyel tehdit kaynakları<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt 3cm; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: -21.25pt; tab-stops: 3.0cm; mso-add-space: auto; mso-layout-grid-align: none; mso-list: l2 level1 lfo1"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Bu kaynakların ürettikleri yeni tehdit bileşenleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt 36pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; tab-stops: 3.0cm; mso-add-space: auto; mso-layout-grid-align: none; mso-list: l2 level1 lfo1"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Ve mukabil güvenlik bileşenleri<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt 18pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">bağlamında bir <b style="mso-bidi-font-weight: normal">durumsal farkındalık </b>oluşturarak, en kısa sürede fonksiyonel bir <b style="mso-bidi-font-weight: normal">MİLLİ GÜVENLİK ve SAVUNMA REFORMU</b> için <b style="mso-bidi-font-weight: normal">gerekli düzeyde bir iradenin</b> devreye girmesini ve </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">dolayısıyla mevcut milli güvenlik ve savunma sisteminin yeniden yapılandırılması sürecinin başlatılmasını </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">sağlamaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt 18pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">GİRİŞ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Türkiye Soğuk Savaş dönemi jeopolitik ortamında ve bu ortamdaki jeopolitik güçlerin maksat ve niyetleri bağlamında şekillenmiş bir savunma ve güvenlik sistemi içinde yer alıyordu. İki kutuplu sistem içindeki dengelerin ve aktörlerin Türkiye-rsquo;ye verdiği rolün, güvenlik ihtiyacımız ile örtüştüğü değerlendiriliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Soğuk Savaş kapsamında kurgulanan yapı, Soğuk Savaş sonrasında birçok bağlamını yitirdi ve ilave yeni bağlamlar kazanmaya başladı. Bu yeni bağlamlarda ortaya çıkan risk ve tehditler, soğuk savaş dönemi güvenlik sisteminden kalma yapıyı büyük oranda demode ve işlevsiz hale getirdi. Jeopolitik ortam değişti. Tehdit türleri ve tehdit kaynakları çok farklı yeni bir tehdit ortamını şekillendirdi. Klasik savaş ve geleneksel güvenlik kavramları, dost/düşman tanımları, sınır ve bağımsızlık kavramları çeşitlenen tehditlerin doğasına göre yeni boyutlar kazanmaya başladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli güvenlik risk ve tehditlerinin dinamik ve bağlamsal özelliği, mukabele süreçlerini de dinamik ve bağlamsal kılmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">1990 sonrası ortaya çıkan kökten dönüşümleri de dikkate aldığımızda, artık milli güvenlik ve savunma sisteminin yeni olgulara göre yeniden yapılandırılması kaçınılmaz bir hale gelmiş bulunuyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni güvenlik ortamında, dışarıdan gelecek klasik güvenlik tehditlerinden çok içeriden gelecek asimetrik güvenlik tehditleri ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla, yeni tehdit kaynakları ve tehdit bileşenleri, çok bileşenli yeni bir güvenlik sistemi yapılanmasında toplum bilimlerini merkeze taşıyan bir keyfiyet taşımaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni tehditlerin bu asimetrik doğası, milli güvenlik ve savunma yetenekleri önceliğini, askeri, polisiye ve adli alandan sosyolojik alana taşımıştır. Bu kapsamda sosyolojik yeteneklerin geliştirilmesi, artık güvenlik meselelerine doğrudan etki eden bir faktör haline gelmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Sonuç olarak, yeni güvenlik sistemini, salt askeri, polisiye ve adli boyutta değil, toplum bilimleri ve dolayısıyla da disiplinler arası bir boyutta yapılandırma zarureti ortaya çıkmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Karmaşıklığı ve belirsizliği giderek artan uluslararası güvenlik ortamı ile bilhassa güncel bölgesel gelişmeler ışığında, uzun yıllardır gerçekleştiremediğimiz kapsamlı milli güvenlik reformunu daha fazla erteleyemeyeceğimiz aşikârdır.</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk Savaş döneminin sona ermesinden sonra ortaya çıkan yepyeni bağlamlarda ve küresel ölçekte kritik bir değişim ve dönüşüm kavşağında bulunuyoruz. Söz konusu değişim ve dönüşümün kritik oluşu, zamanı ve değişimi yönetecek bizleri de <b style="mso-bidi-font-weight: normal"><i style="mso-bidi-font-style: normal">-ldquo;kritik zaman-kritik kuşak-rdquo; </i></b>kılıyor. Bu tarihi rolü oynamak gibi ağır bir sorumluluğumuz bulunuyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">SOĞUK SAVAŞ ÖNCESİ YAPI <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: black; mso-fareast-font-family: Novarese; mso-themecolor: text1">Soğuk Savaş döneminde,</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: black; mso-themecolor: text1"> güvenlik tehditleri karşı tarafın kendi cinsinden olan gücüne kıyasla tanımlanıyordu. Merkezinde askeri güç bulunan bir güvenlik sistemi söz konusu idi. Dolayısıyla da güvenlik risklerinin bertaraf edilmesinde, askeri yeteneklere odaklanan, askeri </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: black; mso-fareast-font-family: Novarese; mso-themecolor: text1">güç maksimizasyonunu öngören bir yapı öne çıkmıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: black; mso-fareast-font-family: Novarese; mso-themecolor: text1">İttifaklar da, ulusal gücü aşan tehditlere karşı, aynı cinsten dengeleyici güce sahip müttefiklerle yapılıyordu. Bu ittifaklar, organik olmayıp, dönemsel fayda temelinde ve müttefiklerin çıkarları ve zaman unsuru ile sınırlı özellikteydi.<o:p></o:p></span></p>
<b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA"><br clear="all" style="page-break-before: always; mso-special-character: line-break" />
</span></b>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">SOĞUK SAVAŞ SONRASI YAPI<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Çift kutuplu sistemin sona ermesinden sonra, bu sistem bağlamında oluşan sınırlar, ittifaklar, sosyal-ekonomik-askeri-siyasi politikalar büyük ölçüde geçerliliklerini yitirdiler. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu bağlam değişimi, eski dönem </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">güvenlik stratejilerinin dayandırıldığı parametrelerin çoğunu geçersiz kılan yeni bir sürece yol açtı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Eski müttefiklerin yeni maksat ve niyetleri, bu çerçevede güncelledikleri stratejileri, bizatihi müttefiklerden gelen yeni tür ve özellikli risk ve tehditleri gündeme getirdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Güvenlik olgusunun yalnızca askeri ölçütlerle tanımlanamayacağı, kültürel, sosyal, ekonomik, çevre, sağlık, gıda vb. boyutlarının da dikkate alınması gereken yeni bir döneme girildi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Bu sebeple, milli güvenlik ve savunma sisteminin yeniden yapılandırılması için, soğuk savaş sonrası tehdit ve güvenlik ortamının tanımlanması, yeni tehditlere cevap oluşturacak yapısal ve yetenek düzeyindeki ihtiyaçların belirlenmesi ve mevcut güvenlik sisteminin gözden geçirilerek güncellenmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Bu çerçevede, güvenlik gereksinimlerinin acil-kısa-orta ve uzun vadeler için belirlenmesi, bu gereksinimleri karşılayacak yetenek bileşenleri ihtiyaçlarının planlanması ve güncel tutulması ayrı bir önem arz etmektedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNÜŞÜMLER<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Jeopolitik Ortam Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Gerek soğuk savaş dönemi ve gerekse günümüz jeopolitik ortamın doğrudan veya dolaylı başoyuncuları, ağırlıklı olarak devletlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Huntington: Devletleri dört kategoriye ayırıyor: Organik, merkez, yalnız, bölünmüş devlet.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Huntington-rsquo;a göre, Organik devlet örneği Japonya-rsquo;dır. Devlet-toplum arasında organik bir bütünlük vardır. Bu bütünlüğün harcı, yapıştırıcısı, özgün Japon kültürüdür. Merkez devlet örneği ise, ulus aşırı bir kültürü temsil eden devlettir. Örnekler, geçmişte, Türkiye (Osmanlı), SSCB, günümüzde, ABD, Rusya Federasyonu, İran-rsquo;dır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yalnız devlet, diğer devletlerle hiçbir ortak paydası bulunmayan devletlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bölünmüş devlet ise, kültürel aidiyet itibariyle kimlik ikilemi yaşayan devlettir. Huntington, bu devlet türünün tipik örneği olarak Türkiye-rsquo;yi göstermektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sovyetlerin dağılması ile oluşmaya başlayan günümüz jeopolitik ortamındaki aktörlere baktığımızda, bu aktörlerin iki kategoriye ayrıldıklarını görüyoruz: Birinci kategori, kültür-nüfus-coğrafya etkileşiminin farkında olan ve büyük boy bir kültürün merkez ülkesi olarak kendini konumlandırıp, politikalarını bu doğrultuda oluşturan küresel ve bölgesel aktörlerdir. Örneğin, Rusya Federasyonu Ortodoks, İran Şia kültürünün merkez ülkesi olarak, kültür-nüfus-coğrafya etkileşimi üzerinden jeopolitik bir güç olarak küresel veya bölgesel ölçekte sahnede yerlerini almaktadırlar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">İkinci kategoride yer alanlar ise kültür, nüfus, coğrafya etkileşiminin farkında olmayıp, 20 nci Yüzyıl ideolojik şablonlarından kendini kurtaramayıp, kültürü ve nüfusu ideolojinin dar kalıpları arasında sıkıştırarak, değil sınır aşan etkileşime, ülke içi etkileşime dahi olumsuz yansıyan bir politik içine kendini hapsetmiş ülkelerdir. Tipik örneği Türkiye-rsquo;dir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bugün Türkiye-rsquo;yi hedef alan yoğun saldırıların temelinde, Türkiye-rsquo;nin, kültür, nüfus ve coğrafya itibariyle küresel dengeleri etkileyecek ölçekte jeopolitik bir güç olma potansiyeli yatmaktadır. Bu noktada Türkiye önleyici stratejilerin hedefi haline gelmiş bulunmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, iki seçenekli bir durum ile karşı karşıyadır: Birinci seçeneği, kendisini ideolojik blokajlardan kurtararak, kültür, nüfus coğrafya etkileşimini en geniş ölçekte devreye sokacak bir merkez ülke rolünü üstlenecek veya küresel veya bölgesel jeopolitik oyunculardan birinin kenar ülkesi olarak kalacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bağlam Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Sovyetlerin dağılması ile çift kutuplu sistem bağlamındaki güvenlik kurumları ve donanımları, büyük ölçüde fonksiyonelliğini yitirmiştir. Küresel sistemdeki bu dönüşüm, beraberinde zincirleme dönüşümleri de getirmiş, bu dönüşümler yeni bir jeopolitik ortam oluşturmuştur. Bu ortam, doğası çok farklı yeni tehdit bileşenlerini dikkate almayı ve dolayısıyla yeni güvenlik bileşenlerini güvenlik sistemlerine dâhil etmeyi zorunlu hale getirmiştir.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Kültürel Dönüşümler <o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Soğuk savaş döneminde tehdit ve güvenlik algılarının ve dolayısıyla da yapılarının odak noktasında askeri ve polisiye yapılar yer alıyordu. Güvenlik ihtiyacına verilen cevabın yeterli olup olmadığı, bu yapıların kendi cinsinden tehditlere göre sahip olduğu yeteneklerle ölçülüyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bilindiği üzere, jeopolitiğin temel unsurları: Kültür, nüfus ve coğrafyadır. Kültür toplumların ana kimlik bileşeni olduğu için, kültürel dönüşüm, kimlik dönüşümünü,<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span>bu ise nüfus dönüşümünü, nüfus dönüşümü de coğrafya dönüşümünü zincirleme olarak tetiklemektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Soğuk savaş döneminde, sözde güvenlik şemsiyesi açan küresel güçler, kültür, nüfus, coğrafya etkileşimi temelinde izledikleri strateji doğrultusunda, kendi güvenlik şemsiyeleri altına aldıkları devletleri bu stratejilerine uygun kültürel bir forma sokmayı bir politika olarak takip etmişlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;de, jeopolitik etkileşimin ana unsurlarından olan mevcut kültürel durum, mevcut tehdit ortamına cevap vermekten uzaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yapılacak durum analizi ile kültür-güvenlik etkileşimi belirlenmeli, mevcut kültürel durumun, güvenliği nasıl etkilediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Kültür temel güvenlik bileşenlerinden birisi olarak, fonksiyonel bir biçimde güvenlik sistemine dâhil edilmelidir. Kültürü aktaran milli eğitim, diyanet, sivil toplum kuruluşları<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span>ve medya gibi kurumlar, kültür-güvenlik etkileşimini güçlendirecek fonksiyonlara kavuşturulmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Nüfus Dönüşümleri<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Osmanlı jeopolitiğinin temelinde, bu jeopolitiği üreten bir jeokültür politikası vardı. Batı jeopolitiğinin temelinde de bir jeokültür politikası vardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Kültür-nüfus etkileşimi, kimliklerin farklılaşması ve kimlik dayanışmaları veya çatışmaları olarak kendini göstermektedir. Kültürel dönüşüm, kimlik dönüşümlerine, bu da dayanışma dönüşümlerine yol açmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu konuda, Avrupa-rsquo;da yaşanan 1618-1648 Otuz Yıl Savaşlarını örnek verebiliriz. Bu savaşların dinamiği, temel dinamiği, alt kültürlerin biçimlendirdiği kimlikler, bu alt kimliklerin alt dayanışmaları ve dolayısıyla ortaya çıkan çok kimlikli ve çok alt dayanışmalı bir ortamın yol açtığı çatışmalar idi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">1648 Yılında imzalanan Westfalya Anlaşması, bugünkü Batı jeopolitiğine temel oluşturan bir dönüşüme dayandırılmıştır: <i style="mso-bidi-font-style: normal">Dayanışma bağlamı değişimi-hellip;</i><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu değişimde alt kimlik dayanışmalarını ulus kimliğinde ve daha sonra da ulus üstü bir kimlikte üst<i style="mso-bidi-font-style: normal">(çatı)</i> kimlik dayanışmasına dönüştüren kültürel dönüşümdür. Alt kimlikleri bütünleyen bu dönüşüm, birbirleri ile çatışan kimliklerin enerjisini birbirlerine boşaltmaktan kurtarmış ve dışa yönlendirmiştir. Nüfus bütünlüğü inşa edilmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Kültürel bütünlüğün korunması ve geliştirilmesi, nüfus bütünlüğünün korunması ve güçlendirilmesi, bu da coğrafya bütünlüğünün korunması ile bire bir ilişkilidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk savaş sonrası ortaya çıkan jeopolitik ortamda, kültürel güvenlik açıklarının öne çıkması ile nüfus bütünlüğü sarsılmış ve bu da coğrafya bütünlüğünü tehdit etmeye başlamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu sebeple, günümüz güvenlik bileşenlerinin ikinci temel unsuru ise nüfus bütünlüğüdür. Bu doğrultuda yapılacak bir durum analizi ile kültür nüfus etkileşimi masaya yatırılmalı ve bu noktadan ortaya çıkan güvenlik açıkları kapatılmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Coğrafya Dönüşümleri<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Coğrafya değişimi, siyasal sınırlarla alakalıdır. Jeopolitiğin kültür-nüfus unsurları arasındaki etkileşim, zincirleme olarak coğrafyaya yansımaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Türkiye-rsquo;de, devlet, kültür ve nüfus etkileşimi, coğrafya bütünlüğünü korumaktan uzaktır ve bilakis bölünme sürecini beslemektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bu asimetrik bir tehdittir ve yanlış ve yönlendirilen kültür politikalarının kaçınılmaz bir sonucudur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yapılacak durum analizi ile mevcut durum tanımlanmalı ve milli güvenlik ve savunma sistemi, kültür-nüfus-coğrafya etkileşimini dikkate alan bir özellikte yeniden yapılandırılmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Tehdit Dönüşümleri<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenliğin askeri boyutu ile birlikte, diplomasi, ekonomi, kültür, kamuoyu, bilgi sistemleri ve teknolojinin de ön plana çıkmasıyla, bütün bu alanlardan kaynaklanan risk ve tehditler çeşitlenmiş ve her biri birer güvenlik problemi bileşeni olarak ortaya çıkmıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Günümüzde askeri özellikli güvenlik risk ve tehditlerinin yerini alan bu risk ve tehdit bileşenlerini sosyolojik, ekonomik ve teknolojik özellikli tehditler olarak tanımlamak kapsayıcı olacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Özellikle sosyolojik dinamikler, barış/dayanışma için de, istikrarsızlık için de kullanılabilmektedir. Bugün ülkelere gelen istikrarsızlıklar sosyolojik dinamikler üzerinden geliyor. Panzehiri ise, yine sosyolojik dinamiklerdir.<o:p></o:p></span></p>
<b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA"><br clear="all" style="page-break-before: always; mso-special-character: line-break" />
</span></b>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni Tehditler ve Savaşlar<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">1890 Küreselleşmesinin temelinde, kolonici devletlerin kimlik siyaseti bulunmaktaydı. Bu kimlik siyasetinin simetrisi olarak, ulus kimliği temelinde yapılandırılan devletler, iki kutuplu bir sistem içinde dengelenmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Soğuk savaş sonrası jeopolitik ortamda, asıl aktörler küresel şirketler olarak ortaya çıkmıştır. Küresel şirketler, büyük boy devletleri kendi stratejilerinin bir güç bileşeni olarak kullanmaktadırlar.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Temel strateji yine kültür/kimlik siyasetidir. Ancak, küreselleşme bağlamında ulus kimliği yerine ulus altı kimlikler merkeze alınmaktadır. Bu tür kimlik siyasetinin simetrisi ise, ulus altı kimlik dayanışmaları bağlamında yeni tehdit kaynağı yapıları sahneye çıkartmıştır. Bu olgu güvenlik alanına, ulus altı kimlikler arasında gerilimler ve çatışmalar olarak yansımıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Kimlikler arası ilişkilerde değişim, alt kimlikler etrafında toplumsal çözülmeler olarak ortaya çıkmıştır. Kimlik merkezli bu tehditler, yine kimlik merkezli bir güvenlik algısını gerekli kılmaktadır. Etnik kimlikler ve dini alt kimlikler olarak ortaya çıkan yeni tehdit, başlangıçta dışlama ve ötekileştirme, son aşamada da her alanda tekel oluşturma ve yok etme karakteri kazanmaktadır. Sosyolojik sahada bu karaktere kavuşturulan kimlikler, daha sonra klasik savaş sahasına sürülmektedir.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Kaynağı sosyolojik saha olan bu tehditler, toplumların iç bütünlüğünü hedef almaktadır. Dolayısıyla, <i style="mso-bidi-font-style: normal">-ldquo;iç bütünlük-rdquo;</i> yeni güvenlik yapılandırılmasında, bir güvenlik bileşeni olarak tanımlanmalı, güvenlik değeri olarak koruma altına alınarak geliştirilmelidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Kimlikleri ve kimlikler arası ilişkileri temelinden sarsan ve iç bütünlüğü yıkmaya yönelen bu tehditlerin arkasında bir irade ve strateji vardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Yeni güvenlik algısı, bu irade ve strateji bağlamında yeniden tanımlanmalı ve karşı bir fonksiyonel güvenlik stratejisi geliştirilmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Savaşlarda Doğa Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Günümüz harekat ortamında, üç kuvvetin müşterekliğinin ötesinde, gayri nizami harp, siber savaş, elektronik harp, uzaydan müdahale, kıtalararası hassas angajman, yüksek süratli insansız silah sistemleri ve her geçen gün gelişen KBRN (kimyasal-biyolojik-radyolojik-nükleer)teknikleri ile kitlelere yönelen saldırılar ve entegre-müşterek harekatlar harbin sonuçları bakımından belirleyici rol oynamaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Özellikle hibrit savaş gibi farklı askeri ve askeri olmayan yöntem ve usullerin birlikte, eşgüdüm içinde kullanıldığı yeni bir savaş türü ve ortamı ortaya çıkmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Kara, hava ve denizde sınırlardan itibaren savunma anlayışı sona ermiştir. Yeni ortamda, sınır kavramı da değişmiştir. Kültür, nüfus ve coğrafya sınırlarını aşan yeni tehditler ve güvenlik riskleri ortaya çıkmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Günümüz savaşlarının doğası, toplum bilim temellidir. Toplum bilim disiplinleri arası bir ortak akıl ile kurgulanan savaş denklemleri, sıklet merkezi sosyolojik alan hâkimiyetini temel alan bir doğaya sahiptir. Kara, hava ve deniz askeri platformları ve karma donanımlar, bu savaş türünün bileşenleri olarak yeni fonksiyonlar kazanmıştır.<span style="color: #00b0f0"> </span>Savaşın güç faktörleri gittikçe çeşitlenmekte, ağırlık ve etki dereceleri değişkenlik arz etmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Gelinen noktada, savaşların doğasındaki bu değişim ve dönüşümleri dikkate alan bir durum analizi yapılması zorunludur. Çünkü değişen ve çeşitlenen risk ve tehditlere karşı, geleneksel güç unsurlarıyla güvenliği sağlamak artık mümkün bulunmamaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenlik Risk ve Tehdit Kaynakları Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenlik risk ve tehdit kaynakları, simetrik ve asimetrik olarak tasnif edilebilir. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Simetrik tehditler, aynı ortam ve çevredeki güçlerin karşı tarafın kendi cinsinden olan örneğin askeri güçleridir. <b style="mso-bidi-font-weight: normal"><o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Asimetrik tehditler, öncelikle aynı ortam ve çevredeki güçlerin karşı tarafın kendi cinsinden olmayan gücüdür. İkinci olarak da, kendi bünyesinden gelen tehditlerdir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Günümüz tehditleri, giderek asimetrik özellik taşımaya başlamıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Asimetrik tehditlerin, soğuk savaş dönemi tanımı da değişmiştir. Geçmişte, nizami askeri güce karşı gayrinizamî olarak verilen karşılık olarak tanımlanan asimetrik tehditler, günümüzde, karşı tarafın yürüttüğü ve simetrisi bulunmayan tehditlerdir. İlerleyen bilgi ve teknoloji paralelinde gittikçe çeşitlenmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bilincine varılmayan ve bu sebeple mukabele edilmeyen sosyolojik saldırılar, günümüzde en tipik asimetrik tehditler olarak ön plana çıkmıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Asimetrik tehditler, toplumsal bütünlüğü sağlayan dayanışma dinamiklerini, kültürü, kimliği, nüfusu ve en son coğrafyayı hedef almaktadır. Silahı, toplumun bağışıklık sistemine, dayanışmasına atılan asimetrik bombalardır.<span style="color: #00b0f0"> <o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Netice olarak, adeta şirketleşmiş terör örgütleri ile enformatik kanallar, bunları kuran, eğiten, donatan, yöneten, yönlendiren, doğrudan ya da dolaylı olarak destekleyenlerin asimetrik güçleri olarak karşımızda durmaktadır.<b style="mso-bidi-font-weight: normal"><o:p></o:p></b></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenlik Risk ve Tehditleri Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut güvenlik risk algımız, içinde bulunduğumuz Jeopolitik ortamdaki aktörlerle olan askeri güç farkına dayanmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Hâlbuki yoğun azınlıklar yaratma politikalarına maruz kaldığımız bir güvenlik riskleri ortamında bulunuyoruz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Risk altındaki değer, kültür, nüfus ve coğrafya bütünlüğüdür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit, kültürel bütünlükten, nüfus bütünlüğünden ve coğrafya bütünlüğünden yoksunlaştırma temelinde belirmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu anlamda, Türkiye çok tehlikeli toplumsal ve kurumsal güvenlik açıklarına sahiptir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Asıl risk, karşı karşıya olduğumuz güvenlik risklerinin farkında olmamak ve fonksiyonel güvenlik bileşenleri geliştirmek bir yana, yanlış politikalar ile tehdit bileşenlerini tersten beslemektir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Güvenlik risk algımızı bu yeni tehdit bileşenlerini de kapsayacak şekilde düzelttiğimizde, askeri güç kıyaslamasına dayalı risk algımız da daha sağlıklı bir boyut kazanacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-language: EN-US; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA"><br clear="all" style="page-break-before: always; mso-special-character: line-break" />
</span></b>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Zorlayıcı Şartlar Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, küresel şirketlerin ve bu şirketler tarafından kullanılan devletlerin çıkarlarının kesiştiği, kendi aralarında ele geçirme ve paylaşım çatışmasının yaşandığı bir kültürün, nüfusun ve coğrafyanın tam ortasında bulunmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye mevcut Jeopolitik ortamdaki aktörlerle güç ve strateji asimetrisinden kaynaklanan güvenlik riskleri ile karşı karşıyadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin milli güç kapasitesi, bu risk ve tehdit kaynaklarına karşı koymada tam anlamı ile kullanılmamaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu sebeple, Türkiye soğuk savaş dönemindeki zorlayıcı şartlar gereği, küresel kamplar dengesi içinde, devlet ve sınır bütünlüğünün korunması amaçlı olarak NATO şemsiyesi içinde yer almıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yeni ortamda zorlayıcı şartlar dönüşmüştür ve Türkiye-rsquo;nin güvenlik bileşenleri arasında fonksiyonel bir güvenlik ittifakı bileşeni önem kazanmış bulunmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Güvenlik İttifakları Dönüşümü<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni nesil güvenlik tehditlerinin doğası ve kapasitesi, etkili bir uluslararası güvenlik ittifakını gerekli kılmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni zorlayıcı şartlar, küresel ve bölgesel ölçekte, salt güvenlik amaçlı, işbirliği ve güvenlik mimarilerini gündeme getirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk Savaş dönemi güvenlik ittifakı atıl kalmış bulunmaktadır. Türkiye, mevcut sözde güvenlik entegrasyonları içinde güvenli bir konumda değildir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">NATO, bu güvenceyi sağlamaktan uzaktır. Çünkü Türkiye giderek, NATO-rsquo;nun merkez ülkesi olan ABD politikalarının hedefi altına girmektedir. Türkiye açısından NATO-rsquo;nun anlamı her geçen gün değişmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk Savaş sonrası dönemde, Türkiye, yeni bir güvenlik ittifakı kurucu aktörü olma veya devlet ve sınır bütünlüğünü güvenceye alacak fonksiyonel bir ittifak içinde yer alma noktasında çok ağır zorlayıcı şartlarla karşı karşıyadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin karşı karşıya bulunduğu ağır zorlayıcı şartlar karşısında en temel güvenlik bileşeni, bizatihi kendi toplumsal bünyesinin, dayanışmasının azami derecede güçlendirilmesi olacaktır. Çünkü Türkiye yeni jeopolitik ortamda barınabilmek için, birinci öncelik olarak kendi iç bütünlüğünü sağlayıcı ve güçlendirici dinamikleri en üst düzeyde aktive etmek zorunadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Kendi sosyolojik ve politik gücünü birleştirmiş bir Türkiye, kültür, nüfus ve coğrafya unsurlarını dikkate alarak, kendi ittifak yeteneğini sınır ötesine taşıyıp, ulus üstü bölgesel bir güvenlik dayanışmasını inşaya öncülük edebilecektir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Böylece Türkiye, güç ve teknoloji tabanlı Batı jeopolitiğine karşı, ortak kültür, nüfus, coğrafya etkileşimi tabanlı bir jeogüvenlik sistemi oluşturabilecektir. Güvenlik temelinde oluşacak böyle bir ittifak, giderek ekonomik, sosyal, siyasi, kültürel kodlarla daha kapsamlı bir entegrasyona dönüşebilecektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><b><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDE GÜVENLİK ALGISI<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Soğuk Savaş sonrası dönemde küreselleşme sürecinin itici gücüyle tehdit olgusunda niceliksel bir artış, niteliksel boyutta bir çeşitlenme meydana gelmiştir. Bu yeni dönemde öncelikle askeri olduğu kadar ekonomik, sosyal, dini ya da kültürel, ideolojik, çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili yeni tehdit unsurları ortaya çıkmıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Ayrıca tehdit tek boyutlu, devletten devlete olma klasik konumundan çıkmış, asimetrik ve çok boyutlu olduğu bir konuma ulaşmıştır. Böylece risk ve tehditlerin kaynağının, zamanının ve şeklinin değiştiği, bunun da mücadele alanlarını değiştirdiği bir tehdit ortamı oluşmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Tehdit ortamı ve çevresel faktörler, konvansiyonel anlamda savunmaya dayalı statik, simetrik ve sert güç odaklı karşı koyma yöntemlerinden ziyade, en geniş anlamda güvenliğe dayalı değişken, simetrik ve asimetrik kuvvetlerin birlikte kullanımını öngören sert ve yumuşak güç unsurlarını içeren bir yöntem gerektirmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Tehdit olgusunda meydana gelen bu çok boyutlu dönüşümle birlikte, güvenlik kavramının, salt devleti özne olarak kabul eden, sınır ötesinden kaynaklanan, karşılığı askeri nitelikli olan geleneksel tanımlaması yetersiz kalmıştır.<span style="color: #365f91; mso-themecolor: accent1; mso-themeshade: 191"><o:p></o:p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Günümüzde, içeriden kaynaklı, dışarıdan destekli ve doğası sosyolojik ağırlıklı olan asimetrik tehditler ön plandadır ve güvenlik algısının da bu doğrultuda oluşturulması gerekmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Yeni güvenlik tehditleri, güvenlik değerlerini de değiştirmiştir. Tehditlerin yöneldiği hedefler, güvenlik yapılanmasını, hedeften geriye doğru planlamayı gerekli kılmakta ve güvenliği sağlanacak değerin doğasına uygun koruyucu savunma ve güvenlik sistemi geliştirilmesi gerekli bulunmaktadır. Bu durum, güvenlik kurumlarını da çeşitlendirmekte, bütünlükçü bir sistem yapısı ve sitemin paydaşları arasındaki eşgüdüm ve koordinasyon, güvenlik yapılandırılmasını disiplinler arası ve dolayısıyla da kurumlar arası bir boyutta ele almayı şart kılmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-bidi-font-style: italic">Soğuk savaş sonrası tehdit ortamı, farklı alanlardan başlayıp, en son askeri boyuta evirilen bir özelliktedir. Soğuk Savaş Dönemi güvenlik tehditleri bağlamında yapılandırılmış güvenlik sistemi, askeri boyut öncesi alanlarda büyük güvenlik açıklarına yol açmıştır. Bu açıklardan gelen tehditlerin askeri boyutta önlenmesi ve bertarafı da çok zor, yıpratıcı ve maliyetli olacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: Novarese">Günümüzde sosyal bilimlerden bağımsız bir güvenlik sistemi yapılandırılması mümkün bulunmamaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bu çerçevede başta silahlı kuvvetler olmak üzere, disiplinler ve kurumlar arası güvenlik bileşenlerinin ve hatta bölgesel ve küresel boyuttaki güvenlik bileşenlerinin müşterekliğini sağlayıcı bir milli güvenlik sistemi geliştirilmesi ihtiyacı doğmuştur. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">TÜRKİYE-rsquo;NİN DEĞİŞEN GÜVENLİK ORTAMI VE YENİ DÖNEM<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Mevcut Ortam Analizi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Türkiye, çok kaynaklı, çok bileşenli bir tehdit ortamında bulunmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yapılacak güvenlik ortamı analizi, hem tehdit ortamının hem de güvenlik ortamının tanımlanmasını sağlayacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Mevcut Durum Analizi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin milli güvenlik ve savunma sistemi, içinde bulunduğumuz tehdit ortamına ve milli ihtiyaca cevap verebilecek bir kapasitede değildir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bunun temel sebebi, soğuk savaş sonrası ortaya çıkan yeni tür ve çok sayıda tehdit bileşenlerinin oluşturduğu güvenlik risklerine, soğuk savaş dönemi klasik tehditler bağlamında yapılandırılmış güvenlik anlayışı ile karşı konulmaya çalışılmasıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yeni tehditler bağlamında bir durum analizi yapılarak, mevcut güvenlik sisteminin adaptasyonu ve bu tehditlerin ortaya çıkardığı yeni güvenlik bileşenlerinin sisteme fonksiyonel bir biçimde dâhil edilmesi kaçınılmazdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yetenek Durum Analizi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Soğuk savaş sonrasında birçok devletin güvenlik konsepti savunmayı öngören tehditlere dayalı stratejik düşünceden, güvenliğe ve risklere dayalı stratejik düşünceye dönüşmüştür. Bu dönüşümün doğurduğu riskler ve ihtiyaçlar da, yetenek bileşenlerini artırmıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Özellikle sınır tanımayan, yumuşak güç saldırıları, hibrid saldırılar, terörizm, siber saldırılar, ekonomik saldırılar ve balistik füze tehdidi, ülke güvenliğinin sağlanmasında coğrafi sınırlara bağlı olmayan risk ve tehditleri dikkate alan senaryolara dayalı yetenek tabanlı savunma planlaması anlayışını zorunlu kılmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: #365f91; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR; mso-themecolor: accent1; mso-themeshade: 191"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 15.75pt; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bu bağlamda, küresel, bölgesel ve bünyesel tehdit ve yetenek odaklı savunma ve güvenlik bileşenleri konusunda durum analizi yapılması gereklidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yetenek analizinin ana konularından birisi ve en önemlisi, en uzun zaman alan ve bu nedenle de en önce başlatılması gereken nitelikli insan gücü oluşturulması, insan unsurunun yetenek oluşturma/geliştirme faaliyetidir. Kısaca, milli güvenliğimizin ana unsuru eğitim sistemi olarak karşımıza çıkmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin karşı karşıya kaldığı çok katmanlı ve çok boyutlu tehdit ortamını sağlıklı bir şekilde analiz edecek, fırsat ve ihtiyaçları tespit edebilecek, mukabil planlama ve politika geliştirme süreçlerini yönetebilecek insan kaynaklarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun için de ulusal savunma ve güvenlik meselelerini disiplinler arası bir yaklaşımla ele alabilecek askeri ve sivil uzman kaynağının süratle geliştirilmesi gerekmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yetenek analizinin ana konularından bir diğeri de, bütünlükçü savunma ve güvenlik yönetimi yaklaşımıdır. Ülke çapında savunma ve güvenlik kurumlarının bütün bileşenleri düzeyinde, kurumlar arası yeteneklerin milli güvenlik ve savunmayı destekleyecek şekilde geliştirilip, güncellenmesi ve organizasyonudur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yetenek durum analizinde:</span></b><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Senaryo çalışmaları yapılmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Hedef ve etki düzeyleri oluşturulmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Simetri ve asimetri düzeyleri belirlenmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Bizim mevcut yeteneklerimiz ile tehdit kaynakları bileşenlerinin her birinin bizim yeteneklerimiz cinsinden olan simetrik yeteneklerinin karşılaştırılması, nasıl üstün seviyeye getirileceği;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Aynı şekilde, karşı tarafın bize yönelik asimetrik yetenekleri, bu yetenekler karşısında simetri oluşturacak yeteneklerin neler olduğu ve nasıl geliştirileceği;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 10pt 36pt; text-indent: -21.8pt; mso-list: l1 level1 lfo2"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;">Bizim karşı tarafın yetenekleri cinsinden olmayan ne gibi asimetrik yeteneklerimiz bulunduğu ve bu yeteneklerin, asimetrik özelliğinin nasıl korunarak daha da artırılacağı tespit edilmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 10pt; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yetenek karşılaştırmasında, askeri yetenekler, teknolojik yetenekler, sosyo-kültürel yetenekler, sosyo-politik yetenekler, sosyo-psikolojik yetenekler, sosyo-teknolojik yetenekler belirlenmelidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yapılan bu durum analizi ile varılan sonuçlara göre politik, sosyolojik, askeri, teknolojik, stratejik, taktik ve operatif seviyelerde yetenek geliştirme vazifesi tanımlanmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Sosyolojik Süreç Durum Analizi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Her savaşın bir sosyolojisi vardır. Her sosyolojinin de bir savaşı vardır. Savaşın sosyolojik sahası var. Bir ordunun hangi sosyolojinin uzantısı/temsilcisi olarak sahada bulunduğu hayati öneme sahiptir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye ve çevresindeki hâlihazır sosyolojik süreç, kim tarafından ve hangi stratejik bağlamda yönetiliyor? <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, 1890 küreselleşmesinin yol açtığı ve Osmanlı-rsquo;dan bu yana cereyan eden bir sosyolojik süreç dâhilinde ilerlemektedir. Bu süreç, ulus üstü dayanışma bağlamında yapılanmış Osmanlı-rsquo;yı ulus dayanışması bağlamında çözmüş ve dağıtmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye Cumhuriyeti de, ulus bağlamlı bir devlet olarak yapılandırılmıştır. Toplumun kimlik bileşenleri ile ahenkli ve barışık olmayan devlet yapılanması, kısa vadede toplum-devlet çatışması, orta vadede ise toplum kesimleri arası kültür, nüfus ve coğrafya ayrışma gerilimleri olarak ilerleyen bir sosyolojik sürece yol açmıştır.Bu siyasi ve sosyolojik ortam, stratejisini farklı kimlikler üzerinden yürüten küresel ve bölgesel güçlere çok fonksiyonel politika seçenekleri sunmuştur. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk savaş döneminde Türkiye sıcak bir savaş tehdidine karşı kendini güvende hissederken, sosyolojik süreç, ABD ve AB tarafından temel hak ve özgürlükler, kültürel haklar adı altında daha da beslenmiş ve artık Türkiye bizatihi kendi bünyesinden gelen güvenlik tehditleri ile karşı karşıya kalmıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut eğitim ve güvenlik politikaları, ulusal ideoloji ve söylemleri ile Türkiye toplumu kimliğini gittikçe heterojen bir yapıya doğru götürmüştür. Farklı etnik ve dinsel kimlikler arasında birlik oluşturan ortak paydalar temelinde bir sosyolojik güvenlik sistemi hiçbir zaman düşünülmemiştir. Halen de bu hususta fonksiyonel bir güvenlik bileşeni ihtiyacı duyulmamaktadır. Sosyolojik süreç, kötü huylu etnik ve dinsel kimlik sapmalarını beslemektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Soğuk savaş dönemi güvenlik tehditleri bağlamında yapılandırılan güvenlik sistemi, soğuk savaş sonrasında bu bağlamını yitirdiği için, eski bağlamda yapılan güvenlik yatırımları, fiziki görünümlü tehditlere karşı fonksiyonel olsa da, fiziki görünümlü olmayan sosyolojik tehditlere karşı fonksiyonel değildir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bugün Türkiye, güvenlik tehdidi boyutu kazanan heterojen bir sosyolojik yapıyı bir arada tutabilme ve sürdürebilme kabiliyetine endeksli bir güvenlik problemi ile karşı karşıyadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit, sosyolojik tehdittir ve güvenlik sistemi, farklı kimlikleri bir arada tutan ortak paydalar temelinde sosyolojik bir güvenlik bileşenini devreye sokarak, bu güvenlik bileşeni doğrultusunda özellikle eğitim ve diyanet kurumlarının yeniden yapılandırılması, mevcut sosyolojik süreci dönüştürerek iyileştirecek bir etki sistemi oluşturulması hayati bir zorunluluk halini almıştır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Askeri teknolojik Yetenek ve Durum Analizi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">milli güvenlik ve savunma </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">bileşenlerinden birisi de, askeri yapı ve bu yapının teknolojik yetenek seviyesidir. TSK, son yıllara kadar ve halen kısmi olmak üzere, içinde bulunduğu askeri tehdit ortamındaki kendi cinsinden güçlere kıyasla yeterli düzeyde milli bir güç konumu kazanamamıştır.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">1952 yılında NATO-rsquo;ya tam üye olması ile birlikte savunma ve güvenlik mekanizmasını ittifaka bütünüyle entegre eden Türkiye, öncelikli tehdit kaynağı olan Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı-rsquo;na karşı NATO-rsquo;nun şemsiyesi altında bir güvenlik stratejisi izlemiştir. M</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">illi güvenlik ve savunma </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">ihtiyaçlarının tanımlanma, planlanma ve inşa süreçleri genelde NATO, özelde ise Amerika Birleşik Devletleri yönetim ve denetiminde yürütülmüştür.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, gerek Kıbrıs Barış Harekâtından sonra karşılaştığı silah ambargosu ve gerekse terörle mücadelede ihtiyaç duyduğu istihbarat, teknolojik bilgi ve araçların temininde dışa bağımlı bir yapının sakıncalarını ve yarattığı riskleri değerlendirerek milli savunma sanayinin önemini idrak etmiştir. Ancak birçok silah sistem ve platformunun geliştirilmesinde milli imkânlardan istifade edilmesine rağmen, halen dışa bağımlılık önemli ölçüde devam etmektedir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yapılacak askeri ve teknolojik durum analizi ile yeni tehditlere karşılık verebilmek için, savunma planlaması kapsamında askeri ve teknolojik yetenek ihtiyaçlarımızın belirlenmesi ve fonksiyonel bir sisteme kavuşturulması gereklidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">YENİ DÖNEMDE MİLLİ GÜVENLİK HEDEFLERİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenlik bağlamında milli hedef, bağımsız bir milli güvenlik ve savunma sisteminin yapılandırılması olmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yapılacak hedef analizi ile bağımsız, milli bir güvenlik ve savunma sisteminin bütün bileşenleri belirlenmeli, adaptasyonlar, reformlar, yeniden yapılandırmalar kısa, orta ve uzun vadeli ve süreç odaklı olarak gerçekleştirilmelidir.</span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: #365f91; mso-themecolor: accent1; mso-themeshade: 191"><o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: #365f91; mso-themecolor: accent1; mso-themeshade: 191"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Milli hedefler, kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimi bağlamında ele alınmalıdır. Çünkü s</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">osyolojik yapı-güvenlik ilişkisi, güvenlik boyutlu milli hedeflerin tespit ve değerlendirilmesinde stratejik öneme sahiptir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 10pt; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%">15 Temmuz-rsquo;da yaşadığımız vahim ihanet, bütün diğer milli güç unsurlarına <i style="mso-bidi-font-style: normal">sıfır çarpan</i> ve hatta <i style="mso-bidi-font-style: normal">eksi çarpan</i> etkisi yapmıştır. Bu vahim olay, milli hedeflerin en fonksiyonel unsurunun insan unsuru olduğu hususunda somut bir göstergedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Güvenlik boyutlu milli hedefler, öncelikli olarak kültür bütünlüğünün, nüfus bütünlüğünün, coğrafya bütünlüğünün korunması, sürekliliği ve toplumun bu üç bütünlüğüne yönelik saldırılara karşı toplumsal bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi temelinde belirlenmelidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Kültür, Nüfus, Coğrafya Bütünlüğünün Korunması<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Kültür bütünlüğünün korunması, kültürün ve dolayısıyla da toplumdaki kimliklerin tek tipleştirilmesi değildir. Tek tipleştirme ile bütünleşme arasında fark vardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Çözülme, toplum bünyesinde mevcut bulunan ve esasen birer toplumsal yapı bileşeni olan kültür, inanç ve kimlik yapılarının aralarındaki ahenk ve uyumun; dolayısıyla da bütünleşmenin bozulmasıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bütün desenleri ile kültür bütünlüğünün korunması, toplumun müştereklerinin yaygınlaştırılması ve bu ortak paydalar etrafında dayanışmanın inşasıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Tek tipleşme çatışma üretir ve bunun ekonomik ve sosyal boyutta yol açtığı ve açacağı yıkımların; buna bedel, bütünleşmenin sağladığı dayanışma ile ortaya çıkan ekonomik ve sosyal faydaların bilincine yol açacak bir üst kimlik temelli dayanışma algısı inşa edilmelidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">YENİ DÖNEMDE MİLLİ STRATEJİ<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli strateji, milli hedefler üzerine bina edilecek ve politik seviyede belirlenecek bir olgudur. Politik seviyede, milli strateji belirlendikten sonradır ki, stratejik seviyede millî savunma ve güvenlik sistemi yeniden yapılandırılabilecektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli strateji, jeopolitik seviyede, jeokültürel seviyede, sosyolojik seviyede, kurumsal seviyede, askeri, teknolojik, taktik ve operatif seviyelerde çok boyutlu bir ihtiyaç ve yetenek tespitini gerekli kılmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Jeopolitik seviyede cevaplanması gereken temel soru şudur: Türkiye bağımsız jeopolitik bir güç mü olacak; bölge içi veya dışı bir jeopolitik gücün nesnesi veya kenar ülkesi mi olacak?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye-rsquo;nin ulusal savunma ve güvenlik strateji ve politikalarının esasını, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) adlı doküman oluşturmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">MGSB-rsquo;nin kamuoyuna yansıyan muhtevasına göre, Türkiye-rsquo;nin Milli Stratejisi, tehdit ve güvenlik bileşenlerini somut bir çerçeve altına almış değildir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Bu nedenle, tehditler ve yol açtığı güvenlik ihtiyaçları daha çok geleneksel güvenlik anlayışı esas alınarak tanımlanmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Mevcut milli stratejinin fonksiyonel olmadığı, tezahürleri ile ortaya çıkmıştır. Bütün bileşenleri ile tehdit ve güvenlik ortamının yeniden tanımlanarak, milli bir strateji oluşturulması kaçınılmazdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli strateji oluşturmanın önemli bağlamlarından birisi, tehdit stratejidir. Tehdit strateji tanımlanmadan, milli strateji geliştirilemez.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Tehdit Strateji<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Spontane görünümlü etnik ve radikal akımlar, gerçekte arkasında bir irade ve strateji olan akımlardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Söz konusu bu strateji, salt askeri olmayan; kültür, kimlik ve coğrafya etkileşimi kullanılarak tasarlanan toplum bilim tabanlı asimetrik bir toplum mühendisliği süreç yönetimidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit strateji, <i style="mso-bidi-font-style: normal">yapı bozum</i> amaçları olan bir stratejidir. Hedefindeki toplumun dayanışma kodlarını bozar. Kimlik fay hatlarına gerilim yükleyen bir stratejidir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit stratejinin özü, -ldquo;kimliğe karşı kimlik-rdquo; stratejisidir. Etnik kimliğe karşı bir başka etnik kimlik; bir mezhepsel kimliğe karşı bir başka mezhepsel kimlik v.b. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Doğası sosyolojik olan bu süreçte, toplumdaki doğal halde olan çatışmacı/dayanışmacı damarlara planlı bir strateji dâhilinde müdahale ediliyor. Siyasi sınırları değiştirmeye yönelik etnisiteye ve mezheplere referanslı yeni kimlikler tanımlanıyor. Bu kimlikler olabildiğince çeşitlendiriliyor ve operasyonel amaçlara uygun bir forma kavuşturuluyor. Böylece, kültür, nüfus ve coğrafya mozaikleştiriliyor. Yani tek tek hiçbir jeopolitik etkinliği olmayan parçalarına ayrılıyor. Böylece toplumun bileşik gücü dağıtılıyor. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye, Osmanlı-rsquo;nın 1800-rsquo;lü yıllarından itibaren yönetilen bu sosyolojik müdahale stratejisinin en güncel ve merkezi hedefi arasında bulunuyor. Türkiye-rsquo;de mevcut tehdit bileşenlerinden akut çatışmaya ve bölünmeye götürecek potansiyele sahip iki ana tehdit olan etnik/dini görünümlü tehdidin kaynağı bu stratejidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit stratejinin etki sistemi nedir?<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit stratejinin bilgi tabanını, Avrupa-Batı oryantalizminin ürettiği literatür oluşturur. Bütün dünya üniversiteleri, ülkemiz de dahil, bu literatür çerçevesinde eğitim verir. Oryantalist toplum bilimciler, Türkiye ve İslam Dünyasını çok disiplinli olarak masaya yatırmış, dayanışmacı ve çatışmacı bütün alanlarını derinlemesine analiz ederek, elde ettiği tarihsel ve güncel saha verilerini Batılı stratejistlere ve politikacılara sunmuşlardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit strateji iki temel etkiyi oluşturmak üzere tasarlanmıştır: Ayrıştırma ve önleme-hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bir arazi düşünelim. Bu arazinin daha fazla mülkiyetlere parselasyonu ile tarım değerinin sıfırlanması gibi, kültür, nüfus ve coğrafyanın parselasyonu da, o kültür, nüfus ve coğrafyanın jeopolitik güç değerini sıfırlayacaktır. Tehdit strateji, öncelikle ayrıştırma, ötekileştirme, çatışma etkisi doğurur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Batılı, doğulu ve bölgesel güçler, makro kimlikler temelindeki kendi jeopolitik kapasitelerine meydan okuyacak büyük boy jeopolitik kapasitesi bulunan kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimlerini önleyici strateji izlemektedir. Taktik ise, mikro kimlikleri baskın hale getirmektir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında yaşanan olaylar, Ortadoğu-rsquo;ya yönelik stratejinin aynı paket programının bir parçası olarak tezahür etmektedir. Sahnedeki etnik ve dini görünümlü çok farklı örgütler, bu programın ana unsurları olarak tasarlanmıştır. Bu tehditler, iç tehdit olarak algılanmakta, medeniyet içi çatışma veya İslam-rsquo;a karşı İslam olarak tanımlanmaktadır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Hiçbir olay tesadüfî değildir. Her olayın arkasında bir irade ve strateji vardır. Bu irade ve stratejiyi deşifre edemeyenler, onun bir parçası olurlar. Türkiye, bu asimetrik tehdidi, bütün bileşenleri ile ve çözümü de içeren tanımlayıcı bir kavram arayışı içindedir. Asimetrik savaş, hibrit savaş, siber savaş ve dördüncü nesil savaş gibi tanımlamalar, fotoğrafın bütününe ulaşma çabalarının birer tezahürüdür. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Temel sorun, tanımlamaya çalıştığımız tehdit strateji ile değil, tezahürleri ile mücadele edilmesidir. </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-bidi-font-weight: bold; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Somut olay bağlamında açıklayacak olursak; Türkiye-rsquo;nin örneğin DEAŞ, PKK ve FETÖ ile mücadelesi, sadece terör örgütü elemanlarını yok etme ve eylemlerini önleme hedefine değil; örgütü besleyen felsefenin ve örgüte taban oluşturan sosyolojik zeminlerin ortadan kaldırılması ile mümkün olacaktır.</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"> Kritik nokta burasıdır ve bu noktada mukabil bir jeopolitik üretemeyen Türkiye ve İslam Dünyası etnik ve mezhepsel jeopolitik ile bloke edilmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA"><br clear="all" style="page-break-before: always; mso-special-character: line-break" />
</span></b>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR"><o:p>-nbsp;</o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Mukabil Strateji<o:p></o:p></span></b></p>
<p style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font face="Times New Roman"><font size="3">Tehdit strateji tanımlanmadıkça, yapılan mücadele, sadece bu stratejinin ürettiği olaylara, semptomlara müdahale ile sınırlı kalacaktır. Bu sebeple, fonksiyonel bir mücadele, tehdit stratejinin tanımlanması ile başlar. Bugüne kadar <i style="mso-bidi-font-style: normal">-ldquo;iç tehdit-rdquo;</i></font><font size="3"> olarak indirgemeci tanımlar yapılmıştır. Bu tanımlama, mücadele yöntemlerini de indirgemeci bir anlayışa mahkûm etmiştir. </font></font></p>
<p style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font face="Times New Roman"><font size="3">Oysa yeni tehditlerin doğası, çok bileşenlidir ve tehdidin ve kaynağının bütün bileşenleri ile tanımlanması gerekir. Bu yapıldığında, karşı karşıya bulunduğumuz tehdidin kaynağında bir strateji bulunduğu anlaşılacak ve tehdit kaynağı bileşenleri arasında <i style="mso-bidi-font-style: normal">-ldquo;dış boyut-rdquo;</i></font><font size="3"> da görülecektir. </font></font></p>
<p style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font size="3" face="Times New Roman">Tehdit strateji dış boyut kaynaklıdır. Ancak bütün malzemesi, iç boyuttadır. Dolayısıyla, istismara açık toplum ve toplumdaki bütün istismar alanları, tehdidin iç bileşenidir. Tehdidin iç bileşenine karşı gerçekleştirilecek mukabele, tehdit stratejiye karşı toplumun bağışıklık sistemini güçlendirmek olmalıdır.</font></p>
<p style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font size="3" face="Times New Roman">Bu temelde bir karşı strateji oluşturulması, tehdit stratejinin jeopolitiğini tanımlamakla mümkün olacaktır. Tehdit strateji, kendi jeopolitiğini bertaraf edecek veya dengeleyecek mukabil ve potansiyel jeopolitik olguları öngörerek, ortadan kaldırılması ve önlenmesi stratejisi izlediğine göre, karşı strateji de aynı stratejinin tersten inşası olacaktır. Kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimini temel alan bir karşı strateji geliştirilmelidir.</font></p>
<p style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font size="3" face="Times New Roman">Bu karşı stratejinin temelindeki kültür, nüfus ve coğrafya hakkında oluşturulan ideolojik ön yargılar, tehdit stratejinin önleyici taktiği olarak değerlendirilmelidir. Uzun yıllardır, Türkiye-rsquo;de toplumun ortak paydalarını, kimlik bileşenlerini, iç tehdit olarak algılayan ve dışlayan ideolojik güvenlik anlayışı, milli bir anlayış değildir.</font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Güvenlik tehditlerini, ideolojik okumalarla belirleyen geleneksel anlayış, güvenlik boyutunda milli hedeflerden gittikçe uzaklaşan bir etki yapmıştır. Çünkü ideolojik tehdit tanımlamaları, yanlış bir güvenlik kültürü oluşmasına yol açmıştır. Toplumun bütün kesimleri ile bütünleşmiş ve bütün bu kesimlerin hukukunun güvencesi olmayan bir devlet, herkesin devleti olamayacağı için, kendi toplumsal bünyemizde istismar alanları açarak, bizatihi kendi kendisine risk ve tehdit haline gelmiştir.</span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; text-indent: 1cm"><font size="3" face="Times New Roman">Bir toplumun ortak kültürünü, üst kimliğini dışlayan bir güvenlik anlayışı, yerli, kökü içerde bir anlayış olamaz. Ortak kültürü dışlayan, nüfus bütünlüğünü bozar. Nüfus bütünlüğünü bozan bir anlayış, coğrafya bütünlüğünü bozma amacına yönelik tehdit stratejinin bir uzantısıdır ve aslında tehdidin iç bileşenlerinden en riskli olanı bu anlayıştır. Çünkü asimetriktir. </font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit stratejinin inşa ettiği çatışmacı yapının iyileştirilmesinde, çatışmanın odağındaki konu ile ilgili algı ve tutumların değiştirilmesi zorunludur. PKK, DAEŞ ve FETÖ gibi aynı kaynaktan destekli örgütler, hangi algı odağında motive ediliyor? Bu algının yıkılması gerekir. Bu yanlış algıların toplumsal tabanda yer bulmasının önlenmesi gerekir. Etnik ve dinsel kaynaklı yanlış algılarla, etnik ve dinsel kimlikler dışlanarak mücadele edilmez. Bilakis, bu dışlama tehdit stratejiye istismar alanı açar. Bu kimliklerin istismarının önlenmesi, dışlanarak değil, asliyetinin, doğrusunun ortaya konulması ile mümkündür.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdit stratejinin ürettiği mevcut güvenlik risklerinin bertaraf edilmesi için, bu risklere karşı toplumsal ve kurumsal açıkların kapatılması, etnik ve dinsel alt kimliklerin istismar alanlarının iyileştirilmesi, heterojen toplum yapılarını bir arada tutabilme ve sürdürebilme yeteneklerinin azami derecede geliştirilmesi şarttır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mukabil strateji, birlik ve bütünlüğün taşıyıcı kültürü, taşıyıcı nüfusu üzerine inşa edilmelidir. Ortak payda temelli bir kültür tabanı, ortak payda temelli bir nüfus tabanı oluşturacak, bu da coğrafya bütünlüğünün devamını ve güçlenmesini sağlayacaktır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut durumun kaynaklandığı kültür, nüfus ve coğrafya etkileşimi nasıl gerçekleşmektedir. Bu etkileşim ile güvenlik arasında nasıl bir ilişki vardır?<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span>Mukabil strateji inşasında, jeopolitik unsurlar bağlamında kapsamlı ve disiplinler arası bir durum muhakemesi yapılmalıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt 1cm; line-height: normal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDE MİLLİ GÜVENLİK REFORMU<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Günümüzde güvenlik ve savunma ihtiyaçlarının ve yeteneklerinin keyfiyet ve kemiyet itibariyle çeşitlenmesi, milli güvenlik ve savunma yönetiminin bütünleştirilmesi temelli bir reform ihtiyacını doğurmuştur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli güvenlik ve savunma yönetiminin bütünlüğü, bir hiyerarşi ve denetim meselesi değil, esas olarak, yeni güvenlik tehditlerinin bütün bileşenleri ile tanımlanması ve bütün bileşenleri kapsayan bir güvenlik ve savunma sistemi oluşturulmasının bir gereğidir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Doğru, fonksiyonel, güncel ve gelecek bağlamında tutarlı bir milli güvenlik ve savunma sistemi geliştirmek, ilgili kurumlar arasında yoğun, nitelikli, uzmanlık ve süreç odaklı işbirliğini gerekli kılmaktadır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Örneğin, NATO-rsquo;nun <i style="mso-bidi-font-style: normal">-ldquo;stratejik iletişim-rdquo;</i> temelli bir politikayı esas aldığı düşünüldüğünde, öncelikle kurumlar arası stratejik iletişimi temel alan bir konsept geliştirilmesi şarttır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt 1cm; line-height: normal"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Disiplinler ve Kurumlar Arası Milli Güvenlik ve Savunma Stratejisi<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Soğuk savaş döneminin ideolojik temelli ve çift kutuplu ortamında ulusal güvenlik ve savunma ihtiyaçları, askeri yetenek odaklı olarak tanımlanmaktaydı. Bu durumun bir yansıması olarak Türkiye-rsquo;de ulusal güvenlik ve savunma sistemi büyük ölçüde askeri bürokrasinin denetim ve yönetiminde şekillenmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut güvenlik ortamı, çok bileşenli tehdit kaynakları ve çok bileşenli tehditler tarafından manipüle ediliyor. Askeri mukabele ise, merkezi değil, tamamlayıcı fonksiyonu ile bir tehdit veya güvenlik bileşeni haline gelmiş bulunuyor.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Tehdidin askerileşmesinden önceki safhaları ve tehdit bileşenlerini göremeyen bir savunma ve güvenlik anlayışı fonksiyonel olmak bir yana, tersten ve beklenilmeyen etkilere de yol açacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Teknolojinin, ekonomik ve sosyokültürel etkenlerin etkisiyle hızla değişen tehdit ortamı ve evrilen savaş, güvenlik ve savunma stratejisinin planlamasında sadece askeri-teknik uzmanlığın değil aynı zamanda ekonomi, siyaset bilimi, sosyoloji, sosyal psikoloji gibi birçok farklı disiplinin denkleme katılmasını zorunlu kılmıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Daha yalın bir ifade ile savunma planlaması sadece askeri bir mesele olmaktan çıkmış, disiplinler arası bir konuya dönüşmüştür. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut tehdit ortamını bir buzdağına benzetirsek, bu buzdağının altında, disiplinler arası bir strateji vardır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Buzdağının görünün kısmı ise, hibrit örgütler, sahadaki ve çevredeki somut ve askeri güç yapılarıdır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Milli </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">güvenlik ve savunma </span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">stratejisi, buzdağının bu görünmeyen bölümü tanımlanarak, bu tanım üzerinden savunma ve güvenlik ihtiyaç ve yeteneklerinin belirlenmesi ile inşa edilebilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu tanımlamalar salt cari ve konjonktürel ölçekte değil, yakın, orta ve uzun vadeli ölçekte yapılmalıdır.<span style="mso-spacerun: yes">-nbsp; </span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Gerek buzdağının görünmeyen büyük gövdesini oluşturan disiplinler arası tehdit stratejinin ve oluşturduğu tehdit bileşenlerinin tanımlanması ve gerekse bu stratejiye fonksiyonel bir mukabele stratejisinin geliştirilmesi için mevcut imkân ve kabiliyet durumunun, ihtiyaçların ve yeni yeteneklerin bütün bileşenlerinin belirlenmesi, disiplinler arası ve kurumlar arası bir istişare ile mümkün olacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Günümüz güvenlik ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve giderilmesinde, sivil-asker ilişkileri aralarındaki işbirliği, sosyoloji, siyaset bilimi ve dolayısıyla da bu alan uzmanları temel unsurlar haline gelmiştir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="background: white; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni Ortamda Milli Güvenlik ve Savunma Kurumları<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">İçinde bulunduğumuz jeopolitik ortamın zorlayıcı şartları, milli güvenlik ve savunma reformunu hayati bir ihtiyaç haline getirmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Milli güvenlik ve savunma ihtiyacının, disiplinler arası bir platformda derinlemesine ele alınması, aynı zamanda kurumlar arası bir platformu da gerekli kılmaktadır. Günümüzde hiçbir kurum ve hiçbir toplumsal yapı, güvenlik alanının dışında değildir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Yeni güvenlik ortamında, sadece askeri yetenekler değil, kurumsal yetenekler ve toplumsal yetenekler de hayati birer ihtiyaç ve güvenlik bileşeni haline gelmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR">Mevcut güvenlik kurumlarının dönüşümü, yeni ihtiyaçların gerektirdiği yeni kurumların yapılandırılması ile kurumlar arası stratejik iletişim ve eşgüdüm; mükerrer kurum, birim ve faaliyetlerin birleştirilmesi yeniden yapılandırmada önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Kurumsal Sistem ve Paydaş Kurumlar<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bugün güvenlik sorunlarına salt güvenlik makamlarının masasından değil, disiplinler arası çok bileşenli bir masadan bakmak ve tanım getirmek artık bir zorunluluktur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Kurumsal sistem, disiplinler arası ve kurumlar arası bakış ile yeniden yapılandırılmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p>-nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Milli güvenlik ve savunma reformu, değişim ve dönüşüm süreci çok sayıda farklı disiplinden kurum, kuruluş, uzman ve araştırmacının birlikte, uyum içinde çalışmasını gerektirmektedir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Böyle çok disiplinli ve çok kurumlu bir çalışmanın, Cumhurbaşkanlığı kurumsal iradesi altında gerçekleştirilmesi fonksiyonel olacaktır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 12pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">SONUÇ VE TEKLİFLER</span></b><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;"><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 12pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Teknolojik, ekonomik ve sosyokültürel etkenler nedeniyle günümüzde jeopolitik dengelerin ve tehdit kaynaklarının, tehdit bileşenlerinin ve dolayısıyla da güvenlik bileşenlerinin önceki yüzyıla kıyasla çok daha hızla değiştiği bir güvenlik ortamında bulunuyoruz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu çok bileşenli tehdit kaynak ve tehdit ortamında barınabilmek için Türkiye-rsquo;nin bu hızlı değişimlere ayak uydurması acil ve ertelenemez bir ihtiyaç haline gelmiştir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 0pt; line-height: normal; text-autospace: ; text-indent: 1cm; mso-layout-grid-align: none"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Mevcut milli güvenlik ve savunma sistemi, reaksiyonerdir. Askeri, polisiye ve adli odaklıdır. Milli hedeflerden, milli stratejiye ve teşkilat yapısına kadar hiçbir kademede ön alıcı, yaratıcı ya da dinamik bir ortak aklın izi yoktur. Bunun nedeni de özellikle sivil kademelerde bu alanlara yönelik derinlikli ve yetkin bir kapasitenin olmamasıdır. Bu yoksunluk hali kendi başına Türkiye için bir milli güvenlik tehdididir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt; line-height: normal; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Karşı karşıya bulunduğumuz ihtiyaç, en geniş çerçevede milli güvenlik ve savunma reformu olarak tanımlanabilir.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpFirst" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt 42.55pt; line-height: normal; text-indent: -18pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo3"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Öncelikli olarak Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Politikaları Başkanlığı bünyesinde, ikiz görevi olmayan sadece bu konuya odaklı uzman bir çekirdek birim oluşturulmalı,<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpMiddle" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt 42.55pt; line-height: normal; text-indent: -18pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo3"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Bu çekirdek birimin süreç odaklı olarak genişletilerek disiplinler arası ve kurumlar arası bir odak ve çalışma gurubuna dönüştürülerek, kurumlaştırılmalı,<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoListParagraphCxSpLast" style="text-align: justify; margin: 6pt 0cm 10pt 42.55pt; line-height: normal; text-indent: -18pt; mso-add-space: auto; mso-list: l0 level1 lfo3"><span style="font-size: 12pt; font-family: Wingdings; mso-fareast-font-family: Wingdings; mso-bidi-font-family: Wingdings"><span style="mso-list: Ignore">Ø<span style="font: 7pt -quot;Times New Roman-quot;">-nbsp; </span></span></span><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;">Yukarıda arz edilen ve istişari olarak belirlenecek çerçevede milli güvenlik ve savunma reformu süreci başlatılmalıdır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; text-indent: 1cm"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: #c0504d; line-height: 115%; mso-themecolor: accent2"><span style="mso-tab-count: 1">-nbsp; </span></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Times New Roman-quot;,-quot;serif-quot;; color: #365f91; line-height: 115%; mso-fareast-font-family: -quot;Times New Roman-quot;; mso-fareast-language: TR; mso-themecolor: accent1; mso-themeshade: 191"><o:p></o:p></span></b></p>
</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Çerez Politikası Aydınlatma Metni</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/cerez-politikasi-aydinlatma-metni</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/cerez-politikasi-aydinlatma-metni#comments</comments>
<pubDate>Thu, 23 Feb 2023 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/cerez-politikasi-aydinlatma-metni</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>ÇEREZ POLİTİKASI AYDINLATMA METNİ</h2>
<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun-rsquo;u uyarınca, kişisel verilerinizin işlenmesine ilişkin veri sorumlusu -quot;İletişim-quot; sayfasında yazılı adresinde bulunan, bu web sitesinin sahibi firma/kurum/şahıs (-ldquo;Veri Sorumlusu-rdquo; veya -ldquo;Büro-rdquo;)-rsquo;dur. İşbu Çerez Politikası Aydınlatma Metninin amacı, ziyaret etmekte olduğunuz internet sitesinin (Site) işletilmesi sırasında Site ziyaretçilerine (Veri Sahibi) çerezlerin kullanımı ile elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olarak bilgi verilmesidir.</p>
<p><strong>Çerez nedir?</strong></p>
<p>İnternet sitelerimizi ziyaretleriniz sırasında deneyiminizi geliştirmek, kolaylaştırmak, Sitenin doğru ve verimli çalışmasını sağlamak amacıyla bilgi teknolojileri dâhilinde bazı teknolojilerden (çerezler-cookies) faydalanmak, kullanmak gerekmektedir. Çerezler, tarayıcınız tarafından bilgisayarınızın sabit diskinde saklanan tanımlama bilgileri olarak ifade edilebilir.</p>
<p><strong>Sitemizde Kullanılan Çerezler</strong></p>
<p>Sitemizde zorunlu, fonksiyonel ve analitik çerezler kullanılmakta olup, bu çerezler kimliğinizi tanımlayabilecek verileri toplamaz, saklamaz, işlemeye yol açmaz; bu nitelikleri nedeniyle kişisel olarak nitelendirilemez. Bilgisayarınıza zarar vermez, virüs barındırmaz. Ziyaretçiler tarafından sitenin nasıl kullanıldığını anlamayı sağlar, istatistik verileri toplar ve bu veriler doğrultusunda içerik geliştirilmesine yardımcı olur. Gelecekteki olası ziyaretlerde faaliyetleri hızlandırmayı sağlar. Site ara yüzlerinin ve özelliklerinin olması gerektiği gibi kullanılması açısından zorunludur.</p>
<p><strong>Çerezlerin kullanımı veri sahipleri tarafından engellenebilir mi?</strong></p>
<p>Genel olarak internet tarayıcıları, çerezleri otomatik olarak kabul etmek üzere önceden tanımlanmıştır. Tarayıcılar, çerezleri engelleyecek şekilde veya kullanıcıyı cihaza çerez gönderildiğinde uyaracak şekilde ayarlanabilir. Çerezlerin yönetimi tarayıcıdan tarayıcıya değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle, daha fazla bilgi için lütfen tarayıcınızın yardım menüsüne bakın. Çerezlerin devre dışı bırakılması durumunda Büromuz internet sitesi, uygulama, platform ve hizmetlerinin bazı özelliklerinden yararlanılamaması söz konusu olabilecektir.</p>
<p><strong>Google Chrome</strong></p>
<p>https://support.google.com/chrome/answer/95647?co=GENIE.Platform%3DDesktop-amp;hl=tr</p>
<p><strong>Internet Explorer</strong></p>
<p>https://support.microsoft.com/en-us/topic/delete-and-manage-cookies-168dab11-0753-043d7c16-ede5947fc64d</p>
<p><strong>MozillaFirefox</strong></p>
<p>https://support.mozilla.org/tr/kb/cerezler-web-sitelerinin-bilgisayarinizda-depoladi</p>
<p><strong>Opera</strong></p>
<p>https://security.opera.com/</p>
<p><strong>Safari</strong></p>
<p>https://support.apple.com/tr-tr/guide/safari/sfri11471/mac</p>
<p><strong>Microsoft Edge</strong></p>
<p>https://support.microsoft.com/tr-tr/help/17442/windows-internet-explorer-delete-managecookies</p>
<p>Büromuz; internet sitesini ziyaret eden ziyaretçilerin IP adresi ve zaman damgası (ziyaret saati) verilerini 5651 sayılı kanun gereği kayıt altına almak zorundadır. Bu veriler kanundan kaynaklanan 2 yıl süre ile güvenli şekilde muhafaza edilmekte ve gereği halinde yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşılabilmektedir. Bu nedenle bu verileriniz 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu-rsquo;nun 5. maddesinin 2. fıkrasının (ç) ve (f) bentlerine dayanarak sınırlı olarak işlemektedir.</p>
<p>İnternet sitesi, platform ve uygulamaları ile hizmetlerinin yürütülmesi ve tanıtımı için yetkilendirdiğimiz bazı hizmet sağlayıcılardan yardım alabiliriz. Bu hizmet sağlayıcılar da kullanıcıların bilgisayarına/cihazına çerezler ve benzeri teknolojiler (üçüncü kişi çerezleri) yerleştirebilecek ve kullanıcı cihazını tespit etmeye yönelik IP adresi, benzersiz tanımlayıcı (unique identifier) ve cihaz tanımlayıcı gibi bilgileri toplayabilecektir.</p>
<p>Büromuz internet siteleri ve uygulamaları, üçüncü kişilere ait internet sitesi, ürün ve hizmetlere ilişkin linkler içerebilir. Söz konusu linkler, üçüncü kişilere ait gizlilik politikalarına tabi olup, üçüncü kişiler ve üçüncü kişilere ait sitelerin veri sorumlusundan bağımsız olduğu ve veri sorumlusunun üçüncü kişilerin gizlilik uygulamalarından sorumlu olmadığının farkında olunmalıdır. Link verilen internet sitelerinin ziyaret edilmesi durumunda, bu sitelere ait gizlilik politikalarının okunmasını tavsiye etmekteyiz.</p>
<p>KVKK 13. maddesinin 1.fıkrası uyarınca kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, yazılı veya Kişisel Verileri Koruma Kurulu-rsquo;nun belirlediği diğer yöntemlerle büromuza iletebilirsiniz. Başvurunuzu ileteceğiniz kanallar ve usullerin açıklandığı aydınlatma metnini ve başvuru formunu internet sitemizden temin edebilirsiniz.</p>
<p>Kişisel veri sahibinin, haklara ilişkin talebini usule uygun olarak tarafımıza iletmesi durumunda, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç 30 (otuz) gün içinde ilgili talebi ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi halinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarife uyarınca ücret alınabilecektir.</p>
<p>Bilgilerinize saygılarımızla sunarız-hellip;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sipariş ve Ödeme</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/siparis-ve-odeme</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/siparis-ve-odeme#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Alışveriş]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/siparis-ve-odeme</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Sipariş ve Ödeme Seçenekleri</h2>
<p>Web sitesinde bulunan ürünler arasından dilediğinizi sepetinize ekledikten sonra sipariş adımlarını takip ederek satın alabilirsiniz. Sipariş adımlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için İletişim Formumuz aracılığıyla bize ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Siparişinizin son adımını ödeme oluşturacaktır. Web sitesinde aşağıdaki ödeme yöntemlerini kullanabilirsiniz:</p>
<p>-bull; Kredi Kartı</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kredi Kartıyla Ödeme:</strong></p>
<p>Web sitesinden verdiğiniz siparişlerin ödemesini kredi kartıyla online olarak yapabilirsiniz. Sitemizden kredi kartıyla sadece seçili ürünlerde taksitli alışveriş yapabilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Taksitli Alışveriş:</strong></p>
<p>27 Eylül 2016 tarihli, 29840 Sayılı Resmi Gazete-rsquo;de yayınlanan; Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Madde 1 uyarınca, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yapılan uygulama nedeniyle bazı ürünlerde tüm banka kartları ve kredi kartlarına taksitlendirme uygulaması kaldırılmıştır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Web sitemizde taksit imkanı bulunan ürünlerin yanında ayrıca -quot;taksit yapılabilir-quot; özelliği belirtilmektedir.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Teslimat Koşulları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/teslimat-kosullari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/teslimat-kosullari#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Alışveriş]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/teslimat-kosullari</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Teslimat Koşulları</h2>
<p><strong>Kargo Hakkında Önemli Bilgilendirme</strong></p>
<p>Kargo firmalarında yaşanan yoğunluk ve kapasite uygulamaları sebebi ile siparişlerinizin tarafınıza teslimatında gecikme yaşanabilmektedir. Anlayışınız için teşekkür eder, sağlıklı günler dileriz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<h3>Teslimat Koşulları</h3>
<p>Sipariş verdiğiniz ürünler anlaşmalı kargo firmalarımız ile adresinize teslim olacak şekilde gönderilmektedir. Teslimat süresi, sipariş onayı bildirimini takiben gönderilecek kargoya teslim bildiriminden sonra gönderimin yapıldığı anlaşmalı kargo şirketinin sağlamış olduğu teslimat süreleri kadardır ve on güne kadar sürebilir. Alıcıya önceden yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmek koşuluyla bu süre en fazla on gün uzatılabilir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<h3>Aynı Gün Kargo:</h3>
<p>Kampanya dönemlerinde oluşacak yoğunluklar sebebiyle Satıcı -ldquo;Aynı Gün Kargo-rdquo; hizmetini sunamayabilir. Siparişinizin kargolanma durumunu iletişim merkezimizi arayarak takip edebilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<h3>Ertesi Gün Kargo:</h3>
<p>Kampanya dönemlerinde oluşacak yoğunluklar sebebiyle Satıcı -ldquo;Ertesi Gün Kargo-rdquo; hizmetini sunamayabilir. Siparişinizin kargolanma durumunu iletişim merkezimizi arayarak takip edebilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Kargo şirketinin haftada bir gün teslimat yaptığı bölgelerde, sevk bilgilerindeki yanlışlık ve eksiklik olduğu hallerde, bazı sosyal olaylar ve doğal afetler gibi durumlarda belirtilen gün süresinde gecikme olabilir. Bu gecikmelerden dolayı Satıcı sorumlu tutulamaz. Ürün, Alıcı-rsquo;dan başka bir kişi/kuruluşa teslim edilecek ise, teslim edilecek kişi/kuruluşun teslimatı kabul etmemesinden, sevk bilgilerindeki yanlışlık ve/veya Alıcı-rsquo;nın yerinde olmamasından doğabilecek ekstra kargo bedellerinden Satıcı sorumlu değildir. Belirtilen günler içeriğinde ürün/ürünler Alıcı-rsquo;ya ulaşmadıysa teslimat problemleri İletişim Merkezimiz ile irtibat kurarak kayıt oluşturmanız gerekmektedir.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Zarar görmüş paket durumunda; zarar görmüş paketler teslim alınmayarak Kargo Şirketi yetkilisine tutanak tutturulmalıdır. Eğer kargo şirketi yetkilisi paketin hasarlı olmadığı görüşünde ise, paketin orada açılarak ürünlerin hasarsız teslim edildiğini kontrol ettirme ve durumun yine bir tutanakla tespit edilmesini isteme Alıcı istemelidir. Paket Alıcı tarafından teslim alındıktan sonra kargo şirketinin görevini tam olarak yaptığı kabul edilmiş olur. Zarar paket kabul edilmemiş ve tutanak tutulmuş ise, durum, tutanağın Alıcı-rsquo;da kalan kopyasıyla birlikte en kısa zamanda Satıcı-rsquo;ya yazılı olarak bildirilmelidir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<h3>Kargo Takibi:</h3>
<p>Siparişinizin kargoya teslim edilmesinden sonra kargo hareketleri takibini İletişim Merkezimizi arayarak gerçekleştirebilirsiniz.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İptal ve İade Koşulları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/iptal-ve-iade-kosullari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/iptal-ve-iade-kosullari#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Alışveriş]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/iptal-ve-iade-kosullari</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>İptal -amp; İade</h2>
<p><strong>İptal Koşulları</strong></p>
<p>Sipariş adımlarını tamamlayarak ödemenizi gerçekleştirdikten sonra siparişinizin iptali için talep oluşturabilirsiniz. Talebinizi oluşturmak için sipariş numaranızla birlikte İletişim Merkezimizi aramanız gerekmektedir. İptal talepleri İletişim Formumuz üzerinden yapılamamaktadır.-nbsp;</p>
<p>İptal talepleri yalnızca siparişinizde bulunan ürünlerin depomuzda toplanma işlemi başlamamışsa değerlendirmeye alınabilmektedir. Sipariş verdiğiniz ürünlerin toplanma süreci başladıktan sonra iptal işlemi yapılamamaktadır. Böyle durumlarda iade talebi oluşturabilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>İade Koşulları:</strong></p>
<p>Sitemiz üzerinden vermiş olduğunuz siparişlerle ilgili iade taleplerinizi sipariş numaranız ile birlikte İletişim Merkezi hattımızı arayarak oluşturabilirsiniz. İade talebinizin olumlu sonuçlanması durumunda İletişim Merkezimizin sağlayacağı Kargo İade kodunu kullanarak anlaşmalı kargo firmamız ile satın almış olduğunuz ürünleri iade edebilirsiniz. İade talebiniz olumlu karşılansa da kullanılmış, ambalajı açılmış ya da bozulmuş ürünlerin iadesi yapılamamaktadır.</p>
<p>İadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayan ürünler için iade yapılamamaktadır. Koruma ambalajı bulunan ürünlerde de koruma bandı açıldığı takdirde iade işlemi yapılamamaktadır. İade etmek istediğiniz ürünlerin bu koşulları karşılamaması durumunda iade onayı iptal edilerek anlaşmalı kargo firmamız ile ürünleriniz Alıcı Ödemeli olarak tarafınıza gönderilecektir.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Güvenli Alışveriş</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/guvenli-alisveris</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/guvenli-alisveris#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Alışveriş]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/guvenli-alisveris</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Güvenli Alışveriş</h2>
<p>Web sitemizden yapacağınız alışverişlerin güvenliği için gerekli tedbirleri alıyor ve yakından izliyoruz.</p>
<p>Ödeme işlemleriniz sizinle banka sunucuları arasında gerçekleşiyor, biz kart bilgilerinizi hiçbir şekilde görmüyoruz.</p>
<p>Kredi kartı bilgileriniz yalnızca sipariş işlemi gerçekleştirilirken kullanılıyor ve kesinlikle veritabanında kayıtlı olarak tutulmuyor.</p>
<p>128 Bit SSL Sertifikasıyla web sitemiz ile aranızdaki iletişimi şifreleyerek işlemlerinizin güvenli olmasını sağlıyoruz.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Ön Bilgilendirme Formu</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/on-bilgilendirme-formu</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/on-bilgilendirme-formu#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/on-bilgilendirme-formu</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>ÖN BİLGİLENDİRME FORMU</h2>
<p><strong>1. TARAFLAR-nbsp;</strong></p>
<p>1.1.</p>
<p>Tarih:</p>
<p>Alıcı:</p>
<p>Adres:</p>
<p>Fatura Adresi:</p>
<p>Telefon:</p>
<p>1.2.</p>
<p>Satıcı:-nbsp;Web sitesi sahibi ve temsilcisi</p>
<p>Adres: İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>Telefon: İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>E-posta: İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>2. SÖZLEŞME KONUSU ÜRÜNÜN TEMEL ÖZELLİKLERİ-nbsp;<br />
</strong></p>
<p>2.1. Ürünlerin Cinsi ve türü, Miktarı, Marka/Modeli, Rengi, Vergiler Dahil Satış Bedeli (adet x birim fiyat olarak) gelmiş olduğunuz web sayfasında -ldquo;Sipariş Özeti-rdquo; tablosunda yer almaktadır.</p>
<p>2.2. Ödeme Şekli: -lt;#odemetipi#-gt;-nbsp;</p>
<p>Siparişinizin ödemesini yapacağınız -ldquo;Ortak Ödeme Sayfası-rdquo;nda bankanıza iletilecek sipariş toplamının kaç taksitle ödeneceği bilgisini seçebilirsiniz. Bankanız kampanyalar düzenleyerek sizin seçtiğiniz taksit adedinin daha üstünde bir taksit adedi uygulayabilir, taksit öteleme gibi hizmetler sunulabilir. Bu tür kampanyalar bankanızın insiyatifindedir ve şirketimizin bilgisi dâhilinde olması durumunda sayfalarımızda kampanyalar hakkında bilgi verilmektedir.-nbsp;</p>
<p>2.3. Diğer yandan vadeli satışların sadece Bankalara ait kredi kartları ile yapılması nedeniyle, alıcı, ilgili faiz oranlarını ve temerrüt faizi ile ilgili bilgileri bankasından ayrıca teyit etmesi gerekmektedir. Yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince faiz ve temerrüt faizi ile ilgili hükümleri Banka ve alıcı arasındaki kredi kartı sözleşmesi kapsamında uygulanacaktır.</p>
<p>2.4. Verilen siparişler 10 gün içinde kargoya teslim edilir ve kampanyalı siparişlerin kargo ücreti -ldquo;Ücretsiz Kargo-rdquo; gibi aksi bir ibare yer almadıkça ALICI tarafından ödenir. Kargo bedeli, sipariş edilen ürünün ebat ve ağırlığına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Alıcının ürünü geç teslim almasından kaynaklanan her türlü zarar ile ürünün kargo şirketinde beklemiş olması ve/veya kargonun SATICI' ya geri iade edilmesinden dolayı da oluşan giderler de ALICI' ya aittir. Henüz yurtdışına ve KKTC'ye hizmetimiz olmadığı için, yurt dışından gelecek siparişler kabul edilmeyecektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>3. KONU</strong></p>
<p>İşbu ön bilgilendirme metninin konusu, ALICI' nın SATICI' ya ait telefon hattı üzerinden ya da Satıcı Web Adresinden internet/telefon ortamında siparişini vereceği, aşağıda nitelikleri ve satış fiyatı belirtilen ürünün ticari olarak satışı ile ilgili olarak 6502 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri gereğince tüketicinin satış sözleşmesi kurulmadan önce bilgilendirilmesine ilişkindir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>4. GENEL BİLGİLER</strong></p>
<p>4.1. ALICI; bu metni telefon/internet ortamda teyit etmekle, mesafeli sözleşmelerin akdinden önce, Satıcı tarafından tüketiciye verilmesi gereken adres, siparişi verilen ürünlere ait temel özellikler, ürünlerin vergiler dahil fiyatı, ödeme ve teslimat bilgilerini de doğru ve eksiksiz olarak edindiğini teyit etmiş olur.</p>
<p><strong>Ön bilgilendirme metni satış sözleşmesinden önde bulunmaktadır. ALICI'nın, internet üzerinden mesafeli satışta onay kutusunu tıklamasıyla, telefon aracılığıyla mesafeli satışta kendisinin bildirdiği mail adresine gönderilen ön bilgilendirme forumunu okuyup kabul ettiğine dair beyanını e-posta aracılığıyla iletmesiyle satış sözleşmesinin kurulmasından önce ön bilgilendirme metni okunmaktadır.</strong></p>
<p>4.2. İşbu formda yer alan ürün ya da hizmete ilişkin olarak ALICI-rsquo; ya sunulan tüm bilgiler ve vaatler ürün bilgilerine ilişkin değişikliklerin yapılması ve yayınlanmasına kadar geçerli olup bu günden sonra Satıcı tarafından işbu formda verilen bilgi ve vaatlerle bağlı kalınmadığı ihtar olunur.-nbsp;</p>
<p>İşbu belgeyle Ön bilgilendirme-satış sözleşmesine konu mal ve hizmete ilişkin fiyat taahhütlerinin geçerlilik süresi siparişin verildiği andan itibaren 30 dakika ile sınırlıdır.-nbsp;</p>
<p>Sözleşme konusu ürün, yasal 30 günlük süreyi aşmamak koşulu ile her bir ürün için ALICI' nın yerleşim yerinin uzaklığına bağlı olarak Satıcı Telefon Hattına ya da Satıcı Web Adresinde açıklanan süre içinde ALICI veya gösterdiği adresteki kişi/kuruluşa teslim edilir.-nbsp;</p>
<p>Sözleşme konusu ürün, ALICI' dan başka bir kişi/kuruluşa teslim edilecek ise, teslim edilecek kişi/kuruluşun teslimatı kabul etmemesinden SATICI sorumlu tutulamaz.-nbsp;</p>
<p>4.3. Sözleşme konusu ürün, ALICI'dan başka bir kişi/kuruluşa teslim edilecek ise, teslim edilecek kişi/kuruluşun teslimatı kabul etmemesinden SATICI sorumlu tutulamaz.-nbsp;</p>
<p>4.4. Kargo firmasının, ürünü ALICI'ya teslimi aşamasında karşılaşacağı her türlü sorun nedeniyle, siparişi verilen ürünün ALICI'ya teslim edilememesinden dolayı SATICI sorumlu tutulamaz. Bu halde meydana gelebilecek zarar ve sorunlardan kargo firması sorumludur.-nbsp;</p>
<p>4.5. Ürünün montajının SATICI tarafından veya SATICI-rsquo;nın sorumluluğu altında gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığı durumlarda, ürünün montajının gereği gibi gerçekleştirilmesinin sorumluluğu SATICI-rsquo;dadır. Bunun aksine ürünün montajını üstlenen ve işlem sırasında üründe hasar meydana getiren ALICI, meydana gelen hasardan sorumludur.</p>
<p>4.6. Ürünün montajının ALICI tarafından yapılması gerektiği hallerde, montaj talimatları doğrultusunda hareket edilmeyerek ürünün montajı yanlış yapılmış veya ürüne zarar verilmiş ise montaj sebebiyle ortaya çıkan sonuçlardan SATICI sorumlu tutulamaz.</p>
<p>4.7. Satın alınan ürünün dijital içerik olarak tabir edilen oyun, bilgisayar programı, müzik gibi bir veriye ilişkin olduğu hallerde, ALICI söz konusu veriyi zararlı yazılımlara karşı korumalı, gerekirse yedeklemeli ve ürün ile birlikte verilmiş ise verilen anahtar kodunu başkaları ile paylaşmamalıdır. Koruma yöntemlerine uygun davranılmaması sebebiyle meydana gelecek olumsuzlardan SATICI sorumlu tutulamaz. Satın alınan dijital içeriğin eğer varsa, hangi donanım ya da yazılım ile çalışacağına ilişkin bilgi internet sitesinde yer alan açıklamalarda verilmiştir.</p>
<p>4.8. SATICI, sözleşme konusu ürünün sağlam, eksiksiz, siparişte belirtilen niteliklere uygun ve varsa garanti belgeleri ve kullanım kılavuzları ile teslim edilmesinden sorumludur.</p>
<p>4.9. SATICI, haklı bir nedenle sözleşme konusu mal veya hizmetin tedarik edilemeyeceğinin anlaşılması halinde ALICI-rsquo; yı bilgilendirip onay alarak, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan ALICI'ya eşit kalite ve fiyatta farklı bir ürün tedarik edebilir. ALICI-rsquo;nın haklı şikayetlerine karşı SATICI işbu sözleşme hükümleri, 6502 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde çözüm üretecektir.</p>
<p>4.10. SATICI, sipariş konusu ürün veya hizmetin yerine getirilmesinin imkânsızlaşması halinde (tedarikçi firmadan ürünün hiçbir şekilde tedarik edilememesi durumu) sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getiremezse, bu durumu, sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan tüketiciye bildirir ve ALICI'ya eşit kalite ve fiyatta farklı bir ürün tedarik edebilir.</p>
<p>4.11. Sözleşme konusu ürünün teslimatı için işbu sözleşmenin imzalı nüshasının SATICI'ya ulaştırılmış olması ve bedelinin ALICI'nın tercih ettiği ödeme şekli ile ödenmiş olması şarttır. Herhangi bir nedenle ürün bedeli ödenmez veya banka kayıtlarında iptal edilir ise, SATICI ürünün teslimi yükümlülüğünden kurtulmuş kabul edilir.</p>
<p>4.12. Ürünün tesliminden sonra ALICI'ya ait kredi kartının ALICI'nın kusurundan kaynaklanmayan bir şekilde yetkisiz kişilerce haksız veya hukuka aykırı olarak kullanılması nedeni ile ilgili banka veya finans kuruluşun ürün bedelini SATICI'ya ödememesi halinde, ALICI'nın kendisine teslim edilmiş olması kaydıyla ürünün 3 gün içinde SATICI'ya gönderilmesi zorunludur. Bu takdirde nakliye giderleri ALICI'ya aittir.</p>
<p>4.13. SATICI mücbir sebepler veya nakliyeyi engelleyen hava muhalefeti, ulaşımın kesilmesi gibi olağanüstü durumlar nedeni ile sözleşme konusu ürünü süresi içinde teslim edemez ise, durumu ALICI' ya bildirmekle yükümlüdür. Bu takdirde ALICI siparişin iptal edilmesini, sözleşme konusu ürünün varsa emsali ile değiştirilmesini ve/veya teslimat süresinin engelleyici durumun ortadan kalkmasına kadar ertelenmesi haklarından birini kullanabilir. ALICI' nın siparişi iptal etmesi halinde ödediği tutar 10 gün içinde kendisine nakden ve defaten ödenir. ALICI' nın kredi kartı ile yaptığı ödemelerde ise, ürün tutarı, siparişin ALICI tarafından iptal edilmesinden sonra 10 gün içerisinde ilgili bankaya iade edilir. Bu tutarın bankaya iadesinden sonra ALICI hesaplarına yansıması tamamen banka işlem süreci ile ilgili olduğundan, bankadan ALICI-rsquo;ya yapılabilecek geç ödemelerden SATICI sorumlu tutulamaz. ALICI, olası gecikmeler için SATICI' nın herhangi bir şekilde müdahalede bulunmasının mümkün olamayacağını ve SATICI tarafından kredi kartına iade edilen tutarın banka tarafından ALICI hesabına yansıtılmasının ortalama 2 ile 3 haftayı bulabilecektir.</p>
<p>4.14. Kampanya fiyatlarımız birer (1) adet alımlar için geçerli olup çoklu sipariş verilemez. Kampanyada cep telefonları için; indirimli fiyat, aynı fatura adına ve aynı kategoriden satın alınan alınacak ilk ürün için geçerlidir. İkinci ve daha fazla aynı kategoriden verilmiş ürün siparişi iptal edilecektir.</p>
<p><strong>Kargo tutanağını imzalamadan önce ürününüzün kutusunu kargo görevlisiyle açarak faturada yer alan ürün/ürünlerin marka, model ve adet doğruluğunu, ürünlerde herhangi bir hasar ya da sorun olup olmadığını kontrol ediniz. Herhangi bir nedenle hasar veya eksiklik var ise teslimatla ilgili hiç bir belgeyi imzalamadan kargo görevlisine tutanak tutulması talebiyle birlikte kutunuzu iade ediniz. Bu yükümlülüğünüzü yerine getirdiğiniz takdirde yeni ürünleriniz derhal tarafınıza gönderilecektir. Kutusu veya kendisi hasarlı olan, içeriği eksik olduğu iddia edilen ürünlerin teslim alınması durumunda içindeki ürünlerin hasarından veya eksikliğinden sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Bu durumu en kısa zamanda e-posta adresimize yazılı olarak ya da telefon hattımızı arayarak sözlü olarak, sözleşme numarası ile birlikte bildiriniz.</strong></p>
<p>Aynı gün kargo hizmeti, hafta içi 00:00-15:00 arası, ürün detayda -quot;Aynı Gün Kargo-quot; ikonu bulunan ürünler için verilen siparişlerde geçerlidir. Bu ürünler için hafta içi 15:00-rsquo;a kadar verilen siparişler aynı gün kargoya verilir. İlgili üründen 1 adetten fazla alımlarda, siparişinizde -quot;Aynı Gün Kargo-quot; ikonu olmayan başka bir ürün var ise veya sipariş 3D Secure ile verilmemişse -quot;aynı gün kargo-quot; hizmetinden yararlanılamaz.</p>
<p>Satıcı İnternet sitesinde kampanya sayfasında özellikle belirtilmediği sürece mantığa aykırı rakamlarla (Örneğin piyasa fiyatı 200 TL olan ürünün 2 TL-rsquo;ye satılması gibi) satış yapılmamaktadır. Beşeri/teknik hatalar nedeniyle bu gibi yanlış fiyatlandırma yapılan ürünlere ilişkin siparişler, yapılacak bilgilendirme sonrasında iptal edilecek ve ödenen bir bedel olmuşsa iade edilecektir.</p>
<p><strong>6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında işbu sözleşme nedeni ile şahsıma ait telefon-tc kimlik nosu-banka bilgilerim-kredi kart bilgileri-nüfus cüzdanı bilgileri ve örneği-adres -lsquo;in kayda alınmasına ve ilgili işlemlerin yapılabilmesi için bilgilerimin 3.kişi ve firmalara aktarılmasına izin verip vermediğim konusunda bilgilendirilme yapılmış; açık rızamın olup olmadığı tarafıma açıkça bilgi verilerek sorulmuştur.-nbsp;</strong></p>
<p><strong>6698 Sayılı Kişiler Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında yukarıda belirtilen işlemlerle ilgili telefon-tc kimlik nosu-kart bilgileri-nüfus cüzdanı adres ve sair bilgileri ve örneği-adres'in kayda alınmasına ve ilgili bilgilerin teknik servis, kurulum ya da ticari işlemlerle ve satış konusu ürünle ilgili işlemlerin yapılması için 3.kişi ve firmalara aktarılmasına açık izin veriyorum.</strong></p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>MADDE 5. CAYMA HAKKI</strong></p>
<p>ALICI, sözleşme konusu ürünün kendisine veya gösterdiği adresteki kişi/kuruluşa tesliminden itibaren 14 gün içinde cayma hakkına sahiptir. Tüketici, sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir. Tüketicinin cayma bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içinde ürün bedeli ek masraf talep edilmeksizin tek seferde ALICI' ya iade edilir. Cayma hakkı kullanımı nedeni ile iade edilen ürünün kargo bedeli SATICI'nın anlaşmalı olduğu UPS kargo firması ile iade edilmesi halinde SATICI tarafından karşılanır. ALICI, cayma hakkının kullanıldığına ilişkin bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 14 gün içerisinde malı iade etmek zorundadır, aksi takdirde SATICI-rsquo;nın cayma hakkının kullanımından doğan bir sorumluluğu doğmayacaktır. Malın iadesinin yapılmaması halinde ortaya çıkacak zararlardan, maddi kayıplardan ALICI sorumlu olacaktır.</p>
<p>Alıcı hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin malı teslim aldığı veya sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren on dört gün içerisinde malı veya hizmeti reddederek sözleşmeden cayma hakkın kullanabilir. Satıcı, cayma bildiriminin ön bilgilendirme ve sözleşme niteliğindeki işbu metinde kararlaştırılan usuller ile yapılması halinde cayma hakkı kullanımı için gerekli işlemleri yapmayı taahhüt eder. Cayma hakkının usulüne uygun şekilde kullanımı halinde ürün bedeli, ALICI-rsquo;nın ödeme yöntemi ile aynı şekilde iade edilecektir. Örneğin; kredi kartı ile işlem yapmış bir ALICI, cayma hakkını usulüne uygun şekilde kullandığında, ürün bedeli ALICI-rsquo;nın kredi kartına iade edilecektir.</p>
<p>Kanunen cayma hakkı tüketiciye tanınmış bir hak olup, tüketici tanımı içinde yer almayan gerçek ve tüzel kişilerin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun-rsquo;a dayanarak cayma hakkından yararlanmaları mümkün değildir.-nbsp; Tüketici olmayan ALICI-rsquo;ların satın almış oldukları ürünlerin iadesi ancak üretici firmanın onayı ile, müşteri memnuniyeti gözetilerek, İHTİYARİ OLARAK gerçekleştirilmektedir. Burada belirtilen takdiri durum ALICI-rsquo;ya-nbsp; hiçbir kazanılmış hak vermemektedir. TAKDİRİ OLARAK iadesi kabul edilen ürünler ancak iade faturasının kesilerek ALICI-rsquo;ya teslim edilmesi halinde mümkün olmaktadır. Aksi takdirde işlem gerçekleştirilmeyecektir.</p>
<p>Cayma hakkının kullanılması için 14 günlük süre içinde SATICI' ya faks veya e-posta ile bildirimde bulunulması ve ürünün 6. madde hükümleri çerçevesinde kullanılmamış olması şarttır. Telefon yolu ile cayma bildirimi yapılması mümkün değildir. Faturası tüzel kişi adına düzenlenen ürünlerin (tüketici olarak kabul edilmeyen ALICI adına sipariş verilmiş) iadesi İADE FATURASI kesilmediği takdirde tamamlanamayacaktır.-nbsp;</p>
<p>Cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün; mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün başlar. Ancak tüketici, sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir.-nbsp;</p>
<p>Cayma halinde ALICI iadeyi işbu sözleşmede belirtilen usul ve şekle uygun şekilde gerçekleştirecek olup ALICI tarafından hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyacak şekilde -ldquo;özel kurye, motorlu kurye ve sair-rdquo; şekilde iade yapılması halinde masraflar SATICI tarafından karşılanmaz. Bu şekilde iade halinde her türlü masraf ALICI tarafından karşılanacaktır.-nbsp;</p>
<p><strong>5.1. CAYMA HAKKI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ</strong></p>
<p>Cayma hakkının süresinin belirlenmesinde;-nbsp;</p>
<p>a) Tek sipariş konusu olup ayrı ayrı teslim edilen mallarda, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son malı teslim aldığı gün,-nbsp;</p>
<p>b) Birden fazla parçadan oluşan mallarda, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son parçayı teslim aldığı gün,-nbsp;</p>
<p>c) Belirli bir süre boyunca malın düzenli tesliminin yapıldığı sözleşmelerde, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin ilk malı teslim aldığı gün esas alınır.-nbsp;</p>
<p><strong>5.2. CAYMA BİLDİRİMİNİN YAPILACAĞI İLETİŞİM BİLGİSİ-nbsp;</strong></p>
<p>Cayma bildirimi;</p>
<p>a. Satıcı e-posta adresine e-posta gönderilebilir,</p>
<p>b. Satıcı telefon numarasına sözlü olarak bildirilebilir.</p>
<p>c. Satıcı adresine posta yoluyla gönderilebilir,</p>
<p>Cayma beyanı, başka bir işlemle karışıklığı önleyecek şekilde açık olmalıdır. İçeriğinde muhakkak sözleşme numarası yazmalıdır. Sözleşme numarası belirtilmeyen/yazılmayan cayma bildirimlerinin işleme alınması mümkün olmadığından, bu beyanlar geçersiz sayılacaktırlar. Cayma bildirimde işbu metnin sonundaki form da kullanılabilir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>6. CAYMA HAKKI KULLANILAMAYACAK İŞLEMLER VE ÜRÜNLER-nbsp;</strong></p>
<p>a) Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>b) Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>c) Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>ç) Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan, bu sebeple iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanlara ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>d) Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallara ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>e) Malın tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>f) Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete ve dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>g) Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>ğ) Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayri maddi mallara ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>h) Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler.-nbsp;</p>
<p>ı) Cayma süresi içinde malın işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun şekilde kullanılmaması sebebiyle değişiklik ve bozulmanın meydana gelmiş olması halinde,-nbsp;</p>
<p>i) Niteliği itibariyle geri gönderilmeye elverişli olmayan ürünler,-nbsp;</p>
<p>j) Satın alınan elektronik ürünlerde; sim kart takılması, Wifi ile network bağlantı kurulması, kurulum yapılması, sarf malzemesinin kullanılmış olması, koruyucu bantlarının çıkarılmış olması, aktivasyon yapılması ve kullanıcı yaratılması halinde,-nbsp;</p>
<p>k) Ürünün (ayıplı olması haricinde) açıldıktan sonra sağlık açısından tehlike arz edebilen ürünler. Örneğin; kullanım esnasında vücut ile birebir temas gerektiren ürünler (kulak içi veya kulak üstü kulaklık, epilasyon cihazları, kişisel bakım ürünleri ve benzeri ürünlerle bu ürünlerin sarf malzemeleri, gıda, kişisel eşyalar ve benzeri maddelerle beraber kullanılan ya da bu tip maddelere temas eden ev aletleri gibi ürünlerde cayma hakkının kullanılması mümkün değildir.-nbsp;</p>
<p>l) Ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden tüzel kişi ve / veya kişiler cayma hakkından ve cayma hakkından doğan hiçbir haktan faydalanamaz.-nbsp;</p>
<p><strong>ALICI'NIN 6502 Sayılı Kanun ve eldeki sözleşme hükümlerine uygun şekilde cayma hakkını kullanması halinde; ALICI satın almış olduğu ürünü sözleşmede belirlenene uygun şekilde SATICI-rsquo;YA süresinde ve masrafları SATICI-rsquo;YA ait olmak iade edilecektir. Ancak ALICI'NIN özel kurye, motorlu kurye ve sair araçlarla ürünü iade etmesi halinde bu şekilde iadeden kaynaklanan her türlü cayma ve iade masrafı ALICI tarafından karşılanacak olup bu masraflar SATICI tarafından ödenmez. Taraflar bu konuda anlaşmışladır.</strong></p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>MADDE 7. İTİRAZ VE YARGI YOLU</strong></p>
<p>a) Sipariş onayına kadar gerekli ön bilgilendirme ve müzakere yapılmış olduğundan, siparişin onaylanması durumunda ALICI işbu sözleşmenin tüm koşullarını kabul etmiş sayılır.</p>
<p>b) 14 günlük süre içerisinde iade edilecek ürünlerin kutusu, ambalajı varsa standart aksesuarları ile birlikte eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Cayma bildiriminin SATICI' ya ulaşmasını takip eden 14 gün içinde ürün bedeli ALICI' ya iade edilir.</p>
<p>Tüketici, şikâyetine ilişkin bir uyuşmazlık söz konusu olması hâlinde Tüketici Hakem Heyetlerine veya Tüketici Mahkemelerine başvurabilir. Tüketici hakem heyetlerinin, uyuşmazlıklara bakmakla görevli ve yetkili olmalarına ilişkin parasal sınırlar;</p>
<p>2020 yılı için tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda değeri ve başvuru mercii: <strong>(Güncel rakamlar için yetkili devlet kurumlarının web sayfalarından bilgi alabilirsiniz.)</strong></p>
<p>-bull;<span style="white-space:pre">	</span>6.920,00-TL-rsquo;nin (altı bin dokuz yüz yirmi) altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri,-nbsp;</p>
<p>-bull;<span style="white-space:pre">	</span>Büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6.920,00 (altı bin dokuz yüz yirmi) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri, yine Büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6.920,00-TL (altı bin dokuz yüz yirmi) ile 10.390,00 (on bin üç yüz doksan) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,</p>
<p>-bull;<span style="white-space:pre">	</span>Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde ve bu illere bağlı ilçelerde değeri 10.390,00 (on bin üç yüz doksan) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevlidir.</p>
<p>Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine değil, tüketici mahkemelerine başvuru yapılır. Yetkili merci, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yer tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemeleridir. Uyuşmazlık hâlinde tüketici, tahkim, arabuluculuk gibi tüm alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurabilir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının daha hızlı, ekonomik ve etkin olduğu bilinmektedir. Bu çözüm yollarına başvurmak, hukuki çözüm yollarına başvurma hakkını ortadan kaldırmaz.</p>
<p><strong>ÖNEMLİ NOT:</strong></p>
<p>-middot; Kampanya fiyatlarımız birer (1) adet alımlar için geçerli olup çoklu sipariş verilemez. Kampanyada cep telefonları için; indirimli fiyat, aynı fatura adına ve aynı kategoriden satın alınan alınacak ilk ürün için geçerlidir. İkinci ve daha fazla aynı kategoriden verilmiş ürün siparişi iptal edilecektir.-nbsp;</p>
<p>-middot; Kargo tutanağını imzalamadan önce ürününüzün kutusunu kargo görevlisiyle açarak faturada yer alan ürün/ürünlerin marka, model ve adet doğruluğunu, ürünlerde herhangi bir hasar yada sorun olup olmadığını kontrol ediniz. Herhangi bir nedenle hasar veya eksiklik var ise teslimatla ilgili hiç bir belgeyi imzalamadan kargo görevlisine tutanak tutulması talebiyle birlikte kutunuzu iade ediniz. Bu yükümlülüğünüzü yerine getirdiğiniz takdirde yeni ürünleriniz derhal tarafınıza gönderilecektir. Kutusu veya kendisi hasarlı olan, içeriği eksik olduğu iddia edilen ürünlerin teslim alınması durumunda içindeki ürünlerin hasarından veya eksikliğinden sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Bu durumu en kısa zamanda Satıcı e-posta adresine yazılı olarak yada Satıcı telefon numarasını arayarak sözlü olarak, sözleşme numarası ile birlikte bildiriniz.-nbsp;</p>
<p>-middot; Aynı gün kargo hizmeti, hafta içi 00:00-15:00 arası, ürün detayda -quot;Aynı Gün Kargo-quot; ikonu bulunan ürünler için verilen siparişlerde geçerlidir. Bu ürünler için hafta içi 15:00-rsquo;a kadar verilen siparişler aynı gün kargoya verilir. İlgili üründen 1 adetten fazla alımlarda, siparişinizde -quot;Aynı Gün Kargo-quot; ikonu olmayan başka bir ürün var ise veya sipariş 3D Secure ile verilmemişse -quot;aynı gün kargo-quot; hizmetinden yararlanılamaz.-nbsp;</p>
<p>-middot; Satıcı İnternet sitesinde kampanya sayfasında özellikle belirtilmediği sürece mantığa aykırı rakamlarla (Örneğin piyasa fiyatı 200 TL olan ürünün 2 TL-rsquo;ye satılması gibi) satış yapılmamaktadır. Beşeri/teknik hatalar nedeniyle bu gibi yanlış fiyatlandırma yapılan ürünlere ilişkin siparişler, yapılacak bilgilendirme sonrasında iptal edilecek ve ödenen bir bedel olmuşsa iade edilecektir.-nbsp;</p>
<p><strong>Siparişin gerçekleşmesi durumunda, ALICI işbu ön bilgilendirme ve sözleşme niteliğindeki metnin tüm koşullarını kabul etmiş sayılır.-nbsp;</strong></p>
<p>Cayma formu sözleşmenin devamındadır.</p>
<p>Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<hr />
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>CAYMA FORMU-nbsp;</strong></p>
<p>(Bu form, sadece sözleşmeden cayma hakkı kullanılmak istenildiğinde doldurup gönderilecektir.)-nbsp;</p>
<ul>
    <li>Kime: (İşbu sözleşmenin 1.2 maddesinde bilgiler yer almaktadır.)</li>
</ul>
<p>Bu formla aşağıdaki malların satışına veya hizmetlerin sunulmasına ilişkin sözleşmeden cayma hakkımı kullandığımı beyan ederim.-nbsp;</p>
<p>Sipariş tarihi veya teslim tarihi:-nbsp;</p>
<p>Cayma hakkına konu mal veya hizmet:-nbsp;</p>
<p>Cayma hakkına konu mal veya hizmetin bedeli:-nbsp;</p>
<ul>
    <li>Tüketicinin adı ve soyadı:</li>
    <li>Tüketicinin adresi:</li>
    <li>Tüketicinin imzası:</li>
</ul>
<p>(Bu sözleşmenin kağıt üzerinde gönderilmemesi halinde imzaya ihtiyaç yoktur)-nbsp;</p>
<ul>
    <li>Tarih:</li>
</ul>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Kullanım Koşulları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/kullanim-kosullari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/kullanim-kosullari#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/kullanim-kosullari</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Kullanım Koşulları</h2>
<h3>Online Satışlar için Hüküm ve Şartlar</h3>
<p><strong>Genel</strong></p>
<p>1.1. İşbu Online Satışlar için Hüküm ve Şartlar (-ldquo;Hüküm ve Şartlar-rdquo;) kapsamında -quot;Biz-rdquo; veya -ldquo;Satıcı-rdquo;yı ifade eder. -ldquo;Müşteri-rdquo; veya -ldquo;Siz-rdquo; sipariş veren kişi, firma, şirket ve kuruluşları ifade eder. Lütfen bu Web sitesini veya (gerektiğinde) mobil uygulamamızı kullanmaya başlamadan önce işbu Hüküm ve Şartları dikkatlice okuyunuz. İşbu Hüküm ve Şartlar, Web sitesine ve (gerektiğinde) mobil uygulamaya erişiminizin ve kullanımınızın şartlarını düzenler. Bu Web sitesi, ancak aşağıda belirtilen kullanım şartlarına uymayı kabul etmeniz halinde kullanımınıza açık hale gelir ve Web sitesine ve (gerektiğinde) mobil uygulamayı kullanmaya başladığınızda İşbu Hüküm ve Şartları ve bunlarla bağlı olmayı kabul etmiş sayılırsınız. Eğer işbu Hüküm ve Şartlara katılmıyorsanız, Web sitesine erişmeyiniz ya da kullanmayınız. Web sitesine erişerek ya da kullanmaya başlayarak, kullanım Şartlarını kabul etmiş sayılırsınız.</p>
<p>1.2. Tüm siparişler son geçerlilik onayına tabidir. Talep edilen ürün veya servisin mevcut olamaması durumunda siparişi reddetme hakkını saklı tutarız.</p>
<p><strong>Üyelik</strong>-nbsp;</p>
<p>2.1. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamadan sipariş verebilmek için kullanıcı olarak üye olmanız gerekmektedir. Kayıt esnasında:</p>
<p style="margin-left: 40px;">Bize doğru, tam ve güncel kayıt bilgilerinizi sağlamalısınız;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Kullanıcı adı ve şifrenizin güvenliğinden siz sorumlusunuz;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Bu bilgileri kullanan siz veya yalnızca sizin tarafından yetkilendirilmiş biri olarak kabul edilecektir;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı tamamen kendi takdirine bağlı olarak herhangi bir sebeple muhtemel bir müşteri kaydını reddedebilir veya mevcut müşteri kaydını sona erdirebilir;</p>
<p>2.2. Bize sağladığınız bilgilerde bir değişiklik olması halinde, sizinle daha verimli iletişim kurabilmemiz için, bizi web sitesi/email/telefon ile derhal bilgilendirmelisiniz.</p>
<p>2.3. Hesabınızın 3 yıl süre ile kullanılmaması halinde, sizin kendi korumanız için, hesabınızın artık kullanımda olmadığını kabul edip ve hesabınızı, tüm birikmiş puanlarınızı etkisiz hale getiririz ve mevcutsa e-faturalanızın imha edilir. Bu durumda Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamadan sipariş verebilmek için yeni bir hesap için başvuru yapmanız gerekir.-nbsp;</p>
<p><strong>Gizlilik</strong></p>
<p>Müşterimizin kişisel verilerini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu-rsquo;na (-ldquo;KVKK-rsquo;-rsquo;) uygun olarak korumak görevimizdir. Bu nedenle kişisel veri toplama, kullanma, saklama, transfer ve kişisel veriye erişim konusunda tüm politika ve uygulamalarımızın KVKK hükümleri ile uyumlu olmasını garanti ederiz. Bu konuda daha detaylı bilgi için Gizlilik ve Aydınlatma-nbsp; Metnimizi incelemenizi rica ederiz.</p>
<p><strong>Ödeme</strong></p>
<p>4.1. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama siparişleri için MasterCard, Visa ve Troy kartları kabul edilmektedir.</p>
<p>4.2. Kredi Kartı Satın Alma Güvenliği hizmeti (örneğin Visa Doğrulama Hizmeti veya MasterCard Güvenlik Kodu) kapsamında müşterilerimiz güvenli alışverişin keyfini kendi kredi kartlarını özel bir şifre ve güvenlik kodu kullanarak çıkarabilirler. Bununla birlikte alışverişte kullanılan kredi kartları geçerli olmalı ve alıcının kendi ismini taşımalıdır. Müşterilerimiz Güvenli satın alma işlemi gerçekleştirmek için opsiyonel olarak sunduğumuz 3D işlemini olarak kullanabilirler.-nbsp;</p>
<p>4.3. Teslimat için herhangi bir ek bedel ödenmesi gerektiğinde bu durum ödeme işleminin tamamlanmasından önce tarafınıza bildirilecek ve onayınıza sunulacaktır.</p>
<p>4.4. Tüm ürün fiyatları Türk Lirası cinsinden listelenmiştir. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamada yer alan ürün fiyatları fiziksel mağazalarımızdaki aynı ürünlere ilişkin fiyatlardan farklı olabilir. Bu durumda geçerli fiyat satın alma tarihinde Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamada yer alan fiyatlardır.</p>
<p>4.5. Siparişlerin kabulü Satıcı-rsquo;nın takdirindedir.</p>
<p>4.6. Online işlemlerin güvenli yapılabilmesi için tarafımızca TLS (Transport Layer Security) teknolojisi ve SSL sertifikası kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Diğer Hükümler</strong>-nbsp;</p>
<p>5.1. Satıcı olarak sadece hizmet ve ürünleri sadece son tüketiciye veriyoruz. Eğer ürünlerimizi son tüketici olarak satın almadığınızı düşünürsek, siparişi reddetme veya iptal etme hakkımızı saklı tutuyoruz.</p>
<p>5.2. Web sitesinin ve mobil uygulamanın tasarımı, içerik, metin, fotoğraf, ses, müzik, artwork, görsel, grafik, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm unsurları Satıcı-rsquo;ya ait aittir ve/veya Satıcı tarafından üçüncü bir kişiden alınan lisans hakkı altında kullanılmaktadır. Söz konusu fikri mülkiyet haklarının sahibinin rızası olmadan indirdiği, kopyaladığı, aktardığı, yayınladığı, sakladığı veya başka herhangi bir şekilde kullandığınız takdirde ilgili yasa ve hakları ihlal ediyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda lisans verenler de dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın, Satıcı-rsquo;nın ve/veya üçüncü kişilerin uğradıkları zararlardan dolayı Satıcı-rsquo;nın karşı karşıya kaldığı tazminat, mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti de dahil ancak bununla sınırlı olmamak üzere diğer her türlü zararları karşılamakla sorumlusunuz.</p>
<p>5.3. Kullanıcı, hiçbir koşul ve şartta Satıcı-rsquo;ya ait marka, logo, ticari unvan bilgilerini ve yukarıdaki paragrafta sayılan içerik ve unsurları, Satıcı-rsquo;ya yazılı onayı olmadan kendi faaliyetleri için kullanamaz, kopyalayamaz, çoğaltamaz, yayınlayamaz, yükleyemez. Kullanıcı, Satıcı-rsquo;ya ait telif, marka veya sair haklara tecavüz teşkil edebilecek veya haksız rekabet oluşturabilecek tutum ve davranış içerisinde bulunamaz veya söz konusu mevzuata aykırı olarak reklam faaliyetleri yapamaz.</p>
<p>5.4. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama kalitesi, operasyonu, kullanımı, doğruluğu, zamanlaması, uygunluğu ya da amacıyla ile ilgili; Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama üzerinden sunulan, erişilen veya temin edilen her türlü mal ve hizmet ile ilgili; Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama erişiminin kesintisiz, hatasız olduğuna veya herhangi bir virüs veya bulaşıcı veya yıkıcı özellikler içermediğine ilişkin; Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamanın siz veya herhangi bir kişi için sakıncalı veya saldırgan olmayacağına ilişkin ve Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamadaki herhangi bir hata, ihmal veya yanlış beyana ilişkin olarak size karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.</p>
<p>5.5. Satıcı Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamada atıfta bulunulan herhangi bir kişi, kuruluş, isim, ürün veya hizmeti onaylamaz veya tavsiye etmez ve bunlar Satıcı-rsquo;nın görüş veya yaklaşımını yansıtmaz.-nbsp; Satıcı, aksi açıkça ve yazılı olarak belirtilmediği sürece, sizinle herhangi bir üçüncü kişi arasında herhangi bir şekilde Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama ile ilgili olabilecek veya bunlar aracılığıyla yapılan herhangi bir işleme taraf olmayacaktır.</p>
<p>5.6. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamada, üçüncü kişiler tarafından üretilen içerikler veya başka sitelere yönlendiren bağlantılar içerebilir. Satıcı, kendisinin doğrudan kontrolü altında bulunmayan üçüncü kişi içeriklerine, üçüncü kişi web sitelerinin operasyonu veya içeriğine (Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamaya yönlendiren linkler içerip içermediğine bakılmaksızın) ilişkin herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Satıcı, kendisinin yazılı ön onayı alınmaksızın başka bir internet sitesine yüklenen bağlantıları kaldırma hakkını saklı tutmaktadır.</p>
<p>5.7. Satıcı, size veya başka bir kişiye karşı haksız fiil, sözleşme, tüzük veya başka herhangi bir şekilde (ihmal, sözleşmenin ihlali, iftira veya fikri mülkiyet hakkı ihlali dahil ve bunlarla sınırlı olmamak üzere) nedeniyle aşağıdaki hususlardan kesinlikle sorumlu olmayacaktır:</p>
<p style="margin-left: 40px;">Her türlü doğrudan zarar;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Her türlü yansıma veya dolaylı zarar (kâr kaybı dahil ve bunlarla sınırlı olamamak üzere);</p>
<p style="margin-left: 40px;">Sizin Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulama kullanımıyla ilişkili olarak herhangi bir üçüncü kişiye verdiğiniz zarar.</p>
<p>5.8. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamada yer alan bilgi veya malzemelerin güncel veya doğru olduğunu veya sunulan herhangi bir ürün veya hizmetin mevcut olduğunu garanti etmez. Satıcı önceden bildirimde bulunmaksızın ve tamamen kendi takdirine bağlı olarak Satıcı Uygulamalarında görünen materyalleri değiştirebilir.</p>
<p>5.9. Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamaya erişim izni verildiği göz önünde bulundurularak bunları kullanmak suretiyle aşağıdaki hususlara uygun davranmak zorundasınız aksi halde oluşacak zararlardan tamamen kendiniz sorumlusunuz. Herhangi bir aykırılık durumunda Satıcı, aykırı davranan hesapları askıya alabilir, silebilir, yasal süreç başlatabilir.-nbsp;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Telif Hakkı İhlali gerçekleştirmemek veya gerçekleştirilmesine izin vermemek;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamaya erişimini yasadışı, uygunsuz, müstehcen kişilik haklarını zedeleyen, telif haklarına aykırı veya karalayıcı bir amaç için kullanmamak;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamanın bilgi veya sistemlerine zarar vermemek ve bunu engellemek için gerekli tüm adımları atmak;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı Uygulamaları için sağladığı tüm bilgilerin bilgisi dahilinde gerçek ve doğru olduğunu garanti etmek;</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı-rsquo;nın Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamaya erişim konusunda araştırma yapmasına muvafakat etmek;</p>
<p style="margin-left: 40px;">İşbu Hüküm ve Şartlarda belirtilen tüm feragat ve sorumluluğa ilişkin sınırlamalara riayet etmek.</p>
<p>5.10. Satıcı-rsquo;ya ait ticari markaların izinsiz kullanımı veya çoğaltılması, Satıcı haklarının ihlali anlamına gelecektir.</p>
<p>5.11. İşbu Hüküm ve Şartların ihlali halinde, bu ihlalden cezai ve hukuki olarak şahsen sorumlu olacaksınız. Ayrıca Web sitesi ve (gerektiğinde) mobil uygulamanın hukuka aykırı kullanımı ile ilgili olarak Satıcı aleyhinde herhangi bir üçüncü şahıs tarafından öne sürülebilecek her türlü talep, zarar, sorumluluk, iddia veya gidere karşı (vekalet ücretleri ve dava masrafları dahil olmak üzere) Satıcı-rsquo;yı muaf tutmak ve tazmin etmek durumundasınız.</p>
<p>5.12. Mücbir Sebep, doğal afet, yangın, sel, kaza, isyan, savaş, devlet müdahalesi, ambargo, grev, işçilik ayaklanmaları veya kontrolümüz dışında gerçekleşen bir sebeple herhangi bir yükümlüğü zamanında veya hiç yerine getirememekten sorumlu değiliz.</p>
<p>5.13. İşbu Hüküm ve Şartlardan doğan hiçbir hak ve yükümlülüğünüzü bizim yazılı ön onayımız olmaksızın üçüncü kişilere devir ve temlik edemezsiniz.</p>
<p>5.14. İşbu Hüküm ve Şartların bir hükmünün herhangi bir yargı alanının kanunları uyarınca geçersiz, kanuna aykırı veya uygulanamaz olması halinde, ilgili yargı alanında, kalan hükümler geçerli, hukuka uygun ve uygulanabilir olmaya devam edecek ve sözü geçen hükümden etkilenmeyecektir.-nbsp;-nbsp;</p>
<p>5.15. İşbu Hüküm ve Şartlar taraflar arasındaki yegâne yazılı anlaşmadır, tüm önceki müzakere, görüşme ve başka anlaşmaları hükümsüz kılar.</p>
<p>5.16. Zaman zaman veya dilediğimiz bir anda, işbu Hüküm ve Şartların hükümlerini yeniden düzenleyebilir, değiştirebilir veya tamamen veya kısmen bütünleyici düzenlemeler yapabiliriz.</p>
<p>5.17. İşbu Kullanım Şartları metni Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olacak ve bu kanunlar doğrultusunda yorumlanacaktır.-nbsp; İstanbul Merkez Mahkemeleri ve İcra Daireleri Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümlenmesinde yetkilidir.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Gizlilik Politikası</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/gizlilik-politikasi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/gizlilik-politikasi#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/gizlilik-politikasi</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Gizlilik Politikası</h2>
<p>İşbu Gizlilik Politikası, bu site tarafından satışı yapılacak ürünlerin, satışına ilişkin tüm hususları içeren bu web adresi üzerinden erişim sağlanacak internet sitesi (-ldquo;Web Sitesi-rdquo;)-rsquo;ne ilişkin gizlilik uygulamalarını ihtiva eder. İş bu Gizlilik Politikası Web Sitesine erişen kişilerin (-ldquo;Kullanıcılar-rdquo;) sitede yer alan formları doldurması ile birlikte yürürlüğe girmiş olacaktır.</p>
<p>İşbu Gizlilik Politikası Satıcı-rsquo;ya ait web siteleri kapsamındaki hizmetlerinden Kullanıcıları yararlandırmak amacıyla Kullanıcılara ait bilgilerin; toplanması, kullanılması, transferi ve saklanmasına ilişkin hükümleri içermektedir. İş bu Gizlilik Politikası hükümleri Satıcı-rsquo;ya ait Web Sitesine nasıl erişildiğine bakılmaksızın (bilgisayar, cep telefonu, tablet, TV veya diğer yollar gibi) uygulanacaktır. Satıcı işbu Gizlilik Politikası hükümlerini, dilediği zaman Web Sitesi-rsquo;nde yayınlamak suretiyle, tek taraflı olarak değiştirebilir. Satıcı-rsquo;nın değişiklik yaptığı Gizlilik Politikası hükümleri, iş bu Web Sitesi-rsquo;nde yayınlandığı tarihte yürürlüğe girer. İşbu Gizlilik Politikası Global Gizlilik Politikası Hükümlerine tabidir.</p>
<p>Kullanıcıların Web Sitesi-rsquo;den ayrılmak istemesi durumunda, uygulamadan çıkılması yeterli olacaktır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kullanıcıların Bilgilerine Erişilmesi</strong></p>
<p>Kullanıcılar Web Sitesi-rsquo;ne giriş yaparak Üyelik Formunu doldurup onayladıktan sonra, kullanıcıların bu kapsamda sağladığı tüm bilgileri (e-posta adresi, teslimat adresi, telefon numarası, ürün bilgileri, satın alma tarihi) Satıcı hizmetlerinin sağlanması amacıyla süresiz olarak kayıt altına alınacaktır. Kullanıcılara ait kredi kartı bilgileri ilgili bankalara ait web sayfaları üzerinden iletilmektedir bu nedenle Satıcı, kredi kartı bilgilerine erişemez. 3D Secure Sanal Pos sistemi kullanılmaktadır.-nbsp;</p>
<p>Web Sitesi, Kullanıcılara; Satıcı hizmetleri hakkında bilgiler, Satıcı kampanya duyuruları, Kullanıcı bilgileri güncelleme gibi hizmetlerin sağlanması amacıyla oluşturulmuştur. Kullanıcılar tarafından girilecek ve sistemde kayıtlı tutulacak kullanıcı bilgileri başka amaçlarla kullanılmayacaktır. Web Sitesi işlemlerinin gerçekleştirildiği sayfalar SSL sertifikası ile korunmakta olup kullanıcı bilgileri Satıcı tarafından Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve işbu Gizlilik Politikası uyarınca gizli tutulacaktır.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Toplanacak Bilgiler-nbsp;</strong></p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı Web Sitesi-rsquo;ne erişimin sağlandığı cihaza özel bilgiler,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Kayıt bilgileri,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Teslimat Bilgileri,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satın Alınan Ürün Bilgileri</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı Web Sitesinde bulunma zamanı ve süresi,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı Web Sitesi içerisinde kullanılan arama sorgulama terimleri,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Satıcı Web Sitesi-rsquo;ne erişimin sağlandığı cihazın üzerine yerleştirilen çerezler içinde saklanan her türlü bilgi,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Konum bilgileri,</p>
<p style="margin-left: 40px;">Diğer bilgiler</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Bilgilerin Kullanılması</strong></p>
<ol>
    <li>Web Sitesi-rsquo;ne giriş yapıldıktan sonra Web Sitesi aracılığı ile alınacak her türlü bilgi Satıcı tarafından aşağıdaki amaçlara hizmet etmek üzere kullanılacaktır.</li>
    <li>Kullanıcıların promosyonlar hakkında bilgilendirilmesi;</li>
    <li>Kullanıcıların kampanyalar, etkinlikler, çekilişler hakkında bilgilendirilmesi;</li>
    <li>Ürünlerle ilgili konular hakkında bilgi mesajı gönderilmesi;</li>
    <li>Çeşitli istatistiksel değerlendirmeler yapmak, veritabanı oluşturmak veya pazar araştırmaları yapılması;</li>
    <li>Özelleştirilmiş reklamlar ve sponsorlu içerik gibi reklamlar vermek, promosyon amaçlı bildirimler gönderilmesi;</li>
    <li>Web Sitesi geçmiş deneyimlerine bağlı özelleştirilmiş içerik sağlamak ve tavsiyelerde bulunulması;</li>
    <li>Kullanıcılar-rsquo;ın puan/alışveriş bilgisi sorgulaması;</li>
    <li>Ürün ve hizmetlerle ilgili görüş alınması ve müşteri anketleri yapılması;</li>
    <li>Web Sitesi hizmetlerinin geliştirilmesi, iyileştirilmesi anlamında çalışmalar yapılması;</li>
    <li>Web Sitesi kapsamındaki hizmetlerden yararlanabilmek için Kullanıcıların Web Sitesi-rsquo;ne giriş yapmaları gerekmektedir. Satıcı Web Sitesi-rsquo;ne tüm Kullanıcılar erişim sağlayabilirler. Web Sitesi-rsquo;ne giriş yapmak isteyen Kullanıcıların, -ldquo;Üyelik Formu-rdquo;nu-nbsp; ve -ldquo;Kullanım Şartları-rdquo;nı okuyup kabul etmeleri gerekmektedir. Kullanıcılar, Web Sitesi-rsquo;ne giriş yaptıktan sonra kendilerine ait olan bilgİlerini görebilecek ve Satıcı-rsquo;ya özel promosyonlarla ilgili bilgi alabilecekler ve Satıcı Web Sitesi-rsquo;nde bulunan tüm içeriklere ulaşabileceklerdir.</li>
</ol>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Bilgilerin Paylaşılması</strong></p>
<p>Satıcı, Kullanıcılardan alınan bilgileri Aydınlatma Metninde detaylı bir şekilde belirtildiği gibi Kullanıcılara daha iyi hizmet sunmak amacıyla yurt içi ve yurt dışında Satıcı Grup Şirketleri ve gerekli hizmeti Kullanıcılarına ulaştırmak için bilgilerinize erişimi olan İşbirliği Ortakları ile paylaşma hakkını saklı tutmaktadır.</p>
<p>Satıcı, Web Sitesi kapsamında edindiği Kullanıcı bilgilerini, kanunun öngördüğü bir zorunluluk dolayısıyla, kamu yararına veya resmi olarak bir görevin yerine getirilmesi amacıyla, hukuki ve cezai bir soruşturma ve kovuşturma kapsamında, Kullanıcıların veya başkasının hayatını veya beden bütünlüğünü korumak ve ilgili yasal düzenlemelerde sayılan hukuka uygunluk hallerinde adli kurumlar veya diğer devlet kurumları veya üçüncü kişilere açıklayabilir.-nbsp;</p>
<p>Satıcı, bilgileri gizli tutmayı, gizliliğin sağlanması ve sürdürülmesi, yetkisiz kullanımını veya üçüncü bir kişiye ifşasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri almayı ve gerekli özeni göstermeyi taahhüt etmektedir. Satıcı-rsquo;nın gerekli bilgi güvenliği önlemlerini almasına karşın, Web Sitesi-rsquo;ne ve sisteme yapılan saldırılar sonucunda gizli bilgilerin zarar görmesi veya üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda, Satıcı-rsquo;nın herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Hizmetlerin Uygunluğu</strong></p>
<p>Satıcı Web Sitesi-rsquo;de yer alacak ürün ve hizmetlerle ilgili olarak fiyat, promosyon, kampanya, etkinlik, çekiliş ve diğer bilgilerin güncelliği ile ilgili garanti vermemektedir. İşbu Web Sitesi-rsquo;de yer alacak, fiyat, ürün, kampanya ve promosyon bilgileri; kişiye, yere ve mağazaya göre farklılıklar gösterebileceği gibi Satıcı Web Sitesi-rsquo;de yer alan bilgilerde önceden bir bildirim yapmaksızın değişiklik yapma hakkına haizdir.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Güvenlik</strong></p>
<p>Web Sitesi kullanımı kapsamında toplanılan bilgileri korumak için makul fiziksel ve teknik tedbirleri Satıcı almış olmakla birlikte, hiçbir web sitesinin, internet iletiminin, bilgisayar sisteminin veya kablosuz bağlantının tamamen güvenli olmadığının bilinmesi ve Web Sitesi kullanımının bu bilinçle gerçekleştirilmesi gerekmektedir.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Marka ve Telif Hakkı</strong></p>
<p>Satıcı ve Satıcı Grup Şirketleri adına kayıtlı Satıcı ve diğer marka ve eserlerin (Web Sitesi kapsamındaki; tasarım, metin, imge ve diğer kodlar da dâhil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm elemanlarının) izinsiz kullanılması, çoğaltılması, kopyalanması, depo edilmesi ve kanuna aykırı diğer bütün haller,-nbsp; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve diğer ilgili mevzuat uyarınca Kullanıcı-rsquo;nın sorumluluğuna yol açar. Kullanıcılar, işbu Gizlilik Politikasını kabul etmekle Satıcı-rsquo;nın Marka ve Logosu'nun kullanımına ilişkin kurallara uygun davranacaklarını kabul, beyan ve taahhüt ederler. Kullanıcı'ların işbu madde hükmüne aykırı davranması durumunda, Satıcı bu durumun düzeltilmesini Kullanıcı'dan talep edebileceği gibi dilerse Kullanıcı'ya önceden haber vermeksizin Kullanıcı'nın üyeliğini geçici veya kalıcı olarak iptal edebilir ve yasal yollara başvurabilir.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Marka ve Telif Hakkı</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/marka-ve-telif-hakki</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/marka-ve-telif-hakki#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/marka-ve-telif-hakki</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Marka ve Telif Hakları</h2>
<p>Satıcı adına kayıtlı markaların ve eserlerin bu web adresi, alan adı, logo, ikon ve Web Sitesi kapsamındaki; tasarım, metin, imge ve diğer kodlar da dâhil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla tüm elemanlarının ve bunlara ilişkin Fikri ve sınai mülkiyet hakları yasal koruma altındadır ve bunların izinsiz kullanılması, çoğaltılması, kopyalanması, depo edilmesi ve kanuna aykırı diğer bütün haller, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve diğer ilgili mevzuat uyarınca Kullanıcı-rsquo;nın sorumluluğuna yol açar. Kullanıcılar işbu web sitesindeki Üyelik Koşulları-rsquo;nı kabul etmekle Satıcı adına kayıtlı Marka ve Logosu'nun kullanımına ilişkin kurallara ve ilgili mevzuata uygun davranacaklarını kabul, beyan ve taahhüt ederler. Kullanıcı'ların işbu madde hükmüne aykırı davranması durumunda, Satıcı bu durumun düzeltilmesini Kullanıcı'dan talep edebileceği gibi dilerse Kullanıcı'ya önceden haber vermeksizin Kullanıcı'nın üyeliğini geçici veya kalıcı olarak iptal edebilir ve yasal yollara başvurabilir. Satıcı-rsquo;nın burada açıkça belirtilmeyen diğer tüm hakları saklıdır.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Üyelik Sözleşmesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/uyelik-sozlesmesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/uyelik-sozlesmesi#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/uyelik-sozlesmesi</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>ÜYELİK SÖZLEŞMESİ</h2>
<p><strong>TARİH-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; __ / __ 202_</strong></p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>TARAFLAR</strong></p>
<p>(1)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Merkezi iletişim sayfasında bulunan web sitesi sahibi ve temsilcisi (-ldquo;Satıcı-rdquo;);</p>
<p>(2)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; İşbu web adresindeki internet sitesi (-ldquo;Web Sitesi-rdquo;)-rsquo;ne üye olan internet kullanıcısı (-ldquo;Üye-rdquo;).</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>1 KONU</strong></p>
<p>İşbu Sözleşme-rsquo;nin konusu Satıcı-rsquo;nın sahip olduğu Web Sitesi adresindeki Web Sitesi genel kullanım şartlarının, kurallarının ve Tarafların yasal sorumlulukların belirlenmesidir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>2 TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ</strong></p>
<p>2.1-nbsp; Bilgilerin Güvenliği. Üye, Satıcı Web sitesine üye olmak/giriş yapmak için kullandığı kullanıcı adı ve şifresinin güvenliği, saklanması, üçüncü kişilerin bilgisinden uzak tutulması ve kullanılması durumlarıyla ilgili hususlar tamamen kendisinin sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. Üyenin, kullanıcı adı ve şifre güvenliği, saklanması, üçüncü kişilerin bilgisinden uzak tutulması, kullanılması gibi hususlardaki tüm ihmal ve kusurlarından dolayı kendisinin ve/veya üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği zararlardan Satıcı-rsquo;nın, doğrudan veya dolaylı, herhangi bir sorumluluğu yoktur.</p>
<p>2.2-nbsp; Bilgilerin Doğruluğu. Üye, kendisi tarafından sağlanan bilgi ve içeriklerin (Ad, soyad, telefon numarası elektronik posta vs.) doğru, eksiksiz ve hukuka uygun olduğunu, Satıcı Web sitesine teknik ve fiziki zarar vermediğini/vermeyeceğini, hiçbir kanun, yönetmelik ve sair mevzuata aykırı ve ihlal edici nitelik taşımadığını, üçüncü kişi haklarını ihlal etmediğini ve etmeyeceğini taahhüt eder. Kişisel verilerinde değişiklik olması halinde gerekli güncellemeleri yapacağını aksi halde Satıcı-rsquo;nın sorumlu olmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Satıcı, Üye tarafından iletilen, yüklenen, değiştirilen veya sağlanan bilgi ve içeriklerin doğruluğunu araştırmakla, bu bilgi ve içeriklerin güvenli, doğru ve hukuka uygun olduğunu taahhüt ve garanti etmekle yükümlü ve sorumlu değildir. Üye tarafından sağlanan bilgi ve içeriklerin yanlış veya hatalı olmasından dolayı ortaya çıkacak tüm zararlardan Üye sorumludur ve Satıcı-rsquo;nın bu bilgilerin gerçeğe aykırılığı nedeniyle uğrayacağı tüm zararları aynen ve derhal tazmin edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>2.3-nbsp; Kanun ve Kurallara Uyma. Üye, üyelik prosedürlerini yerine getirirken, Satıcı Web Sitesi kapsamında sağlanan hizmetlerden faydalanırken ve bunlara ilişkin işlemleri yerine getirirken, işbu Sözleşme-rsquo;de yer alan tüm şartlara, Satıcı tarafından belirlenen kurallara ve yürürlükteki ilgili mevzuata hükümlerine uygun hareket edeceğini ve iş bu Üyelik Sözleşmesi-rsquo;nde ve Satıcı Web Sitesi içerisinde yayınlanan diğer tüm şart ve kuralları anladığını ve onayladığını ve bunlara uygun davranacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>2.4-nbsp; Bilgilendirme. Üye, kampanya, promosyon, indirim, teklif vb. konularda bilgilendirme amacı ile kendisine internet, telefon, SMS, mektup, e-mail ve benzeri kanallardan erişilmesine ve ticari elektronik iletiler gönderilmesini kabul eder.</p>
<p>2.5-nbsp; Kişisel Veri Kullanımı. Üye-rsquo;nin Satıcı Web sitesine üye olurken Üyelik Formunu doldurarak siteyi kullanmaya başlamasından itibaren kişisel verileri, Web Sitesi adresinden ulaşılabilen Aydınlatma Metni ve Gizlilik Politikası-rsquo;nda detaylı bir şekilde belirtildiği gibi, kampanya, promosyon, indirim, teklif, etkinlikler, çekilişler ve yapmış olduğu alışverişleri ve Satıcı-rsquo;ya sağlanan bilgiler uyarınca Üyenin ilgisini çekebileceği düşünülen konularda bilgilendirme yapılması, Satıcı tarafından Üye-rsquo;ye sunulan ürün ve hizmetlerin temin edilebilmesi, geliştirilmesi ve Üye-rsquo;nin bunlardan faydalanabilmesi için istatistiksel değerlendirmeler yapılması, veri tabanı oluşturulması, veri analizleri, piyasa araştırması yapılması veya Satıcı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin Üye-rsquo;nin beğeni ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilerek Üye-rsquo;nin hizmetine sunulabilmesi, Üye-rsquo;ye önerilerde bulunabilmesi, Üye-rsquo;nin şikayet ve dileklerine cevap verilebilmesi, ilgili kişilerin ve kişisel verilerin hukuki, ticari ve teknik güvenliğinin temini için gerekli alt yapının oluşturulması, reklam ve piyasa analizleri, iş planları ve operasyonların oluşturulması, değerlendirme süreçleri, hukuki uyum süreci, mali işlerin yürütülmesi, şirket ticari ve iş stratejilerinin belirlenmesi, geliştirilmesi ve uygulanmasının temini amaçlarıyla mağazalar, çağrı merkezi, internet sitesi, sosyal medya mecraları ve benzeri vasıtalarla sözlü, yazılı ya da elektronik olarak toplanabilir ve Üye, Satıcı-rsquo;nın ürün ve hizmetlerinden yararlandığı sürece güncellenerek işlenebilir ve Üye-rsquo;nin paylaştığı iletişim kanalları vasıtasıyla Üye ile iletişime geçilebilir.-nbsp;</p>
<p>2.6-nbsp; Üye, Satıcı tarafından toplanan kişisel verilerin Aydınlatma Metni-rsquo;nde detaylı bir şekilde belirtildiği üzere ve 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanunu-rsquo;nun 5. Ve 6. Maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartlarına uygun olarak, Satıcı-rsquo;nın ticari ve iş stratejilerinin belirlenmesi, Satıcı tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve buna bağlı iş süreçlerinin yürütülmesi, ilgili kişilerin ve kişisel verilen hukuki, ticari ve teknik güvenliğinin teminin sağlanması, Satıcı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerden ilgili kişilerin en yüksek faydayı elde edebilmesi amaçlarıyla, iş ortaklarına, tedarikçilerine, Satıcı Grup Şirketleri-rsquo;ne, kanunen yetkili kamu kurumları ve özel kişilere, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanunu-rsquo;nun 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri aktarımı şartları çerçevesinde aktarılabileceğini kabul ve beyan eder.</p>
<p>Kullanıcının sağladığı bilgiler (bunlarla sınırlı olmamak üzere) aşağıdaki gibidir:</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Ad -ndash; Soyad</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Posta adresi</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; E-posta adresi</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Telefon numarası</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Cinsiyet, (zorunlu değil)</p>
<p>-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Doğum Tarihi.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>2.7-nbsp; -nbsp;Satıcı, Üye-rsquo;lerden alınan bilgileri Gizlilik Politikasında detaylı bir şekilde belirtildiği gibi gizli tutmayı, gizliliğin sağlanması ve sürdürülmesi, yetkisiz kullanımını veya üçüncü bir kişiye ifşasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri almayı ve gerekli özeni göstermeyi taahhüt etmektedir. Satıcı-rsquo;nın gerekli bilgi güvenliği önlemlerini almasına karşın, Web Sitesi-rsquo;ne ve sisteme yapılan saldırılar sonucunda gizli bilgilerin zarar görmesi veya üçüncü kişilerin eline geçmesi durumunda, Satıcı-rsquo;nın herhangi bir sorumluluğu olmayacaktır.</p>
<p>2.8-nbsp; Üye-rsquo;nin kullanıcı adı ve şifre güvenliği, saklanması, üçüncü kişilerin bilgisinden uzak tutulması, kullanılması gibi hususlardaki tüm ihmal ve kusurlarından dolayı kendisinin ve/veya üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği zararlardan Satıcı-rsquo;nın, doğrudan veya dolaylı, herhangi bir sorumluluğu yoktur. Satıcı-rsquo;ya yöneltilen tüm iddialar Üye-rsquo;ye iletilecektir. Satıcı-rsquo;nın rücu hakkı saklıdır.</p>
<p>2.9-nbsp; -nbsp; Üye, Satıcı Web Sitesinin genel işleyişini sekteye uğratan, kamu düzenini bozan, üçüncü kişilerin Satıcı Web Sitesini kullanmasını zorlaştıran, engelleyen işlemlerde bulunamaz.</p>
<p>2.10-nbsp; -nbsp;Web Sitesinin Kullanımından Sorumluluk. Üye, Satıcı Web Sitesi kullanımı sırasında gerçekleştirdiği işlemlerden, kullanmış olduğu söz, ifade ve içeriklerden doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluğun şahsen kendisine ait olduğunu, işbu Üyelik Sözleşmesi hükümlerine ve/veya hukuka aykırı olarak Satıcı Web Sitesi üzerinde gerçekleştirdikleri faaliyetler nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları veya uğrayabilecekleri zararlardan doğrudan ve/veya dolaylı olarak şahsen kendisinin sorumlu olacağını, hiçbir şekilde Satıcı-rsquo;nın sorumlu tutulamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ayrıca bu gibi durumlarda Satıcı, Üyenin web sitesini kullanımını durdurabilme,hesabını askıya alabilme ve yasal süreç başlatma hakklarını saklı tutar. Ayrıca, Satıcı-rsquo;nın, Web Sitesi-rsquo;ne link veren diğer web sitelerinden ulaşılması ve Satıcı Web sitesinin ziyaret edilmesi ya da kullanılması sonucunda doğabilecek her tür sorumluluktan, mahkeme ve diğer masraflar da dahil olmak üzere her tür zarar ve talepten sorumluluğu bulunmamaktadır. Satıcı web sitesinin Üye tarafından kullanımı sırasında Üye ya da diğer üçüncü kişilerin karşılaşabileceği kötü ve zararlı yazılım, virüs kod ve programlarla ilgili Satıcı-rsquo;nın sorumluluğu bulunmamaktadır ve Üye kullandığı tüm yazılım ve donanımları bu tip kötü ve zararlı yazılım, virüs, kod ve programlara karşı korumalı, gerekli güncellemeleri yapmalı ve önlemleri almalıdır.</p>
<p>2.11 Web sitesinin Yönetimi. Üye, Satıcı ve Satıcı Grup Şirketlerinin önceden bildirmeden Satıcı Web Sitesi çalışma koşullarını değiştirebileceğini, kullanımı durdurabileceğini, üyeliği iptal edebileceğini ve geçerli koşulları iletişim kanallarından bildireceğini kabul eder. Sistemin üzerinde çalıştığı elektronik alt yapıdaki arızalar nedeniyle geç veya yanlış alınan duyuru, promosyon, puanlar vb. avantajlardan çeşitli nedenlerle promosyon, puan gibi imkanların Üye-rsquo;ye sağlanamamasından dolayı oluşabilecek ihtilaflardan Satıcı, Satıcı Grup Şirketleri ve Program Ortakları hiç bir şekilde sorumlu tutulmayacaktır.</p>
<p>2.12 Üye, işbu Üyelik Sözleşmesi-rsquo;nin Satıcı Web Sitesi'nin mobil ortam dahil faaliyet gösterdiği her türlü mecrada geçerli olacağını kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>2.13 Web sitesinin kullanımında ASW Gizlilik Politikasının geçerli olduğunu Üye bilmekte ve kabul etmektedir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>3 FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI<br />
</strong></p>
<p>Üye, Satıcı Web Sitesinin tasarımı, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla Web Sitesine ait tüm unsurların Satıcı-rsquo;ya ait ve/veya Satıcı tarafından üçüncü bir kişiden alınan lisans hakkı altında kullanıldığını kabul eder ve hiçbir koşul ve şartta Satıcı-rsquo;ya ait marka, logo, ticari unvan bilgilerini Satıcı-rsquo;nın yazılı onayı olmadan referans ve tanıtım faaliyetleri için dahi kullanamaz. Üye, Satıcı-rsquo;ya ait telif, marka veya sair haklara tecavüz teşkil edebilecek veya haksız rekabet oluşturabilecek tutum ve davranış içerisinde bulunamaz veya söz konusu mevzuata aykırı olarak reklam faaliyetleri yapamaz.</p>
<p>Aksi takdirde, lisans verenler de dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın, üçüncü kişilerin uğradıkları zararlardan dolayı Satıcı-rsquo;nın karşı karşıya kaldığı tazminat miktarını ve mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti de dahil ancak bununla sınırlı olmamak üzere diğer her türlü yükümlülükleri karşılamakla sorumlu olacaktır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>4 RÜŞVETİN ÖNLENMESİ VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE</strong></p>
<p>Üye (i) rüşvetin önlenmesine ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin olarak uygulanacak tüm kanunlara, yönetmeliklere ve yaptırımlara (-ldquo;Rüşveti Önlenme Kanunları-rdquo;) uyacaktır ve (ii) Rüşveti Önlenme Kanunları uyarınca suç teşkil edecek herhangi bir faaliyette, uygulamada veya davranışta bulunmayacaktır. Üye iş bu Üyelik Sözleşmesi süresi boyunca Rüşveti Önleme Kanunları-rsquo;na uyum sağlamak üzere gereken tüm kural ve prosedürlere uyacağını taahhüt etmektedir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>5 MÜCBİR SEBEPLER</strong></p>
<p>Tarafların kontrolü dışında kanunlar, yönetmelikler, direktifler uyarınca ve yetkili merciler tarafından alınan kararlar ve yangın, sel, deprem, toprak kayması, salgın hastalık, savaş, yaygın şiddet eylemlerinin (bunlarla sınırlı olmamak üzere) meydana gelmesi sebebi ile Satıcı işbu Üyelik Sözleşmesi ile belirlenen yükümlülüklerinden herhangi birini geç veya eksik ifa etme veya ifa etmeme nedeniyle yükümlü değildir. Üye bu durumda Satıcı-rsquo;dan herhangi bir talepte bulunamaz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>6 DEVİR</strong></p>
<p>Üye, işbu Üyelik Sözleşmesi kapsamındaki hak ve yükümlülüklerini, kısmen veya tamamen, herhangi bir üçüncü kişiye devredemez. Satıcı işbu Sözleşme-rsquo;den doğan hak ve alacaklarını Üye-rsquo;nin ön iznini almaksızın Satıcı Grup Şirketlerine devredebilir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>7 YÜRÜRLÜK</strong></p>
<p>Üye, kayıt işlemini tamamladığı andan itibaren işbu Sözleşmede belirtilen şartları kabul etmiş ve işbu sözleşme yürürlüğe girmiş sayılır. Satıcı, Üye-rsquo;nin işbu Sözleşme-rsquo;nin herhangi bir maddesini ihlal etmesi durumunda üyeliği iptal ederek Sözleşme-rsquo;yi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahiptir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>8 DEĞİŞİKLİKLER</strong></p>
<p>İşbu Sözleşme uyarınca yapılacak tüm değişiklikler Satıcı-rsquo;nın takdirine bağlı ve tek taraflı Satıcı Web Sitesi-rsquo;nde ilan edilmek üzere yapılacaktır. Üyeler, bu değişiklikleri Satıcı Web sitesini kullanmakla kabul etmiş sayılırlar.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>9 BAŞLIKLARIN YORUMLANMAMASI</strong></p>
<p>Sözleşmedeki başlıklar referansların kolaylaştırılması için konulmuştur ve bu Sözleşme-rsquo;nin yorumlanmasını etkilemeyecektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>10 YETKİ</strong></p>
<p>Alıcı, şikâyet ve itirazları konusunda başvurularını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından her yıl Aralık ayında belirlenen parasal sınırlar dâhilinde tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya ikametgâhının bulunduğu yerdeki tüketici sorunları hakem heyetine veya tüketici mahkemesine yapabilir.</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Mesafeli Satış Sözleşmesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/mesafeli-satis-sozlesmesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/mesafeli-satis-sozlesmesi#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/mesafeli-satis-sozlesmesi</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>MESAFELİ SATIŞ SÖZLEŞMESİ-nbsp;</h2>
<p><strong>TARİH-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp;__ /__/ ___</strong></p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>TARAFLAR</strong></p>
<p>(1)-nbsp; Web Sitesi Sahibi Firma-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp;(-ldquo;Satıcı-rdquo;);</p>
<p>Satıcı Telefon: İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>Satıcı E-posta Adresi: İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>Satıcı Ürün İade adresi:-nbsp; İletişim sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>(2)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; İşbu web adresinden hizmet veren Web sitesinden veya mobil uygulamasından alışveriş yapan internet kullanıcısı (-ldquo;Alıcı-rdquo;).</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>Alıcı Telefon:</p>
<p>Alıcı Adres:</p>
<p>Alıcı E-posta:</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>1 KONU</strong></p>
<p>İşbu Sözleşme-rsquo;nin konusu Satıcı-rsquo;nın sahip olduğu bu web adresindeki Web Sitesi ve mobil uygulama üzerinden sipariş edilen aşağıda detayları belirtilen ürün/ürünlerin satışı ve teslimi ile ilgili mevzuat hükümleri gereğince tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>2 ÜRÜN-nbsp;</strong></p>
<p>Alıcı-rsquo;nın şipariş ettiği ürün detayları aşağıdaki gibidir.</p>
<p>Ürün</p>
<p>Adet</p>
<p>Fiyat (KDV Dahil)</p>
<p>Ara Toplam</p>
<p>Sipariş İşlem ve Gönderim Ücretleri</p>
<p>Ödeme Şekli</p>
<p>Taksitli Satış Fiyatı</p>
<p>Peşin Satış Fiyatı</p>
<p>Toplam</p>
<p>Teslimat Adresi</p>
<p>Teslim Edilecek Kişi</p>
<p>Fatura Adresi</p>
<p>Teslimat Prosedürü. Satıcı tarafından yalnızca Türkiye sınırları içerisinde Satıcı-rsquo;nın anlaşmalı olduğu kargo şirketinin dağıtım alanına teslimat hizmeti sağlanmaktadır. Ürün Satıcı-rsquo;nın anlaşmalı olduğu kargo ile Alıcının adresine teslim edilecektir. Sipariş alındıktan sonra tahmini teslimat süresi Satıcı tarafından bildirilecektir. Teslimat süresi, Sipariş onayı mailinin gönderilmesinden ve Sözleşmenin kurulmasından itibaren otuz (30) gündür. Alıcıya önceden yazılı olarak veya bir sürekli veri taşıyıcısıyla bildirilmek koşuluyla bu süre en fazla on gün uzatılabilir.</p>
<p>Mağazadan Teslim. Sipariş esnasında müşteri tarafından teslimat adresi mağaza olarak seçildiği takdirde çalışılan kargo şirketi vasıtasıyla gönderim belirtilen mağazaya yapılacaktır. Kargo, mağazaya ulaştıktan sonra müşterice kimlik ibrazı edilmesi suretiyle veya daha önceden Çağrı merkezi üzerinden bilgilendirme yapılarak yetkilendirilmiş kişi tarafından teslim alınabilir. Alıcının kendisi dışında birine teslimat yapılması ancak bu kişinin alıcı tarafından yetkilendirildiğinin ispat edilmesine bağlıdır. Satıcının yetkilendirmeyi yetersiz görmesi halinde teslimatı reddetme hakkı saklıdır. Bu uygulamada Alıcı resimli bir kimliğini Satıcı-rsquo;nın mağaza personeline ibraz ederek teslim tesellüm tutanağı imzaladıktan sonra siparişleri teslim alabilecektir. Teslim işleminden sonra sevk irsaliyesinin 1(bir) nüshası müşteriye teslim edilir, ikinci bir nüsha ise kargonun teslim alındığına dair imza altına alınır ve kargo müşteriye teslim edilir.</p>
<p>Kargo şirketinin haftada bir gün teslimat yaptığı bölgelerde, sevk bilgilerinde yanlışlık ve eksiklik olduğu hallerde, bazı sosyal olaylar ve doğal afetler gibi Satıcı-rsquo;nın elinde olmayan sebeplerle önleyemeyeceği durumlarda belirtilen teslim süresinde gecikme olabilir. Bu gecikmelerden dolayı Satıcı sorumlu tutulamaz. Ürün, Alıcı-rsquo;dan başka bir kişi/kuruluşa teslim edilecek ise, teslim edilecek kişi/kuruluşun teslimatı kabul etmemesinden, sevk bilgilerindeki yanlışlık ve/veya Alıcı-rsquo;nın yerinde olmamasından doğabilecek durumlardan ve ekstra kargo bedellerinden Satıcı sorumlu değildir. Belirtilen günler içeriğinde Ürün/ürünler Alıcı-rsquo;ya ulaşmadıysa teslimat problemleri müşteri hizmetlerine ulaşılarak derhal bildirilmelidir.</p>
<p>Alıcı teslim anında sipariş etmiş olduğu ürünün faturasına/teslimat fişine uygun olarak iletildiğini kontrol etmekle ve ürünleri teslim aldığına dair teslimat fişini imzalamaya ve kargo şirketi görevlisine teslim etmekle yükümlüdür. Zarar görmüş paketler teslim alınmayarak Kargo Şirketi yetkilisine tutanak tutturulmalıdır. Eğer kargo şirketi yetkilisi paketin hasarlı olmadığı görüşünde ise, paketin orada açılarak ürünlerin hasarsız teslim edildiğini kontrol ettirme ve durumun yine bir tutanakla tespit edilmesini isteme yükümlülüğü Alıcıdadır.-nbsp; Paket Alıcı tarafından teslim alındıktan sonra kargo şirketinin görevini tam olarak yaptığı kabul edilmiş olur. Zarar görmüş paket kabul edilmemiş ve tutanak tutulmuş ise, durum, tutanağın Alıcıda kalan kopyasıyla birlikte en kısa zamanda Satıcı-rsquo;ya yazılı olarak bildirilmelidir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>1 CAYMA HAKKI</strong></p>
<p>Alıcı, Ürünün kendisine veya gösterdiği adresteki kişi/kuruluşa tesliminden itibaren 14 (On dört) gün içinde hiçbir sebep göstermek zorunda olmaksızın cayma hakkına sahiptir.</p>
<p>Cayma hakkının kullanılması için Alıcı veya Alıcı tarafından belirlenen üçüncü kişinin ürünün teslim aldığı günden itibaren 14 (on dört) günlük süre içinde Alıcı-rsquo;nın, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirim yapması gerekmektedir. Ancak Alıcı, sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir. Cayma hakkı süresinin belirlenmesinde aşağıdaki süreler esas alınır;</p>
<p>a) Tek sipariş konusu olup ayrı ayrı teslim edilen mallarda, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son malı teslim aldığı gün,</p>
<p>b) Birden fazla parçadan oluşan mallarda, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin son parçayı teslim aldığı gün,</p>
<p>c) Belirli bir süre boyunca malın düzenli tesliminin yapıldığı sözleşmelerde, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin ilk malı teslim aldığı gün</p>
<p>Alıcı, cayma bildirimini çağrı merkezimizi arayarak ya da web sitemiz üzerindeki formu doldurarak iade talebi oluşturmak suretiyle yapabilir. Bu talebin olumlu sonuçlanması durumunda Satıcı Alıcı-rsquo;yı arayarak; Alıcı-rsquo;ya bir kargo kodu oluşturur. Alıcı, bu kodla ürünleri ücretsiz olarak Satıcı-rsquo;ya gönderebilir.</p>
<p>Cayma hakkı talebinin iletilmesinden itibaren 10-nbsp; (on) günlük süre içerisinde iade edilecek ürünlerin kutusu, ambalajı, varsa standart aksesuarları ve iade edilmek istenen ürünün faturası ve tam ve eksiksiz doldurulmuş iade formu ile birlikte eksiksiz ve hasarsız olarak Satıcı-rsquo;ya iade edilmesi gerekmektedir. Satıcı-rsquo;ya cayma hakkı talebinin ulaşmasını takip eden 14 (ondört) gün içinde ürün bedeli Alıcı'ya iade edilir.-nbsp;</p>
<p>Alıcı-rsquo;ya siparişinden ya da internet sitesindeki fotoğrafından veya açıklamalarından farklı ürünler iletilmesi durumlarında, cayma hakkının kullanılması ürünün güvenlik etiketi açılmamış olması şartına bağlıdır.</p>
<p>Cayma hakkının kullanılması halinde Alıcı, Satıcı-rsquo;nın anlaşmalı olduğu Yurtiçi kargo firması yoluyla cayma hakkı bildiriminin Satıcı-rsquo;ya ulaşmasından itibaren 10-nbsp; (on) gün içerisinde malı Satıcı-rsquo;ya iade etmekle yükümlüdür. Aksi halde, cayma hakkı talebi geçersiz sayılacaktır.</p>
<p>Satıcıya ulaşan iade ürün iş bu sözleşmede belirtilen koşulları sağladığı takdirde iade olarak kabul edilir, geri ödemesi de alıcı kredi kartına/hesabına yapılır. Ürün iade edilmeden bedel iadesi yapılmaz. Kredi Kartına yapılan iadelerin kredi kartı hesaplarına yansıma süresi ilgili bankanın tasarrufundadır.</p>
<p>Alışveriş kredi kartı ile ve taksitli olarak yapılmışsa, kredi kartına iade prosedürü şu şekilde uygulanacaktır: Alıcı ürünü kaç taksit ile satın alma talebini iletmiş ise, Banka alıcıya geri ödemesini taksitle yapmaktadır. Satıcı, bankaya ürün bedelinin tamamını tek seferde ödedikten sonra, Banka poslarından yapılan taksitli harcamaların Alıcı-rsquo;nın kredi kartına iadesi durumunda konuya müdahil tarafların mağdur duruma düşmemesi için talep edilen iade tutarları, yine taksitli olarak hamil taraf hesaplarına Banka tarafından aktarılır. Alıcı-rsquo;nın satış iptaline kadar ödemiş olduğu taksit tutarları, eğer iade tarihi ile kartın hesap kesim tarihleri çakışmazsa her ay karta 1 (bir) iade yansıyacak ve Alıcı iade öncesinde ödemiş olduğu taksitleri satışın taksitleri bittikten sonra, iade öncesinde ödemiş olduğu taksit sayısı kadar ay daha alacak ve mevcut borçlarından düşmüş olacaktır.</p>
<p>Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği,-nbsp; -ldquo;Cayma Hakkının İstisnaları-rdquo; başlıklı madde 15 uyarınca, aşağıdaki hallerde Alıcı cayma hakkını kullanamaz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<ul>
    <li>Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlerde,</li>
    <li>Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallarda,</li>
    <li>Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların tesliminde,</li>
    <li>Tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallardan; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayan ürünlerde,</li>
    <li>Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallarda,</li>
    <li>Malın tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerinde,</li>
    <li>Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete ve dergi gibi süreli yayınların tesliminde,</li>
    <li>Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesi hallerinde,</li>
    <li>Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayri maddi mallarda,</li>
    <li>Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlerde.</li>
</ul>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>1 TARAFLARIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ</strong></p>
<p>1.1.Ürün ve Hizmetlerin Kullanımı. Alıcı, satışa konu Ürünün temel nitelikleri, vergiler dahil olmak üzere satış fiyatı, ödeme sekli, teslimat koşulları ve masrafları vs. Ürün ile ilgili tüm ön bilgiler ve cayma hakkının kullanılması ve bu hakkın nasıl kullanılacağı, iade koşulları, şikayet ve itirazlarını iletebilecekleri resmi makamlar vs. konusunda açık, anlaşılır ve internet ortamına uygun şekilde bilgi sahibi olduğunu bu ön bilgileri elektronik ortamda teyit ettiğini kabul ve beyan eder. Alıcı siparişi verdiği anda işbu Sözleşme hükümlerini ve Satıcı Online Satışlar için Hüküm ve Şartları kabul etmiş sayılır.-nbsp;-nbsp;</p>
<p>1.2.İkame Ürün ve İptal. Satıcı, Ürünün yerine getirilmesinin imkânsızlaşması halinde sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getiremezse, bu durumu, Sözleşmeden doğan ifa yükümlülüğünün süresi dolmadan Alıcı-rsquo;ya bildirir ve stoklarında bulunması halinde Alıcı-rsquo;ya eşit kalite ve fiyatta farklı bir ürün tedarik edebilir. Satıcı herhangi bir sebep belirtmeksizin siparişi reddetme hakkına sahiptir. Satıcı herhangi bir sebeple (örneğin ödeme sistemlerindeki sıkıntılar) siparişi işleme alamaması durumunda Alıcı-rsquo;yı telefon veya e-mail yolu ile bilgilendirebilir.</p>
<p>1.3.Ödeme İptali. Alıcı, Ürünün teslimatı için işbu Sözleşme-rsquo;yi elektronik ortamda teyit edeceğini, herhangi bir nedenle Ürün bedelinin ödenmemesi ve/veya banka kayıtlarında iptal edilmesi halinde, Satıcı-rsquo;nın Sözleşme konusu ürünü teslim yükümlülüğünün sona ereceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>1.4.Kredi Kartının Usulsüz Kullanımı. Alıcı, Ürünün kendisi veya gösterdiği adresteki kişi ve/veya kuruluşa tesliminden sonra Alıcı'ya ait kredi kartının yetkisiz kişilerce haksız kullanılması sonucunda Ürün bedelinin ilgili banka veya finans kuruluşu tarafından Satıcı-rsquo;ya ödenmemesi halinde, Alıcı Sözleşme konusu ürünü 3 gün içerisinde nakliye gideri Satıcı-rsquo;ya ait olacak şekilde Satıcı-rsquo;ya iade edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>1.5.Bilgilerin Doğruluğu. Üye, kendisi tarafından sağlanan bilgi ve içeriklerin (Ad, soyad, telefon numarası elektronik posta vs.) doğru, eksiksiz ve hukuka uygun olduğunu, Satıcı Web sitesine ve mobil uygulamasına teknik ve fiziki zarar vermediğini/vermeyeceğini, hiçbir kanun, yönetmelik ve sair mevzuata aykırı ve ihlal edici nitelik taşımadığını, üçüncü kişi haklarını ihlal etmediğini ve etmeyeceğini taahhüt eder. Kişisel verilerinde değişiklik olması halinde gerekli güncellemeleri yapacağını aksi halde Satıcı-rsquo;nın sorumlu olmayacağını ve Satıcı Web Sitesi üzerinden paylaştığı tüm bilgilerin (alışveriş bilgisi vb. dahil) Satıcı ve Satıcı Grup Şirketleri tarafından yasalara uygun olarak işlenebileceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Satıcı, Üye tarafından iletilen, yüklenen, değiştirilen veya sağlanan bilgi ve içeriklerin doğruluğunu araştırmakla, bu bilgi ve içeriklerin güvenli, doğru ve hukuka uygun olduğunu taahhüt ve garanti etmekle yükümlü ve sorumlu değildir. Üye tarafından sağlanan bilgi ve içeriklerin yanlış veya hatalı olmasından dolayı ortaya çıkacak tüm zararlardan Üye sorumludur ve Satıcı-rsquo;nın bu bilgilerin gerçeğe aykırılığı nedeniyle uğrayacağı tüm zararları aynen ve derhal tazmin edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.</p>
<p>1.6.Bilgilerin Kullanımı. Kullanıcının Web sitesine ve mobil uygulamasına girişte ve siteyi kullanım sırasında sağladığı bilgiler (kredi kartı bilgileri hariç) saklanmaktadır. Kullanıcı Satıcı Web Sitesini kullanım sırasında Satıcı ile paylaştığı Kişisel Verilerinin 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanunu uyarınca işlenmesine, transfer edilmesine ve saklanmasına açık rıza verdiğini kabul ve beyan eder. Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin daha detaylı bilgiye Aydınlatma Metni incelenerek ulaşılabilir. Kullanıcı, dilediği zaman bu izni geri alabilme hakkını saklı tutmak kaydıyla, Satıcı ile aynı şirketler grubu içerisinde yer alan iştiraklerinin Web sitesi içerisindeki kullanımına dair tüm bilgilerine erişmesine bu bilgilerinin Satıcı Grup Şirketleri ile paylaşılmasına izin verir. Satıcı, Kullanıcı-rsquo;nın kişisel verilerinin gizliliğin sağlanması ve sürdürülmesi, yetkisiz kullanımını veya üçüncü bir kişiye ifşasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri almak ve gerekli özeni göstermekle birlikte kusuru bulunmaksızın veriler ifşa edilip üçüncü kişilerin eline geçebilir, bu nedenle verilerin güvenliği için kendisine yüklenebilecek kanuni sorumlulukları kapsamı dışında Satıcı yüzde yüz garanti vermemektedir.</p>
<p>1.7.Bilgilerin Güvenliği. Alıcı, Web sitesine ve mobil uygulamaya giriş yapmak için kullandığı kullanıcı adı ve şifresinin güvenliği, saklanması, üçüncü kişilerin bilgisinden uzak tutulması ve kullanılmasından tamamen kendisinin sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. Kullanıcının, kullanıcı adı ve şifre güvenliği, saklanması, üçüncü kişilerin bilgisinden uzak tutulması, kullanılması gibi hususlardaki tüm ihmal ve kusurlarından dolayı kendisinin ve/veya üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği zararlardan Satıcı-rsquo;nın, doğrudan veya dolaylı, herhangi bir sorumluluğu yoktur.</p>
<p>1.8.Bilgilendirme. Alıcı, siparişe ilişkin-nbsp; konularda bilgilendirme amacı ile kendisine internet, telefon, SMS, mektup, e-mail, faks vb. kanallardan erişilmesine ve ticari elektronik iletiler gönderilmesini kabul eder.</p>
<p>1.9.Kanunlara Uyma. Alıcı, Satıcı-rsquo;ya ait Web sitesini ve mobil uygulamayı kullanırken yasal mevzuat hükümlerine riayet etmeyi ve bunları ihlal etmemeyi baştan kabul ve taahhüt eder. Aksi takdirde, doğacak tüm hukuki ve cezai yükümlülükler tamamen ve münhasıran Alıcı-rsquo;yı bağlayacaktır.</p>
<p>1.10.Web Sitesinin Kullanımından Sorumluluk. Alıcı Web Sitesi veya mobil uygulama kullanımı sırasında gerçekleştirdiği işlemlerden, kullanmış olduğu söz, ifade ve içeriklerden doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluğun şahsen kendisine ait olduğunu, işbu Mesafeli Satış Sözleşmesi hükümlerine ve/veya hukuka aykırı olarak Web Sitesi veya mobil uygulama üzerinde gerçekleştirdikleri faaliyetler nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları veya uğrayabilecekleri zararlardan doğrudan ve/veya dolaylı olarak şahsen kendisinin sorumlu olacağını, hiçbir şekilde Satıcı-rsquo;nın sorumlu tutulamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Ayrıca bu gibi durumlarda Satıcı, alıcının web sitesini ve mobil uygulamasını kullanımını durdurabilme, yasal süreç başlatma hakkını saklı tutar.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>1 FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI</strong></p>
<p>Üye, Satıcı Web Sitesinin ve mobil uygulamasının tasarımı, metin, imge, html kodu ve diğer kodlar da dahil ve fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla Web Sitesine ve mobil uygulamaya ait tüm unsurların Satıcı-rsquo;ya ait ve/veya Satıcı tarafından üçüncü bir kişiden alınan lisans hakkı altında kullanıldığını kabul eder ve hiçbir koşul ve şartta Satıcı-rsquo;ya ait marka, logo, ticari unvan bilgilerini Satıcı-rsquo;nın yazılı onayı olmadan referans ve tanıtım faaliyetleri için dahi kullanamaz. Üye, Satıcı-rsquo;ya ait telif, marka veya sair haklara tecavüz teşkil edebilecek veya haksız rekabet oluşturabilecek tutum ve davranış içerisinde bulunamaz veya söz konusu mevzuata aykırı olarak reklam faaliyetleri yapamaz.</p>
<p>Aksi takdirde, Alıcı, lisans verenler de dahil ancak bunlarla sınırlı olmaksızın, üçüncü kişilerin uğradıkları zararlardan dolayı Satıcı-rsquo;nın karşı karşıya kaldığı tazminat, mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti de dahil ancak bununla sınırlı olmamak üzere diğer her türlü zararları karşılamakla sorumlu olacaktır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>2 DEVİR</strong></p>
<p>Alıcı, işbu Mesafeli Satış Sözleşmesi kapsamındaki hak ve yükümlülüklerini, kısmen veya tamamen, herhangi bir üçüncü kişiye devredemez. Satıcı işbu Sözleşme-rsquo;den doğan hak ve alacaklarını Alıcı-rsquo;nın ön iznini almaksızın Satıcı Grup Şirketlerine devredebilir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>3 RÜŞVETİN ÖNLENMESİ VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE</strong></p>
<p>Alıcı (i) rüşvetin önlenmesine ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin olarak uygulanacak tüm kanunlara, yönetmeliklere ve yaptırımlara (-ldquo;Rüşveti Önlenme Kanunları-rdquo;) uyacaktır ve (ii) Rüşveti Önlenme Kanunları uyarınca suç teşkil edecek herhangi bir faaliyette, uygulamada veya davranışta bulunmayacaktır. Alıcı işbu Mesafeli Satış Sözleşmesi süresi boyunca Rüşveti Önleme Kanunları-rsquo;na uyum sağlamak üzere gereken tüm kural ve prosedürlere uyacağını taahhüt etmektedir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>4 GİZLİLİK</strong></p>
<p>Alıcı, Satıcı-rsquo;ın faaliyetlerine, iş bu Sözleşmenin maddelerine ilişkin herhangi bir şekilde edinmiş olduğu tüm bilgileri gizli tutacak ve Türk kanunlarının zorunlu hükümleri uyarınca gerekli görülen durumlar haricinde, Satıcı-rsquo;nın ön yazılı onayını almadan sözü geçen bilgileri ifşa etmeyecektir ve kesinlikle kullanmayacaktır. Bu gizlilik yükümlülüğü bu Sözleşmenin herhangi bir sebeple feshedilmesi veya sona ermesi halinde de geçerli olmaya devam edecektir. Alıcı işbu gizlilik yükümlülüğüne uymaması halinde Satıcı-rsquo;nın uğrayacağı zararları tazmin edecektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>5 MÜCBİR SEBEPLER</strong></p>
<p>Tarafların kontrolü dışında kanunlar, yönetmelikler, direktifler uyarınca ve yetkili merciler tarafından alınan kararlar ve yangın, sel, deprem, toprak kayması, salgın hastalık, savaş, yaygın şiddet eylemlerinin (bunlarla sınırlı olmamak üzere) meydana gelmesi sebebi ile Satıcı işbu Mesafeli Satış Sözleşmesi ile belirlenen yükümlülüklerinden herhangi birini geç veya eksik ifa etme veya ifa etmeme nedeniyle yükümlü değildir. Alıcı bu durumda Satıcı-rsquo;dan herhangi bir talepte bulunamaz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>6 İHLAL</strong></p>
<p>Alıcı-rsquo;nın işbu Sözleşme hükümlerini ihlal etmesi halinde,-nbsp; Satıcı kendi inisiyatifine dayanarak ve önceden haber vermeden Sözleşmeyi feshedebilir, Alıcı-rsquo;nın Web sitesine erişimini engelleyebilir. Bu durumda Alıcı, cezai ve hukuki olarak şahsen sorumlu olacaktır. Alıcı, ayrıca Satıcı-rsquo;yı iştiraklerini ve bağlı kuruluşlarını, Web sitesinin veya mobil uygulamanın hukuka aykırı kullanımı ile ilgili olarak Satıcı aleyhinde herhangi bir üçüncü şahıs tarafından öne sürülebilecek her türlü talep, zarar, sorumluluk, iddia veya gidere karşı Satıcı-rsquo;yı (vekalet ücretleri dahil olmak üzere) muaf tutmayı ve tazmin etmeyi kabul eder.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>7 DEĞİŞİKLİKLER</strong></p>
<p>İşbu Sözleşme uyarınca yapılacak tüm değişiklikler Satıcı-rsquo;nın takdirine bağlı ve tek taraflı Satıcı Web Sitesi-rsquo;nde ve mobil uygulamada ilan edilmek üzere yapılacaktır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>8 BÖLÜNEBİLİRLİK</strong></p>
<p>İşbu Sözleşme-rsquo;nin bir hükmünün herhangi bir yargı alanının kanunları uyarınca geçersiz, kanuna aykırı veya uygulanamaz olması halinde, ilgili yargı alanında, kalan hükümler geçerli, hukuka uygun ve uygulanabilir olmaya devam edecek ve sözü geçen hükümden etkilenmeyecektir.-nbsp; -nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>9 BAŞLIKLARIN YORUMLANMAMASI</strong></p>
<p>Sözleşmedeki başlıklar referansların kolaylaştırılması için konulmuştur ve bu Sözleşme-rsquo;nin yorumlanmasını etkilemeyecektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>10 YETKİ</strong></p>
<p>İşbu Sözleşmenin uygulanmasında, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca ilan edilen değere kadar Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ile ALICI'nın veya SATICI'nın yerleşim yerindeki Tüketici Mahkemeleri yetkilidir. Taraflar, şikâyet ve itirazları konusunda başvurularını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından her yıl Aralık ayında belirlenen parasal sınırlar dâhilinde tüketicinin mal veya hizmeti satın aldığı veya ikametgâhının bulunduğu yerdeki tüketici sorunları hakem heyetine veya tüketici mahkemesine yapabilir.</p>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>KVKK Aydınlatma Metni</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/kvkk-aydinlatma-metni</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/kvkk-aydinlatma-metni#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/kvkk-aydinlatma-metni</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>KVKK Aydınlatma Metni</h2>
<h3>GİZLİLİK VE AYDINLATMA METNİ</h3>
<p>Kişisel Verilerinizin korunması ve gizliliğinin sağlanması konusunda son derece kararlı ve duyarlıyız. İşbu Gizlilik Politikası ve Aydınlatma Metni topladığımız Kişisel Verilerin neler olduğuna, bunları hangi amaçla kullandığımıza ve nasıl işlediğimize ilişkin bilgileri ihtiva eder.</p>
<p>Kişisel Verilerinizin gizliliğini sağlayacağımızı ve Kişisel Verilerinizin toplanılması, kullanılması, saklanması, açıklanması, aktarılması, güvenliği ve erişimine ilişkin politika ve uygulamalarımızı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun ve ilgili mevzuat tarafından çizilen sınırlar çerçevesinde gerçekleştireceğimizi beyan ederiz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Aydınlatma Metni</strong></p>
<p>İşbu Aydınlatma Metni, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun doğrultusunda perakende hizmetinin yürütülmesi amacıyla Satıcı tarafından hazırlanmıştır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>1. İşbu Aydınlatma Metni-rsquo;nin son güncellenme tarihi Yürürlük Tarihi-rsquo;dir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>2. Tanımlar</p>
<p>İşbu Aydınlatma Metni kapsamında, içerik aksini gerektirmedikçe, aşağıda listelenen kelime ve ifadeler aşağıda belirtilen anlamı taşıyacaktır:</p>
<p>2.1.-nbsp; -ldquo;Veri Tabanı-rdquo; müşterilerimizin Kişisel Verisinin bulunduğu veri tabanını ifade eder.</p>
<p>2.2.-nbsp; -ldquo;Yürürlük Tarihi-rdquo; 18.03.2019-rsquo;dur.</p>
<p>2.3.-nbsp; -ldquo;Mobil Uygulama-rdquo; Satıcı tarafından yönetilen mobil uygulamayı ifade eder.</p>
<p>2.4.-nbsp; -ldquo;Müşteri Hizmetleri-rdquo; hattı numaralarımız web sitemizde ve uygulamamızda yer alan numaralardır.</p>
<p>2.5.-nbsp; -ldquo;Bağlı Ortaklıklar-rdquo; Satıcı-rsquo;da faaliyet gösteren Perakende Satış ve Hizmet sunan tüm perakende ve üretim bölümleri ifade eder.-nbsp;-nbsp;</p>
<p>2.6.-nbsp; -ldquo;Mağazalar-rdquo; Satıcı tarafından (online veya offline) idare edilen mağazaları ifade eder.</p>
<p>2.7.-nbsp; -nbsp;-ldquo;İş ortakları-rdquo; Perakende Satış ve Hizmet işini yürüten CK Hutchinson Holdings Limited bünyesindeki şirketleri ifade eder.</p>
<p>2.8.-nbsp; -nbsp;-ldquo;KVKK-rdquo; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu-rsquo;nu ifade eder.</p>
<p>2.9.-nbsp; -nbsp;-ldquo;Kişisel veri-rdquo; KVKK kapsamında düzenlenen veri kapsamını ifade eder.</p>
<p>2.10.-nbsp; -ldquo;Web sitesi-rdquo; bu web adresinden hizmet vermektedir.</p>
<p>2.11.-nbsp; -ldquo;Kayıtlı Müşteri-rdquo; Web sitemiz veya Mobil Uygulamamız aracılığımız kayıtlı hesabı olan müşteriyi ifade eder.</p>
<p>2.12.-nbsp; -ldquo;Perakende Satış ve Hizmet-rdquo; aşağıdakilerden herhangi biri ile ilgili olarak malların satışını veya hizmeti (fiziksel veya çevrimiçi kanallar aracılığıyla) ifade eder: giyim eşyası, mobilya, bilgisayar, hırdavat, kozmetik, mücevher, oyuncak vb.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>2.13. Kişisel Veri: Neyi Neden İşliyoruz?</strong></p>
<p>3. Kayıtlı Müşterimiz olabilmeniz, ürün ve hizmetlerimizden yararlanabilmeniz için tarafımıza kayıt sırasında gerekli Kişisel Verileri sağlamanız gerekmektedir. Sizin için ilgi çekici olabileceğini düşündüğümüz, size özel olarak hazırlanan hizmet ve ürünlerden faydalanabilmeniz için başka bazı bilgilere de ihtiyacımız olabilir. Toplayabileceğimiz Kişisel Veriler adınızı, adresinizi, e-posta adresinizi, telefon numaranızı, doğum tarihinizi, cinsiyetinizi, yaşınızı, alışveriş alışkanlıklarınızı ve hobilerinizi içerebilir. Toplanan kişisel verileriniz, KVKK-rsquo;nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartlarına uygun olarak, aşağıda detayları ile belirtilmiş amaçlar kapsamında işlenebilir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>4. Veritabanında yer alan Kişisel Verilerinizi her durumda KVKK kapsamında ve burada belirtilen amaçlar doğrultusunda toplama, saklama, işleme ve/veya işleme hakkına sahip olacağız. Tam ve doğru Kişisel Veri saplama konusunda istekli değilseniz, ürün ve hizmetlerimizi size sağlayamayabilir veya sunmaya devam edemeyebiliriz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kişisel Verilerinizin İşlenme Amacı</strong></p>
<p>5. Bize sağladığınız ve web sitemizin ve Mobil uygulamamamızın kullanımı ile alakalı ve gerekli Kişisel verileriniz, KVKK-rsquo;nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartlarına uygun olarak, aşağıda belirtilen amaçlarla işlenebilecektir:</p>
<p>5.1.-nbsp; -nbsp;Müşteri Kaydı başvurunuzun yapılması;</p>
<p>5.2.-nbsp; Ürün ve hizmetlerimizin sağlanması;</p>
<p>5.3.-nbsp; -nbsp;Web sitesi ve Mobil uygulamamızın yönetimi, idaresi ve bakımı yapılması;</p>
<p>5.4.-nbsp; Siparişlerinizin tamamlanması, ödeme durumu ve detaylarınızın doğrulanması;</p>
<p>5.5.-nbsp; Hizmetlere ilişkin bildirimlerin yapılması;</p>
<p>5.6.-nbsp; Kampanya, promosyon, indirim, teklif, etkinlikler, çekilişler, yarışmalar ve fırsat faaliyetlerinin bilgilendirilmesi;</p>
<p>5.7.-nbsp; -nbsp;Kampanya, promosyon, indirim, teklif, etkinlikler, çekilişler, yarışmalar ve fırsat faaliyetlerinin yapılması ve sizlerin tüm bu imkanlardan faydalanabilmesi;</p>
<p>5.8.-nbsp; Satıcı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin beğeni ve ihtiyaçlarınıza göre özelleştirilerek hizmetinize sunulabilmesi, bunlarla ilgili talep ve şikayetlerin takibi,</p>
<p>5.9.-nbsp; Şirketimiz tarafından sizlere sunulan ürün ve hizmetlerin temin edilebilmesi, geliştirilmesi ve bunlardan faydalanabilmeniz için istatistiksel değerlendirmeler (verimlilik, yerindelik analizleri dahil) yapılması, pazar araştırmaları çalışmalarının yapılması,</p>
<p>5.10. Kullanıcı ilişkileri yönetimi, kullanıcı memnuniyeti anketleri faaliyetlerinin düzenlenmesi ve yapılması ve bu kapsamda iletişim stratejileri geliştirilmesi,</p>
<p>5.11. Kurumsal iletişim faaliyetleri yapılması,</p>
<p>5.12. Sizlerin ve kişisel verilerinizin hukuki, ticari ve teknik güvenliğinin temini için gerekli alt yapının oluşturulması, iş planları ve operasyonların oluşturulması,</p>
<p>5.13. İş ortakları ve tedarikçilerle performans değerlendirme süreçleri ve bu süreçlerin organize edilmesi, hukuki uyum süreci,</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>6. Rızanız olması durumunda veya itiraz etmemeniz halinde Kişisel Verilerinizi aşağıda listelenen şirketlerden tarafından sunulan promosyon ve tekliflerin sizlere (posta, e-posta, telefon, SMS veya başka iletişim araçları ile) iletilmesi için kullanılacaktır;</p>
<p>6.1. Satıcı, iş Ortakları ve/veya Bağlı Ortaklıkları</p>
<p>6.2. Telekomünikasyon ürünleri ve/veya hizmetleri, e-ticaret hizmetleri (ticaret platformları ve çevrimiçi açık arttırmalar dahil), ödeme hizmetleri, finansal, yatırım ve sigorta ürünleri ve hizmetleri, otel ve turizm, gayrimenkul hizmetleri ile ilgili CK Hutchison Holdings Limited şirketler grubundaki diğer şirketler;</p>
<p>6.3. Aşağıda belirtilen ürün ve hizmetlerle ilgili olarak size fayda sağlamak amacıyla ile iş birliği yaptığımız üçüncü kişiler:</p>
<p>a)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Perakende Satış ve Hizmetler;</p>
<p>b)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Finans, yatırım, sigorta, bankacılık ve kredi kartları;</p>
<p>c)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Ulaşım, Gezi ve Konaklama;</p>
<p>d)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Spor ve eğlence;</p>
<p>e)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Telekomünikasyon ürün ve hizmeti;</p>
<p>f)-nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp;E-ticaret hizmeti (ticaret platformları ve çevrimiçi açık arttırmalar dahil).</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>7. Toplanan kişisel verileriniz; 5. Maddede detayları verilen ve KVKK-rsquo;nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartlarına uygun olarak, Şirketimizin ticari ve iş stratejilerinin belirlenmesi, Şirketimiz tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve buna bağlı iş süreçlerinin yürütülmesi, ilgili kişilerin ve kişisel verilen hukuki, ticari ve teknik güvenliğinin teminin sağlanması, Şirketimiz tarafından sunulan ürün ve hizmetlerden ilgili kişilerin en yüksek faydayı elde edebilmesi amaçlarıyla İş Ortaklarımıza, tedarikçilerimize, Satıcı Grup Şirketleri-rsquo;ne, kanunen yetkili kamu kurumlara ve özel kişilere, KVKK-rsquo;nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri aktarımı şartları çerçevesinde aktarılabilecektir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Toplanan Tarama Bilgileri (Cookies)</strong></p>
<p>8. İnternet sitemizde kullanıcı deneyimini artırmak için çerez (cookie) kullanıyoruz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>9. Çerezler ve benzer teknolojiler, internet sitesini ziyaretiniz esnasında sizin hakkınızda bilgi edinmemizi sağlar. Çerez, bir internet sitesinin kullanıcısının bilgisayarı veya cep telefonu tarayıcısına (browser) gönderdiği küçük metin dosyalarıdır ve sizin daha önce internet sitemizi ziyaret edip etmediğinizi fark etmemizi sağlar. Çerezleri, web sitemizi kullanırken, web sitemizi kullanımınızı, aktivitelerinizi, tarama ve alışveriş alışkanlıklarınızın inceleyerek, web sitesi tecrübenizi kişiselleştirerek web sitemizi kullanımınızı kolaylaştırmak ve sizlere en iyi tecrübeyi yaşatabilmek için kullanıyoruz. Websitemizi ziyaret ettiğinizde aşağıda belirtilen veriler toplanmaktadır: Kullandığınız tarayıcıya ilişkin bilgiler</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Kullandığınız işletim sistemine ait bilgiler</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Kullandığınız cihaza ait bilgiler</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Cinsiyet</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Yaş aralığı</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Bu web adresine hangi site üzerinden tıklanarak gelindiği</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Site içi müşteri davranışları</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; IP adresiniz</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Lokasyon bilgileri</p>
<p>--nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; -nbsp; Görüntülediğiniz, tıkladığınız bağlantılar (hyperlinks)</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>10.Tarayıcınızdan çerezleri tamamen veya kısmi olarak her zaman engelleyebilirsiniz. Microsoft İnternet Explorer tarayıcısından -ldquo;Araçlar/İnternet Seçenekleri-rdquo; içerisinden -ldquo;Gizlilik Ayarları-rdquo; alt başlığından -ldquo;Çerezleri Sil-rdquo; sekmesini seçerek bu işlemi yapabilirsiniz. Ancak, internet sitesinin tüm ayarlarını kullanmanıza engel yaratabilmektedir. Ayrıca, kullanmakta olduğunuz tarayıcının menü kısmından yardım sekmesine tıklayarak veya www.allaboutcookies.org adresini ziyaret ederek çerez engelleme konusunda daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kişisel Veri Sahibinin Hakları</strong></p>
<p>11.Kişisel veri sahibi olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, işbu Gizlilik ve Aydınlatma Metninde aşağıda belirtilen iletişim kanallarıyla Şirketimize iletmeniz durumunda Şirketimiz talebinizin niteliğine göre tarafınıza en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak geri dönüş sağlayacaktır. Ancak, 10 Mart 2018 tarihli Resmî Gazete-rsquo;de yayımlanan Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğin 6.maddesi uyarınca işlemin ayrıca bir maliyet gerektirmesi halinde Kişisel Verileri Koruma kurulunca belirlenen ücret alınacaktır. KVKK madde 11 kapsamında kişisel veri sahipleri;</p>
<p>11.1. Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,</p>
<p>11.2. Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,</p>
<p>11.3. Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,</p>
<p>11.4. Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,</p>
<p>11.5. KVKK ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan işlemin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,</p>
<p>11.6. İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,</p>
<p>11.7. Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>12. KVKK madde 13/1 uyarınca, yukarıda belirtilen haklarınızı kullanmak ile ilgili talebinizi, yazılı, kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi, güvenli elektronik imza, mobil imza ya da Şirketimize daha önce bildirdiğiniz ve Şirketimizin sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresini kullanmak veya başvuru amacına yönelik geliştirilmiş bir yazılım suretiyle veya Müşteri Hizmetleri kanalıyla Şirketimize iletebilirsiniz. Bu çerçevede Şirketimize KVKK-rsquo;nın 11. maddesi kapsamında yapacağınız başvurularda başvurunuzu iletebileceğiniz kanallar usuller aşağıda açıklanmaktadır.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>13. Yukarıda belirtilen haklarınızı kullanmak için kimliğinizi tespit edici gerekli bilgiler ile KVKK madde 11-rsquo;de belirtilen haklardan kullanmayı talep ettiğiniz hakkınıza yönelik açıklamalarınızla birlikte talebinizi; Satıcı web adresindeki formu doldurarak, formun imzalı bir örneğini Satıcı adresine kimliğinizi tespit edici belgeler ile bizzat elden iletebilir, noter kanalıyla veya yukarıda belirtilen diğer yöntemler ile gönderebilirsiniz.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Kişisel Verilerinizin Korunması</strong></p>
<p>14.Bize sağlamış olduğunuz Kişisel verilerinizi kanuna aykırı yok etme, kaybetme, değiştirme, ifşa ve işlemelerden korumak için makul fiziksel ve teknik tedbirleri Satıcı almış olmakla birlikte, hiçbir web sitesinin, internet iletiminin, bilgisayar sisteminin veya kablosuz bağlantının tamamen güvenli olmadığının tarafınızca bilinmesi ve Web Sitesi kullanımının bu bilinçle gerçekleştirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>15.Websitemizde üçüncü kişilere ait websitelerine ilişkin bağlantılar içerebilir. Üçüncü kişilere ait bu websitelerini ve websitelerinde yer alan hiçbir içeriğin kontrolümüzde olmadığını belirtmek isteriz. Tedbirli olmalı ve ziyaret ettiğiniz sitelerin de gizlilik ve aydınlatma metinlerini kontrol etmenizi rica ederiz.-nbsp;-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p><strong>Diğer Hükümler</strong></p>
<p>16. İşbu Gizlilik ve Aydınlatma Metninde yer alan hiçbir ifade KVKK tarafından güvence altına alınan haklarınızı sınırlayamaz.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>17. İşbu Gizlilik ve Aydınlatma Metni Türk Hukukuna tabidir ve bu doğrultuda yorumlanacaktır.-nbsp;</p>
<p>-nbsp;</p>
<p>18. İşbu Gizlilik ve Aydınlatma Metni-rsquo;ni Web sitemizde ve Mobil Uygulamamızda güncel versiyonunu yayınlayarak zaman zaman değiştirebiliriz.</p>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Sosyolojik Güvenlik</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-guvenlik</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-guvenlik#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-guvenlik</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>SOSYOLOJİK SAVAŞ Jeokültür, Jeopolitik, Jeogüvenlik</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-jeokultur-jeopolitik-jeoguvenlik</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-jeokultur-jeopolitik-jeoguvenlik#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/sosyolojik-savas-jeokultur-jeopolitik-jeoguvenlik</guid>
<description><![CDATA[Bu kitap, Türkiye ve Türk-İslam dünyasını hedef alan sosyolojik savaş kavramı çerçevesinde, geçmişte ve günümüzde yaşanan olaylara ve çözüm arayışlarına yepyeni bir ışık tutuyor. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h3>Türkiye ve Türk-İslam dünyası neden dünya coğrafyasının kriz bölgesini oluşturuyor?</h3>
<p>Bu durumu, günümüz literatürüne bu kitap ile giren bir savaş türü ile açıklamak gerekiyor. Türk-İslam dünyası, kimlikleri silah olarak kullanan; doğası sosyolojik olan, kültür, nüfus ve coğrafya bütünlüğünden yoksunlaştırma temelli bir savaş türü ile karşı karşıya bulunuyor. Bu savaş türü, kimlikleri, kimlikler arası ilişkileri, dayanışmaları yıkıma uğratarak, farklı kimlikleri birbirlerine karşı -Amin Maalouf-rsquo;un tabiriyle- ölümcül kimliklere dönüştüren bir savaş türüdür.</p>
<p>Bu savaş türünün dayandığı strateji; etnisiteye ve dini alt kültürlere referanslı yeni kimlikler tanımlamak, yapay azınlıklar oluşturmak ve kültürü, nüfusu ve coğrafyayı mozaikleştirerek etnik, dini ve kültürel çeşitliliği daha çok yansıtan bir coğrafya ve sosyolojik boyutta heterojen bir yapı inşa etmektir.</p>
<p>Toplumsal çözülmeye ve hatta çatışmaya yol açan spontane görünümlü etnik ve radikal akımlar, gerçekte arkasında bir irade ve strateji olan akımlardır. Osmanlı bu stratejinin manipüle ettiği kimlik çeşitliliğini bir arada tutabilme ve sürdürebilme yeteneğini kaybederek dağılmıştır. Günümüzde Türkiye ve Türk-İslam dünyasında kimlik çeşitliliği temelinde yaşanan olaylar da aynı paket stratejinin bir devamıdır.</p>
<p>Böyle bir stratejiye sadece askeri güç unsurları ile mukabele edilemez. Hatta çoğu zaman, askeri mukabele bu tehdit stratejiyi tersten besleyebilir. Asimetrik karakterli bu sosyolojik güvenlik tehditlerine karşı, Milli Güvenlik Stratejisi kapsamında, -ldquo;Sosyolojik Güvenlik-rdquo; bileşeninin de artık yer alması kaçınılmaz hale gelmiştir.</p>
<p>Elinizdeki kitap, tarihi süreç içinde Türkiye ve Türk-İslam dünyasını hedef alan sosyolojik savaş kavramı çerçevesinde, sosyolojik tehditler, sosyolojik silahlar, sosyolojik tehdit kaynakları, sosyolojik istihbarat, sosyolojik güvenlik ve benzeri birçok kavramı sosyoloji ve güvenlik literatürüne kazandırmakta, geçmişte ve günümüzde yaşanan olaylara ve çözüm arayışlarına yepyeni bir ışık tutmaktadır.</p>
<p><strong><em>9786057359513</em></strong></p>
<p><strong>Mart 2022</strong></p>
<p><strong>370 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/sosyolojik-savas/arastirma-tarih/sosyoloji/urunno=0001972950001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(2).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/sosyolojik-savas-/613234.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(2).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><a href="https://www.bkmkitap.com/sosyolojik-savas-728269" target="_blank"><img src="/uploaded//images(2).png" width="90" height="39" alt="" /></a></p>
<p style="text-align: left;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ-nbsp;<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(2).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Kurumsal</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/kurumsal</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/kurumsal#comments</comments>
<pubDate>Fri, 06 Jul 2018 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/kurumsal</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="Align-Items-Center row content-template-1">
<div class="col-6 col-md-12 left-side"><img src="/uploaded/caglayan-kitap.jpg" alt="" /></div>
<div class="col-6 col-md-12 right-side"><span class="about-title">Çağlayan Kitap</span>
<h3 class="about-h3">-quot;En iyisi okumak.-quot;</h3>
<p>-nbsp;</p>
<div align="justify" class="about-text">
<p>Okumak insana mahsustur. Varlıklar arasında insan, okuyarak insaniyete ulaşır. Harflerin ötesine gizlenen anlamlar, okuyarak açılır. Ve okudukça idrak ve feraset artar, yeni okuma biçimleri gelişir.-nbsp;</p>
<p>Kâinatı okumak mesela-hellip; Hayatı okumak-hellip; Olayları ve durumları okumak-hellip; İnsanı okumak-hellip; Hakikatin kat kat örtüldüğü bu çağda, çarpıtılmış söz ve görüntülerin arkasındaki gerçeği okumak-hellip;-nbsp;</p>
<p>Geçmişi ve geleceği okumak-hellip; Belki de en önemlisi, kendini okumak-hellip; Israrla, istikrarla okumak-hellip;</p>
<p>En iyisi okumak-hellip;-nbsp;</p>
<p>2022 yılında Ankara-rsquo;da kurulan Çağlayan Kitap, -ldquo;En İyisi Okumak-rdquo; mottosuyla yayın hayatına başladı.</p>
<p>-ldquo;Okuma-rdquo;nın sırrına erenlere farklı ve derin bakış açıları kazandırmak için kitapları vesile kılan yayınevimiz; çocuk, gençlik ve yetişkin yayınları ile her geçen gün yelpazesini genişletiyor.-nbsp;</p>
<p>Her kitabımızla okurlarımıza yeni anlamlar kazandırmayı, pozitif tutum ve davranış değişiklikleri sağlayacak ilhamlar vermeyi hedefliyoruz.</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="clear">-nbsp;</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bir Psikoloğun Şükür Güncesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bir-psikologun-sukur-guncesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bir-psikologun-sukur-guncesi#comments</comments>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bir-psikologun-sukur-guncesi</guid>
<description><![CDATA[Bu kitap, bir uzmanın hem psikolojik gözlemleri hem de kendi içsel yolculuğu ile şekillenmiş, şükretmenin gücünü anlatan samimi satırlardan oluşuyor. Kitap, şükretmenin sadece bir duygu olmadığını, aynı zamanda hayatı değiştiren güçlü bir bakış açısı olduğunu hatırlatırken, okura kendi şükür yolculuğuna başlamak için bir davet sunuyor.

]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Psikoloji bilimi, kalbin sesiyle buluşuyor-hellip;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Yapılan araştırmalar düzenli şükretmenin umut duygusunu artırdığını, kaygıyı azalttığını ve olumsuz duyguları dönüştürdüğünü gösteriyor. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify"><i>Bir Psikoloğun Şükür Güncesi</i> ise bu bilimsel bilgiyi yaşanmışlıkla birleştiriyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Bu kitap, bir uzmanın hem psikolojik gözlemleri hem de kendi içsel yolculuğu ile şekillenmiş, şükretmenin gücünü anlatan samimi satırlardan oluşuyor. Kitap, şükretmenin sadece bir duygu olmadığını, aynı zamanda hayatı değiştiren güçlü bir bakış açısı olduğunu hatırlatırken, okura kendi şükür yolculuğuna başlamak için bir davet sunuyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Kitabın sayfaları kapanırken aslında yeni bir sayfa açılıyor:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Sizin şükür günceniz...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Unutmayın, hayatın telaşı içinde kaçırdığımız küçük ayrıntılar, aslında bize verilmiş en güzel armağanlardır: Bir nefesin ferahlığı, sabahın serinliği, bir bebeğin gülümsemesi...<o:p></o:p></p>
<p>-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify">Haydi, şimdi sıra sizde-hellip; Şükrün gücüyle hayatınıza yeni bir anlam katmaya hazır mısınız?<o:p></o:p></p>
<p><span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: -quot;Open Sans-quot;, sans-serif;">978-625-95896-2-6</span></p>
<p>226 sayfa</p>
<p>13.5x21 ölçü-nbsp;</p>
<p><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-psikologun-sukur-guncesi/731133.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(12).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong style="text-align: right;">BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ-nbsp;<img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//Adsiz-tasarim(2).png" width="30" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İslam Dünyası</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/islam-dunyasi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/islam-dunyasi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/islam-dunyasi</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Kitaplar</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/kitaplar</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/kitaplar#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/kitaplar</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Metaforlarla İyileştirici Masallar </title>
<link>https://www.caglayankitap.com/metaforlarla-iyilestirici-masallar</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/metaforlarla-iyilestirici-masallar#comments</comments>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/metaforlarla-iyilestirici-masallar</guid>
<description><![CDATA[Çocuklara psikolojik destek amaçlı masalların yer aldığı kitap, bilgilendirici notları ve eğlenceli etkinlikleriyle tam bir rehber niteliğinde…]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 1.4; line-height: 26px;"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none" style="--Ys-XuQ: none; font-kerning: normal;">Çocuklara psikolojik destek amaçlı masalların yer aldığı kitap, bilgilendirici notları ve eğlenceli etkinlikleriyle</span><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none white-space-prewrap" style="--Ys-XuQ: none; font-kerning: normal;"> </span><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none" style="--Ys-XuQ: none; font-kerning: normal;">tam bir rehber niteliğinde-hellip;</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 0.5; line-height: 9px;">-nbsp;</p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 1.4; line-height: 26px;"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none" style="--Ys-XuQ: none; font-kerning: normal;">Kitapta yer alan masallar, çocukların duygularını keşfetmelerine, zorluklarla başa çıkmalarına ve kendilerini ifade etmelerine yardımcı oluyor. Hayal gücüyle örülü her hikâye, minik kalplere dokunuyor; onları neşeli, renkli ve iyileştirici bir yolculuğa çıkarıyor.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 0.5; line-height: 9px;">-nbsp;</p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 1.4; line-height: 26px;"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none" style="--Ys-XuQ: none; font-kerning: normal;">Ebeveynlerin, öğretmenlerin ve çocuklarla çalışan herkesin yararlanabileceği bu özel kitap hem çocuklara hem de içimizdeki çocuğa iyi gelecek.</span></p>
<p class="cvGsUA direction-ltr align-center para-style-body" style="color: rgba(85,26,37,var(--O42jJQ,1)); caret-color: rgb(85, 26, 37); --8sD0Kg: none; font-family: YAFeoVNs11s_0, _fb_, auto; --cyV3ZQ: 18.6666px; --gJPlXQ: 1.4; line-height: 26px;">-nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;-#10;line-height:18.0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Open Sans-quot;, sans-serif;">978-625-95896-1-9</span></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;-#10;line-height:18.0pt">64 Sayfa</p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;-#10;line-height:18.0pt">19x24 ölçü</p>
<p><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/metaforlarla-iyilestirici-masallar/731134.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//kitapyurdu(12).jpg" width="80" alt="" style="outline-style: initial; outline-width: 0px; max-width: 100%; height: auto;" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ-nbsp;<img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//Adsiz-tasarim(2).png" width="30" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" /></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="mso-margin-top-alt:auto;mso-margin-bottom-alt:auto;-#10;line-height:18.0pt"><span style="font-size: 12pt; font-family: -quot;Open Sans-quot;, sans-serif;"><o:p></o:p></span></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Vesayet Zihniyeti ve Darbecilik</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/vesayet-zihniyeti-ve-darbecilik</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/vesayet-zihniyeti-ve-darbecilik#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/vesayet-zihniyeti-ve-darbecilik</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Tanıtım Videoları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/tanitim-videolari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/tanitim-videolari#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/tanitim-videolari</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Eğitim</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/egitim</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/egitim#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/egitim</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Blog</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/blog</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/blog#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/blog</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>AŞİKAR SIR kitap serisi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/asikar-sir-kitap-serisi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/asikar-sir-kitap-serisi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/asikar-sir-kitap-serisi</guid>
<description><![CDATA[Küreselleşen anlam ve varoluşa dair hakikat krizine bir cevap arayışı: 
“Aşikâr sır” kitap serisi…]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">-nbsp;</div>
<h2 style="font-size: 20px;" role="heading">Aşikâr Sır: Varlığın ve Benliğin Hakikatine Yolculuk</h2>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">Modern dünyanın gürültüsünde ruhunuzun derinliklerinden gelen o kadim soruya cevap aramaya hazır mısınız: <span style="font-weight: bold;">-quot;Ben neden varım ve bu kâinat bana ne anlatıyor?-quot;</span></div>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;"><span style="font-weight: bold;">Aşikâr Sır</span> kitap serisi, irfan geleneğimizin zirve eseri <span style="font-weight: bold;">Risale-i Nur</span>-rsquo;dan süzülen kavramsal bir mimariyle, kâinat kitabını okuma sanatını öğretiyor. Bu seri; eşyanın dilsiz birer madde değil, İlahi manaları haykıran birer mektup olduğunu keşfetmek isteyen tüm hakikat yolcuları için bir rehber niteliğindedir.</div>
<h2 style="font-size: 20px;" role="heading">Seri Boyunca Sizi Neler Bekliyor?</h2>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">Bu yolculukta iki temel referans noktamız var: <span style="font-weight: bold;">Eşya (Dış dünya)</span> ve <span style="font-weight: bold;">İnsan Benliği (Enfüs)</span>. Seri boyunca basitten karmaşığa doğru ilerleyen bir tefekkür sistematiğiyle şunları keşfedeceksiniz:</div>
<h2 style="font-size: 16px;" role="heading">1. Kitap: Varlık Aynasında Hakikati Okumak</h2>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">Serinin ilk adımında, varlıkların ve olayların gizli lisanını deşifre ediyoruz. Çevremizde gördüğümüz her şeyin İlahi hakikate nasıl delalet ettiğini özgün bir kavramsal çerçeveyle ele alıyor, eşyanın dilini insan bilincine tercüme ediyoruz.</div>
<h2 style="font-size: 16px;" role="heading">2. Kitap: İnsan; İlahi İsimlerin Canlı Ayinesi</h2>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">İkinci kitapta bakışlarımızı dış dünyadan kendi mahiyetimize çeviriyoruz. <span style="font-weight: bold;">Mücîb, Kuddüs ve Hafîz</span> isimleri ile <span style="font-weight: bold;">İlim, İrade ve Kudret</span> sıfatlarının bizzat kendi varlığımızdaki yansımalarını deneyimliyoruz. Bu keşif sayesinde;</div>
<div>
<div>-nbsp;</div>
<ul>
    <li>Yaratılış gayenizi idrak edecek,</li>
    <li>Yaratıcı, tabiat ve diğer insanlarla olan ilişkilerinizde sorumluluklarınızı fark edecek,</li>
    <li>Ahlaki ve insani tutumlarınız için sarsılmaz bir <span style="font-weight: bold;">bilgi temeli</span> oluşturacaksınız.</li>
</ul>
</div>
<h2 style="font-size: 16px;" role="heading">3. Kitap: Rubûbiyet ve Modern Anlam Krizi</h2>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;">Son kitapta, kâinattaki muazzam düzenin ardındaki icraatı, yani <span style="font-weight: bold;">Rubûbiyet</span> hakikatini mercek altına alıyoruz. Günümüz insanının yaşadığı -quot;anlam krizi-quot;nin kökenine iniyor; bilimi anlamdan koparan yaklaşımlara karşı <span style="font-weight: bold;">akıl, gözlem ve bilimle</span> temellendirilmiş güçlü bir cevap inşa ediyoruz.</div>
<hr style="height: 1px; border-right: 0px; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-image: initial; border-top-style: solid; border-top-color: rgb(220, 223, 229);" />
<h2 style="font-size: 20px;" role="heading">Bu Seri Kimin İçin?</h2>
<div>
<div>-nbsp;</div>
<ul>
    <li>Varoluşun perde arkasını merak edenler,</li>
    <li>Hayata ve ötesine dair derin bir <span style="font-weight: bold;">anlam arayışı</span> içinde olanlar,</li>
    <li>Bilimsel verilerle manevi hakikatleri sentezlemek isteyenler,</li>
    <li><span style="font-weight: bold;">Tefekkür sistematiğini</span> hayatının merkezine koymak isteyen tüm okurlarımız için.</li>
</ul>
</div>
<div style="overflow-wrap: break-word; margin: 16px 0px;"><span style="font-weight: bold;">Aşikâr olanı görmeye, sırrı keşfetmeye davetlisiniz.</span></div>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Tanıtım filmlerini aşağıda izleyebilirsiniz...</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="text-align: left;">DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="text-align: left;"><a href="https://www.dr.com.tr/yayinevi/caglayan-kitap/s=10006297" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(11).png" width="70" height="56" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;<a href="https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/publisher_products/all-amp;publisher_id=10949-amp;sort=purchased_365-amp;order=DESC-amp;filter_in_stock=1" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(11).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;<a href="https://www.bkmkitap.com/caglayan-kitap" target="_blank"><img src="/uploaded//images(11).png" width="116" height="50" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong style="text-align: right;">BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="https://www.caglayankitap.com/uploaded//Adsiz-tasarim(7).png" width="30" alt="" style="max-width: 100%; height: auto;" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Medya ve Dijital Teknolojiler</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/medya-ve-dijital-teknolojiler</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/medya-ve-dijital-teknolojiler#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/medya-ve-dijital-teknolojiler</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Dünden Bugüne Türkiye'nin Eğitim Hikâyesi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-turkiyenin-egitim-hikâyesi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-turkiyenin-egitim-hikâyesi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/dunden-bugune-turkiyenin-egitim-hikâyesi</guid>
<description><![CDATA[Türkiye’nin eğitim hikâyesi, geçmişi ve bugünüyle; mevcut tartışmaların ötesinde, farklı bir çerçevede ele alınıyor. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Eğitim politiğimizin üzerine temellendirildiği paradigma nasıl ortaya çıktı?<br />
</em></p>
<p><em>Eğitimimiz tarihsel süreçte nasıl gelişti ve sistemleşti?<br />
</em></p>
<p><em>Bu süreç, eğitime -ldquo;milli-rdquo; bir nitelik kazandırabildi mi?<br />
</em></p>
<p><em>Mevcut eğitim sistemimiz, toplumsal barış ve kalkınmayı üretecek insan niteliklerini kazandırabiliyor mu?<br />
</em></p>
<p><em>Fonksiyonel bir eğitim reformu için nasıl bir politika vizyonu ortaya konulmalı?</em></p>
<p>İşte bu kitapta, Türkiye-rsquo;nin eğitim hikâyesi, geçmişi ve bugünüyle; mevcut tartışmaların ötesinde, farklı bir çerçevede sorgulanıyor, eğitim politiğimizin somut göstergelerinden hareket edilerek bir durum muhakemesi yapılıyor.</p>
<p>Kitapta, ülkemizin yüzyıllık sürecinde, her ne kadar modernleşme ve kalkınma bir eğitim problematiği olarak görülmüş ve kalkınma planlarında eğitime atıflar yapılmış olsa da; kurulu eğitim düzeninin zihniyet temeli itibarıyla hiç sorgulanmadığı, her çözüm girişiminin, eski zihniyetle yeni makyaj çözümler üretme çabasından, problemin bizatihi kendisine; sebeplerine değil, sonuçlarına, semptomlarına müdahaleden öteye geçilemediği ortaya konuyor.</p>
<p>Ayrıca sadece mevcut eğitim sisteminin eleştirisi ile yetinilmeyerek; insanı ve varlığı bir bütün olarak ele alan ve yeni bir bilgi ve bilim anlayışı ile ahlak, fazilet ve dürüstlüğün millî inanç ve kültürel dinamiklerini de fonksiyonel bir şekilde müfredata dâhil eden bir eğitim sisteminin nasıl yapılandırılabileceği konusu etraflıca sorgulanıyor.</p>
<p>Bu itibarla elinizdeki kitap, insan yetiştirme süreçlerini, kültür ve eğitim boyutunda, eğitimin kültürel paradigması ve bilgi kuramı açısından ele alması ve bu temelde öngördüğü çözümlerle mevcut çalışmalardan farklı ve orijinal bir yaklaşım gösteriyor.</p>
<p>Kitabımız, ortaya koyduğu analizler ve somut verilerle, eğitim sistemimizi yapılandırma iradesine sahip makam ve kurumları yeni bir eğitim politiğin geliştirilmesi doğrultusunda tahrik eder ve bir kıvılcım çakarsa amacına ulaşmış olacaktır.</p>
<p><strong><em>9786057359551</em></strong></p>
<p><strong>Haziran 2023</strong></p>
<p><strong>398 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/turkiyenin-egitim-hikayesi-dunden-bugune-bir-politika-vizyonu/arastirma-tarih/politika-arastirma/turk-politika/urunno=0002054456001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(3).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;<a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/dunden-bugune-turkiyenin-egitim-hikayesi-bir-politika-vizyonu/652114.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(3).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;<a href="https://www.bkmkitap.com/dunden-bugune-turkiyenin-egitim-hikayesi" target="_blank"><img src="/uploaded//images(3).png" width="90" height="39" alt="" /></a></p>
<p style="text-align: left;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(3).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İnsan Kaynakları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/insan-kaynaklari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/insan-kaynaklari#comments</comments>
<pubDate>Wed, 03 May 2017 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kurumsal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/insan-kaynaklari</guid>
<description><![CDATA[Nitelikli insan kaynağı ile başarı ve gelişimin sağlanacağının bilincinde olan firmamız, İnsan Kaynakları Yönetiminin önemine inanmaktadır. Ekibimize katılmak ve bizimle çalışmak için İnsan Kaynakları formunu doldurarak bize iletebilirsiniz.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h3>Takım Arkadaşları Arıyoruz...</h3>
<p>Nitelikli insan kaynağı ile başarı ve gelişimin sağlanacağının bilincinde olan firmamız, İnsan Kaynakları Yönetiminin önemine inanmaktadır.</p>
<p>Siz de bizimle çalışmak, kariyer yolculuğunuzda beraber ilerlemek isterseniz hemen başvurunuzu tamamlayın! Aşağıdaki -quot;Dosya Gönder-quot; bağlantısına tıklayarak CV'nizi iletebilirsiniz.</p>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bu Kitap Neden Yazıldı?</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Blog]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bu-kitap-neden-yazildi</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Çevrim Dışı Arkadaş</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/cevrim-disi-arkadas</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/cevrim-disi-arkadas#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/cevrim-disi-arkadas</guid>
<description><![CDATA[Hem medyayı bilinçli kullanım rehberi, hem sürükleyici bir roman]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h3>Bir yanlışlık sizce nelere yol açabilir?</h3>
<p>Ankara'dan Karadeniz'e uzanan bir yolculuk...</p>
<p>Dijital ekranların ötesinde gelişen -quot;gerçek-quot; bir arkadaşlık...</p>
<p>Beklenmedik olaylar... Ortaya çıkan sırlar...</p>
<p>Haydi! Hem dijital teknolojileri akıllı, bilinçli ve güvenli kullanmanın yollarını öğrenelim, hem de sıcacık bir arkadaşlığın nasıl geliştiğine şahit olalım!</p>
<p><strong><em>9786057359582</em></strong></p>
<p><strong>Mart 2024</strong></p>
<p><strong>176 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/cevrim-disi-arkadas/cocuk-ve-genclik/genclik-10-yas/roman-oyku/urunno=0002111870001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(4).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/cevrim-disi-arkadas/678962.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(4).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/cevrim-disi-arkadas" target="_blank"><img src="/uploaded//images(4).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><br type="_moz" />
</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(4).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Psiko-Manevi Açıdan AYRIŞMALARIM</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/psiko-manevi-acidan-ayrismalarim</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/psiko-manevi-acidan-ayrismalarim#comments</comments>
<pubDate>Sun, 13 Apr 2025 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/psiko-manevi-acidan-ayrismalarim</guid>
<description><![CDATA[Gerçek bir psikoterapi hikayesi - Manevi gelişim ve psikolojik iyileşme arayışındaysan bu kitap tam sana göre!]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 14.6668px; text-align: justify;"><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yazar, terapistinin refakatinde başlattığı iç yolculuğunu ve iyileşme sürecini büyük bir samimiyet ve cesaretle bizlere anlatıyor. Kadim kültür ve medeniyetimizde mevcut olan ancak seküler bilim anlayışıyla ötelenen -ldquo;nefs ilmi-rdquo;nin yeniden canlanması, anlaşılması ve yayılması için böyle kitaplara çok ihtiyacımız var.</span></p>
<p style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 14.6668px; text-align: right;">Dr. Mustafa Merter</p>
<p style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 14.6668px; text-align: justify;">-nbsp;</p>
<div style="direction: ltr; font-size: 15.0667px; line-height: 1.3;">
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bu kitap, bir danışanın terapötik yolculuğunda nefsi ve psikolojisi arasındaki derin etkileşimi keşfetmesini konu alıyor.</span></p>
</div>
<div style="direction: ltr; font-size: 15.0667px; line-height: 1.3;">
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Yazarın cesurca ve samimiyetle paylaştığı terapi süreci, aynı zamanda tüm insanlığın ortak anlam arayışını yansıtan bir rehber niteliği taşıyor.</span></p>
</div>
<div style="direction: ltr; font-size: 15.0667px; line-height: 1.3;">
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kitap boyunca, danışanın rüyalarının çözümlemesi eşliğinde gelişen terapi seansları, içsel bir farkındalık ve manevi dönüşüm sürecini gözler önüne seriyor.</span></p>
</div>
<div style="direction: ltr; font-size: 15.0667px; line-height: 1.3;">
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Kendi terapi deneyimlerini ve manevi farkındalıklarını kaleme alması itibarıyla alanında özgün bir nitelik taşıyan bu kitabı okurken, yalnızca bir danışanın sürecine tanıklık etmeyecek, aynı zamanda kendinizi bu derin keşfin bir parçası gibi hissedeceksiniz. Yazarın terapi deneyimine sizler de eşlik ederek, içsel denge ve huzur arayışında nefsi ve psikolojik yapıyı tanımanın ve bu donanım ile sağlıklı bir benlik inşa etmenin yollarını keşfedeceksiniz.</span></p>
</div>
<p><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Manevi gelişim ve psikolojik iyileşme süreçlerine dair kıymetli ipuçlarıyla dolu bu kitap, okuyucusunu kendi ruhsal yolculuğuna da çıkmaya teşvik ediyor.</span></p>
<p><span style="color: rgb(33, 37, 41); font-family: -quot;Nunito Sans-quot;, sans-serif; font-weight: bolder;">9786259589602</span></p>
<p><strong>Nisan 2025</strong></p>
<p><strong>128 sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıda izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/psiko-manevi-acidan-ayrismalarim-gercek-bir-psikoterapi-hikayesi/guray-sadik/basvuru/psikoloji-bilimi/urunno=0002170074001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir.png" width="60" height="48" alt="" />-nbsp; -nbsp;-nbsp;</a><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/psikomanevi-acidan-ayrismalarim-gercek-bir-psikoterapi-hikayesi/716159.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank">-nbsp;<img src="/uploaded//kitapyurdu.jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;<a href="https://www.bkmkitap.com/psiko-manevi-acidan-ayrismalarim" target="_blank"><img src="/uploaded//images.png" width="90" height="39" alt="" /></a></p>
<p style="text-align: left;">-nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim.png" width="30" height="38" alt="" /></strong>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Varlık Aynasında Görünen AŞİKAR SIR</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir</guid>
<description><![CDATA[Varlık aynasında görünen aşikâr sır nedir? 
Bizler bu en mühim sırrı anlamak için varlıkları nasıl okumalıyız? ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kitap, okuma bilmeyene mana boyutu ile kapalıdır. Okuyamayan insan, kitabın sadece kelimelerini, çizgilerini görür, mana boyutuna adeta -ldquo;bakar kör-rdquo; gibidir. Yani kitabın manası olanca aşikârlığına rağmen ona bir sır gibi saklı kalır.</p>
<p>Aynı insan okuma öğrendiğinde, çizgilere bakan gözü bilinçle buluşur, harf ve kelimelerden yansıyan mana dalgalarını almaya başlar. İşte kitabın aşikâr sırrı çözülmeye başlamıştır.</p>
<p>Canlı veya cansız tüm varlıklar da adeta birer harf, kelime veya cümle gibidir. Okumasını bilen için derin manalar taşır, kâinatın sırrını anlatırlar.</p>
<p>Peki, varlık aynasında görünen aşikâr sır nedir? Bizler bu en mühim sırrı anlamak için varlıkları nasıl okumalıyız?</p>
<p>En başta hakikate talip olmak gerekiyor. Kitap serimizin bu ilkinde, okuyucuyu buna çağırıyoruz.</p>
<p>Varoluşa ve yaşama dair algının alt üst edildiği bu çağda, ben ve varlık algısının hakiki bir zemin bulmasında marifetullah çok önemli. Fakat çoğu dini anlatım bundan çok uzak-hellip;</p>
<p>Günümüzde hem bireysel olarak yaşanan anlam krizine ve hem de bu krizin yıkıcı toplumsal yansımalarına karşı çözüm yolu, varlık aynasında görünen aşikâr sırrı okuyabilmekten geçiyor.</p>
<p>İşte elinizdeki kitap, irfan geleneğimizin temsilcisi olan eserlerden süzdüğümüz bir kavram mimarisini esas alarak, kâinat kitabındaki ilahi manaları aşikâr edecek bir okuma biçimi sunuyor.</p>
<p><strong><em>9786057359506</em></strong></p>
<p><strong>Mart 2022</strong></p>
<p><strong>272 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ELMEK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir-birinci-kitap/din-tasavvuf/din/urunno=0001972949001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(5).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir-birinci-kitap/613233.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(5).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/varlik-aynasinda-gorunen-asikar-sir" target="_blank"><img src="/uploaded//images(5).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ-nbsp;<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(5).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İletişim</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/iletisim</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/iletisim#comments</comments>
<pubDate>Fri, 06 Jul 2018 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/iletisim</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İnsan Aynasında Görünen AŞİKAR SIR</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir</guid>
<description><![CDATA[Bu kitap; kâinatın, yaşamın ve kendi varlığının anlamını sorgulayanlara, benliğindeki aşikâr sırları keşfetmek ve insanın mahiyeti ile yaratıcısı arasındaki İlahî isim ve sıfatlarla kurulan münasebeti anlamak isteyenlere yeni bir bakış açısı sunuyor.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan, varoluşa dair hakikatin idrakinde nasıl bir referans noktasıdır?</p>
<p>Algılama, düşünme ve anlamlandırma yeteneği itibariyle insan neden diğer tüm varlıklardan daha donanımlı şekilde yaratılmıştır?</p>
<p>Bu ayrıcalıklı donanımlar insanı, nasıl İlahî isim ve sıfatların tecelli ettiği bir ayna kılıyor?</p>
<p>Bizler bu sırlı mahiyetimizin farkında mıyız?</p>
<p>İşte bu kitap; kâinatın, yaşamın ve kendi varlığının anlamını sorgulayanlara, benliğindeki aşikâr sırları keşfetmek ve insanın mahiyeti ile yaratıcısı arasındaki İlahî isim ve sıfatlarla kurulan münasebeti anlamak isteyenlere yeni bir bakış açısı sunuyor.</p>
<p>-ldquo;Varlık Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR-rdquo; kitabının devamı ve ikincisi olan -ldquo;İnsan Aynasında Görünen AŞİKÂR SIR-rdquo; isimli bu kitabımız; basitten karmaşığa doğru misallerle okuyucuya bir düşünce talimi yaptırıyor. İnsanın kendi benliğini referans alarak İlahî ef-rsquo;al (fiiller), esma ve sıfatların, bilincine nasıl yansıdığı hususunda bir tefekkür performansı kazandırıyor.</p>
<p>Böylece, İlahî Zat-rsquo;ın (c.c.) varlığının ve esma ve sıfatlarının en parlak zuhur yeri ve aynası olan insanın, bu merkez varlık konumunun farkına varmasına; benliğini varoluşa dair hakikatin kapılarını açan bir anahtar olarak kullanabilmesine ve İlahî tecellileri okuyabilecek bir yetenek kazanmasına basamak oluşturuyor. Ayrıca kitap, mevcut bilgi ve bilim anlayışına yeni bir yorum getiriyor.</p>
<p><strong><em>9786057359537</em></strong></p>
<p><strong>Ekim 2022</strong></p>
<p><strong>320 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir-ikinci-kitap/din-tasavvuf/din/urunno=0002010559001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(6).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir-ikinci-kitap/630442.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(6).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/insan-aynasinda-gorunen-asikar-sir" target="_blank"><img src="/uploaded//images(6).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(6).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Tutumlu Kirpi</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi</guid>
<description><![CDATA[Yepyeni, eğlenceli, öğretici bir masal...
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk edebiyatımızın sevilen kalemlerinden Arife Gökmen-rsquo;in yazdığı Tutumlu Kirpi, çocuklara tutumlu olmayı ve yardım etmeyi sevdiren hem eğlenceli hem de öğretici bir masal-hellip;</p>
<p>Lay lay lay Lay lari lom</p>
<p>Sakla samanı gelir zamanı diyorum.</p>
<p>Lay lay lay Lay lari lom.</p>
<p>Gün gelip de lazım olduğunda</p>
<p>Kumbaraların ne çok işe yarayacağını biliyorum.</p>
<p><strong><small><em>9786057359544</em></small></strong></p>
<p><strong><small>Ekim 2022<br />
</small></strong></p>
<p><strong><small>24 Sayfa</small></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/tutumlu-kirpi/cocuk-ve-genclik/okul-oncesi-6-ay-5-yas/egitim-etkinlik-kitaplari/urunno=0002010560001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(9).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/tutumlu-kirpi/630443.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(9).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/tutumlu-kirpi" target="_blank"><img src="/uploaded//images(9).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(9).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Site Altı Sertifika Logoları</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/site-alti-sertifika-logolari</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/site-alti-sertifika-logolari#comments</comments>
<pubDate>Mon, 17 Sep 2012 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/site-alti-sertifika-logolari</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Copyright © 2024 Tüm Hakları Saklıdır.</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/copyright-2024-tum-haklari-saklidir</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/copyright-2024-tum-haklari-saklidir#comments</comments>
<pubDate>Thu, 13 Sep 2012 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Yasal]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/copyright-2024-tum-haklari-saklidir</guid>
<description><![CDATA[Copyright © 2024 Tüm Hakları Saklıdır.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Gizlilik Bildirimi</h2>
<p>Elektronik posta adresiniz ve kişisel / firma bilgileriniz hiç bir şekilde başka kurum, kuruluş ya da şahıslara dağıtılmaz. Müşteri bilgileriniz sadece bünyemizde müşteri profili oluşturmak ve e-posta ile basın bülteni, kampanya duyurusu göndermek için kullanılır, üçüncü şahıslara verilmez.</p>
<p>Kişisel bilgilerinize sadece siz ulaşabilir ve onları yalnızca siz değiştirebilirsiniz, üçüncü şahısların erişimlerine izin verilmemektedir.</p>
<h2>Yasal Uyarı</h2>
<p>Bu sitede yayınlanan her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi ve belge, ticari marka ve her tür fikri mülkiyet hakkı , ilgili markalara aittir, yalnızca sahipleri tarafından ve sahiplerinin izni ile kullanılmaktadır ve telif hakları kapsamındadır. Bunlar herhangi bir şekilde izinsiz kopyalanamaz, üzerlerinde değişiklik yapılamaz, kiralanamaz, ödünç verilemez, iletilemez ve yayınlanamaz. Bu siteden alınan her türlü ses, görüntü, yazı içeren hiçbir bilgi ve belge satılamaz veya herhangi bir kâr amacıyla dağıtılamaz. Başka kurum yada kuruluşlarca dökümanlarında yayınlanamaz.</p>
<p>Bu internet sitesindeki bilgilerde, ürünlerin fiyat ve teknik bilgilerinde yanlışlıklar, yazım hataları veya güncelleme hataları bulunabilir. Firmamız için bağlayıcı değildir. Bu internet sitesinde yer alan bilgiler her zaman önceden bildirmeksizin değiştirilebilir.<br />
Firmamız, bu internet sitesinden ulaşabileceğiniz hiçbir internet sitesi hakkında hiçbir garanti ve/veya görüş sunmamaktadır. Bu internet siteleri sadece kolaylık olması amacıyla belirtilmiştir ve burada belirtilmeleri-nbsp;kurumumuzun bu internet sitesindeki içeriği ya da bunların kullanımını önerdiği ya da bunlarla ilgili herhangi bir sorumluluk kabul ettiği anlamına gelmez. Buna ek olarak, kullanım için seçtiğiniz her şeyin virüs, solucan ve diğer zararlı nitelikteki öğeler içermemesini sağlamak için gerekli önlemleri almak size bağlıdır.</p>
<p>Gönderilecek herhangi bir bilgi, öneri, fikir ya da diğer iletilerin gizli olmadığı ve herhangi bir kimsenin mülkiyetinde olmadığı kabul edilecektir. Herhangi bir bilgi ya da malzeme göndererek-nbsp;kurumumuza bu malzeme ve bilgileri kullanma, üretme, sergileme, gerçekleştirme, değiştirme, aktarma ve dağıtma hakkını kısıtlamasız ve geri alınamaz bir şekilde vermiş oluyorsunuz ve-nbsp;kurumumuzun herhangi bir amaçla bize göndereceğiniz fikirleri, kavramları, bilgileri ve teknikleri kullanmakta serbest olduğunu kabul etmiş oluyorsunuz.<br />
Siteye giriş yapan kullanıcımız, işbu <strong>-ldquo;Yasal Uyarı-rdquo;</strong>yı okuyup aynen kabul etmiştir.</p>
<p>-nbsp;</p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>İslam Perspektifinden BAŞARI HİTABET BEDEN DİLİ</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili</guid>
<description><![CDATA[Nereye gittiğini bilen bir insana yol vermek için, dünya durup kenara çekilirmiş. Bu çalışmada nazara verilen esasların, başarıya namzet her insana, "nereye nasıl gitmesi gerektiği" hususunda yardımcı olacağını umuyoruz.

Hayat yolculuğunuzda bir adım öne çıkmaya hazır mısınız?]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Başarı kavramını ve etkili iletişimin öncülleri olan hitabet ve beden dilini birlikte ele alan bu eser, bireysel gelişimi İslam'ın evrensel değerleriyle harmanlıyor.-nbsp;</p>
<p>Hayatta iz bırakmak isteyenlere rehber niteliğinde olan eserde, Kur-rsquo;an-ı Kerim-rsquo;in ve Peygamber Efendimizin rehberliğinde iletişim sanatının inceliklerini keşfedeceksiniz. Kendi potansiyelinizi açığa çıkaracak, İslam-rsquo;ın ahlaki ve insani ilkeleriyle örülmüş bir başarı ve etkili iletişim anlayışını keşfedeceksiniz. Sözlerinizle, duruşunuzla kalplere dokunmanın sırlarını öğreneceksiniz.</p>
<p>Eseri emsallerinden farklı kılan, günümüzün çıkar odaklı dünyevi başarı anlayışı ve buna hizmet edecek etkili iletişim yöntemleri yerine; insana ve varlığa karşı ahlaki bir sorumluluk taşıyan, hak ve adaleti esas alan bir vizyon inşa etmesidir.</p>
<p>Nereye gittiğini bilen bir insana yol vermek için, dünya durup kenara çekilirmiş. Bu çalışmada nazara verilen esasların, başarıya namzet her insana, -quot;nereye nasıl gitmesi gerektiği-quot; hususunda yardımcı olacağını umuyoruz.</p>
<p>Hayat yolculuğunuzda bir adım öne çıkmaya hazır mısınız?</p>
<p><strong><em>978-605-73595-9-9</em></strong></p>
<p><strong>Kasım 2024</strong></p>
<p><strong>264 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili/din-tasavvuf/islamiyet/urunno=0002152534001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(1).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp; -nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili/701884.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(1).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/islam-perspektifinden-basari-hitabet-beden-dili" target="_blank"><img src="/uploaded//images(1).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong style="text-align: right;">BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(1).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Bir Subayın 28 ŞUBAT Hatıratı</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/bir-subayin-28-subat-hatirati</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/bir-subayin-28-subat-hatirati#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/bir-subayin-28-subat-hatirati</guid>
<description><![CDATA[Gerçek bir yaşam öyküsü... Çarpıcı bir yakın tarih analizi... ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kitap; ülkemizde yaşanan darbeler zincirinin bir halkası olan 28 Şubat postmodern darbesini bir asker olarak yaşamış ve sine-i millete ihraç edilmiş bir yüzbaşı tarafından kaleme alındı.</p>
<p>Kitap, sadece 28 Şubat-rsquo;ı değil, bütün darbeleri, bu darbelerin arka planındaki gerçek aktörlerin kim olduğunu, bu aktörlerin -ldquo;bizim çocuklar başardı-rdquo; cümlesi ile tanımladığı ordumuzda milli iradeye karşı suç işleyen ve demokratik süreçleri kesintiye uğratan darbeci zihniyetin ideolojik olarak nasıl kodlandığını, darbelere nasıl ortam hazırlandığını deşifre ediyor.</p>
<p>12 Eylül Darbesi yapıldığında henüz bir askeri lise öğrencisi olan yazar, bir Peygamber Ocağı olan ordumuzun hiyerarşik yapısına musallat olan 28 Şubat zihniyetinin, mensubu olduğumuz bu aziz milletin milli, tarihi ve manevi tüm inanç ve değerlerine bağlı olanlara nasıl bir fatura ödettiklerini kendi yaşadıklarından kesitler sunarak ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu kitap geçmişe bir ayna, geleceğe bir ışık tutan tarihi bir vesikadır.</p>
<p>-ldquo;Genel askeri tutum ve davranışlarınızın, aldığınız emirlere reaksiyon sürati ve görevi başarmadaki gayretiniz, meslek sevginiz, emirlere bağlılığınız ve sadakatiniz, mazbut aile yaşantınız, sosyal faaliyetlere katkınız bütün astlarınıza örnek olacak seviyededir-rdquo; şeklinde ve benzeri 21 adet takdirname ile ödüllendirilen disiplinli bir subayın, neden -ldquo;disiplinsizlik-rdquo;ten ihraç edildiğini, ordudan çıkarılan bu gerçek vatan evlatları harcanarak, gerçekte kimlere yol açıldığını ibretle ve hayretle okuyacaksınız. 28 Şubat askeri darbesi ile 15 Temmuz başarısız darbe girişimine nasıl zemin hazırlandığına bizzat şahit olacaksınız.</p>
<p><strong><em>9786057359520</em></strong></p>
<p><strong>TEMMUZ 2022</strong></p>
<p><strong>250 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/bir-subayin-28-subat-hatirati/edebiyat/turk-gunluk-ani/urunno=0001988898001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(8).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/bir-subayin-28-subat-hatirati/621637.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(8).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/bir-subayin-28-subat-hatirati?waw_keyword=BALATEK%C4%B0N-amp;_gl=1*1a0zjd1*_gcl_aw*R0NMLjE3NDQ1NTY4NDEuQ2p3S0NBand3ZTJfQmhCRUVpd0FNMUk3c2FGR2hVbWZneTVST1QxUEZyaThKUlFtcjdhd3hxZXY1NG5vMWxwZmh6ZlRhOGd6VHlvX3F4b0N0Y3NRQXZEX0J3RQ..*_gcl_au*MTU1MTE4ODkzOC4xNzQzNzc1NDYx" target="_blank"><img src="/uploaded//images(8).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(8).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>O Destan Gecesinde BİZİM ÇOCUKLAR</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/o-destan-gecesinde-bizim-cocuklar</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/o-destan-gecesinde-bizim-cocuklar#comments</comments>
<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/o-destan-gecesinde-bizim-cocuklar</guid>
<description><![CDATA[15 Temmuz gecesinde 5 erkek kardeşin yaşadıklarını ve kahramanlık destanımıza şahitliklerini anlatan 10 yaş ve üzeri için sürükleyici bir roman...]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kalp, sevda varsa yürek;</em></p>
<p><em>Toprak, bayrak varsa vatan-hellip;</em></p>
<p>Çocuk ve ilk gençlik yaş grubuna, milletimizin dünyaya demokrasi ve birlik dersi vererek yeni bir kahramanlık destanı yazdığı 15 Temmuz gecesini roman türünde anlatan -quot;O Destan Gecesinde BİZİM ÇOCUKLAR-quot;; iç sayfa çizimleriyle adeta bir çizgi roman niteliği kazanıyor. O destan gecesini, beş erkek kardeşin yaşadıkları üzerinden sürükleyici bir üslupla anlatan kitap, bir yakın tarih arşivi niteliği de taşıyor.</p>
<p><strong><em>9786057359575</em></strong></p>
<p><strong>Temmuz 2023</strong></p>
<p><strong>175 Sayfa</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Kitabın tanıtım filmini aşağıdan izleyebilirsiniz</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>DİĞER SİTELERDEN SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><a href="https://www.dr.com.tr/kitap/bizim-cocuklar-o-destan-gecesinde/cocuk-ve-genclik/genclik-10-yas/roman-oyku/urunno=0002060329001" target="_blank"><img src="/uploaded//indir(7).png" width="80" height="64" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/o-destan-gecesinde-bizim-cocuklar/654151.html-amp;publisher_id=10949" target="_blank"><img src="/uploaded//kitapyurdu(7).jpg" width="80" height="60" alt="" /></a>-nbsp;-nbsp;</strong><strong><a href="https://www.bkmkitap.com/o-destan-gecesinde-bizim-cocuklar" target="_blank"><img src="/uploaded//images(7).png" width="90" height="39" alt="" /></a></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>BURADAN DA SİPARİŞ VEREBİLİRSİNİZ<img src="/uploaded//Adsiz-tasarim(7).png" width="30" height="38" alt="" /></strong></p>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>TUTUMLU KİRPİ MASALI SESLENDİRME QR KODLU KONSEPT KUMBARA HEDİYELİ</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi-masali-seslendirme-qr-kodlu-konsept-kumbara-hediyeli</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi-masali-seslendirme-qr-kodlu-konsept-kumbara-hediyeli#comments</comments>
<pubDate>Fri, 10 Jan 2025 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator><category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
<guid>https://www.caglayankitap.com/tutumlu-kirpi-masali-seslendirme-qr-kodlu-konsept-kumbara-hediyeli</guid>
<description><![CDATA[TUTUMLU KİRPİ MASALI VE KUMBARA HEDİYESİ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">Tutumlu Kirpi masalının artık konsept kumbarası da var!!! Üstelik Yazar Arife Gökmen'in masalı seslendirmesini içeren bir QR kod ile birlikte...</span></p>
<div><span style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;"><br />
</span></div>
<div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">Artık minikler harçlıklarını Tutumlu Kirpi gibi kumbaralarına-nbsp; biriktirmeye başlayabilirler.</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">-nbsp;</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">Kumbaramız kapaklı olup, çok kullanıma uygundur. Kapak çıkarıldığında kalemlik olarak da kullanılabilir.</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">-nbsp;</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">Bu eğlenceli seti okul öncesi eğitim kurumları da öğrencileriyle buluşturabilir.</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">-nbsp;</div>
<div style="color: rgb(26, 26, 26); font-family: -quot;YS Text-quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px;">Tutumlu olmak ve yardımseverlik değerlerini çocuklara kazandırmak için yardımcı materyal niteliği taşıyan bu hediyeli set sadece Çağlayan Kitap'ta...</div>
</div>]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
<item>
<title>Yasal</title>
<link>https://www.caglayankitap.com/yasal</link>
<comments>https://www.caglayankitap.com/yasal#comments</comments>
<pubDate>Sun, 25 Apr 2021 00:00:00 EST</pubDate>
<dc:creator>Çağlayan Kitap</dc:creator>
<guid>https://www.caglayankitap.com/yasal</guid>
<description><![CDATA[]]></description>
<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
<slash:comments>0</slash:comments>
</item>
</channel>
</rss>